logo
14 ŞUBAT 2026


"Heterodoks politikaya devam, yastık altından 25 milyar dolar bekliyoruz"

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati: Ayşe Teyze, Fatma Teyze, Ahmet Amca, altının yastık içinden ekonomiye kazandırılmasıyla kendisinin de kazanacağını bilsin, kanaatini değiştirsin ve buna ilişkin olarak da biz ilgili enstrümanları verelim. Aynı zamanda bu altının işlenmesi noktasında ilgili paydaşları daha etkili hale getirelim

11.02.2022 18:23:00
"Heterodoks politikaya devam, yastık altından 25 milyar dolar bekliyoruz"
"Heterodoks politikaya devam, yastık altından 25 milyar dolar bekliyoruz"

Türkiye için 20 Aralık 2021'in önemli günlerden biri olduğunu ifade eden Nebati, söz konusu tarih öncesinde makroekonomik göstergelerde herhangi bir problem olmadığını, psikolojik davranış bozukluğundan kaynaklanan dövize saldırı dolayısıyla kur artışı gerçekleştiğini söyledi.

Nebati, o akşam açıklanan tedbirler paketinin etkisiyle döviz kurunun hızlı bir şekilde aşağı indiğini anımsatarak, buradaki en önemli ve birinci paketin "kur korumalı TL mevduat" olduğunu bildirdi.

Bunun, Türkiye'de ilk andan itibaren talebin oluşmasını ve oraya doğru yönelişin ivme kazanacak şekilde başlamasını sağladığını vurgulayan Nebati, "O günden itibaren günde ortalama 10 milyar lira civarında giriş oldu, 15 günlük süre içinde. Bu, zaman içinde farklı bir noktaya geldi. İlk gün yüzde 10'lar civarında döviz bozdurma oldu. Bunun yüzde 90'ı Hazine kaynaklı ve garantili. Bugün ulaştığı miktar yüzde 49." diye konuştu.

Söz konusu tedbir paketinin etkilerine dikkati çeken Nebati, şu değerlendirmede bulundu:

"(Kur korumalı TL mevduat ve katılma hesapları) Dün akşam itibarıyla 340 milyar lira civarında bir seviyeye ulaştı. Bunun yüzde 49'u da döviz. Yani 10 milyar doları aşan döviz bozumu ve ona yakın da bir Türk lirası girişi oldu. Yasanın verdiği imkan 31 Aralık 2022'ye kadar. Cumhurbaşkanı'mızın bu tarihi, bir yıl uzatma ya da kesme yetkisi var. İyi gidiyor, halen yatay seyre gelmedi. 10 milyar doları aşmış durumda. Dolayısıyla Merkez Bankasının imkanlarını genişletme açısından ve kurların da stabil olması noktasında bireysellerdeki inancın pekiştirilmesi anlamında çok önemli enstrüman olarak gündemimizde kalmaya devam ediyor. Çıkış optimal noktayı bulduğumuz zaman, diğer enstrümanları da ortaya koyarak yolumuzda yürümeye devam ederiz."

"Türkiye'deki enflasyon içeriden ve dışarıdan kaynaklı"
Nebati, Türkiye'de enflasyondaki artışın iç ve dış gelişmelerden kaynaklandığını, bu konunun dünyanın da temel problemleri arasında yer aldığını ancak ülkelerin sert tedbir almadıklarını dile getirdi.

Türkiye'deki enflasyonun kurdan etkilendiğini, kurdaki herhangi bir değişikliğin fiyatlara yansıdığını belirten Nebati, "Kurla ilgili iş yapsın ya da yapmasın Türkiye'de böyle bir psikoloji var, bunu kabul etmemiz lazım. 20 Aralık akşamına kadar döviz kurlarındaki fiyatlama, hep bir sonraki adıma göre yapıldı." ifadelerini kullandı.

Yurt dışından kaynaklanan problemlerin getirdiği yük ve içerideki kur atağı gibi etkilerle enflasyonun kaçınılmaz olduğuna dikkati çeken Nebati, söz konusu modeldeki temel problemin "kur ve enflasyon" olduğunu bildirdi.

Nebati, enflasyonun bu seviyelerde bir süre devam edeceğini dile getirerek, "Yaza doğru bu seviyelerin gevşemesini bekliyoruz. Güzel haber, mesela herkes kardan, yağmurdan şikayet etti ama Türkiye'de toprak suya doydu, barajlarda kapakları açmak zorunda kaldılar. Demek ki gıdayla, üretimle ilgili sıkıntı yaşanmayacak." dedi.

Yarın bir paket açıklayacaklarını anımsatan Nebati, şöyle konuştu:

"Yarın açıklayacağımız paketle hem özel sektörün hem de kamunun üstündeki yüklerle ilgili atacağımız adımlarla bu psikolojinin de değiştirilmesi noktasında, tüm paydaşları iş birliğine davet edeceğiz. Bu psikolojiyi tersine çevirme gayretiyle enflasyonu, bu yıl aralık döneminde yüzde 24'ler civarında bekliyoruz. Merkez Bankamız da aynı öngörüde bulundu."

Nebati, yaşanan sıkıntıları bertaraf edecek tedbirlerle yola devam edip, Haziran 2023'teki seçime tek rakamlı enflasyonla gireceklerini bildirdi.

"Yastık altı altından 25 milyar dolar beklentimiz var"
Yastık altındaki altınlara yönelik çalışmalara da değinen Nebati, bunların ekonomiye kazandırılması amacıyla adımları biraz daha genişleteceklerini söyledi. Nebati, "Ayşe Teyze, Fatma Teyze, Ahmet Amca, altının yastık içinden ekonomiye kazandırılmasıyla kendisinin de kazanacağını bilsin, kanaatini değiştirsin ve buna ilişkin olarak da biz ilgili enstrümanları verelim. Aynı zamanda bu altının işlenmesi noktasında ilgili paydaşları daha etkili hale getirelim." diye konuştu.

