logo
06 ŞUBAT 2026

‘Gece körlüğü’ hastalığı için ilaç geliştirilebilecek mi?

Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Cavit Ağca, "gece körlüğü" ya da "tavuk karası" isimleriyle bilinen ve henüz tedavisi bulunmayan Retinitis Pigmentosa (RP) hastalığı sebebiyle oluşan körlüğü durdurmaya ve yavaşlatmaya yönelik ilaç geliştirme projesi yürütüyor

07.09.2021 21:08:00
 ‘Gece körlüğü’ hastalığı için ilaç geliştirilebilecek mi?
 ‘Gece körlüğü’ hastalığı için ilaç geliştirilebilecek mi?
Avrupa Birliği Nadir Hastalıklar Proje Çalışması kapsamında konsorsiyum projesi olarak gerçekleştirilen çalışmanın diğer yürütücüleri arasında, İtalya'nın UNIMORE Üniversitesi'nden Valeria Marigo, Careggi Üniversite Hastanesi AOUC'den Vittoria Murro, İsveç Araştırma Enstitüleri RISE'dan Nicolaas Schipper, Almanya'nın Mireca Medicines şirketinden Francois Paquet-Durand, Hannover Klinik Araştırma Merkezi HCTC'den Heiko von der Leyen ve Doğu Finlandiya Üniversitesi'nden Arto Urtti bulunuyor.
 
Projede ilk olarak klinik ön çalışmaların tamamlanması hedefleniyor. Söz konusu çalışmalar, formülasyonun geliştirilmesi, farmakokinetik ve toksisite testleri ile klinik dizaynının tamamlanması gibi modellemeler, klinik beklentiler, hastaların tanımlanması ve doz rejimleri gibi süreçlerden oluşuyor. Projenin bu aşamasının tamamlanmasına paralel olarak da klinik çalışmalara başlanması planlanıyor.
 
Türkiye'deki hastalar klinik araştırmalara katılabilecek
 
Açıklamada görüşlerine yer verilen Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Cavit Ağca, retinada rastlanan RP hastalığından kaynaklı oluşan körlüğü durdurmak veya yavaşlatmak amacıyla yürüttükleri projede, hayvan testlerine başladıklarını bildirdi.
 
Ağca, "Klinik deneylerde hayvan testlerine geçişle birlikte projenin ürüne dönüşmesi anlamında önemli bir aşamaya geldik. Hedefimiz, 3 yılın sonunda birinci faz çalışmalarına başlamak ve daha sonraki yıllarda klinik fazlar kapsamında hastalarda tedaviye başlamak; klinik deneyler tamamlandıktan sonra da RP'ye karşı genel bir ilaç tedavisi olarak kullanmak." ifadesini kullandı.
 
Klinik araştırmalarına dahil edilecek hastaların seçiminde, Türkiye'den hastaların katılması için bir planlama yapmayı düşündüklerini aktaran Ağca, şöyle devam etti:
 
"RP, kalıtsal bir göz hastalığı ve zamanla retina hasarına ve ağır görme kaybına sebep oluyor. Retinada ışığı algılayıp görme sinyallerini oluşturan fotoreseptör hücreleri bulunur. RP'nin erken evrelerinde çubuk fotoreseptörler, koni fotoreseptörlerden daha ciddi şekilde etkilenir. Çubuklar öldükçe de insanlar, gece körlüğü ve görme alanında ilerleyici bir kayıp yaşarlar. RP'nin geç evrelerinde ise insanlar daha fazla görüş alanını kaybetmeye ve tünel görüşü geliştirmeye başlar. Bu da okuma, araba kullanma, yardımsız yürüme veya yüzlerle nesneleri tanıma gibi günlük yaşamın temel görevlerini yerine getirmekte zorlanmalarına sebep olur."
 
Dünyada, yaklaşık 1,9 ila 2,5 milyon insanın RP bozukluğu var
 
RP hastalığının dünyadaki her 3 bin ila 4 bin kişiden 1'ini etkilediğine dikkati çeken Ağca, şunları kaydetti:
 
"2020'de 7,7 milyarın üzerinde olduğu tahmin edilen dünya nüfusunda, yaklaşık 1,9 ila 2,5 milyon insanın RP bozukluğuna sahip olduğu tahmin edilebilir. Bu oran, yaklaşık 83 milyon nüfuslu Türkiye'de 20 bin ila 27 bin kişinin RP'ye sahip olduğu anlamına geliyor.
 
