Gözler Uluslararası Adalet Divanı'nda
ABD'li hukukçu Diala Shamas, Uluslararası Adalet Divanı'nın Güney Afrika'nın İsrail aleyhine talep ettiği ihtiyati tedbirlere hükmetmesi durumunda, bunun uluslararası toplum için bir test olacağını belirtti. Shamas, Güney Afrika'nın iddialarını ve muhtemel tedbir kararlarının diğer devletlere etkisini değerlendirdi
13.01.2024 15:37:00 / Güncelleme: 13.01.2024 15:45:01
AA
AA





ABD'li kıdemli hukukçu ve avukat Diala Shamas, Uluslararası Adalet Divanının (UAD), Güney Afrika'nın İsrail aleyhine talep ettiği ihtiyati tedbirlere hükmetmesi durumunda, bunun uluslararası toplum için bir test olacağını belirtti. Güney Afrika'nın İsrail aleyhine UAD'de açtığı "soykırım" davası duruşmalarını takip etmek için ABD'den Hollanda'ya gelen ve New York merkezli Anayasal Haklar Merkezinde (CCR) kıdemli hukukçu olarak çalışan Shamas, davanın taraflarının iddialarını, muhtemel tedbir kararlarını ve kararların diğer devletlere etkisini değerlendirdi. New York'ta avukatlık yaptığını belirten Shamas, "Bu, gerçekten tarihi bir andı. Güney Afrika her ne kadar kendi adına hareket etse de bir anlamda Filistin halkı adına soykırımı gündeme getiren bu davayı UAD'ye götürdü. Bu, gerçekten izlemeye değerdi" dedi. Shamas, canlı yayınlanan duruşmaların çok sayıda kişi tarafından izlendiğini, hukukçu olmayanların dahi Güney Afrika'nın iddialarından etkilendiğini ve bunları ikna edici bulduğunu belirtti.
'Açıklamalar çok etkileyiciydi'
Güney Afrika'nın iddialarına Filistin'in işgalini anlatan bağlamı hakimlere hatırlatmasının dikkati çekici olduğunu dile getiren Shamas, "Güney Afrika avukatları bunun 1948'de başladığını söyleyerek 75 yıllık apartheid'a atıfta bulundu. Bunu Güney Afrikalı bir yetkiliden duymak, Filistinliler ve dünya için elbette etkileyiciydi" diye konuştu. Shamas, Güney Afrika avukatlarının soykırımın tüm unsurlarını karşılayan, hukuken ve ahlaken çok güçlü bir iddialar ortaya koyduğunu vurguladı.İsrail iddiaları cevaplanmadı
İsrail'in duruşmalardaki savunmasında, Güney Afrika'nın iddialarına cevap vermek yerine 7 Ekim olayları ve Hamas'a odaklamasının Güney Afrika avukatları tarafından beklenen bir durum olduğunu kaydeden Shamas, "İsrail, kamuoyu önünde verdiği tüm röportajlarda mahkemede dile getirdiği (7 Ekim olayları ve Hamas'a yönelik) argümanları tekrar tekrar dile getirmişti. Güney Afrika avukatları bu yüzden konuşmalarına bu meseleden başladılar" değerlendirmesinde bulundu. İsrail'in Hamas'ı bahane ederek yaptığı tüm ihlallerin haklı olduğunu ve uluslararası hukuk kurallarının kendisine karşı kullanılamayacağı yönündeki tutumunun makul bir gerekçe olmadığını kaydeden Shamas, "Güney Afrika avukatının duruşmada söylediği gibi vahşet ne kadar büyük olursa olsun ya da saldırı ne kadar ciddi olursa olsun, soykırım asla meşru bir yanıt değildir. Soykırım yasal değildir ve meşru müdafaa hakkı olarak kullanılamaz" ifadelerini kullandı.'Uluslararası toplum için bir test olacak'
Shamas, UAD'nin, Güney Afrika'nın tedbir taleplerini kabul etmesini beklediğini dile getirerek şunları kaydetti: "Bu, uluslararası toplum için bir test olacak. Çünkü İsrail'in hesap vermeden ihlallerine devam etmesine izin verenler, desteğini geri çekmeyen diğer devletler; burada özellikle ABD'yi kastediyorum, İsrail'i kayıtsız şartsız desteklediler ve bu desteği sürekli tekrarladılar." Shamas, tedbir kararları karşısında tüm gözlerin ABD ve Avrupa Birliği'ne (AB) çevrileceğini dile getirerek "Umuyorum ki (ABD ve AB) İsrail'e olan askeri, siyasi ve diplomatik desteğini geri çeker" diye konuştu. Tedbir kararının Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) dahil olmak üzere iç hukukta da birçok yeni dava açılmasına kapı aralayacağına dikkati çeken Shamas, "Bence farklı devletler de evrensel yargı yetkisine dayanılarak ceza davaları açabilir ve (Divanın) tedbir kararı bu davalar için kesinlikle çok önemli olacaktır" değerlendirmesinde bulundu.Asıl soru: ABD ne yapacak?
İsraillilerin geçici tedbirlere uymaması halinde Güney Afrika'nın ya da diğer devletlerin alabileceği önlemlere değinen Shamas, şöyle devam etti: "Bence asıl soru, ABD'nin Güvenlik Konseyinde ne yapacağı ve UAD kararının uygulanmasına yönelik çabaları veto edip etmeyeceğidir. Bu da nihayetinde maalesef durumu siyasi bir soruna dönüşmektedir. Güney Afrikalı avukatlardan birinin dün söylediği gibi uluslararası hukukun değeri, meşruiyeti ve güvenilirliği bu davada terazinin kefesinde durmaktadır." Güney Afrika, Divan'dan, İsrail'i "soykırım yapmamaya, soykırımı önlemeye ve soykırımın faillerini cezalandırmaya" zorlamak için geçici tedbir uygulanmasını istiyor. Bu tür geçici tedbirler, dava süreci devam ederken durumun daha da kötüleşmesini önlemeyi amaçlıyor.Yorumlar
Yorum bulunmuyor.