Hıristiyanların lanetlediği Yahudileri, Osmanlı sahiplendi. Osmanlı içinde güçlendiler, zenginleştiler. 1800'lü yıllardan itibaren Filistin bölgesinde toprak almaya başladılar. 2. Abdülhamit döneminde artık bölgeye yerleşmişlerdi.
1. Dünya savaşı ve 2. Dünya savaşında bölgeye gizli ve de mecburi bir Yahudi göçü başlatıldı ve de 1948'de İsrail devleti kuruldu. O günden bugüne Müslümanları katlederek, topraklarına el koyarak, maaşlarına çökerek genişliyor, büyüyor.
Arada bazı Arap ülkeleri ile didişti ama hepsini dize getirerek büyümeye daha doğrusu vahşileşmeye devam etti. O kadar ki, Kudüs'ü bile başkent ilan etti.
Tabi bu yetmiş küsur yıllık süreçte İsrail hiçbir sınır tanımadı. İslam'ın kutsal mekanlarını hem askerleri hem de Yahudi vatandaşları bastı. Namaz kılan Müslümanları katlettiler. Mescid-i Aksa'ya, İbrahim Camisine Müslümanların girişini bile yasakladılar.
Aynı vahşeti bütün Filistin topraklarında gösterdiler. İnanç temelli hedefleri için dünyanın değişik bölgelerinde Yahudileri ithal ettiler. Bu ithal Yahudilere yer açmak için Filistinlilere ait mekanları içinde ev halkları ile birlikte havaya uçurmakta bir sakınca görmediler.
Hülasa İsrail-Yahudiler NAS ile sabit karakterlerini yıllardır sergiliyor.
Şimdi HAMAS saldırdı. Ekranlarda HAMAS'ın arkasındaki güç aranıyor. Cevap veriyorum: 11 Eylül saldırılarını kim planlamışsa HAMAS'ın saldırısını da o planlamıştır. HAMAS tetikçidir.
Çok basit bir örnek vereyim; sosyal medyada araçların kasasında öldürülmüş çıplak kadın videoları ve aynen IŞID gibi tekbir getiren kişiler var. Hiçbir iman sahibi böyle bir şey yapmaz, yapamaz.
HAMAS 5 bin füze atmış. 15 bin daha atsın. Ya sonra? Füzem kalmadı. O zaman kaybedeceği bir savaşı neden ve kimin adına başlattı? On binler ölecek. Kimin için?
Bir oldular
HAMAS'ın tetikçiliği ile Yahudi ve Hristiyanlar anında bir bilek oldular. ABD'si, Avrupa'sı her şeyimizle yanındayız, dedi.
HAMAS bu saldırı ile hem İslam'a hem de Filistinlilere saldırıları meşru hale getirdi.
İsrail'in yıllardır yaptığı zulüm ve vahşete masumiyet algısı örttü.
İsrail'in Ankara Büyükelçisi
İsrail'in Ankara Büyükelçisi, iktidarın gayri resmi sözcüsü olan CNN TÜRK'e özel açıklamalarda bulundu. Neden bu kanala, sorusunun cevabını siz bulun.
İsrail'in Ankara Büyükelçisi İrit Lillian öyle bir profil çizdi ki bilmeyenlerin acıyası gelir. Sanki İsrail değil Filistin elçisi konuşuyor!
Bu terör devletinin elçisi diyor ki; "İsrail'in sivil şehirlerinin bir kısmında hala Hamas teröristleri var".
Bu terör devletinin elçisi diyor ki; "Birçoğu insanların kendilerini ellerinde ne varsa savunmaya çalıştıkları evlerine girmeye çalışıyor."
Bu terör devletinin elçisi diyor ki; "İzleyenleri ve dinleyenleri yaşanan korkunç şeylere maruz bırakmak istemiyorum. Ancak şunu söylemeliyim ki yaşananlar insanlık dışı ve kabul edilemez."
Bu terör devletinin elçisi diyor ki; "Kamuoyuna bugünün İsrail'de kutsal bir bayram olduğunu da hatırlatmak istiyorum. Bugün Sukot Bayramı. İnsanlar evlerinde. Kutsal bir gün, dua edilen bir gün.
İnsanlar sinagoglara gidip Sukaların içinde oturuyorlar ve bu durum olabilecek en iğrenç şekilde istismar edildi. İsrail'e sızmayı başardılar.
Ancak hemen şunu eklemek isterim, İsrail kuvvetleri bu saldırıya çok kararlı bir şekilde yanıt verdi ve maalesef İsrail'deki masum sivillere karşı yapılan bu tür terör saldırılarının durdurulması için elimizden gelenin en iyisini yapacağımız bir operasyon başlattık."
Bu terör devletinin elçisi diyor ki; "Bu konuda kesin bir bilgimiz yok ancak kaçırılanlar arasında siviller de var. Hala yaşlılardan, çocuklardan, hamile kadınlardan mı bahsediyoruz onu bile bilmiyoruz. Hepsi bu teröristler tarafından saldırıya uğradı.
Manzara söylediğim gibi kabul edilemeyecek durumda, tamamen, korkunç, iğrenç bir durumda. Kimsenin 80 yaşındaki bir hanımefendiye işkence ederek bir şeyi savunduğunu söyleyemez.
Türkiye'deki birçok insanla birlikte vatanımdaki halkım için dua ediyorum. Umarım bu korkunç durum hemen sona erer."
Sayın terör devletinin elçisi, aynaya bak ve utan. Akıbetiniz bellidir ve kesindir.
İslam dünyası
Hz. Sevban anlatıyor: "Resulullah (s.a.a.v) buyurdular ki: "Size çullanmak üzere, yabancı kavimlerin, tıpkı sofraya çağrışan yiyiciler gibi, birbirlerini çağıracakları zaman yakındır."
Orada bulunanlardan biri: "O gün sayıca azlığımızdan mı bu durum başımıza gelecek?" diye sordu.
"Hayır, bilakis o gün siz çok olacaksınız. Lakin sizler bir selin getirip yığdığı çer-çöpler gibi hiçbir ağırlığı olmayan kimseler durumunda olacaksınız.
Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karşı korku duygusunu çıkaracak ve sizin kalplerinize zaafı atacak!" buyurdular.
Zaaf da nedir ey Allah'ın Resulü?
"Dünya sevgisi ve ölüm korkusu!" buyurdular." (Ebu Davud, Melahim 5/4297)
İslam dünyası bu hadisi şerifin vurgusunu yaşıyor. Katar, Suud gibi ülkeler İsrail'e destek verirken bizim gibi ülkeler ise itidal çağrısı yapıyor.
Neden? Sayıca onlardan çoğuz ama onlar bizden korkmuyor ve biz, onlardan dünyalık bekliyoruz.
- Uyuşturucuyu tabana yaydılar / 21.01.2026
- Sen bir katil ve sapıkla dost olur musun? / 20.01.2026
- Hakan Fidan ‘uyandık’ diyor / 19.01.2026
- PKK’yı bitirmek yerine büyüttüler / 18.01.2026
- Hepsi emeklilerin yanında / 17.01.2026
- Allah’a ve Resulüne muhalefetin bedelidir bu zillet / 16.01.2026
- Ortadoğu bataklığında Türkiye, kime dost kime düşman? / 14.01.2026
- Bilal Erdoğan ‘dindar insan’ tarifini biliyor mu? / 13.01.2026
- Peygamberimiz (s.a.a.v) enflasyon hakkında ne diyor? / 12.01.2026



























































