Bununla ilgili bir rafinerinin işlem yaptığını belirten Nebati, şunları kaydetti:

"Darphaneyi de işin içine sokacağız. Bankaları biraz daha yoğun bir şekilde işe sokacağız ama aynı zamanda Türkiye'de 20-30 bin civarında olduğunu tahmin ettiğimiz kuyumcu vasıtasıyla Türkiye'nin her yerine yayacağız. Bu alanlarda 5 bin ton civarında altın olduğu varsayılıyor. 250 milyar dolar, yüzde 10 gelse 25 milyar dolar beklentimiz var. Bu defa çekebileceğimize inanıyoruz. Türkiye'de psikoloji çok önemli. Bunu kanıtlayan da bir günüm var, 20 Aralık. 20 Aralık'ta aynı ekonomik göstergelerle dolar 18,36'ya geldi. Saat 19.00, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın manifestosu oldu. Ertesi gün dolar, aynı ekonomik göstergelerle 10,5'lere kadar indi. Demek ki temenni, şeffaflık, güven, istikrar. 20 Aralık sonrası kur korumalı TL mevduatına olan üst seviyedeki ilgi, altınla taçlandırılmış olacak."

Nebati, yeni bir şey getirmediklerini, 20 Aralık'ta söyledikleri tedbirleri peyder pey uyguladıklarını ifade ederek, kur korumalı Türk lirası mevduatını belli bir noktaya getirdiklerini, şimdi de altını ekonomiye kazandıracaklarını belirtti.

Ekonomide model değişikliklerinin sancılı olduğuna dikkati çeken Nebati, o sancılı dönemin riskini üzerlerine aldıklarını söyledi. "Biz enflasyon riskini aldık." diyen Nebati, dengeli bir büyüme gerçekleştireceklerini, beklentilerinin yüzde 5 büyüme olduğunu anlattı.

Şu an en büyük problemin enflasyon olduğuna işaret eden Nebati, doların stabil halde gittiğini ve kurda oynaklığın en az seviyede olduğunu vurguladı.

Nebati, rekabet edilebilir bir kur seviyesinin yakalandığını, piyasanın artık kuru içselleştirdiğini ve önünü görmeye başladığını belirtti.

Bütçe açığı konusunda asla taviz vermediklerine dikkati çeken Nebati, "Bütçe açığını artırmayacak, disiplinli ve asla taviz vermeyecek bir büyüme modeli ile 2023'e girmiş olacağız." dedi.

"Piyasa gerçekleri ile savaşılmaz"
Nebati, dolara önem verilmesinin Türkiye'nin bir gerçekliği olduğuna işaret ederek "Şimdi bu gerçekliği ekonomi yönetimi olarak bizim bilmemiz lazım. Başka türlü siz attığınız adımların sahici sonuçlar elde etmesini engellemiş olursunuz. Toplumsal gerçeklikle savaş edilmez, piyasa gerçekleri ile savaş edilmez, olan şeyi ifade etmeniz lazım. Buradaki şey şu; Türkiye'de kur yükseldiği zaman enflasyona sebep oluyor. Bu bizim toplumsal gerçekliğimiz. Şimdi bu ifadeden siz 'kültürel enflasyon' diye bir şey çıkarırsanız bu zorlamanın ötesinde bir şeye gitmiş olur. " değerlendirmesinde bulundu.

Londra toplantılarının yansımaları olumlu
Londra'da yatırımcılarla görüşmelerine ilişkin soruyu yanıtlarken Nebati, toplantılarda milyar dolarlara değil, trilyon dolarlara hükmeden yatırımcılarla görüşme yaptıklarını söyledi. "Toplantılar muhteşem geçti." diyen Nebati şunları kaydetti:

"Şundan dolayı muhteşem diyorum. Mesela giderken 'İşte şu kişiler olumsuz yazacaklardır.' diye ön yargıyla gidiyorsunuz. Sonra bir bakıyorsunuz ki bir tweet atıyor 'Çok hazırlıklı geldi, falan'. Demek ki güzel şeyler olmuş. Sonra daha önemli bir şey; oradaki yatırımcıyı gözlerinden anlıyorsunuz. Gözler gerçekten önemli. Anlıyorsunuz duruşundan, bakışından, ayağa kalkıp gidişinden anlıyorsunuz. Mutlu ayrıldıklarını gördünüz, bu da iyi, güzel. Dönüşte bir iki tane yalan dolan haberler dışında bir eleştiri yok, gelmedi. Bu da güzel. Dördüncüsü en önemli şey geldiğinizde birileri sizi arar. Kötü bir şey varsa sizi kimse aramaz. Ama iyi geçmişse 'Ya biz oradaki yansımaları aldık.' diye birileri sizi arar. Bugün sabah Türkiye temsilcileri ile toplantı yaptım. Türkiye'de olanlarla da sabah üç saati aşkın bir süre toplantı yaptım. Londra'daki temsilcileri ile yöneticileriyle görüştük, buradaki Türkiye temsilcileri ile sabah bir toplantı yaptım. Onun için muhteşem diyorum. Hepsi Londra'yı olumlu değerlendirdiklerini söyledi. Türkiye'nin 17 ay boyunca nereden nereye geleceğini, büyük bir getiriyle karşı karşıya kalacaklarını, çok farklı, ılımlı bir hava olduğunu ifade ettik. Bunlar da hoşlarına gitti. Açıkçası onlar mutlu, biz mutlu, şimdi sonuçlarını göreceğiz. Önümüzdeki ay tekrar bir Londra ziyareti var; İklim Zirvesi ile ilgili. Oradayken oradaki katılımcılar ile anlaştık. Bir dahaki gelişimde yemek yiyip sohbet edeceğiz, iletişime devam."

