logo
17 ŞUBAT 2026


Gemi kaptanı 30 yıllık hapis cezasını duyunca mahkeme salonunda bayıldı

Çin vatandaşı gemi kaptanı 30 yıllık hapis cezasını duyunca mahkeme salonunda bayıldı.

11.03.2021 15:17:00
Gemi kaptanı 30 yıllık hapis cezasını duyunca mahkeme salonunda bayıldı
Gemi kaptanı 30 yıllık hapis cezasını duyunca mahkeme salonunda bayıldı
Çin vatandaşı gemi kaptanı 30 yıllık hapis cezasını duyunca mahkeme salonunda bayıldı.

Zonguldak'ta geçen Ağustos ayında narkotik polisinin Türkiye'ye kokain sokulacağı istihbaratı üzerine yaptığı drone destekli operasyonda piyasa değeri 60 milyon lirayı bulan 31 kilogram kokain; yük gemisinin suya batık kısmında özel tankın içinde ele geçirildi. Tutuklanarak cezaevine gönderilen geminin Çin vatandaşı kaptanları "uyuşturucu ticareti" suçlamasıyla 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Geminin yine Çin vatandaşı baş mühendisi ise delil yetersizliğinden beraat etti. Geminin 60 yaşlarındaki kaptanı Guangjian Xu kararın açıklanmasının ardından mahkeme salonunda fenalaşarak ambulansla hastaneye kaldırıldı.

23 Ağustos 2020'de tarihinde ülkeye kokain sokulacağı istihbaratı üzerine gemiye baskın yapan İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri geminin omurga bölümünün dış tarafına sonradan monte edilen tankta 31 kilo 279 gram kokain ele geçirildi. Piyasa değeri 60 milyon TL olan kokainle ilgili gözaltına alınan Çin vatandaşları gemi kaptanı Guangjian Xu, ikinci kaptan Kaibo Wu, baş mühendis Junjie Zhang tutuklanmıştı. Tutuklu 3 sanık hakkında 'uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme' suçundan 30 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Zonguldak 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşmasına tutuklu sanıklar Guangjian Xu, Kaibo Wu, Junjie Zhang ve avukatları katıldı.

"Özgür bir şekilde aileme kavuşmak istiyorum"

Hakim karşısına çıkarak tercüman eşliğinde kendini savunan Gemi kaptanı Guangjian Xu, Kolombiya'dan aldıkları taş kömürünü Zonguldak'a getirdiklerini ifade ederek uyuşturucu maddelerin bulunduğu tankı kimin monte ettiğini bilmediğini yineledi. Sanık avukatları ise olay sonrası gemi personelinin kolluk kuvvetlerine yardımcı olduğunu hatırlatarak suçun aydınlatılması için çaba gösterdiğini ifade etti. Cumhuriyet Savcısı ise mütalaa verdi. Son sözleri sorulan Gemi kaptanı Guangjian Xu, Zonguldak'taki limanda yükü boşalttıktan sonra tekrar Kolombiya'ya gidecekleri yönünde emir aldıklarını ancak gelen emirin kesin olmadığı için denizcilik uygulamalarına göre Akdeniz'de bekleyeceklerini söyledi. Hayatının hiçbir evresinde böyle işlere bulaşmadığını söyleyen Xu, "Ben hayatımda böyle işlere bulaşmadım. Adil bir karar olacağına inanıyorum. Beraatimi talep ediyorum" dedi.

Geminin ikinci kaptanı Kaibo Wu ise maaş durumunun iyi olduğunu seferler sebebiyle ailesinden uzak olduğunu hatırlattı. Özgür bir şekilde memleketine dönmek istediğini söyleyen Wu, "Gemide çalışmak çok zor bir iş.. Normalde maaş durumumuz iyi olduğu için kendi ailemiz ve bazı akrabalarımızın sorumluluğunu üstlenmekteyiz. Bir gidişte seferde birkaç ay evden uzak oluruz. Hayatımız boyunca yaptığımız meslekten dolayı ailemizi ve memleketimizi özleyerek geçiriyoruz. Pandemide zaten bu süreçler uzun sürmekteydi. Bir de bi olaydan dolayı uzun süre ailemden uzakta kaldım. Gerçekten özgür bir şekilde memleketime dönüp aileme kavuşmak istiyorum" diye konuştu.

