Hz. Ali’den başkasına verilmeyen üç şey
“Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: ‘Ey Ali, Allah-u Teala sana üç şey vermiştir ki, senden önce hiç kimseye vermemiştir.’ Ben, ‘Annem babam sana feda olsun bana verilen o üç şey nedir?’ dedim
28.02.2024 18:33:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Resûlullah'ın (s.a.v.) Ali'ye (a.s.) şöyle buyurduğunu naklediyor: "Ya Ali, eğer sen olmasaydın Benden sonraki mü'minler tanınmazdı." (Yani, kimlerin gerçekten mü'min olduğu belli olmazdı).
Aynı senetle Hz. Ali'den (a.s.) şöyle nakletmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: 'Ey Ali, Allah-u Teala sana üç şey vermiştir ki, senden önce hiç kimseye vermemiştir.' Ben, 'Annem babam sana feda olsun bana verilen o üç şey nedir?' dedim.
Allah Resulü (s.a.v.) buyurdular ki: Benim gibi bir kayınbaba, Fâtıma gibi bir hanım, Hasan ve Hüseyin gibi de çocuklar sana verilmiştir."
Hz. Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu naklediyor: "Ben kızıma Fâtıma adını verdim. Çünkü Allah-u Teala onu ve dostlarını cehennem ateşinden uzak tutacaktır."
Aynı senetle Hz. Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu naklediyor: "Allah-u Teala, Fâtıma'nın gazabıyla gazaplanır ve onun râzı olmasıyla râzı olur."
Aynı senetle Hz. Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu naklediyor: "Benim Ehl-i Beyt'ime zulmedenlerin vay hallerine! Onları münafıklarla beraber cehennemin en alt katında yanarken görüyor gibiyim."
Aynı senetle Hz. Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu naklediyor: "Hüseyin b. Ali'nin katili ateşten bir tabutun içine konulacak ve bütün dünya ehlinin azabının yarısı ona yapılacak.
Onu elleri ve kolları ateşten olan zincirlerle bağlı halde tepe takla cehennemin dibine atacaklar; onun öyle bir kötü kokusu olacak ki, bütün cehennemlikler onun kötü kokusunun şiddetinden Allah-u Teala'ya sığınacaklar.
O, devamlı bu ateşte kalacak ve Hüseyin'in öldürülmesinde kendisine eşlik edenlerle birlikte elemli azabı tadacaklar. Onların derileri yandıkça Allah-u Teala onlara yeni deriler verecek, bir an dahi bu azap onlardan hafifletilmeyecek. Su istediklerinde cehennemin pis kokulu irininden içirilecekler. Cehennem azabından dolayı yazıklar olsun onlara!"
Aynı senetle Hz. Peygamberin (s.a.v.) şöyle buyurduğunu naklediyor: "Parmağınıza akik yüzük takınız. Çünkü o, parmağınızda olduğu sürece keder ve gam görmezsiniz."
Aynı senetle Hz. Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu naklediyor: "Kim âhir zamanda bizimle savaşırsa Deccal'ın ordusunda bizimle savaşmış gibidir."
Aynı senetle Hz. Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu naklediyor: "(Muamelede) aldanan; ne övülen, ne de mükâfaat olan biridir.
Aynı senetle Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu naklediyor: "Sabahları aç karnına hurma yiyiniz. Çünkü o, karındaki kurtları öldürür."
Kitabın yazarı diyor ki: "Peygamber Efendimiz Berni hurmasının dışındaki hurmaları kastediyor. Çünkü bu hurma çeşidi aç karnına yendiğinde felce yol açar."
Hüseyin b. Ahmed b. İdris, "Uyun"da adı geçen fertler vasıtasıyla Hasan b. Cehim'den şöyle dediğini naklediyor: "İmam Rıza'ya (a.s.) dedim ki: 'Canım sana feda olsun, Allah'a tevekkül etmenin sınırı nedir?'
Buyurdu ki: 'Sınırı şudur ki: Allah'la olup hiç kimseden korkmayasın.'
'Tevazuun sınırı nedir?' diye sordum. 'Halkın sana ikramda bulunmasını istediğin gibi, senin de halka ikramda bulunmandır' buyurdu.
