Gazze'de ölenlerin çoğu kadın ve çocuk
İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze'ye düzenlediği saldırılar büyük bir insanlık dramına dönüşmüş vaziyette. Yüzde 60'ı kadın ve çocuklardan oluşan bini aşkın sivilin hayatını kaybettiği, 5 binden fazla sivilin yaralandığı ve 260 binden fazla Filistinlinin ise yer değiştirmek zorunda kaldığı belirtiliyor. İsrail'in önce 'tam abluka' ardından da 'tam taarruz' kararı Gazze'deki durumu çok daha kötü hale getirecek.
12.10.2023 06:00:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugaylarının, 7 Ekim'de İsrail'e yönelik "Aksa Tufanı" saldırısından sonra savaş ilan eden İsrail, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını artırarak sürdürüyor.
İsrail'in hava saldırılarında binlerce ton bomba atılırken, Filistin Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre 1055 kişi hayatını kaybetti, 5 bin 184 kişi de yaralandı. İşgal altındaki Batı Şeria'da ise İsrail askerlerinin 21 Filistinliyi öldürdüğü, 130 kişiyi de yaraladığı belirtildi.
İsrail'in saldırılarında 8 gazetecinin hayatını kaybettiği ifade edildi. Filistin yönetimi, İsrail'in Gazze'de Filistinlilere karşı bir soykırım suçu işlediğini vurgularken, Birleşmiş Milletler (BM), İsrail'in tam abluka emri vermesinin ardından Gazze Şeridi'nin, insani yardıma açılmazsa faciayla karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu.
Gazze Şeridi'ndeki Filistin Sağlık Bakan Yardımcısı Yusuf Ebu er-Riş, İsrail'in tam abluka altına aldığı Gazze'ye düzenlediği saldırılarda vurulanların yüzde 60'ının kadın ve çocuk olduğunu bildirdi. Ebu er-Riş, Gazze'de bulunan hastanelerdeki tüm yatakların dolduğunu, ilaç ve tıbbi malzemelerin de tükenmek üzere olduğunu söyledi.
Filistin yönetimi, İsrail'i, abluka altındaki Gazze Şeridi'nde yaşayan Filistinlilere karşı soykırım uygulamakla suçladı.
Filistin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik bombardımanı şiddetle kınandı. İsrail'in saldırılarında fosfor ve misket bombaları da kullandığına işaret edilen açıklamada, "İsrail Gazze'deki halkımıza karşı uluslararası yasaklı silahları kullanarak soykırım suçu işliyor" ifadeleri yer aldı.
Açıklamada şunlar kaydedildi:
"Katliam, yıkım ve göç ettirme suçları, işgal devletinin Gazze Şeridi'nde Filistin vatandaşlarına karşı soykırım suçu işlediği anlamına geliyor. Bu, savunmasız sivil vatandaşları barbarca toplu cezaya maruz bırakan açlık ve temel ihtiyaçları kesen çılgın bir kampanya gölgesinde yapılıyor."
Filistinli uzmanlardan yaşanan gelişmelerle alakalı dikkat çekici değerlendirmeler geldi. Uzmanlara göre, Gazze savaşıyla İsrail, Ortadoğu haritasını yeniden çizecek sömürgeci bir planı hayata geçirmeye çalışıyor. Ayrıca, İsrail'in, Arap ülkeleriyle normalleşme ve ittifaklar kurarak, Gazze Şeridi'ndeki nüfusun büyük kesimini Mısır'a göç ettirmeye çalıştığının altı çiziliyor.
Ramallah merkezli Yebbus Politik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Direktörü Süleyman Bişarat, Netanyahu'nun konuşmasında kullandığı 'Yeni Ortadoğu' ifadesi üzerinde durulması gereken bir konu olduğunu söyledi ve Netanyahu'nun söz konusu ifadeyi ABD'nin uçak gemisiyle bölgeye doğru harekete geçtiği bir dönemde sarf ettiğinin altını çizdi. Bişarat şunları kaydetti:
"İsrail ve ABD, uzun süredir üzerinde çalıştıkları Orta Doğu'yu yeniden çizme projelerini hayata geçirme fırsat arıyorlar. Gazze Şeridi'ndeki nüfusun büyük bir kesiminin, abluka ve yoğun bombardımanla Mısır'ın Sina Yarımadası'na göç ettirilmesi de bu projenin bir parçasıdır."