30 yıl cezayı duyunca mahkeme salonunda bayıldı

Geminin baş mühendisi Junjie Zhang ise "Ben ve arkadaşlarımın sonsuza kadar suçsuz olduğunu düşünüyorum. Özgürlüğümüzü sağlamanızı arzu ediyorum" dedi. Mahkeme ise geminin baş mühendisi Zhang'in delil yetersizliği sebebiyle beraatine karar verdi. Gemi kaptanı Guangjian Xu, ikinci kaptan Kaibo Wu ise "uyuşturucu madde ticareti ve ithali" suçundan ve taşıdıkları uyuşturucunun kokain olması sebebiyle 30 yıl hapis cezası ve 200 bin lira para cezası ile cezalandırıldı.

Kaarı duyan gemi kaptanı Xu ise salonda fenalaştı. Jandarma personelinin yardımcı olduğu gemi kaptanı için adliye önüne acil sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi yapılan Guangjian Xu ambulansla hastaneye kaldırıldı.İHA

Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş


 
 
Türkiye'de kumar bağımlılığında son yıllarda büyük artış görüldü. Öyle ki, Yeşilay'a kumar bağımlılığı tedavisi için yapılan başvurular 2024'te ilk defa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. 

17.02.2026 00:44:00
Haber Merkezi
Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş
Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş

Türkiye'de kumar bağımlılığında son yıllarda büyük artış görüldü. Öyle ki, Yeşilay'a kumar bağımlılığı tedavisi için yapılan başvurular 2024'te ilk defa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. Kumar bağımlılığının yaygınlığını sosyal medyada da görmek mümkün.

Dünyada da yaygın

Çok sayıda kişi ailelerinin, arkadaşlarının ve hatta kendilerinin kumar bağımlılığı nedeniyle yaşadıkları sorunları anlatıyor. Peki Türkiye'de kumar bağımlılığı neden bu kadar hızlı artıyor? Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre günümüzde dünyadaki yetişkinlerin yüzde 1.2'sinin 'kumar bozukluğu' olduğu tahmin ediliyor. Yeşilay'ın Eylül 2025'te yayımladığı Türkiye Kumar Raporu'na göre insanların kumar oynamasındaki "en temel unsur para kazanma olasılığı, hayatlarını değiştirebilecek büyük bir ikramiye kazanma hayali." Fakat kumar bağımlılığı bunun tam tersiyle sonuçlanıyor: Birikim kaybı, borçlanma, iflas ve sağlık harcamalarını bile karşılayamaz hale gelme. Kumar bağımlılığı yalnızca bunu yaşayan bireyleri değil, borçlanma ve benzeri nedenlerle aileleri ve çevrelerini de etkiliyor.

Bir aile hastalığı

Yeşilay'ın bağımlılık tedavisi verdiği Yeşilay Danışmanlık Merkezi'nin (YEDAM) Müdür Yardımcısı Klinik Psikolog Mert Şerbetçi bu yüzden buna 'bir aile hastalığı' diyor ve tedavisinde ailenin vereceği desteğin önemli olduğunu söylüyor. Bilim dergisi Lancet, kumarın kamu sağlığına etkisini ölçmek için bir komisyon oluşturdu. Bu komisyonun Kasım 2024'te yayımladığı bir rapora göre dünyada yetişkinlerin yarıya yakını ve 13-19 yaş arası ergenlerin altıda biri kumar oynuyor. Bu grubun "kumar bozukluğu" gösterme oranı yetişkinlerin yaklaşık iki katı.

Kadınlar da oynuyor!