'Canım size feda olsun, sizin yanınızda ne kadar değerim olduğunu öğrenebilir miyim?' diye sorduğumda da şöyle buyurdular: Senin yanında ne kadar değerli olduğuma bak!" (Yani beni sevdiğin kadar ben de seni seviyorum). (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali Rıza eserinden)
Aynı senetle Hz. Ali'den (a.s.) şöyle nakletmiştir: "Resûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: 'Ey Ali, Allah-u Teala sana üç şey vermiştir ki, senden önce hiç kimseye vermemiştir.' Ben, 'Annem babam sana feda olsun bana verilen o üç şey nedir?' dedim.
Allah Resulü (s.a.v.) buyurdular ki: Benim gibi bir kayınbaba, Fâtıma gibi bir hanım, Hasan ve Hüseyin gibi de çocuklar sana verilmiştir."
Hz. Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu naklediyor: "Ben kızıma Fâtıma adını verdim. Çünkü Allah-u Teala onu ve dostlarını cehennem ateşinden uzak tutacaktır."
Aynı senetle Hz. Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu naklediyor: "Allah-u Teala, Fâtıma'nın gazabıyla gazaplanır ve onun râzı olmasıyla râzı olur."
Aynı senetle Hz. Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu naklediyor: "Benim Ehl-i Beyt'ime zulmedenlerin vay hallerine! Onları münafıklarla beraber cehennemin en alt katında yanarken görüyor gibiyim."
Aynı senetle Hz. Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu naklediyor: "Hüseyin b. Ali'nin katili ateşten bir tabutun içine konulacak ve bütün dünya ehlinin azabının yarısı ona yapılacak.
Onu elleri ve kolları ateşten olan zincirlerle bağlı halde tepe takla cehennemin dibine atacaklar; onun öyle bir kötü kokusu olacak ki, bütün cehennemlikler onun kötü kokusunun şiddetinden Allah-u Teala'ya sığınacaklar.
O, devamlı bu ateşte kalacak ve Hüseyin'in öldürülmesinde kendisine eşlik edenlerle birlikte elemli azabı tadacaklar. Onların derileri yandıkça Allah-u Teala onlara yeni deriler verecek, bir an dahi bu azap onlardan hafifletilmeyecek. Su istediklerinde cehennemin pis kokulu irininden içirilecekler. Cehennem azabından dolayı yazıklar olsun onlara!"
Aynı senetle Hz. Peygamberin (s.a.v.) şöyle buyurduğunu naklediyor: "Parmağınıza akik yüzük takınız. Çünkü o, parmağınızda olduğu sürece keder ve gam görmezsiniz."
Aynı senetle Hz. Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu naklediyor: "Kim âhir zamanda bizimle savaşırsa Deccal'ın ordusunda bizimle savaşmış gibidir."
Aynı senetle Hz. Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu naklediyor: "(Muamelede) aldanan; ne övülen, ne de mükâfaat olan biridir.
Aynı senetle Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu naklediyor: "Sabahları aç karnına hurma yiyiniz. Çünkü o, karındaki kurtları öldürür."
Kitabın yazarı diyor ki: "Peygamber Efendimiz Berni hurmasının dışındaki hurmaları kastediyor. Çünkü bu hurma çeşidi aç karnına yendiğinde felce yol açar."
Hüseyin b. Ahmed b. İdris, "Uyun"da adı geçen fertler vasıtasıyla Hasan b. Cehim'den şöyle dediğini naklediyor: "İmam Rıza'ya (a.s.) dedim ki: 'Canım sana feda olsun, Allah'a tevekkül etmenin sınırı nedir?'
Buyurdu ki: 'Sınırı şudur ki: Allah'la olup hiç kimseden korkmayasın.'
'Tevazuun sınırı nedir?' diye sordum. 'Halkın sana ikramda bulunmasını istediğin gibi, senin de halka ikramda bulunmandır' buyurdu.
'Canım size feda olsun, sizin yanınızda ne kadar değerim olduğunu öğrenebilir miyim?' diye sorduğumda da şöyle buyurdular: Senin yanında ne kadar değerli olduğuma bak!" (Yani beni sevdiğin kadar ben de seni seviyorum). (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali Rıza eserinden)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.