Son yıllarda hastalığa, bizim laboratuvarımızda da yoğun olarak çalışılan neroprotektif gen terapi, optogenetik, çip teknolojisi ve fotoreseptör transplantasyonu gibi tedaviler, hala geliştirilme aşamasında. Maalesef günümüzde bu hastalığın iyileşmesini sağlayacak veya ilerlemesini durduracak bir tedavi yok. Onun yerine görmeyi daha verimli hale getiren aygıtlar ve metotlar, yani geriye kalan görme yetisinin daha etkili kullanılabilmesi için özel gözlük ve büyüteçler kullanılıyor."
 
RP'ye 90'dan fazla farklı gendeki mutasyonların neden olabileceğini belirten Ağca, farklı mutasyonlara sahip hastaların ise aynı tedaviden yararlanabilmesi için ortak süreçleri hedeflemenin önemine dikkati çekti.
 
Ağca, çalışmaların geldiği aşamaya ilişkin şu bilgileri verdi:
 
"Projenin amacı aslında farklı RP biçimleri için bir ilaç ve tedavi protokolünün geliştirilmesi. Bu bağlamda şu ana dek proje kapsamında lipozomal bir formülasyon kullanarak, hücre fotoreseptör ölümünü önleyen bir tedavi yöntemi geliştirildi. Bu formülasyon, şu ana kadar RP'ye neden olan 3 farklı hayvan mutasyonunda başarı sağladı. 4. mutasyon için de Sabancı Üniversitesi'nde çalışmalara başladık.
 
Projenin diğer bir amacı ise kolay tanı sağlamak için belirteçler bulmak ve bu belirteçleri kullanarak tedavi sırasında hastaların tedaviye verdiği cevapları hızlı bir şekilde yorumlamak. Proje şu an çok ileri bir seviyede ve umut verici." AA

Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat'taki depremlerde yıkılan binanın altında kalan 16 yaşındaki kızının elini hiç bırakmadığı fotoğrafla hafızalara kazınan Mesut Hançer, depremin 3'üncü yıl dönümünde kızının kabrini ziyaret etti

06.02.2026 15:21:00 / Güncelleme: 06.02.2026 15:29:10
İhlas Haber Ajansı
Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu
Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu
6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, depremin 3. yıl dönümünde Kapıçam Şehir Mezarlığı'nda bulunan yakınlarının kabirlerini ziyaret etti.

Depremde enkazın altında kalan kızının elini bırakmadığı fotoğrafla hafızalara kazınan Mesut Hançer, 3'üncü yılda da evladının mezarının başından ayrılmadı. Hançer, kızının kabrine karanfil bırakarak dua etti.



16 yaşındaki kızı Irmak Leyla Hançer'in mezarındaki fotoğrafa dokunan baba, "Onlar öldü, kurtuldular ama biz burada yaşayan bir ölü olduk" dedi.

Baba Hançer, "Acılar hiç geçmiyor, dün gibi gözümüzün önünde hiç geçmiyor. O manzarayı hiç tamir etmedik. Çünkü biz bir ümitle enkazın başına gittik. Sağ çıkarız veya yaralı falan çıkarız diye. Ama işte üçüncü günü rahmetli olmuş.

Hiç beklemediğimiz anda kaybettik. Ben o gece fırında çalışıyordum. Fırından ulaşamayınca oraya gittim. Ama işte gördüğümüz manzara felaket oldu bizim için. Çünkü her şey yerle bir olmuş. Dört çocuk vardı. En küçüğüm annemdeydi o gün. Cuma günü gezmeye gitmişti ama annemle beraber hepsi pazartesi geleceklerdi. Annem, ablalarım, yeğenlerim, yengem hepsi vefat ettiler.



En küçük kızım rahmetli oldu. Felaketten sonra işte tabii ki değişti. Her tarafımız yıkıldı. Yani onlar öldü, rahmetli oldular kurtuldular ama biz burada yani yaşayan bir ölü olduk onlarla beraber. Onlar toprağa gitti, biz toprağın içinde canlı ölüyüz yani. Çünkü onların ansızın gitmeleri, hepsinin birden gitmeleri çok felaket etti bizi" diye konuştu.

Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat 2023 depremlerinin üçüncü yılında vatandaşlar, depremde kaybettikleri yakınlarının kabirlerini ziyaret etti. Kapıçam Şehir Mezarlığı'nda gece saatlerinden sabahın ilk ışıklarına kadar yoğunluk yaşanırken, vatandaşlar kaybettikleri yakınları için dualar etti

06.02.2026 15:03:00 / Güncelleme: 06.02.2026 15:07:46
İhlas Haber Ajansı
Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı
Depremin 3. yıl dönümünde depremzedeler mezarlıkta sabahladı
6 Şubat 2023 depremlerinde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, gece saatlerinden itibaren Kapıçam Şehir Mezarlığı'na gelerek, yakınlarının kabirlerini ziyaret etti.

Depremde aile fertlerinin büyük bölümünü kaybeden vatandaşlar, mezar başlarında gözyaşı döktü. Dualar edip Kur'an okuyan depremzedeler, acılarının aradan geçen zamana rağmen ilk günkü gibi taze olduğunu dile getirdiler.

Depremzede Hülya Zavrak, "Yaşadıklarımız çok acı, tarifi yok. Ne yapalım, sanki buraya gelince onları görüyormuş ve onlarla sarılıyormuş gibi hissediyoruz" derken, Sultan Yıldırım ise, "Herkesin şehidi var. Ben de enkazdan çıkarıldım, enkazdan oğlumla beraber kurtuldum. Allah herkesin kalbine ferahlık versin" diye konuştu.

"O benim her şeyimdi"

Hatice Polat isimli depremzede de, "Acının tarifi imkansız. Oğlum 21 yaşındaydı, o benim her şeyimdi. Neşeli ve sevecen bir insandı. Tüm ölmüşlerimize rahmet olsun" ifadelerini kullandı.



ABB'den Melih Gökçek atağı

Danıştay'ın Melih Gökçek hakkında soruşturma izni verilmemesine yönelik İçişleri Bakanlığı kararını kaldırmasının ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi, Bülent Arınç'ın soruşturmada tanık olarak dinlenmesi talebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu

06.02.2026 13:04:00 / Güncelleme: 06.02.2026 13:09:13
Haber Merkezi
ABB'den Melih Gökçek atağı
ABB'den Melih Gökçek atağı
Danıştay 1. Dairesi, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında yürütülen soruşturma sürecinde kritik bir adım attı.

İçişleri Bakanlığı'nın, Gökçek ve dönemin belediye yöneticileriyle ilgili imar planı değişiklikleri yoluyla haksız menfaat sağlandığı iddiasına ilişkin "soruşturma izni verilmemesi" ve şikayetin "işleme konulmaması" kararını oy birliğiyle kaldırdı. (karar 3 Şubat 2026 tarihinde duyuruldu). Bu kararın ardından dosya, yeniden ön inceleme yapılmak üzere İçişleri Bakanlığı'na geri gönderildi.

İçişleri Bakanlığı soruşturmayı engelliyordu

Süreç, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) 2020 yılında başlattığı suç duyurusu üzerine şekillenmişti. İddialar, Gökçek döneminde bazı taşınmazlara yönelik imar planı değişiklikleriyle FETÖ ve FETÖ bağlantılı kişi/şirketlere bireysel menfaat sağlandığı yönündeydi. Daha önce İçişleri Bakanlığı'nın engeli nedeniyle ilerlemeyen dosya, Danıştay'ın müdahalesiyle yeniden hareket kazandı.

ABB, Bülent Arınç'ın tanık olarak dinlenmesini talep etti

Bugün ise Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na resmi başvuru yaparak eski TBMM Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın soruşturma kapsamında tanık olarak dinlenmesini talep etti. Başvuruda, Arınç'ın kamuoyuna yansıyan açıklamaları özellikle vurgulandı. Arınç, daha önce Gökçek dönemini eleştirerek "Ankara'yı parsel parsel sattılar" ifadesini kullanmış ve 2015'ten beri bu konuda savcılar tarafından çağrılmadığını belirterek "Çağırırlarsa ifade veririm" demişti.

Bu talep, sürecin siyasi boyutunu da öne çıkarıyor. Arınç'ın tanıklığı, iddiaların dayanağı olarak görülen açıklamaların soruşturmada delil değeri taşıyabileceği anlamına geliyor. Başvuru, ABB'nin Gökçek dönemi imar uygulamalarına ilişkin ısrarlı takibinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Top savcılıkta

Savcılık tarafından başvurunun kabul edilip Arınç'ın ifadesine başvurulup başvurulmayacağı henüz netleşmedi. Ancak Danıştay'ın kararıyla soruşturma izni engeli kalktığı için dosyanın ön inceleme aşamasında ilerlemesi ve olası iddianame sürecine evrilmesi bekleniyor.