Çocuk ve ergen psikiyatristi Prof. Şaziye Senem Başgül, Türkiye'de kumar bağımlılığının 14-15 yaşa kadar düştüğünü ve en riskli grubun gençler olduğunu söylüyor. Yeşilay verilerine göre kumar oynayanların yüzde 71'i, buna 15-24 yaş arasında başlıyor. Yeşilay'a göre kumar oynayan kadınların sayısı, erkeklerin yaklaşık yarısı kadar. Fakat YEDAM'a kumar bağımlılığı tedavisi için başvuranların yalnızca yüzde 2'si kadın. Yeşilay'ın raporunda bu durum 'önemli bir sorun' olarak niteleniyor. DSÖ'nün paylaştığı endüstri analizine göre küresel kumar sektörünün büyüyerek 2028'de 700 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
Bunun büyük bir kısmının düşük ve orta gelirli ülkelerde akıllı telefonların yaygınlaşması sayesinde olacağı öngörülüyor.

Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!


 
Türkiye'de bu yıl Ocak ayı ortalama sıcaklığı 3.6 derece ile mevsim normallerine göre 0.7 derece arttı. Geçen ay  en yüksek sıcaklık ise 23.4 dereceyle Yalova'da kaydedildi. 

17.02.2026 00:09:00
AA
Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!
Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!
Türkiye'de bu yıl Ocak ayı ortalama sıcaklığı 3.6 derece ile mevsim normallerine göre 0.7 derece arttı. Ay içinde sıcaklık Kahramanmaraş, Tunceli, Malatya, Siirt, Gaziantep, Kilis, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Batman çevrelerinde mevsim normallerinin altında, Marmara Bölgesi'nin genelinde, Ege Bölgesi'nin kıyı kesimlerinde, Isparta, Eskişehir, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken, yurdun diğer bölgelerinde mevsim normalleri civarında ölçüldü.

Geçen ay en düşük sıcaklık sıfırın altında 33.1 dereceyle Erzurum'da, en yüksek sıcaklık ise 23.4 dereceyle Yalova'da kaydedildi.

Ege Bölgesi'nde ise en düşük sıcaklık sıfırın altında 13.9 dereceyle Kütahya'da, en yüksek sıcaklık 22.5 dereceyle Salihli'de gözlendi. Akdeniz Bölgesi'nde de en düşük sıcaklık sıfırın altında 27.8 dereceyle Göksun'da, en yüksek sıcaklık ise 22.2 dereceyle Fethiye'de kayıtlara geçti. Karadeniz Bölgesi'nde en düşük sıcaklık sıfırın altında 21.1 dereceyle İspir'de, en yüksek sıcaklık 23.3 dereceyle Trabzon'da gözlendi.

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz, Türkiye siyasetinin ve toplumsal yapısının bugünkü durumunu manken Aysun Kayacı'yı örnek vererek değerlendirdi

16.02.2026 15:12:00
Ahmet Turan Yiğit
Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek
Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'dan Aysun Kayacı'ya destek
Türkiye siyasetinin ve toplumsal yapısının bugünkü durumunu ünlü hukukçu Uğur Poyraz değerlendirdi.
Poyraz, "Aysun Kayacı'nın kulaklarını çınlatmadan edemeyeceğim. Aysun'u linç ettiydik, ama hiç kimse
kusura bakmasın. Ömer Bey ya da Nazif üstadım bir oy atarken 50 bin kere düşünerek davranıyorsa, ama onların sayısal çoğunluğu genel çoğunluk karşısında azınlıkta kalıyorsa, sandık demokrasi değil, sadece bir oyundan ibarettir. Türkiye bu oyunu yıllardır oynayarak bugünlere geldi ve böyle de gidecek" dedi.