Nebati, kur korumalı mevduatla ilgili soru üzerine, şu anda döviz bozdurulduğunu, Türk lirasının dövize gitmesini engellediklerini söyledi. Nebati, "Şimdi olan dövizi Merkez Bankasına aktarıyoruz." dedi.

Kur korumalı mevduatta bozdurulan döviz miktarının yüzde 50'nin üzerine çıkması gerektiğini belirten Nebati, "Londra'dayken yüzde 45'ti oranı, şu anda yüzde 49. Gelecek hafta büyük ihtimalle yüzde 55-60'ları konuşacağız." ifadesini kullandı.

Ekonomide model değişikliğine gidildiğini anımsatan Nebati, "Bunun riskini 20 Aralık'ta aldık. Bu riskin paylaşımında tamamen her şeyi kamu bankalarına yüklersek onlar açısından haksız duruma gelinir. Kamu bankalarının sürekli kredi piyasalarındaki yükünün genişlemesinin doğru olmadığına inananlardanım. Serbest piyasa, özel bankalar üzerinde de yürüsün, repo piyasasını Merkez Bankası çok ucuz bir şekilde fonluyor. Dolayısıyla bu fonlar içerisinde kendi günlük getirilerini artıracak işleri yapsınlar, bir şey demiyoruz ama bunları kamu bankalarıyla eşleşecek şekilde getirmeleri piyasa açısından da onlar açısında da iyi bir noktaya gelir. Biraz gayret göstermeleri lazım. Özel bankaların paylarının düşmesi onların aleyhine bir şeydir." değerlendirmesinde bulundu.

Nebati, heterodoks politikalardan geri adım atmayacaklarını, Londra piyasasının da buna ikna olduğunu belirterek şöyle devam etti:

"Ekonomi yönetimi olarak siyasal iktidarın bir numaralı sorumlusu olan Cumhurbaşkanımızın politikaları doğrultusunda herhangi bir geri adım atma imkanı yoktur, adım atılmayacak. Kaldı ki siz bir model değişikliğini yapıp bütün riskleri üstünüze almış, sonra bunları bertaraf etmeye başlamış, bütün piyasa buna inanmışken, yeni atacağınız bir adımın komplikasyonlarının da nereye varacağını kestiremezsiniz. Bu modeli yüzde 100 kararlılıkla hiçbir şekilde geri adım atmama dürtüsüyle yerine getireceğiz."

Eklektik yöntemi benimsediğini anlatan Nebati, "Tam uyumu yakaladık ve her dönüşümün bir sancısı olduğunu da biliyoruz. Bu dönüşümde biz sancıyı yakaladık, bitti. Geri adımda bu ülkeye yazık edersiniz." diye konuştu.

Şu anda tek problemin enflasyon olduğuna değinen Nebati, "Bunun üzerine gideceğiz, halledeceğiz, yolumuza yürüyeceğiz." dedi.

"Piyasanın gerekleri, ihtiyaçlara göre adımlarımızı atıyoruz"
Politikalarının esnek olduğunun altını çizen Nebati, "Sabit gitmiyor. Piyasanın gerekleri, ihtiyaçlara göre adımlarımızı atıyoruz." ifadesini kullandı.

Bakan Nebati, Ukrayna sorununa da değinerek, "İnşallah problem olmaktan çıkıyor. Şu anda dünyanın gözü orada. Sanki çözüldü gibi. Bunun enerji fiyatları üzerindeki etkisi mutlak surette negatif olacaktır, aşağı doğru inecektir, gevşemesine sebep olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Enerji ve petrol fiyatlarının enflasyon üzerinde mutlaka etkisinin olacağını dile getiren Nebati, bunu en aza indirecek şekilde adımlar attıklarını ve farklı politikaların geliştirilebileceğini aktardı.

"Türkiye'ye bir akış olacak"
Nebati, şu anda 136 ülkede merkez bankası faiz oranlarının negatifte olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:

"Bizim, Merkez Bankamızın rezervleri dahil olmak üzere ihtiyacımızı, borçlanmamızı giderecek planımız, programımız da açık. Türkiye'ye zaten geçen yıl 13 milyar dolarlık bir doğrudan yatırım gelmiş. Sıcak paranın ne kadar seviyede olduğunu hepimiz biliyoruz. Bundan sonra atacağımız adımlarla tersine bir durum olacak. Türkiye'ye bir akış olacağını hep beraber göreceğiz."

Enflasyonla mücadelede kararlılık vurgusu yapan Nebati, enflasyonla nasıl mücadele edileceğini bildiklerini, enflasyon ve kur çözüldüğünde en büyük sorun alanının bir tarafa atılacağını anlattı.

"Enflasyon hedefi yıl sonunda yüzde 24"
Bakan Nebati, "Hedefimiz, yüzde 5 civarında bir büyüme. Enflasyon da yıl sonunda yüzde 24. Bunun oynama sıklığını da en aza düşürecek tedbirler alıyoruz." dedi.

Şu ana kadar ihracat endeksinde herhangi bir düşmenin olmadığına dikkati çeken Nebati, "Siparişler de devam ediyor. Kapasite kullanım oranlarımız gayet iyi. Dolayısıyla yurt içi taleple, yurt dışı talebin yine dengeli olarak Türkiye büyümesini desteklediği bir dönemde olacağız." ifadelerini kullandı.

"Yazla birlikte gerçekten yaz gelmiş olacak"
Nebati, ocak ayında yükselen ithalatın sebeplerine de değinerek, "Birincisi, enerji fiyatlarının yüksekliği. İkincisi, aralık ayında döviz fiyatları çok yükseldiği için birçok ithalat ertelendi. Ötelenmiş ithalattan kaynaklı bir artış oldu. Yıl boyunca bu şekilde devam etmesi beklenemez." şeklinde konuştu.