Kudüs Üniversitesine bağlı Kudüs Araştırma Merkezi Müdürü Ahmed Refik Avad ise, İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarla Mısır'ın Sina Yarımadası'na bir göç dalgası oluşturmaya çalıştığını aktararak, böylece Gazze'deki nüfusun artık Arapların sorunu haline geleceği değerlendirmesinde bulundu.
Birleşmiş Milletler (BM), İsrail'in tam abluka emri vermesinin ardından "Gazze Şeridi'nin, insani yardıma açılmazsa faciayla karşı karşıya kalacağı" uyarısında bulundu.
BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) sözcüsü Adnan Abu Hasna, İsrail'in Gazze Şeridi'ne açılan tüm sınır kapılarını kapatmaya devam ettiğine işaret ederek insani yardım ulaştırılmasının imkansız hale getirildiğine dikkati çekti. Abu Hasna, "Gazze Şeridi, su, sağlık malzemeleri ve gıda dahil insani yardımların ulaştırılması için güvenli koridorlar açılmazsa eşsiz bir insani faciaya şahit olacak" dedi.
"İlerleyen saatlerde Gazze'de benzinin biteceğini ve hastanelerin hizmet dışı kalacağını" vurgulayan Abu Hasna, durumun bu şekilde devam etmesi halinde Gazze Şeridi'nde iki hafta içinde yiyecek bulunmayacağını söyledi.
UNRWA, dün yaptığı açıklamada ise Gazze'deki 175 binden fazla kişinin 88 okula sığındığını ve devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle sayıların arttığını duyurmuştu.
Öte yandan BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) de İsrail hava saldırılarının Gazze Şeridi'nde 260 binden fazla Filistinliyi yerinden ettiğini bildirmişti. BM kuruluşları ve insan hakları örgütleri, insanlar için günlük hayatın halihazırda zor olduğu Gazze'de İsrail'in aldığı yeni 'tam abluka' kararının tehlikeli olduğunu vurguluyor, son derece vahim insani durumun katlanarak kötüleşeceğini söylüyor. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Turk, Salı günü yaptığı açıklamada Gazze'deki ablukanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu söylemişti.
Havadan, denizden Gazze'ye bombalar yağdıran İsrail'in kara harekatı an meselesi; Gazze sınırındaki askeri hareketlilik ve İsrailli yetkililerin sert açıklamaları bunun sinyallerini veriyor. İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, tam abluka altındaki Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarına ilişkin "Tüm kısıtlamaları kaldırdım. Bölgeyi kontrol altına aldık şimdi tam taarruza geçiyoruz" dedi.
İsrail basınındaki haberlere göre Gallant, Gazze'deki duruma ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Gazze'nin asla eskisi gibi olmayacağını" söyledi. İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ne 2006'dan beri ilk kez çok namlulu roketatar sistemi ile saldırı düzenledi.
Başta ABD olmak üzere Batılı ülkeler, Gazze'de devlet terörü estiren İsrail'e her zaman olduğu gibi destek açıklamaları yapıyor. ABD Başkanı Joe Biden, "ABD, İsrail'in arkasındadır. Geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da Yahudi ve demokratik İsrail devletinin kendisini savunabilmesini sağlayacağız" dedi.
Biden, ekibinin İsrail'in yanı sıra dünya genelindeki müttefikleriyle temas halinde olduğunu belirterek, Demir Kubbe'nin ikmali için ek mühimmat ve ekipman dahil askeri yardıma hız verdiklerini kaydetti. ABD'nin caydırıcılığını artırmak için bölgedeki askeri pozisyonunu güçlendirdiğini söyleyen Biden, USS Gerald R. Ford uçak gemisi ile ona eşlik edecek kruvazör ve saldırı gemilerini Doğu Akdeniz'e yönlendirdiklerini hatırlattı ve bu kapsamda gerektiğinde ilave askeri destek sunmaya hazır oldukları mesajını verdi.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken de, yarın İsrail'e gitmek üzere yola çıkacağını duyurdu. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, ülkesinin İsrail'e askeri ve teknik destek teklif ettiğini bildirdi. Ayrıca Almanya ve Fransa, Filistin'e destek gösterilerine yasak getirdiler. (HABER MERKEZİ)
İsrail'in hava saldırılarında binlerce ton bomba atılırken, Filistin Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı verilere göre 1055 kişi hayatını kaybetti, 5 bin 184 kişi de yaralandı. İşgal altındaki Batı Şeria'da ise İsrail askerlerinin 21 Filistinliyi öldürdüğü, 130 kişiyi de yaraladığı belirtildi.