Hüseyin Baş’tan 6 Şubat’a sert eleştiri

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, 6 Şubat'ın yıldönümünde yaptığı paylaşımda, “Mesele bina yapmak değildi, yıkılmayacak binalar yapmaktı; rant için fay hattının göbeğine inşaat izni vermemekti… Acı gerçek bir gün yine yüzünüze çarpacak” ifadelerini kullandı

06.02.2026 10:42:00
Haber Merkezi
Hüseyin Baş’tan 6 Şubat’a sert eleştiri
Hüseyin Baş’tan 6 Şubat’a sert eleştiri
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin üçüncü yıl dönümünde sosyal medya hesabından yaptığı açıklama dikkat çekti.

Baş, X hesabından yayınladığı mesajda, depremde hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek şu ifadelere yer verdi:

"6 Şubat felaketinin 3. yılında kaybettiğimiz tüm vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Mesele bina yapmak değildi, mesele yıkılmayacak binalar yapmaktı, rant için fay hattının göbeğine inşaat yapmaya izin vermemekti. Hiç anlamadınız, hala anlamıyorsunuz ama acı gerçek yüzünüze bir gün yine çarpacak. Allah bir daha yaşatmasın…"

Felaketin asıl sebebi ihmal ve rant kaygısı

Hüseyin Baş'ın paylaşımı, depremin üzerinden geçen üç yıla rağmen yapılaşma politikaları, imar afları ve rant odaklı inşaat anlayışına yönelik eleştiriler içermesi nedeniyle gündeme oturdu. Baş, mesajında felaketin asıl sebebinin mühendislik hatalarından ziyade bilinçli ihmal ve rant kaygısı olduğunu vurgulayarak, yetkililere ve ilgili kesimlere yönelik "hala anlamıyorsunuz" uyarısında bulundu.

6 Şubat 2023'te meydana gelen ve "asrın felaketi" olarak nitelendirilen depremlerde resmi verilere göre on binlerce vatandaş hayatını kaybetmiş, yüz binlerce bina yıkılmış veya ağır hasar görmüştü. Depremin yıl dönümlerinde sıklıkla gündeme gelen "yıkılmayacak bina" vurgusu, Baş'ın paylaşımında da merkezi bir yer tuttu.

BTP liderinin bu çıkışı, deprem sonrası yeniden yapılanma sürecinde hala çözülemeyen sorunlara ve önleyici tedbirlerin yetersizliğine işaret eden benzer yorumların da yeniden tartışılmasını sağladı. Paylaşım, kısa sürede binlerce etkileşim alarak geniş yankı buldu.

Hüseyin Baş ve BTP, daha önceki açıklamalarında da deprem gerçeği karşısında Milli Ekonomi Modeli ve bağımsız politikalar çerçevesinde çözüm önerilerini sıkça dile getirmişti.


Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı

Siber dolandırıcılık eylemlerinin gelirleri Kapalıçarşı'da döviz firmalarına aktarıldı: 48 gözaltı

06.02.2026 10:32:00
İhlas Haber Ajansı
Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı
Kapalıçarşı'da döviz firmalarına 'siber' operasyonu: 48 gözaltı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, siber dolandırıcılık eylemleri sonucu elde edilen suç gelirlerinin Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren döviz firmalarına aktarıldığı tespit edildi.

MASAK tarafından yapılan analizlerde, bu gelirlerin altın alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek muhasebeleştirildiği ve yaklaşık 313 milyon TL tutarındaki suç gelirinin yasal finansal sisteme dahil edildiği belirlendi. Soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonlar ile 48 şüpheli yakalandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Forex yatırım dolandırıcılığı ile BİMCELL, PTTCELL, İZBAN ve benzeri firmaların internet siteleri birebir kopyalanarak gerçekleştirilen siber dolandırıcılık eylemleri sonucu elde edilen suç gelirlerinin paravan şirketler ve gerçek kişiler adına açılmış hesaplar aracılığıyla Kapalıçarşı'da faaliyet gösteren döviz firmalarına aktarıldığı tespit edildi.

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan analizlerde, bu gelirlerin altın alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek muhasebeleştirildiği ve bu yöntemle yaklaşık 313 milyon TL tutarındaki suç gelirinin yasal finansal sisteme dahil edildiği belirlendi.

