7 Ekim'den bugüne İsrail'in Gazze Şeridi'nde yaptığı vahşeti ve katliamları konuşuyoruz, yazıyoruz. İçimiz parçalanıyor. Ama şu bir gerçek ki bu kadar vahşete rağmen İslam ülkelerinin duyarsızlığı bizi daha derinden yaralıyor.
Dünyada kendisini İslam ülkesi olarak tanımlayan birçok ülke, bunları temsil eden birçok birlik ve milyarlarca Müslüman var ama Gazze'deki Müslüman Filistinliler çocuk, kadın, yaşlı denmeden katlediliyorlar.
Dünyada yaklaşık 50 ülkede Müslüman çoğunluk bulunmaktadır.
1969 yılında kurulan İslam İşbirliği Teşkilatı'nın (İİT) 57 üyesi vardır. Bunlar; Afganistan, Arnavutluk, Azerbaycan, Bahreyn, Bangladeş, Benin, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Brunei, Burkina-Faso, Cezayir, Cibuti, Çad, Endonezya, Fas, Fildişi Sahili, Filistin, Gabon, Gambiya, Gine, Gine Bissau, Guyana, Irak, İran, Kamerun, Katar, Kazakistan, Kırgızistan, Kornorlar, Kuveyt, Libya, Lübnan, Maldivler, Malezya, Mali, Mısır, Moritanya, Mozambik, Nijer, Nijerya, Özbekistan, Pakistan, Senegal, Sierra Leone, Somali, Sudan, Surinam, Suudi Arabistan, Tacikistan, Togo, Tunus, Türkiye, Türkmenistan, Uganda, Umman, Ürdün, Yemen'dir. Suriye'nin üyeliği 2012 yılında düzenlenen 4. Olağanüstü İİT Zirvesi'nde askıya alınmıştır.
2022 yılı itibarıyla dünyadaki Müslüman sayısı 2 milyarı aşkındır.
Ve bu kadar Müslüman'ın yaşadığı, bu kadar İslam ülkesinin var olduğu dünyada, İslam coğrafyasının kalbi mesabesindeki bir coğrafyada 2 milyon 300 bin Gazzeli tam bir soykırıma maruz kalmaktadır.
Peki, neden? Bu soykırımı yapanlar bu cesareti nereden bulmaktadır?
Yanlış anlamayın, ABD'nin, İngiltere'nin, Fransa'nın ve diğer Batılı ülkelerin İsrail'e olan destekleri sadece bugün değildir, İsrail kurulduğundan bu yana bu destekler zaten vardır. Demek ki İsrail ve arkasındaki iradeler asıl cesareti bugünkü İslam dünyasının gafletinden, delaletinden, vurdumduymazlığından alıyorlar.
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, geçtiğimiz cumartesi günü Ankara'da gerçekleşen programda İslam dünyasının bu haliyle ilgili dikkat çekici bir değerlendirmede bulunmuştu. Hatırlatalım:
"Bugün Filistin'de zulüm var, bugün Filistin'de kan akıyor, bugün bir insanlık dramı yaşanıyor. Adeta Hitler'den farksız bir adam, masum halkların üstüne bombalar yağdırıyor. Dünya niye bu halde? Özellikle toplumlarının çoğunun Müslüman olduğu ülkelerde niye bunlar yaşanıyor? Söyleyeyim sebebini; Çünkü bu toplumların yöneticileri ufak dünya menfaatlerine insanlıklarını satıyorlar, lüks ve şatafat için, saraylarda yaşamak için insanların hayatını heba ediyorlar. Bunlar, 'Fazla uçakları olsun, fazla filoları olsun, konvoyları uzun olsun diye bilime, eğitime, teknolojiye yatırım yapacağına betona yatırım yapıp o ABD'den, o İsrail'den gelecek ufacık menfaatleri kaybetmeyi göze alamıyorlar. Bütün Ortadoğu'da yaşanan problemin temeli, sebebi budur arkadaşlar."