Turizm gelirinde ciddi bir patlama beklediklerini bildiren Nebati, şunları kaydetti:

"Geçen yıl Akdeniz ülkeleri içinde ilk defa Türkiye turist kabul eden ülkeler içinde birinci oldu. Bu yıl yine aynı şekilde ciddi bir değişim bekliyoruz. 2019 rakamlarını yakalayacağız gelen turist sayısında ve gelir tutarında. Yazla birlikte gerçekten yaz gelmiş olacak. Çok cüzi imkanlarla yatırımları teşvik edici bir yola girdik. Yazın turizmin yüksek seviyede gelmesiyle ciddi bir şekilde döviz girişi olacak ve döviz girişi ile döviz fiyatlarında da neler olacağını hep beraber göreceğiz. Londra'ya bizim de bir selamımız olacak."

Ankara'da mafya operasyonu: 23 tutuklama

Ankara'da çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda 23 şüpheli tutuklandı

14.02.2026 09:44:00
İhlas Haber Ajansı
Ankara'da mafya operasyonu: 23 tutuklama
Ankara'da mafya operasyonu: 23 tutuklama
Ankara'da çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda 23 şüpheli tutuklandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde il genelinde TCK 220 kapsamında nitelikli yağma, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak, tehdit, ruhsatsız silah taşıma/bulundurma, silah ve mühimmat ticareti, suç delillerini yok etme, gizleme, değiştirme adli yargılamayı etkilemeye teşebbüs, iş ve çalışma hürriyetinin engellenmesi suçlarını işlediği tespit edilen 23 şüpheli şahıs tespit edildi.

Yapılan çalışmalar ve soruşturmalar sonucu yapılan liderliğini İ.Ş.'nin suç örgütüne yönelik operasyonlarda toplam bin 680 adet lyrca hap, 3 adet tabanca, 3 adet şarjör, 70 adet çeşitli çaplarda fişek, 1 adet balistik yelek, 125 adet sentetik ecza maddesi, 7 gram esrar, 1 adet dedektör (cihaz aramasında kullanılan) ele geçirildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına mevcutlu sevk edilen 23 şüpheli şahıs Tutuklanma talebiyle sevk edildiği Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi.

Malatya'da fırtına ağaçları kökünden söktü

Malatya'da etkili olan fırtına, sağanak yağışla birlikte ağaçları kökünden söktü

14.02.2026 07:57:00 / Güncelleme: 14.02.2026 08:01:35
İHA
Malatya'da fırtına ağaçları kökünden söktü
Malatya'da fırtına ağaçları kökünden söktü
Malatya'da, gece yarısı etkili olan şiddetli fırtına sağanak ile birleşince ağaçları kökünden sökerken, bazı noktalarda evlerin çatıları uçtu konteyner iş yerlerinin tabelaları şantiye çevrelerindeki bariyerler devrildi.



Öte yandan Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezi tarafından yapılan açıklamada ise rüzgarın bölge genelinde güneyli yönlerden yer yer kuvvetli (40-60 km/sa), yüksek kesimlerde ise fırtına (61-80 km/sa) şeklinde esmesinin beklendiği belirtilerek çatı uçması, ağaç ve direk devrilmesi, ulaşımda aksamalar ile soba ve doğalgaz kaynaklı baca gazı zehirlenmesi gibi olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları istendi.



Beyni dumura uğratan besinlere dikkat


 
Zihinsel yorgunluk, odaklanma güçlüğü ve unutkanlık çoğu zaman yoğun tempoya bağlansa da, bilimsel veriler bu şikâyetlerin beslenme alışkanlıklarıyla yakından ilişkili olabileceğini gösteriyor. 

14.02.2026 01:00:00
AHMET SAFA TERZİ
Beyni dumura uğratan besinlere dikkat
Beyni dumura uğratan besinlere dikkat

Zihinsel yorgunluk, odaklanma güçlüğü ve unutkanlık çoğu zaman yoğun tempoya bağlansa da, bilimsel veriler bu şikâyetlerin beslenme alışkanlıklarıyla yakından ilişkili olabileceğini gösteriyor.

Bunlar beyni vuran besinler

Yüksek oranda işlenmiş gıdalar, düzensiz kan şekeri dalgalanmaları, mikro besin eksiklikleri ve yetersiz sıvı alımı; beyin fonksiyonlarını olumsuz etkileyerek beyin sisi tablosunu tetikleyebiliyor. Buna karşılık antiinflamatuvar ve antioksidan yönü güçlü, dengeli bir beslenme modeli bilişsel performansın korunmasında önemli bir rol oynuyor.

Acıbadem Life Beslenme ve Diyet Uzmanı Zehra Elban, "Beyin sağlığı yalnızca uzun vadeli hastalık riskleriyle değil, günlük zihinsel performansla da doğrudan ilişkilidir; doğru beslenme, zihinsel berraklığın en temel destekçilerinden biridir" değerlendirmesinde bulundu.

Beyin bunlara ihtiyaç duyuyor

Beyin dokusunun yüksek metabolik aktiviteye sahip olduğu için belirli mikro besinlere düzenli olarak ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Zehra Elban, "Özellikle B12 vitamini, folat, D vitamini, demir, magnezyum ve omega-3 yağ asitlerinin yetersizliği; bilişsel performans düşüşü, dikkat dağınıklığı ve zihinsel bulanıklıkla ilişkilendirilir. Omega-3 yağ asitleri, beyin hücrelerinin sağlıklı yapısını korumaya yardımcı olur. Aynı zamanda beyindeki inflamasyonu azaltarak düşüncelerin daha net olmasına katkı sağlar. Bu etki, beyin sisi olarak tanımlanan unutkanlık, dalgınlık ve odaklanma sorunlarının hafiflemesine yardımcı olabilir. Özellikle koyu yeşil yapraklı sebzeler, kırmızı-mor renkli meyveler, turunçgiller ve zeytinyağı gibi besinler bu açıdan öne çıkar. Ispanak ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunan lutein üzerindeki klinik çalışmalarda hafıza, öğrenme gibi bilişsel alanlarda iyileştirici etkileri ortaya konulmuştur" dedi.

Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı


Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) Medyametre Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması'na göre, Türkiye'de günlük ortalama radyo dinleme süresinin 1 saat 40 dakika olduğu belirlendi. Araştırma, Türkiye genelinde 15 yaş ve üzeri toplam 15 bin 766 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

14.02.2026 00:52:00
AA
Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı
Günlük radyo dinleme süresi şaşırttı

Yaklaşık yüz yıl önce yayın hayatına başlayan radyo, ilk çıktığı yıllarda haberleşme alanında oldukça önemli bir kitle iletişim aracı oldu. Radyo, ilerleyen yıllarda yayıncılık alanını genişletti ve farklı program içeriklerini de bünyesine dahil etti. Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) Medyametre Medya Kullanım Alışkanlıkları Araştırması'na göre, Türkiye'de günlük ortalama radyo dinleme süresinin 1 saat 40 dakika olduğu belirlendi. Araştırma, Türkiye genelinde 15 yaş ve üzeri toplam 15 bin 766 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Cihaz sahiplik oranlarına bakıldığında, evinde bir radyosu olanların oranı yüzde 14.5 olarak kaydedildi. Cinsiyete göre dağılım incelendiğinde de radyoya sahip olan erkek oranının kadınlardan fazla olduğu ortaya kondu. Evinde veya iş yerinde radyo cihazı olanların yaşa göre dağılımına bakıldığında, en az bir radyosu olanların oranının 15-24 yaş grubunda yüzde 9.8, 25-34 yaş grubunda yüzde 12.9, 35-44 yaş grubunda yüzde 15.7, 45-54 yaş grubunda yüzde 15.6, 55-64 yaş grubunda yüzde 17.2 ve 65 yaş ve üzeri yaş grubunda ise yüzde 18 olduğu ifade edildi.

Bu veri, yaş arttıkça radyoya sahip olan kişi sayısının da arttığını gösterdi. Radyo yayınları ve dijital ortamlardan müzik dinlemelerinin yüzde 67.9 ile en fazla araç radyosundan yapıldığı, bunu sırasıyla yüzde 27 ile klasik radyo, yüzde 18 ile televizyon, yüzde 17.2 ile cep telefonu, yüzde 4.2 ile bilgisayar ve tabletin takip ettiği görüldü.

Yazın kurumak üzereydi: Uludağ'ın karlarıyla yeniden coştu

Bursa'nın kayalıklar arasına gizlenmiş doğa harikası Saitabat Şelalesi, bu yıl Uludağ ve eteklerine düşen yağışların iyi olmasıyla yeniden coştu

13.02.2026 13:02:00 / Güncelleme: 13.02.2026 13:05:12
İHA
Yazın kurumak üzereydi: Uludağ'ın karlarıyla yeniden coştu
Yazın kurumak üzereydi: Uludağ'ın karlarıyla yeniden coştu
Kestel ilçesine bağlı Saitabat Şelalesi, doğal güzelliği ve orman içinde temiz havasıyla hem Bursa'nın hem Marmara Bölgesi'nin önemli turizm merkezleri arasında yer alıyor.

Ormanın içinde, yeşillikler arasındaki şelaleyi görmek için gelenler, civarda bulunan kafelerde oturup bölgeye özgü köy kahvaltısıyla yöresel lezzetlerin tadına bakabiliyor, Uludağ'dan gelen soğuk suda yetiştirilen balıklardan yiyebiliyor, atlı gezinti yapabiliyor.



Geçen yıl yağışların az olması, Uludağ'a karın az düşmesi, kuraklık ve aşırı sıcak gibi nedenlerle suyu ciddi oranda azalan ve hatta kuruma tehkilesi geçiren Saitabat Şelalesi, özlenen sesine ve güzelliğine yeniden kavuştu.

Kanyon içinde biriken suların oluşturduğu, kayalıklar arasına gizlenmiş doğa harikası Saitabat Şelalesi, bu yıl Uludağ ve eteklerine düşen yağışların iyi olmasıyla yeniden coşkuyla akmaya başladı.



İstanbul, Kocaeli, Yalova, Balıkesir ve Bilecik gibi yakın yerler başta olmak üzere ülkenin birçok yerinden ziyaretçi çeken Saitabat Şelalesi'nde ilkbaharda suyun daha çok olması bekleniyor.



Bölge halkından ve işletmecilerinden olan Kemal Akçay, geçen yaz Uludağ'a kar yağışının az olmasıyla Saitabat Şelalesi'nin en kötü dönemlerinden birini yaşadığını söyledi.

Kuruma noktasına gelen şelalenin şu anda coşkuyla akmasının kendilerini mutlu ettiğini dile getiren Akçay, "İlkbaharda daha çok su olacağını düşünüyoruz. Önceki yıllarda daha gür akıyordu ama bunu da suyun sesini de özledik. Şimdi bile İstanbul'dan birçok yerden turist geliyor şelaleyi görmeye. Uludağ'ın eriyen kar suları ile kaynak suları toplanıp kayalar arasından kanyondan buraya ulaşıyor. İnşallah hep böyle coşkulu akar" diye konuştu.

Taksilerde yeni dönem resmen başladı

Taksilerde basit usul bitti artık KDV, gelir vergisi, stopaj, geçici vergi ödenecek. Taksi Mali Cihazı her yolculuğu anlık kaydedip fiş basacak. Kayıt dışı dönem sona erdi

13.02.2026 10:45:00
Haber Merkezi
Taksilerde yeni dönem resmen başladı
Taksilerde yeni dönem resmen başladı
Türkiye'de ticari taksi esnafını kökten etkileyen vergi düzenlemesi, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından hazırlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 591) ile bugün Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yıllardır basit usulde asgari düzeyde vergi ödeyen taksiciler için gerçek usulde vergilendirme süreci resmen başladı. Bu değişiklik, kayıtlı ekonomiyi güçlendirmeyi, belge düzenini sağlamayı ve kartla ödeme imkanlarını artırmayı amaçlıyor.