Şüphelilerin 120 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Aklama Suçları Birimi ekipleriyle koordineli şekilde yürütülen soruşturmada, suça iştirak ettiği değerlendirilen bir döviz bürosu ile şüphelilerin suç tarihinden itibaren edindikleri 9 mesken, 4 daire, 14 arsa, 2 depo, 11 otomobil ve 6 motosiklet olmak üzere yaklaşık 120 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.

İstanbul merkezli olarak Ankara, Antalya, Bolu, Bursa, İzmir, Kocaeli, Mersin, Osmaniye, Sakarya, Siirt ve Yalova'da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 59 şüpheli şahsa yönelik işlem gerçekleştirildi. Düzenlenen operasyonlar ile 48 kişi yakalanırken, diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Zeydan Karalar 212 gün sonra özgür


 
İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın bazı belediye başkanları ile yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan davada, aralarında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın da bulunduğu 9 kişi hakkında tahliye kararı verildi.

05.02.2026 23:46:00
Haber Merkezi
Zeydan Karalar 212 gün sonra özgür
Zeydan Karalar 212 gün sonra özgür

İş insanı Aziz İhsan Aktaş'ın bazı belediye başkanları ile yöneticilerine rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla açılan davada, aralarında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'ın da bulunduğu 9 kişi hakkında tahliye kararı verildi.
33'ü tutuklu toplam 200 sanığın yargılandığı davada ara karar 5 Şubat'ta açıklandı. Buna göre hakkında tahliye kararı verilen diğer isimlerin beşi Esenyurt Belediyesi'nden, diğerleri arasında da Beşiktaş ve Avcılar belediyelerinden çalışanlar var.

Tutuklu kalacaklar

Utku Caner Çaykara, Rıza Akpolat, Oya Tekin ve Kadir Aybar'ın tutukluluğu devam edecek. 5 Şubat'taki duruşmada CHP'li belediye başkanlarının da olduğu tutuklu sanıklar hakkında savcılık mütalaa verdi. Savcı, aralarında beş CHP'li belediye başkanının da olduğu 30 kişinin tutukluluğunun devamını istedi. Duruşma, 9 Şubat Pazartesi günü tutuksuz sanıkların savunmalarıyla devam edecek.
Karalar cezaevi çıkışında yaptığı açıklamada "Orada bıraktığım başkanlarıma selamlarımı iletmek istiyorum. Bütün arkadaşlarıma sevgilerimi, saygılarımı iletmek istiyorum. Onları orada bırakıp çıkmak hakikaten buruk bir sevinç ama böyle oluyor" dedi.

212 gündür tutukluydu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel de Karalar'a tahliye kararı verilmesi konusunda "Haksız bir tutukluluk hali sona ermiş oldu. 212 gündür Zeydan Karalar tutukluydu. Bu iddialarla 212 dakika bile meşgul edilmesi, Adana'ya hizmet etmek yerine başka bir şeyle meşgul edilmesi yanlışken, 212 gün, 7 ay boyunca gözü gibi baktığı, evladı gibi sevdiği Adana'dan mahrum bırakıldı. Adana ondan mahrum kaldı" ifadelerini kullandı.

Kentsel dönüşümde merak edilenler

Riskli binalarda yıllardır uzlaşma sağlanamıyordu. Artık tek bir malik talebiyle toplantı başlıyor, kararlar yüzde 50+1 salt çoğunlukla alınıyor, itiraz edenlerin payı satılabiliyor. Deprem öncesi son şans mı, yoksa mülkiyet alarmı mı?

05.02.2026 15:48:00
Eyüp Kabil
Kentsel dönüşümde merak edilenler
Kentsel dönüşümde merak edilenler
Türkiye'de kentsel dönüşüm çalışmaları, deprem riski ve şehirlerin dirençli hale getirilmesi hedefiyle hız kesmeden devam ediyor. Özellikle dün Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle süreçte önemli adımlar atıldı.

Karar alma süreci hızlandı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından hazırlanan yeni düzenleme, riskli yapıların yıkım ve yenileme işlemlerini hızlandırmayı amaçlıyor. Daha önce 2/3 çoğunluk gereken birçok karar için artık salt çoğunluk (%50+1) yeterli hale getirildi. En çarpıcı yenilik ise şu: Riskli bir binada tek bir malik bile talepte bulunursa, toplantı ve karar süreci başlatılabiliyor.