Ünlü hukukçu Uğur Poyraz'ın konuşmasını izleyin:

Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı

CHP PM Üyesi Barış Övgün, son dönemdeki bakan atamalarının perde arkasını, bürokrasi ile siyasetin iç içe geçtiği "Hibrit Merkezileşme" modelini ve muhalefete yönelik artan baskıların gerçek nedenlerini analiz etti

16.02.2026 14:49:00
Ahmet Turan Yiğit
Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı
Akın Gürlek Neden Atandı? Artık Kimler Hedefte? CHP PM Üyesi Barış Övgün açıkladı
Türkiye siyaseti, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarındaki kritik değişimlerle yeni bir döneme evriliyor. İstanbul'un güçlü savcılarından Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olması bir "tenzili rütbe" mi yoksa büyük bir yeniden yapılandırma hamlesi mi? CHP PM Üyesi Barış Övgün, son dönemdeki bakan atamalarının perde arkasını, bürokrasi ile siyasetin iç içe geçtiği "Hibrit Merkezileşme" modelini ve muhalefete yönelik artan baskıların gerçek nedenlerini analiz etti.

CHP PM Üyesi Barış Övgün'ün konuşmasını izleyin:

Taşan Gediz Nehri dolayısıyla mahsur kalanlar kurtarıldı

Manisa'da etkili olan sağanak yağışların ardından Gediz Nehri'nin taşmasıyla oluşan sel baskınlarında mahsur kalan 44 vatandaş ile 127 besi hayvanı, Manisa Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin yoğun çalışması sonucu güvenli bölgelere tahliye edildi

16.02.2026 13:32:00 / Güncelleme: 16.02.2026 13:36:41
İHA
Taşan Gediz Nehri dolayısıyla mahsur kalanlar kurtarıldı
Taşan Gediz Nehri dolayısıyla mahsur kalanlar kurtarıldı
Kent genelinde etkisini sürdüren sağanak yağış sonrası Gediz Nehri'nin taşması, nehir kıyısındaki mahallelerde su baskınlarına yol açtı. İhbarların ardından harekete geçen Manisa Büyükşehir Belediyesi ekipleri, selden etkilenen bölgelere kısa sürede ulaştı. Evlerinde mahsur kalan 44 vatandaş ile 127 büyükbaş ve küçükbaş hayvan, yürütülen koordineli çalışmalarla güvenli alanlara çıkarıldı.



Botlar ve iş makineleriyle tahliye

Taşkının ardından bölgeye sevk edilen İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, botlarla su basan alanlarda durum tespiti yaptı. Fen İşleri Dairesi'ne bağlı iş makinelerinin desteğiyle gerçekleştirilen operasyonlarda mahsur kalan aileler ve hayvanları tahliye edildi.



Hayvanlar güvenli alana alındı

Tahliye edilen hayvanlar, Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Hayvan Pazarı'na yerleştirildi. Selden zarar gören üreticilerin mağduriyetini azaltmak amacıyla belediye tarafından bölgeye 2 ton yem desteği sağlandı.



500 kum çuvalıyla önlem

Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı ekipleri, su seviyesinin yükseldiği kritik noktalarda gece boyunca nöbet tuttu. Yaklaşık 500 kum çuvalı kullanılarak evlerin girişlerine set çekildi. Kırsal Hizmetler ve Fen İşleri birimlerine ait iş makineleri ise muhtemel yeni taşkınlara karşı hazır bekletiliyor.



Başkan Dutlulu: "Tüm ekiplerimiz sahada"

Sahadaki çalışmaları yakından takip eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, selden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti. Dutlulu, "Bir yandan ovamız bereketle doluyor ancak özellikle Gediz taşkın alanında vatandaşlarımız ciddi sıkıntılar yaşıyor. Bu taşkınlar, nehir havzalarındaki yapılaşmanın getirdiği sorunları bir kez daha gözler önüne seriyor. Etkilenen tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun. Tüm ekiplerimiz sahada, vatandaşlarımızın hizmetinde" ifadelerini kullandı.

TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama

TBMM'de staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine 3 kişi yeniden tutuklandı

16.02.2026 12:52:00
İHA
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.

Tahliye kararına yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven yeniden tutuklandı, Halil İlker Güner hakkında ise yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Meclis lokantasında çalışan sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine hükmedilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığın itirazı üzerine dosya bir üst sayılı mahkemece yeniden değerlendirildi ve sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven hakkında tekrar tutuklama kararı verildi.