İsrail'in saldırılarında 8 gazetecinin hayatını kaybettiği ifade edildi. Filistin yönetimi, İsrail'in Gazze'de Filistinlilere karşı bir soykırım suçu işlediğini vurgularken, Birleşmiş Milletler (BM), İsrail'in tam abluka emri vermesinin ardından Gazze Şeridi'nin, insani yardıma açılmazsa faciayla karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu.
İsrail, kadın ve çocukları katlediyor
Gazze Şeridi'ndeki Filistin Sağlık Bakan Yardımcısı Yusuf Ebu er-Riş, İsrail'in tam abluka altına aldığı Gazze'ye düzenlediği saldırılarda vurulanların yüzde 60'ının kadın ve çocuk olduğunu bildirdi. Ebu er-Riş, Gazze'de bulunan hastanelerdeki tüm yatakların dolduğunu, ilaç ve tıbbi malzemelerin de tükenmek üzere olduğunu söyledi.
Filistin yönetimi, İsrail'i, abluka altındaki Gazze Şeridi'nde yaşayan Filistinlilere karşı soykırım uygulamakla suçladı.
Filistin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik bombardımanı şiddetle kınandı. İsrail'in saldırılarında fosfor ve misket bombaları da kullandığına işaret edilen açıklamada, "İsrail Gazze'deki halkımıza karşı uluslararası yasaklı silahları kullanarak soykırım suçu işliyor" ifadeleri yer aldı.
Açıklamada şunlar kaydedildi:
"Katliam, yıkım ve göç ettirme suçları, işgal devletinin Gazze Şeridi'nde Filistin vatandaşlarına karşı soykırım suçu işlediği anlamına geliyor. Bu, savunmasız sivil vatandaşları barbarca toplu cezaya maruz bırakan açlık ve temel ihtiyaçları kesen çılgın bir kampanya gölgesinde yapılıyor."
'Netanyahu, Ortadoğu'yu şekillendirmeye çalışıyor'
Filistinli uzmanlardan yaşanan gelişmelerle alakalı dikkat çekici değerlendirmeler geldi. Uzmanlara göre, Gazze savaşıyla İsrail, Ortadoğu haritasını yeniden çizecek sömürgeci bir planı hayata geçirmeye çalışıyor. Ayrıca, İsrail'in, Arap ülkeleriyle normalleşme ve ittifaklar kurarak, Gazze Şeridi'ndeki nüfusun büyük kesimini Mısır'a göç ettirmeye çalıştığının altı çiziliyor.
Ramallah merkezli Yebbus Politik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Direktörü Süleyman Bişarat, Netanyahu'nun konuşmasında kullandığı 'Yeni Ortadoğu' ifadesi üzerinde durulması gereken bir konu olduğunu söyledi ve Netanyahu'nun söz konusu ifadeyi ABD'nin uçak gemisiyle bölgeye doğru harekete geçtiği bir dönemde sarf ettiğinin altını çizdi. Bişarat şunları kaydetti:
"İsrail ve ABD, uzun süredir üzerinde çalıştıkları Orta Doğu'yu yeniden çizme projelerini hayata geçirme fırsat arıyorlar. Gazze Şeridi'ndeki nüfusun büyük bir kesiminin, abluka ve yoğun bombardımanla Mısır'ın Sina Yarımadası'na göç ettirilmesi de bu projenin bir parçasıdır."
Kudüs Üniversitesine bağlı Kudüs Araştırma Merkezi Müdürü Ahmed Refik Avad ise, İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarla Mısır'ın Sina Yarımadası'na bir göç dalgası oluşturmaya çalıştığını aktararak, böylece Gazze'deki nüfusun artık Arapların sorunu haline geleceği değerlendirmesinde bulundu.