"Sözde, sabah akşam İsrail'le kavga ederler ama bugün Gazze'yi bombalayan uçakları kullanan pilotları da devletler olarak anlaşıp Konya havasında eğitirler. Sizin gördüğünüz o muhafazakar iktidar var ya, benim güzel din kardeşlerim, muhafazakar kardeşlerim, hani böyle çok laf ediyorlar ya, o İsrail'in Gazze'yi bombalayan uçak pilotlarını Konya'da eğitiyorlar."
"Mavi Marmara'da 10 vatandaşımız öldürüldüğünde aynı Cumhurbaşkanı çıkıp, 'Bana mı sordunuz giderken' dedi, tek kelime edemedi. Bizim büyükelçimizi İsrail alçak koltuğa oturtup basının önünde, 'Bakın biz bunlardan üstünüz' diye aşağıladığı gün tek kelime edemediniz. Çünkü sizin çıkarlarınız hem insanın çıkarları üzerindeydi, hem Türk milletinin çıkarları üzerindeydi. Bunlar her zaman kendi çıkarlarını en önde tuttular? Dolayısıyla akan kan bugüne kadar hiç durmadı."
"Bakın İsrail, dünyadaki nadir din devletlerinden biridir. İsrail bir din devletidir ve bunun dini buna sadece oradaki toprakları değil bütün Ortadoğu coğrafyasında bir devlet kurmayı emreder ve bu gizlenmiş sümenaltı edilmiş bir plan değildir. Bu, dünyadaki herkesin bildiği bir plandır. Bugün ABD Dışişleri Bakanı İsrail'e gittiği zaman, 'Ben bir Yahudi olarak buradayım, korkmayın sizi bırakmayacağım' dedi. Netanyahu, 'Bütün Ortadoğu'yu değiştirmeye geliyoruz' dedi. Kusura bakmayın da bu mesele tam olarak bizi ilgilendiriyor. Biz kalkıp da daha önce yazdığım gibi savaş çığırtkanlığı yapmayacağız, ateşe körükle gitmeyeceğiz ama aklı selimi, mantığı, doğruyu her zaman söyleyeceğiz."
"Bu ateş topu bütün Ortadoğu'yu saracak. Türkiye güçlenmeli, ekonomisiyle bağımsız bir ülke olabilmeyi başarabilmeli, siyasetiyle bağımsız bir ülke olmayı başarabilmeli, güçlü ve bağımsız bir ordu organize etmeyi başarabilmeli. Bizler kendimizi bu ateşten ancak kendi gücümüzü artırarak koruyabiliriz. Başka yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Kendimizi güçlendirmediğimiz müddetçe bu ateş bütün Ortadoğu'yu saracaktır. Zaten hani o dış güçler dedikleri var ya - aslında işbirlikçileri - o dış güçlerin yıllardan beri Türkiye'nin üzerindeki hesabı bu; bağımlı bir Türkiye, güçsüz bir ordu, güçsüz bir siyaset, kaotik bir ortam. Çünkü güçsüz bir Türkiye varsa, bütün bu bölge işgale açık bir hale gelir."
BTP lideri Baş'ın bu değerlendirmesi bana Allah Resulü'nün (s.a.v.) bir hadis-i şerifini hatırlattı, onunla bitirelim: Hz. Sevban (r.a.) anlatıyor: Resulüllah buyurdular ki: "Size çullanmak üzere yabancı kavimlerin, tıpkı sofraya üşüşen yiyiciler gibi birbirlerini çağıracağı zaman yakındır." Orada bulunanlardan biri: "O gün sayıca azlığımızdan mı?" diye sordu. "Hayır" buyurdular, "Bilakis o gün siz çoksunuz, lakin sizler bir selin getirip yığdığı, hiçbir ağırlığı olmayan 'çer çöp'ler durumunda olacaksınız. Allah düşmanlarınızın kalbinden size karşı korku duygusunu çıkaracak ve sizin kalplerinize zaafı atacak." "Zaaf nedir, ey Allah'ın Resulü?" dendiğinde, Hz. Peygamber, "Dünya sevgisi ve ölüm korkusu" buyurmuştur. (Ebu Davud, Melahim, 5)
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026


































































