Sanık Halil İlker Güner'in yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

İstanbul'da otoparktaki araçlardan 30 milyon dolar çalındığı iddiasında gözaltı sayısı 11'e yükseldi

Bakırköy'de, site otoparkındaki 2 araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı 11'e yükseldi

16.02.2026 01:00:00 / Güncelleme: 16.02.2026 07:58:42
AA
İstanbul'da otoparktaki araçlardan 30 milyon dolar çalındığı iddiasında gözaltı sayısı 11'e yükseldi
İstanbul'da otoparktaki araçlardan 30 milyon dolar çalındığı iddiasında gözaltı sayısı 11'e yükseldi

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 11 Şubat'ta Şenlikköy Mahallesi Ekşi Nar Sokağı'nda bulunan sitenin otoparkında park halindeki 2 araçtan yüklü miktarda para çalındığı yönündeki ihbar üzerine başlatılan soruşturma sürüyor.

Bu kapsamda, Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri 4 zanlıyı daha gözaltına aldı.

Böylece gözaltına alınan şüpheli sayısı 11'e yükselirken, zanlıların emniyetteki işlemleri sürüyor.

7 zanlı yakalanmıştı

İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 11 Şubat'ta Şenlikköy Mahallesi Ekşi Nar Sokağı'nda bulunan sitenin otoparkında park halindeki 2 araçtan yüklü miktarda para çalındığı ihbarı üzerine çalışma başlatmıştı.

"Mağdur" sıfatıyla ifadesine başvurulan Bilal Durmaz, Tahtakale'deki döviz bürosunu kapattığı için 30 milyon dolarını üç aydır, yaşadığı sitenin otoparkındaki 2 araçta muhafaza ettiğini söylemişti.

Otoparkın güvenlik kamerası görüntülerinde, otomobille gelen şüphelilerin park halindeki araçtan kendi araçlarına paketler taşıdıkları belirlenmişti.

Çevredeki güvenlik kamerası görüntülerinden zanlıların geliş ve gidiş güzergahını inceleyen ekipler, hırsızlık eylemini gerçekleştirdikleri ve olayla bağlantısı oldukları değerlendirilen bazı şüphelileri tespit etmişti.

Polisin İstanbul, Antalya ve Kocaeli'de yaptığı eş zamanlı operasyonlarda 7 zanlı yakalanmıştı.

Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda ise 1 milyon 670 bin 500 dolar, 13 bin 200 lira, 860 uyuşturucu hap, 2 ruhsatsız tabanca ve 1 kuru sıkı tabanca ele geçirilmişti.

Polis, mağdura bu kadar parayı neden arabada tuttuğunu sordu

Öte yandan, polis merkezinde "mağdur" olarak ifade veren Bilal Durmaz'a, 30 milyon dolar gibi bir parayı neden güvenli sayılamayacak bir yerde muhafaza ettiği ve bankaya yatırmadığı sorulmuştu.

Durmaz, "Yaptığım iş gereği parayı bankaya yatırıp geri çekmek benim için zahmetli oluyor, ondan dolayı parayı araçta taşıyordum. Bu paralar bana 3 aydır hiç lazım olmadığından olduğu yerde duruyordu. Benim şirketimin 2025 yılında sermayesi 40 milyon liradır. Ciroyu avukatım dosyaya sunacaktır." diye cevap vermişti.

Mağdur Bilal Durmaz, iki avukatı eşliğinde verdiği ifadesinde ayrıca, Tahtakale Mahallesi Tahtakale Ticaret Merkezi'nde bulunan Mestur döviz bürosuna eski adresi olan Laleli'den yaklaşık 3 ay önce taşındığını söylemişti.

Mestur Döviz Altın Sınırlı Yetkili Müessese Anonim Şirketi ünvanıyla faaliyet gösterdiğini ve şirketin tek sahibi olduğunu belirten Durmaz, "Ben döviz bürosunun ne kadar ciro yaptığını net hatırlamıyorum. Yaklaşık 3 yıldır aynı işi yapmaktayım. Yeni adrese taşınmam ile döviz bürosunda bulunan 30 milyon ABD doları nakit parayı ikamete getirdim (dolarların tamamı 100 USD banknot şeklindeydi). Son 3 aydır parayı nakit olarak 34 EOS 86 plakalı Ford Ranger ve 34 BJK 747 plakalı Audi A 6 marka araçlarda bulundururum, paralar yarı yarıya şeklinde bulunuyordu." demişti.