Toplantı usulleri netleştirildi, davetler 15 gün askıda tutuluyor ve kararlar salt çoğunlukla alınıyor. Bu değişiklik, yıllardır uzlaşma sağlanamayan binalarda dönüşümü kolaylaştırmayı hedefliyor.

"Yık ya da sat" uygulaması

Karara itiraz eden maliklerin arsa payları, diğer hak sahiplerine satılabiliyor. Eğer diğer malikler satın almazsa, bu hisseleri Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, TOKİ veya ilgili idareler satın alabilecek. Bina yıkıldıktan sonra arsa haline gelen parsellerde devlet alım önceliğine sahip olacak. Riskli yapı şerhi kaldırılmayacak, yerine "6306 sayılı Kanun kapsamında" ibaresi tapuya işlenecek, böylece hak kayıplarının önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Bu düzenleme, süreci hızlandırırken bazı kesimlerde mülkiyet hakları konusunda endişe yarattı. Bakanlık ise uygulamanın daha şeffaf ve hızlı dönüşüm için gerekli olduğunu vurguluyor.

Kira yardımı rakamları güncellendi

2026 yılı için kentsel dönüşüm kapsamında verilen kira yardımı tutarları, illerin yaşam maliyeti ve nüfus yoğunluğuna göre yeniden belirlendi.  Buna göre İstanbul'da aylık 9.000 TL - 10.500 TL, diğer büyükşehirlerde 7.500 TL - 8.500 TL oldu.

Başvurular Kentsel Dönüşüm Başkanlığı üzerinden yapılabiliyor ve destek, dönüşüm sürecindeki vatandaşlara önemli bir nefes aldırıyor.

Afet odaklı dönüşüm vurgusu

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Erdal Eren, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada "Afet odaklı kentsel dönüşüm ertelenemez bir gerçek" dedi. Yaklaşık 6-7 milyon riskli konutun yenilenmesi gerektiğini belirten Eren, arsa maliyetlerinin düşürülmesi, uzun vadeli finansman modelleri ve nitelikli iş gücü sorununun çözümü için acil reform çağrısında bulundu.

Bakan Murat Kurum ise "Türkiye modeli" ile kentsel dönüşümün sadece bina yenilemek değil, iklim değişikliğiyle mücadele eden, dirençli şehirler inşa etmek olduğunu vurguluyor. Okmeydanı gibi büyük projelerde kura çekimleri devam ederken, İstanbul'da her iki kentsel dönüşümden birinin gerçekleştiği belirtiliyor.

Vatandaşlar ne yapmalı?

Son yönetmelikle birlikte riskli binalarda uzlaşma sağlanamasa bile dönüşümün önü açılıyor. Ancak süreçte hak kayıplarını önlemek için maliklerin toplantılara katılımı, profesyonel danışmanlık alması ve güncel yönetmelikleri takip etmesi kritik önem taşıyor.

Depreme dayanıklı şehirler hedefiyle 2026, kentsel dönüşümde yeni bir dönemin başlangıcı olmaya aday. Riskli binada yaşayan vatandaşların en kısa sürede risk tespitini yaptırması ve haklarını öğrenmesi öneriliyor.

Bu acıya yürek dayanmaz

Kocaeli'nde okul çıkışında servis aracının altında kalarak hayatını kaybeden 1. sınıf öğrencisi, memleketi Zonguldak'ta gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurlandı

05.02.2026 14:54:00
İhlas Haber Ajansı
Bu acıya yürek dayanmaz
Bu acıya yürek dayanmaz
Kaza, dün Gebze ilçesi Beylikbağı Cumhuriyet Mahallesi'ndeki Bilgi İlkokulu önünde meydana geldi. Okul çıkışı kendisini eve götürecek olan servise binmek için yolun karşısına geçmeye çalışan 7 yaşındaki Elanur Tabakoğlu'na, 41 P 3597 plakalı servis minibüsü çarptı. Yaşanan kazanın ardından olay yerine gelen sağlık ekipleri, ağır yaralanan küçük Elanur'un kaza yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

"Kendi servisinin peşinden koşarken başka bir servis aracı ezmiş"

Olayın ardından konuşan Basat köyü Muhtarı Hasan Kuzucu, "Çocuk 1'inci sınıfa gidiyor. Her gün okulun bahçesine giren servis o gün girmiyor. Çocuk da yanlışlıkla başka bir arabaya biniyor. Durumu fark edince arabadan inip kendi servisinin peşinden koşmaya başlıyor. O esnada geri manevra yapan başka bir servis aracı Elanur'u eziyor. Kendi bırakıp gitmiyor biraz uzaktaymış unutuyor yani onu okulda" diye konuştu.