Düzenlemenin kapsamı

Tebliğ, taksi ile yolcu taşımacılığı yapan mükelleflerin yıllardır uygulanan basit usul vergilendirme sistemini terk etmesini sağlıyor. Artık taksiciler, KDV, gelir vergisi, gelir geçici vergisi ve stopaj gibi tüm yasal yükümlülükleri yerine getirecek.

Bu geçiş, özellikle büyükşehirlerdeki şehir içi yolcu taşımacılığını doğrudan etkiliyor ve kayıt dışı kazancın önüne geçmeyi hedefliyor. Düzenleme, 1 Ocak 2026 itibarıyla basit usulden çıkarılan sektörler arasında taksiciliği de kapsıyor; ancak cihaz zorunluluğuyla entegre bir sistem getiriliyor.

Taksi mali cihazı zorunluluğu

En dikkat çeken yenilik, taksimetrelerle entegre çalışacak "Taksi Mali Cihazı" kullanımı zorunluluğu. Bu cihaz:

- Taksimetreden gelen tutarı otomatik kaydediyor,

- Manuel giriş yapılmıyor,

- Her yolculuk için fiş veya e-belge üretiyor,

- Kartla ödeme (POS) kabulünü zorunlu kılıyor,

- Tüm işlemleri anlık olarak Gelir İdaresi Başkanlığı'nın elektronik sistemine bildiriyor.

Mevcut taksimetreler ya bu cihaza entegre edilecek ya da cihazın kendisi taksimetre özelliğini taşıyacak. Bağımsız POS cihazları kullanımı yasaklanıyor; tüm kartlı ödemeler tek cihaz üzerinden gerçekleşecek. Cihazların üretimi, satışı, aktivasyonu ve devri GİB sistemine anlık bildirilecek.

Geçiş süreçleri ve son tarihler

Yeni başlayan taksiciler için 30 günlük geçiş süreci uygulanıyor.

Mevcut ticari plaka sahipleri için Taksi Mali Cihazı satın alma ve kullanma zorunluluğu 1 Eylül 2026 tarihine kadar geçerli. Bu tarihe kadar sisteme entegre olmayan araçlar cezai yaptırımla karşılaşacak.

Cihaz kullanımı başladıktan sonra her yolculuk dijital olarak izlenebilir hale gelecek; yolcular nakit taşımak zorunda kalmadan banka/kredi kartıyla ödeme yapabilecek.

Diğer yükümlülükler

Gerçek usulde vergilendirme ile taksiciler KDV beyannamesi verecek, Gelir vergisi ve geçici vergi ödeyecek ve Stopaj (muhtasar) yükümlülüğü üstlenecek.

Akaryakıt, bakım, tamir gibi giderler vergiden düşülebilecek olsa da, yıllık beyanname, mali müşavir ücreti ve ek maliyetler esnafı etkileyecek. Bazı taksici temsilcileri, vergi yükünün aylık binlerce liraya ulaşabileceğini belirterek çözüm olarak götürü vergi sistemine geçiş talep ediyor. Ancak düzenleme, şeffaflık ve kayıtlı ekonomi adına caydırıcı nitelik taşıyor.

Bu reform, taksi sektöründe dijital dönüşümü hızlandırırken, yolcular için daha güvenli ve modern ödeme seçenekleri sunuyor. Esnaf kesiminden ise maliyet artışı nedeniyle eleştiriler geliyor; bazıları geçiş sürecinin uzatılmasını veya vergi oranlarında indirim bekliyor. Uygulamanın başlamasıyla denetimlerin artması ve cezaların devreye girmesi öngörülüyor. Taksiciler, Resmi Gazete tebliğini ve GİB duyurularını takip ederek hazırlıklarını tamamlamalı.

Sigara omurgayı da mahvediyor


 
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Hilmi Kaya, omurgadaki disklerin doğrudan damarlarla beslenmediğini ifade etti.  Kaya, “Sigara, damarları daraltarak kanın taşıdığı oksijen miktarını azaltır, aşırı ve sürekli yüklenme ise bu dolaylı beslenmeyi mekanik olarak daha da zorlaştırır. Kanlanamayan yani yeterince beslenemeyen diskler zamanla esnekliğini ve dayanıklılığını kaybeder ve dolayısıyla dejenerasyon adı verilen yıpranma süreci başlar” dedi.

13.02.2026 00:37:00
AHMET SAFA TERZİ
Sigara omurgayı da mahvediyor
Sigara omurgayı da mahvediyor

Günlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor. Uzun süre oturmak, hareketsizlik, yanlış yüklenme ve kilo artışı omurganın zamanla daha fazla zorlanmasına neden oluyor. Vücutta en hızlı yıpranan yapılardan birinin omurga olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Hilmi Kaya, omurgadaki disklerin doğrudan damarlarla beslenmediğini ifade etti. 

Kaya, "Bu disklerin kendilerine ait bir kan dolaşımları olmadığı için besin ve oksijeni çevredeki kemik dokudan dolaylı olarak alırlar. Bu durum diskleri dış etkenlere karşı daha hassas hale getirir. Sigara, damarları daraltarak kanın taşıdığı oksijen miktarını azaltır, aşırı ve sürekli yüklenme ise bu dolaylı beslenmeyi mekanik olarak daha da zorlaştırır. Kanlanamayan yani yeterince beslenemeyen diskler zamanla esnekliğini ve dayanıklılığını kaybeder ve dolayısıyla dejenerasyon adı verilen yıpranma süreci başlar" dedi.