Mağdurun babası "kara para aklama" iddiasıyla tutuklanmış

Öte yandan mağdur Bilal Durmaz'ın, "kara para aklama" faaliyetlerinde bulunduğu iddiasıyla tutuklanan Taç Döviz isimli firmanın sahibi Atilla Durmaz'ın oğlu olduğu ortaya çıkmıştı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Laleli'deki bu firma ve yetkililerine yönelik "terörizmin finansmanının önlenmesi", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "tefecilik", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "6493 Sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'un 28. maddesine muhalefet" suçlarından soruşturma başlatılmıştı.

Soruşturma kapsamında, MASAK ve BDDK raporları ile gizli tanık ifadeleri, hesap hareketleri, kamera kayıtları ve diğer delillere göre 60 şüphelinin başta Libya olmak üzere bazı ülkelerle yapılan para alışverişlerini çeşitli ödeme sistemleri aracılığıyla şirketleri üzerinden tekellerine aldığı tespit edilmişti.

Yasa dışı yollarla temin ettikleri yabancı banka kartlarını pos cihazlarında hayali işlemler karşılığında kullanan şüphelilerin, 47 milyar liradan fazla işlem hacmi neticesinde alınan komisyonlardan toplam 1 milyar 300 milyon liradan fazla suç geliri elde ettikleri belirlenmiş, söz konusu paraların şirketlere aktarılması noktasında fatura düzenleme, yasal defterlere kayıt gibi yollarla ticari bir faaliyet kapsamında elde edildiği izlenimi verilmeye çalışıldığı ve suç gelirlerinin çeşitli yöntemlerle aklandığı belirlenmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltı kararı verilen 60 şüphelinin yakalanmasına yönelik 14 Ekim 2025'te operasyon düzenlenmiş, 48 şüpheli gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından 17 Ekim'de İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen şüphelilerden 33'ü tutuklanmış, 15'i hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.

Savcılığın talebi doğrultusunda sulh ceza hakimliği, 255 taşınmaz, 60 araç, 24 şirket ortaklık payı ve şüphelilerin banka hesapları ile kripto varlıklarına el konulması kararı da vermişti.

Çocukluk çağı kanserlerinin üçte birini oluşturan löseminin başlıca belirtilerine dikkat!


 
Lösemi, kemik iliğinde kan hücrelerini üreten hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan bir kanser türü. 
 

14.02.2026 21:49:00 / Güncelleme: 14.02.2026 21:54:17
MURAT ÇORBACI
Çocukluk çağı kanserlerinin üçte birini oluşturan löseminin başlıca belirtilerine dikkat!
Çocukluk çağı kanserlerinin üçte birini oluşturan löseminin başlıca belirtilerine dikkat!

Çocukluk çağı kanserlerinin kesin nedeninin henüz tam olarak bilinmediğini ancak vakaların küçük bir bölümünde kalıtsal faktörlerin etkili olabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Savaş Kansoy, "Çocuklarda kansızlık, karında şişlik ya da dolgunluk hissi, lenf bezlerinde belirgin şişlik, ciltte kolay oluşan morluklar, iki taraflı burun kanaması, uzun süren ateş ve sık enfeksiyonlar löseminin belirtileri arasında sayılabilir. Bu bulgulara ek olarak kan tahlillerinde beyaz kan hücrelerinde görülen anormal değişiklikler de tanı sürecinde yol gösterici olabilir. Bu şikâyetler farklı hastalıklarda da ortaya çıkabilir ancak uzun sürmesi ya da bir arada görülmesi durumunda ailelerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması kıymetli" dedi.

