Mü'min ve Müslüman olunuz. Bir âyet-i kerimede şöyle buyrulur: "Onlar âyetlerimize inandılar ve Müslüman oldular." (Zuhruf, 43/69). İslâm'ın gerçek manası hakikate teslim olmaktır. Allah yolcuları, varlıklarını Hakk'ın önüne serdiler ve "Niçin, nasıl, yap ve yapma" gibi sözleri unuttular.
Onlar, ibadetin çeşitlerini yapar, ayrıca Hakk'a karşı sevgi ile karışık korku taşırlar. Bu sebeple Hak, onları şöyle vasfetti: "Ve o kimseler ki, Rab'lerinin huzuruna varacaklarını bildikleri için verdiklerini kalpleri çarparak verirler." (Mu'minûn, 23/60).
Bunun tefsiri şöyle olabilir: "Emirleri yerine getirip yasaklardan kaçtılar. Verdiğim belaya sabırla karşı koydular. Verdiklerim için şükür yolunu tuttular. Nefislerini, mallarını, çocuklarını ve her şeylerini, ezelde yazdığım bilgi eline teslim ettiler. Bunları yaparken benden çekindikleri için
kalpleri titrer oldu."
Yani makbul olup olmayacağı endişesi ile irfan sahibi, âhirete karşı bir istiğna duygusuna sahip olursa ona: "Beni bırak, Hak kapısına talibim!" der. "Sen ve dünya benim için aynı şeysiniz. Dünya seni görebilmem için bir perdedir. Sen de Rabbime karşı bir perdesin. Her ne ki, beni Rabbimden ayırır, onda iyilik yoktur."
Bu kelâmı iyi dinleyiniz, çünkü ilâhî bilginin özüdür. Halktan ve halkla zuhur eder. İlâhî iradenin de özüdür. Bu anlatılanlar, nebilerin velilerin ve sâlih kulların hâlidir.
Ey dünyaya ve âhirete tapanlar, siz Allah'ı bu hâlinizle bilemezsiniz. Ne O'nun yarattığı dünyayı, ne de âhireti anlayabilirsiniz; hepsinin cahilisiniz.
Sen hissiz bir duvar gibisin. Dünya sana put. Âhiret sana put.
Halk sana put. Şehvet, lezzet sana put. Övülme ve saygı istemen sana put. Halk gelsin, elini öpsün; bunu istersin. Hâlbuki bu da sana put. Sen bilesin ki, Hak'tan gayri tapındığın cümle eşya, sana put sayılır.
Allah yolcuları dünyayı ve âhireti isterler, ama sizin istediğiniz gibi değil. Onlar dünyayı ve âhireti alır, Hak kapısına teslim ederler. Onları bir tabibe gösterir, onun vereceği tavsiye gereğince hem yer, hem de hastalara verirler.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.