Düzenli yürüyüş omurga ağrılarını azaltıyor

Omurga yaşlanmasını geciktirmek için iki temel noktaya dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, "İlki, romatizmal bazı hastalıklarda erken tanı ile süreci yavaşlatmak. İkincisi ise günlük yükü doğru yönetmek. Hareketi rutine yaymak, ani ve kontrolsüz yüklenmelerden kaçınmak, kasları yavaş yavaş güçlendirmek ve sigara gibi disk beslenmesini bozan faktörlerden uzak durmak çok kıymetli. Omurga sağlığını koruyanların ortak noktası ideal kiloda kalmaları ve hareketli bir yaşam sürmeleri. Günlük 7 bin adımın üzerine çıkan kişilerde ağrı ve şikâyetlerin çok daha az görüldüğü bilinmeli. Dejeneratif hastalıklarda ayırıcı tanı önemli çünkü altta görülen dejenerasyona rağmen romatizmal hastalıklar gibi bazı durumlar klinik süreci etkileyebilir ve bunların da ayırt edilmesi gerekir" dedi.

MSB'de basın bilgilendirme toplantısı yapıldı

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Gazze'de Barış Planı'nın ikinci aşamasına geçilmesine rağmen, ateşkes ihlallerini sürdüren İsrail'in, Gazze'deki yıkım ve saldırılarının ardından işgal altındaki Batı Şeria'ya yeni bir hukuki ve idari statü dayatmak amacıyla aldığı kararları kınadıklarını vurguladı

12.02.2026 12:38:00 / Güncelleme: 12.02.2026 12:45:25
AA
MSB'de basın bilgilendirme toplantısı yapıldı
MSB'de basın bilgilendirme toplantısı yapıldı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 5 PKK'lı teröristin daha teslim olduğunu bildirdi.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Terörle mücadeleye ilişkin bilgi veren Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yüksek bir disiplin ve kararlılıkla sürdürdüğü operasyonel faaliyetleri kapsamında 5 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla sınırlarımızda ve ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiş, Suriye Harekat Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 757 kilometreye ulaşmıştır." ifadelerini kullandı.

Hudut güvenliği

Aktürk, kaçakçılığın, yasa dışı geçişlerin engellenmesi ve terörle mücadele etkinliğinin artırılması kapsamında sınır güvenliğinde modern teknolojiye dayalı tedbirler alındığını belirtti.

Hudut güvenliğine ilişkin bilgi veren Aktürk, şunları kaydetti:

"Hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 7'si terör örgütü mensubu olmak üzere 146 şahıs yakalanmış, 2 bin 89 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece, yıl içerisinde sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 790, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 7 bin 979 olmuştur. Bu hafta içerisinde, Van hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 155 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir."

NATO

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, savunma ve güvenliğin yanı sıra bölgesel istikrarın korunması ile uluslararası güvenliğe katkı sağlamaya devam ettiğini söyledi.

Türkiye'nin 18 Şubat'ta üyeliğinin 74'üncü yılına ulaşacağı NATO'nun, değerlerini ve sorumluluklarını paylaşmaya, aktif, yapıcı ve saygın bir üyesi olmaya devam ettiğini belirten Aktürk, şu bilgileri verdi:

"NATO'nun 2026 yılındaki en geniş kapsamlı ve katılımlı fiili tatbikatı olan, Türk Silahlı Kuvvetleri olarak yaklaşık 2 bin personelle yer aldığımız Steadfast Dart 2026, aynı zamanda Almanya'nın milli tatbikatları olan Northern Quadriga ve Grand Quadriga ile eş zamanlı olarak 8-25 Şubat tarihleri arasında Almanya'da devam etmektedir. Sayın Deniz Kuvvetleri Komutanımızın TCG Anadolu'dan takip edeceği Steadfast Dart Tatbikatı kapsamında, 17-18 Şubat'ta, Baltık Denizi'nde TB3 insansız hava araçları ile atışlar icra edilecektir. Sayın Genelkurmay Başkanımız ile Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımızın söz konusu tatbikatın 20 Şubat'taki Seçkin Gözlemci Günü'ne iştirak etmesi planlanmaktadır."

İkili ilişkiler

Aktürk, Türkiye ile Ekvator Cumhuriyeti arasında teati usulü ile imzalanan Askeri Çerçeve Anlaşması'nın imza sürecinin 5 Şubat'ta tamamlandığını aktardı.

"Türkiye-Kore Cumhuriyeti 13'üncü Kara Kuvvetleri İşbirliği Toplantısı"'nın 8-13 Şubat'ta Türkiye'de yapıldığını ifade eden Aktürk, "Türkiye ile Yunanistan arasında Güven Artırıcı Önlemler uygulama planı çerçevesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı heyetimizin, 17-19 Şubat'ta Atina/Yunanistan'da toplantıya katılması planlanmaktadır." dedi.

İsrail

Aktürk, Gazze'de Barış Planı'nın ikinci aşamasına geçilmesine rağmen, ateşkes ihlallerini sürdüren İsrail'in, Gazze'deki yıkım ve saldırılarının ardından işgal altındaki Batı Şeria'ya yeni bir hukuki ve idari statü dayatmak amacıyla aldığı kararları kınadıklarını vurguladı.

Uluslararası hukukun bariz bir ihlali olan bu kararların iki devletli çözüm çabalarına zarar vereceğinin açık olduğuna işaret eden Aktürk, "Filistin halkının, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet sahibi olma çabalarına destek vermeye devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz." diye konuştu.

Eğitim ve tatbikatlar

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, harekat kabiliyetini geliştirmeye yönelik ulusal ve uluslararası eğitim ile tatbikat faaliyetlerini planlanan takvim doğrultusunda icra ettiğini belirtti.