Geçmeyen halsizlik sıradan bir yorgunluk olmayabilir

Çocuklarda görülen kanser belirtilerinin başka hastalıklarla karıştırılabildiğini ifade eden Kansoy, "Özellikle uzun süren halsizlik çoğu zaman basit bir enfeksiyon ya da kansızlıkla, nedeni açıklanamayan morluklar çarpma veya düşmelerle, sık tekrarlayan enfeksiyonlar bağışıklığın geçici olarak zayıflamasıyla, geçmeyen ateş ise üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilişkilendirilebiliyor. Lenf bezlerindeki şişlikler de genellikle enfeksiyonlara bağlanabiliyor. Her belirti lösemi anlamına gelmez ancak bu şikâyetler uzun sürüyor ya da bir arada görülüyorsa ailelerin durumu göz ardı etmeden bir uzmana başvurması erken tanı açısından büyük önem taşır" dedi.

Lösemi tedavisi uzun ve sabır isteyen bir süreç

Löseminin farklı türleri bulunduğunu açıklayan Kansoy, "Löseminin en sık görülen tipleri akut lenfoblastik, akut miyeloblastik ve kronik miyelositer lösemidir. Tanı, kan tahlilleri ve kemik iliğinden alınan örneklerin incelenmesiyle konur. Hastalığın özelliklerine ve risk durumuna göre tedavi planı belirlenir. Çoğu hastada kemoterapi uygulanır, bazı durumlarda ise kök hücre nakli gündeme gelebilir ve tüm bu tedavi süreci 1-2 yılı kapsayabilir. Bu uzun ve yorucu dönemde hem çocukların hem de ailelerin psikolojik destek alması süreci daha sağlıklı atlatmaları açısından büyük önem taşır" dedi.

Maldivler değil Ölüdeniz


Muğla'nın Fethiye ilçesindeki dünyaca ünlü Ölüdeniz'in bir kısmı turkuaz renge büründü.

14.02.2026 20:59:00
AA
Maldivler değil Ölüdeniz
Maldivler değil Ölüdeniz

Muğla'nın Fethiye ilçesindeki dünyaca ünlü Ölüdeniz'in bir kısmı turkuaz renge büründü. İlçede iki gündür etkili olan kuvvetli yağış, yerini güneşli havaya bıraktı. Kent merkezine yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaki Ölüdeniz'de de suyun rengi değişti.

Güzel havayı fırsat bilen bazı kişiler Kumburnu Plajı'nda denize girdi.
Babadağ'daki pistlerden pilotlar eşliğinde yamaç paraşütü uçuşu yapan macera tutkunları, Ölüdeniz'in eşsiz manzarasını kuş bakışı izledi.

Bazı turistler ise bölgede hatıra fotoğrafı çektirdi. Turkuaza dönüşen denizin rengi dron ile görüntülendi.

Avrupa’nın Kalbinden Dünyaya Haykırış: Milli Ekonomi Modeli Dünyayı Değiştiren Sözdür

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Viyana’da gerçekleştirilen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi’nin kapanışında çarpıcı bir konuşma yaptı

14.02.2026 16:56:00
Ahmet Turan Yiğit
Avrupa’nın Kalbinden Dünyaya Haykırış: Milli Ekonomi Modeli Dünyayı Değiştiren Sözdür
Avrupa’nın Kalbinden Dünyaya Haykırış: Milli Ekonomi Modeli Dünyayı Değiştiren Sözdür
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, 7-8 Şubat 2026 tarhinde Avusturya'nın başkenti Viyana'da gerçekleştirilen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nin kapanışında çarpıcı bir konuşma yaptı. Konuşmasında, modern dünyanın tıkandığı noktaları ve Prof. Dr. Haydar Baş'ın tüm dünyada karşılık bulan çözüm reçetelerini anlatan BTP lideri Baş, kapitalizmin "kıtlık" yalanından yapay zekanın insanlığı köleleştirme riskine kadar pek çok kritik başlıkta dikkat çeken açıklamalar yaptı.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın konuşmasını izlemek için tıklayın:

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.