Tabutunu taşıyan babası güçlükle ayakta durabildi

Otopsi işlemlerinin ardından küçük Elanur'un cenazesi, memleketi Zonguldak'ın Çaycuma ilçesine bağlı Basat köyüne getirildi. Köydeki Merkez Ulu Camii'nde düzenlenen cenaze töreninde feryatlar yükseldi. Acılı baba Fatih Tabakoğlu, evladının tabutu başında güçlükle ayakta dururken, yakınları ve köylüler tarafından teselli edilmeye çalışıldı. Öğle namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından minik Elanur'un cenazesi, dualar eşliğinde aile kabristanlığına defnedildi.

Sürücü gözaltında

Kazaya karışan servis şoförü polis ekipleri tarafından gözaltına alınırken, olayla ilgili başlatılan adli soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Antalya Valisi Şahin: 'Otobüs kazasında rapor henüz çıkmadı'

Antalya Valisi Hulusi Şahin, yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 10 kişinin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin, "Henüz rapor çıkmadı. Cumhuriyet savcılarımız tüm detaylarıyla olayı inceliyor. Neticeyi sizlerle paylaşacağız" dedi

05.02.2026 14:36:00 / Güncelleme: 05.02.2026 14:39:40
İHA
Antalya Valisi Şahin: 'Otobüs kazasında rapor henüz çıkmadı'
Antalya Valisi Şahin: 'Otobüs kazasında rapor henüz çıkmadı'
Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Valiliği Hükümet Konağı'nda gerçekleştirilen "Antalya'nın Huzuru Güvenlik ve Asayiş Bilgilendirme Toplantısı"nda ocak ayına ilişkin güvenlik, asayiş, narkotik, kaçakçılık, göç, trafik ve siber suçlarla mücadele verilerini paylaştı. Vali Şahin, ocak ayında il genelinde toplam 8 bin 534 asayiş olayının meydana geldiğini, bu olayların yüzde 99,3'ünün aydınlatıldığını belirtti. Şahin, olayların 2 bin 804'ünün kişilere, bin 176'sının malvarlığına, 108'inin millete ve devlete, bin 485'inin topluma karşı işlendiğini, 2 bin 961 olayın ise takibi gereken suçlar kapsamında yer aldığını ifade etti. Şahin, çeşitli suçlardan 5 bin 50 aranan şahsın yakalandığını, bunlardan bin 15'inin tutuklandığını kaydetti.

Antalya genelinde 3 bin 307 uygulama yapıldı

Ocak ayında 513'ü şok uygulama olmak üzere toplam 3 bin 307 uygulama gerçekleştirildiğini belirten Vali Şahin, bu uygulamalarda 1 milyon 236 bin 324 şahıs ile 886 bin 976 aracın sorgulandığını açıkladı. Yapılan uygulamalarda 535 tabanca, 5 uzun namlulu silah, 81 av tüfeği, 27 kurusıkı tabanca, 5 bin 392 fişek, 175 av tüfeği fişeği ve 38 kesici alet ele geçirildiğini belirten Vali Şahin, ayrıca 19 çalıntı otomobil, 37 çalıntı motosiklet, 2 çalıntı kamyonet ve 2 çalıntı elektrikli bisiklet bulunduğunu, 2 milyon 419 bin 447 TL değerinde ziynet eşyası ile 2 milyon 500 bin TL nakit paraya el konulduğunu aktardı.



Kaçakçılık ve organize suçlara yönelik 135 operasyon

Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele kapsamında 135 operasyon düzenlendiğini açıklayan Vali Şahin, 260 şüpheliye işlem yapıldığını, 49 kişinin tutuklandığını, 33 kişi hakkında adli kontrol kararı verildiğini, 178 kişinin ise serbest bırakıldığını söyledi. Şahin, organize suçlar, mali suçlar ve kaçakçılık kapsamında yürütülen operasyonlarda 459 tabanca, 8 milyon 228 bin 950 kaçak makaron, 1 milyon 101 bin 620 doldurulmuş makaron, 7 bin 613 paket kaçak sigara, 2 ton 182 kilogram kaçak tütün, 3 bin 650 litre kaçak alkol, 26 bin 223 adet kaçak eşya, 2 bin 350 litre kaçak motorin, 14 kaçak cep telefonu, 23 sahte belge ve 71 kaçak tarihi eserin ele geçirildiğini kaydetti.

