GİRESUN - Giresun Devlet Hastanesi Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Torun, viral Hepatit-C virüsünün hızla yayıldığını ileri sürdü.
Torun, 3-4 yıl öncesine kadar henüz adı bile bilinmeyen bu hepatit türünün artık bugün herkesçe bilindiğini söyledi.
Hepatit-C'nin son derece akıllı bir virüs olduğunu kaydeden Dr. Mustafa Torun, hızla maskesini değiştirerek, karaciğer hücrelerine geçmek suretiyle tahribatını hızlandırdığını belirtti.
"Yeni tanıdığımız bu virüse karşı henüz elimiz kolumuz bağlı olup, önlem almazsak Hepatit-B gibi hızlı bir artış göstereceği kesindir. Üstelik aşısı olmayan ve süratle süregen (Kronik) hale geçen bu virüs hastalığına karşı maalesef tüm bulaşıcı hastalıklarda olduğu gibi geç kalmaktayız." diyen Dr. Torun, "Rutin taramalarda ve kan alışverişinde tesadüfi olarak saptanan bu virüsün, kronik Hepatit-C yapma ihtimali yüzde 80'ler civarındadır. Halsizlik yorgunluk yakınmaları ile kendini gösteren bu hastalık tedavi edilmezse karaciğer sirozu ve kanserine yakalanma ihtimali yüksektir. Bu hastalığın tedavisi son derece zordur. Tedavi süresi en az 1-2 yıl sürer. Bir de Türkiye'de Hepatit-C'nin en tehlikeli grubu bulunuyor. Buna da Hepatit-C tip 1-B adıyla tanınıyor. Daha çok Japonya ve Uzakdoğu da görülen bir hastalıktır." dedi.
Önlem alınması lazım
Tüm hastalıklarda olduğu gibi Hepatit-C için de tedavi hekimliği yerine koruyucu hekimliğin ön plana alınmasını isteyen Torun, konuşmasını şöyle sürdürdü :
"Şüpheli kan ve kan ürünleri naklinin önüne geçilmeli. Gerekmedikçe ve mutlaka güvenilir bir test yapılmadıkça kan verilmemelidir. Tüm cerrahi girişimlerde, menükür, pedükür ve traş olurken, uygun sterilizasyon, dezenfeksiyon ve hijyen kurallarına uyulmalıdır. Pansuman, cerrahi müdahale, sünnet, enjeksiyon, kulak deldirme, dövme gibi işlemler sağlıklı ortamlarda yapılmalı. Tırnak makası ve traş bıçağı, diş fırçası hatta tarak gibi kişisel eşyalarımızı başkasıyla paylaşmamalıyız. Vücuttaki yaralı bölgeler açık kalmamalıdır. Evlilik öncesi, cinsel yolla bulaşan hastalıkların mutlak suretle testleri yapılmalı, test sonucuna göre önlem alınmalıdır. Zaman geçirilmeden ilk okuldan başlayarak AIDS, viral hepatit gibi bulaşıcı hastalıkların eğitimi tüm okul programlarına alınmalıdır. Bu hastalıklarla uğraşan kurum ve sivil toplum örgütlerine maddi ve manevi destek olunmalıdır."
Torun, 3-4 yıl öncesine kadar henüz adı bile bilinmeyen bu hepatit türünün artık bugün herkesçe bilindiğini söyledi.
Hepatit-C'nin son derece akıllı bir virüs olduğunu kaydeden Dr. Mustafa Torun, hızla maskesini değiştirerek, karaciğer hücrelerine geçmek suretiyle tahribatını hızlandırdığını belirtti.
"Yeni tanıdığımız bu virüse karşı henüz elimiz kolumuz bağlı olup, önlem almazsak Hepatit-B gibi hızlı bir artış göstereceği kesindir. Üstelik aşısı olmayan ve süratle süregen (Kronik) hale geçen bu virüs hastalığına karşı maalesef tüm bulaşıcı hastalıklarda olduğu gibi geç kalmaktayız." diyen Dr. Torun, "Rutin taramalarda ve kan alışverişinde tesadüfi olarak saptanan bu virüsün, kronik Hepatit-C yapma ihtimali yüzde 80'ler civarındadır. Halsizlik yorgunluk yakınmaları ile kendini gösteren bu hastalık tedavi edilmezse karaciğer sirozu ve kanserine yakalanma ihtimali yüksektir. Bu hastalığın tedavisi son derece zordur. Tedavi süresi en az 1-2 yıl sürer. Bir de Türkiye'de Hepatit-C'nin en tehlikeli grubu bulunuyor. Buna da Hepatit-C tip 1-B adıyla tanınıyor. Daha çok Japonya ve Uzakdoğu da görülen bir hastalıktır." dedi.
Önlem alınması lazım
Tüm hastalıklarda olduğu gibi Hepatit-C için de tedavi hekimliği yerine koruyucu hekimliğin ön plana alınmasını isteyen Torun, konuşmasını şöyle sürdürdü :
"Şüpheli kan ve kan ürünleri naklinin önüne geçilmeli. Gerekmedikçe ve mutlaka güvenilir bir test yapılmadıkça kan verilmemelidir. Tüm cerrahi girişimlerde, menükür, pedükür ve traş olurken, uygun sterilizasyon, dezenfeksiyon ve hijyen kurallarına uyulmalıdır. Pansuman, cerrahi müdahale, sünnet, enjeksiyon, kulak deldirme, dövme gibi işlemler sağlıklı ortamlarda yapılmalı. Tırnak makası ve traş bıçağı, diş fırçası hatta tarak gibi kişisel eşyalarımızı başkasıyla paylaşmamalıyız. Vücuttaki yaralı bölgeler açık kalmamalıdır. Evlilik öncesi, cinsel yolla bulaşan hastalıkların mutlak suretle testleri yapılmalı, test sonucuna göre önlem alınmalıdır. Zaman geçirilmeden ilk okuldan başlayarak AIDS, viral hepatit gibi bulaşıcı hastalıkların eğitimi tüm okul programlarına alınmalıdır. Bu hastalıklarla uğraşan kurum ve sivil toplum örgütlerine maddi ve manevi destek olunmalıdır."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.