Bu kapsamda 29 Ocak-13 Şubat tarihleri arasında Kars'ta gerçekleştirilen Şehit Piyade Teğmen Harun Aslan Kış-2026 Tatbikatı'nın yarın düzenlenecek Seçkin Gözlemci Günü ile tamamlanacağının bilgisine veren Aktürk, şunları söyledi:

"2 Şubat'ta başlayan Almanya'daki Dynamic Mirage ile 9 Şubat'ta İspanya'da başlayan Torrejon Advantage tatbikatları 13 Şubat'ta, 1-14 Şubat'ta Katar'da icra edilen İbrar-6 Kıyı Savunma Özel Tatbikatı ise 14 Şubat'ta sona erecektir. Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca, 11 Şubat'ta, muharip ve destek uçaklarımızın katılımıyla Batı Karadeniz'de eğitim uçuşu yapılmış, Erzincan'ın kurtuluşunun yıl dönümü etkinlikleri kapsamında 13 Şubat'ta muharip uçak geçişi yapılması planlanmıştır. Geçitkale/KKTC'de 661,5 metrekarelik şanlı Türk bayrağımız ile serbest paraşüt atlayışı gerçekleştirerek Türkiye rekoru kıran Özel Kuvvetler Komutanlığı personelimizi, 6-8 Şubat'ta Adana'da düzenlenen 'Uluslararası Masterlar Uzun Kulvar Yüzme Şampiyonası'nda, 9 Türkiye rekoru kıran Türk Silahlı Kuvvetleri Spor Gücü Yüzme Takımımız ve derece elde eden sporcularımız ile, 29 Ocak-10 Şubat'ta 17 ülkenin katılımıyla Pakistan'da düzenlenen 9'uncu Uluslararası Pakistan Kara Kuvvetleri Takım Ruhu Yarışması'nda (PATS-2026) altın madalya kazanan Kara Kuvvetleri Takımımızı bir kez daha tebrik ediyoruz."

Envantere yeni giren silah sistemleri

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin güçlü, modern, etkin savunma kapasitesinin yerli ve milli savunma sanayi ürünleriyle geliştirilmesi çalışmalarına devam edildiğine dikkati çekti.

Bu kapsamda geçen hafta, Kara Kuvvetleri Komutanlığınca Hisar-A Projesi kapsamında çeşitli miktarlarda Füze Fırlatma Sistemi (FFS) ve Tam Atım Füze, muayene ile kabul faaliyetlerinin tamamlanarak envantere alındığını bildiren Aktürk, şöyle devam etti:

"Diğer yandan, hafta içerisinde muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatını tamamlayan Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından Riyad'da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı (World Defence Show) 2026'da, ALTALBIAH firması ile MKE TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi teknolojisi ihracı ve ortak üretimi ile 122 mm ÇNRA (Çok Namlulu Roketatar) mühimmatının Suudi Arabistan'da ortak üretimine yönelik Mutabakat Zaptı ve Saudi Chemical Company Limited ile patlayıcı ham madde ve enerjetik materyaller alanındaki işbirliklerini geliştirmek amacıyla Mutabakat Zaptı imzalanmıştır."

İstanbul'daki uyuşturucu soruşturmasında Enes Batur Sungurtekin gözaltına alındı

İstanbul'daki uyuşturucu soruşturması kapsamında yurt dışında olduğu için hakkında yakalama kararı çıkarılan Enes Batur Sungurtekin havalimanında gözaltına alındı

12.02.2026 12:31:00
AA
İstanbul'daki uyuşturucu soruşturmasında Enes Batur Sungurtekin gözaltına alındı
İstanbul'daki uyuşturucu soruşturmasında Enes Batur Sungurtekin gözaltına alındı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti", "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma" ile "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçlarından yürütülen soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında yurt dışında bulunduğu için hakkında yakalama kararı çıkarılan Enes Batur Sungurtekin, havalimanında gözaltına alındı.

Ne olmuştu?

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında Hasan Can Kaya, Yusuf Aktaş (Reynmen), Emirhan Çakal, Mazlum Aktürk, Mert Eren Bülbül, Sıla Dündar, Döndü Şahin, Burak Güngör, Ahmet Can Dündar, Berkcan Güven ile Fırat Yayla gözaltına alınmıştı.

Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, Adli Tıp Kurumu'nda kan ve saç örnekleri alındıktan sonra İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'na götürülmüş, buradan da serbest bırakılmıştı.

Hakimlik kararıyla şüpheliler hakkında "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol şartı uygulanmasına hükmedilmişti.

Soruşturma kapsamında ayrıca, Enes Batur Sungurtekin, Barış Murat Yağcı, Ecenaz Üçer, Kemal Can Parlak, Çağrı Taner, Turgut Ekim, Barbaros Dikmen, Yaren Alaca ile Nisa Bölükbaşı hakkında yurt dışında bulundukları için yakalama kararı verilmişti.

Hakkında yakalama kararı çıkarılan diğer şüpheli İbrahim Tilaver'in ise hastanedeki tedavisinin ardından gözaltına alınacağı, Eray Durmuş'un ise arandığı öğrenilmişti.

Barış Murat Yağcı, 2 Şubat'ta havalimanında gözaltına alınmış ve Adli Tıp Kurumu'na sevk edilerek örnek vermişti. Yağcı, İl Jandarma Komutanlığı'ndaki ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.

Aziz İhsan Aktaş davasının 11'inci duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 11'inci duruşması başladı

 

12.02.2026 11:08:00
Anadolu Ajansı
Aziz İhsan Aktaş davasının 11'inci duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş davasının 11'inci duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar cezaevinden getirildi.

Aralarında Aziz İhsan Aktaş'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda tutuksuz sanık ve avukatların da hazır bulunduğu duruşmaya, sanıkların yakınları ile bazı CHP'li yöneticiler ve partililer izleyici olarak katıldı.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alınan duruşmada, tutuksuz sanık Baki Nugay'ın savunması alınıyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı sanık Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı sanık Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı sanık Zeydan Karalar ile görevinden uzaklaştırılan ve hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı sanık Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan kazandığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.