900 uyuşturucu operasyonunda 110 tutuklama

Uyuşturucuyla mücadele kapsamında ocak ayında 900 narkotik operasyonu gerçekleştirildiğini belirten Vali Şahin, 984 şüpheli hakkında işlem yapıldığını, 110 kişinin tutuklandığını söyledi. Operasyonlarda 30 kilo 465 gram skunk, 16 kilo 576 gram esrar, 10 kilo 367 gram kokain, 6 kilo 556 gram eroin, 2 kilo 529 gram metamfetamin, 60 bin 118 sentetik ecza ve 15 bin 161 ecstasy başta olmak üzere çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirildiğini belirten Şahin, ayrıca NARVAS Projesi kapsamında 349 ihbar üzerine bin 90 uygulama yapıldığını açıkladı.

13 bin 103 yabancı uyruklu şahıs sorgulandı

Göçmen kaçakçılığına yönelik 13 operasyonda 15 organizatör hakkında işlem yapıldığını belirten Vali Şahin, 4 bin 924'ü Mobil Göç Noktalarında, 8 bin 179'u merkez ve ilçelerde olmak üzere toplam 13 bin 103 yabancı uyruklu şahsın sorgulandığını ifade etti. Bu kapsamda 61 Suriye uyruklu şahsın gönüllü geri dönüşle sınır dışı edildiğini, 82 yabancı uyruklu şahsın ise geri gönderme merkezine teslim edildiğini belirten Şahin, Antalya'da 110 bin 96 yabancının oturma ve çalışma izinli olarak ikamet ettiğini söyledi.

Trafikte 342 bin 190 sürücü denetlendi

Ocak ayında 342 bin 190 sürücünün denetlendiğini, 74 bin 577 kişiye idari para cezası uygulandığını ve 3 bin 490 aracın trafikten men edildiğini açıklayan Vali Şahin, bin 742 trafik kazasında 3 kişinin hayatını kaybettiğini, bin 58 kişinin yaralandığını belirtti.

Siber suçlar ve sahil güvenlik verileri

Siber suçlarla mücadelede 9 operasyonda 50 şüphelinin yakalandığını, 17 kişinin tutuklandığını, 26 kişi hakkında adli kontrol kararı verildiğini kaydeden Vali Şahin, Sahil Güvenlik Komutanlığı unsurlarınca 396 gemi ve teknenin kontrol edildiğini, 42'sine işlem yapıldığını söyledi.

Otobüs kazası ve bebek iddiaları hakkında açıklama

Tekirdağ'dan Antalya'ya gitmek üzere yola çıkan yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 10 kişinin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin konuşan Vali Şahin, "Henüz rapor çıkmadı. Cumhuriyet savcılarımız tüm detaylarıyla olayı inceliyor. Neticeyi sizlerle paylaşacağız" dedi.

Sosyal medyada 2 aylık bebeğin Antalya'da hayatını kaybettiği iddialarına da değinen Şahin, "Biz onunla ilgili emniyetimiz ve jandarmamızla koordine ettik. Böyle bir bilgi Antalya Emniyeti ve jandarmasında yok. En azından bizim şehrimizde değil. Bizim şehrimizde olmadığını arkadaşlar değerlendiriyorlar ama inceleriz, sonucuna göre hareket ederiz" dedi.
Toplantıya Antalya İl Emniyet Müdürü Sabit Akın Zaimoğlu, İl Jandarma Komutanı Ahmet Kavukcu ve Sahil Güvenlik Komutanı Tolga Coşkun da katıldı.

Adana'da 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi

Adana'da bir depoya yapılan baskında 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi

05.02.2026 10:56:00
İhlas Haber Ajansı
Adana'da 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi
Adana'da 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi
Adana'da bir depoya yapılan baskında 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi.

Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Sarıçam ilçesine bağlı Kürkçüler Mahallesi'nde bir depoda kaçak akaryakıt olduğu bilgisine ulaştı. Ekipler söz konusu depoya operasyon düzenledi.



Depo içerisinde bulunan tankerlerde toplamda 115 bin litre kaçak akaryakıt ele geçirildi. Konuyla ilgili 2 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.