BM: Gazze faciayla karşı karşıya kalacak
Birleşmiş Milletler (BM), İsrail'in tam abluka emri vermesinin ardından "Gazze Şeridi'nin, insani yardıma açılmazsa faciayla karşı karşıya kalacağı" uyarısında bulundu.
BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) sözcüsü Adnan Abu Hasna, İsrail'in Gazze Şeridi'ne açılan tüm sınır kapılarını kapatmaya devam ettiğine işaret ederek insani yardım ulaştırılmasının imkansız hale getirildiğine dikkati çekti. Abu Hasna, "Gazze Şeridi, su, sağlık malzemeleri ve gıda dahil insani yardımların ulaştırılması için güvenli koridorlar açılmazsa eşsiz bir insani faciaya şahit olacak" dedi.
"İlerleyen saatlerde Gazze'de benzinin biteceğini ve hastanelerin hizmet dışı kalacağını" vurgulayan Abu Hasna, durumun bu şekilde devam etmesi halinde Gazze Şeridi'nde iki hafta içinde yiyecek bulunmayacağını söyledi.
UNRWA, dün yaptığı açıklamada ise Gazze'deki 175 binden fazla kişinin 88 okula sığındığını ve devam eden İsrail hava saldırıları nedeniyle sayıların arttığını duyurmuştu.
Öte yandan BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) de İsrail hava saldırılarının Gazze Şeridi'nde 260 binden fazla Filistinliyi yerinden ettiğini bildirmişti. BM kuruluşları ve insan hakları örgütleri, insanlar için günlük hayatın halihazırda zor olduğu Gazze'de İsrail'in aldığı yeni 'tam abluka' kararının tehlikeli olduğunu vurguluyor, son derece vahim insani durumun katlanarak kötüleşeceğini söylüyor. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Turk, Salı günü yaptığı açıklamada Gazze'deki ablukanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu söylemişti.
İsrail Gazze'ye tam taarruz kararı aldı
Havadan, denizden Gazze'ye bombalar yağdıran İsrail'in kara harekatı an meselesi; Gazze sınırındaki askeri hareketlilik ve İsrailli yetkililerin sert açıklamaları bunun sinyallerini veriyor. İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, tam abluka altındaki Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarına ilişkin "Tüm kısıtlamaları kaldırdım. Bölgeyi kontrol altına aldık şimdi tam taarruza geçiyoruz" dedi.
İsrail basınındaki haberlere göre Gallant, Gazze'deki duruma ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Gazze'nin asla eskisi gibi olmayacağını" söyledi. İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ne 2006'dan beri ilk kez çok namlulu roketatar sistemi ile saldırı düzenledi.
Batının desteği İsrail'in arkasında
Başta ABD olmak üzere Batılı ülkeler, Gazze'de devlet terörü estiren İsrail'e her zaman olduğu gibi destek açıklamaları yapıyor. ABD Başkanı Joe Biden, "ABD, İsrail'in arkasındadır. Geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da Yahudi ve demokratik İsrail devletinin kendisini savunabilmesini sağlayacağız" dedi.
Biden, ekibinin İsrail'in yanı sıra dünya genelindeki müttefikleriyle temas halinde olduğunu belirterek, Demir Kubbe'nin ikmali için ek mühimmat ve ekipman dahil askeri yardıma hız verdiklerini kaydetti. ABD'nin caydırıcılığını artırmak için bölgedeki askeri pozisyonunu güçlendirdiğini söyleyen Biden, USS Gerald R. Ford uçak gemisi ile ona eşlik edecek kruvazör ve saldırı gemilerini Doğu Akdeniz'e yönlendirdiklerini hatırlattı ve bu kapsamda gerektiğinde ilave askeri destek sunmaya hazır oldukları mesajını verdi.
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken de, yarın İsrail'e gitmek üzere yola çıkacağını duyurdu. Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, ülkesinin İsrail'e askeri ve teknik destek teklif ettiğini bildirdi. Ayrıca Almanya ve Fransa, Filistin'e destek gösterilerine yasak getirdiler. (HABER MERKEZİ)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.