logo
20 ŞUBAT 2026


Fransa Batı'ya tercüman oldu

“Sarkozy bu kararı Sarkozy olduğu için değil, Fransa Cumhurbaşkanı olduğu için almıştır” diyen BTP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan, “Fransa Senatosu, Batı'nın halkı ve kurumları ile birlikte siyaset ve tarih anlayışının yansı

29.01.2012 00:00:00
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan, Fransız Senato'sunda kabul edilen Ermeni yanlısı yasa tasarısı konusunda AKP hükümetinin tavrını değerlendirdi. Fransa Senatosu'nda kabul edilen tasarı için hükümetin ortaya koyduğu tavır en hafif ifade ile düşündürücü olduğunu ifade eden Ahmet Erimhan, “Başta Dışişleri Bakanı olmak üzere hükümet Fransa'ya tepki koymak yerine, aslında Fransa'ya ve Batı'ya karşı halkımızın tavır almasını engelleyecek bir yol izlemişlerdir” dedi. BTP Genel Başkan Yardımcısı şunları söyledi: “Bu hali ile bakıldığında diyebiliriz ki hükümet Fransa'ya ve onun şahsında Batı'ya bağlılığı iman gibi algıladığını bir kez daha ispat etmiş, Batı'nın ikiyüzlülüğünün ortaya çıkacağı şu son olayın milletimizce sorgulanmasının önüne geçmiştir. Gerçeğin ortaya çıkmasını perdeleyen hükümetin Fransa'ya karşı söylediği şey şudur:
1-Sözde soykırım yasası Batı'nın değil, Sarkozy'nin tavrıdır.
2-Batı kendi değerleri ile ters düşmüştür.”

Bu tavır değil, tavırsızlıktır
“İki madde de özetlenecek bu tavır, hemen ifade etmeliyiz ki tavır değil tavırsızlıktır, gerçeği değil, yalanı konuşmaktır” diyen BTP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan şunları söyledi: “Gerçeklerin ortaya çıkmasını engellemek, en az Fransa Senatosu kadar gerçeği çarpıtmaktır. Bir başka açıdan söylemek gerekirse içerinin taleplerini dışarıya kabul ettirmek değil, dışarının taleplerini içeriye hazmettirme misyonunun yeni bir uygulamasıdır. Hükümet belli ki kendi basiretsizliğinin sonucu olan Soykırım yasasını hafifletmek adına Sarkozy'i bir deli, önemsiz bir adam veya herhangi bir Fransa vatandaşı gibi göstermeye çalışmaktadır. Hatırlatalım ki Sarkozy'nin isminin başında Fransa Cumhurbaşkanı sıfatı yazıyor. Ve bizim hükümetin küçümsemeye çalıştığı adam Avrupa'nın belki de en etkin ikinci siyasetçisi, ABD ve İsrail'in yakın dostudur. Yani Sarkozy sadece Sarkozy değildir, Sarkozy Avrupa'nın ta kendisidir. Hükümetin sorumluluğu Sarkozy'e indirgeyen tavrını kabul edecek olursak şayet,  sözde soykırım iddiası için Batı ya da Ermenilerin sadece tehcir kararı alan dönemin Bakanlar Kurulu'nu hatta sadece dönemin Başbakanı'nı suçlaması gerekir. Bunun nasıl bir abesle iştigal olduğu ortadadır. Sarkozy bu kararı Sarkozy olduğu için değil, Fransa Cumhurbaşkanı olduğu için almıştır. Dolayısı ile sorumluluk, şahsi değil, kurumsaldır. Kaldı ki Batı'nın diğer ülkeleri, Almanya, ABD, İsrail hatta Batı halkı çıkmasını istemese idi bu yasa çıkabilir mi idi acaba? Elbette hayır… Fransa Senatosu, Batı'nın halkı ve kurumları ile birlikte siyaset ve tarih anlayışının yansımalarının sonucu olarak ilgili yasayı çıkarmıştır. Hatırlatmalıyız ki Sarkozy, Türkiye'nin AB macerası içinde “siz bize kızıyorsunuz ama aslında biz, size gerçeğin söylenmesini, yani AB'ye alınmayacağınızı söyleyerek aldatılmanızın önüne geçiyoruz” dememiş mi idi?

Batı çelişkiye düşmüyor
“Tarih acaba kimi haklı çıkardı? Sarkozy'i mi? Bizim AB sevdalısı hükümetimizi mi?” diye soran Ahmet Erimhan, “Bildiğimiz kadarı ile ülkemizi 10 yıl Avrupa Birliği ile yatırıp Avrupa Birliği ile kaldırdıktan sonra hükümetin AB politikası diye bir hedefi kalmadı” diye konuştu. BTP Genel Başkan Yardımcısı şunları söyledi: “Soykırım yasası da bu duruştan farklı değildir. Fransa aslında Batı'ya tercüman olmuştur. Bu açıdan bakınca gerçeğin ortaya çıkmasını sağladığı için Türkiye'nin Sarkozy'e olsa olsa bir teşekkür borcu olabilir!
Hükümet ise bu olaydan yola çıkarak topyekûn bir Batı değerlendirmesi ve muhasebesi yapacağına sorunu Sarkozy'e indirgeyerek konuyu kapatmak ve gerçeğin ortaya çıkmasını engelleme çabası içindedir. Batı'nın bu yasayı kabul ederek kendi değerleri açısından çelişkiye düştüğünü ifade eden hükümet anlayışı da baştan sona yanlıştır. Bir kere Batı çelişkiye düşmemiştir. Çünkü onların değerler dediği şey kendileri için uygulanacak değerlerdir. Doğu ve Türkiye için değil! Tarih bunun örnekleri ile doludur. Yani aslında ortada bir çelişki ve çifte standart yoktur, netlik ve tarih boyu uygulanan bir standart vardır. Hatırlatalım, örneğin Fransa'da 2 tane Sorbon Üniversitesi vardır. Birinde Fransızlar A kalite eğitim alırlar. Diğer Sorbon'da ise Doğu'dan gelen talebelere eğitim verilir! Bunun böyle olduğunu ise tüm dünya, Doğu'dan gelen öğrenciler de dâhil bilirler. Bu nedenle “bana 2. Sınıf adam muamelesi yapıyor” diyerek Fransa suçlanamaz. Ya Fransa'ya o eğitim için gitmezsiniz ya da bunu kabul edersiniz!”

Batı'nın değerleri Hıristiyanlıktır
“Durum bu olduğu halde Fransa'yı kendi değerlerine ters düştüğü için suçlamak 2. Sınıf Tazminat aydınlarının içine düştüğü psikoloji, tek taraflı romantik Batı sevdasından başka bir şey değildir” diyen BTP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Erimhan şunları söyledi: “Değerlerine ters düşen hükümetin kendisidir. Batı'ya değerlerini hatırlatacak olan biz değiliz! Çünkü hükümetin kutsal metinlermiş gibi anlattığı Batı'nın değerleri Hıristiyanlıktır, Roma Hukuku'dur, Atina düşüncesidir. Bu üç saç ayağının sonucu ise Haçlı Savaşlarıdır! Batı zaten kendi değerlerinin gereğini bihakkın ifa ediyor. Hükümetin bu hususta titizlenmesine(!) hiç ama hiç gerek yok! Sonuç olarak hükümet, ekran ekran gezerek Batılı dostlarım(!) diye yeri göğü inleten Dışişleri Bakanımız bu söylemlerinden derhal vazgeçmelidir. Halkımız tüm çıplaklığı ile gerçeği görmektedir. “Batıya aman bir eleştiri gelmesin diyerek meseleyi rayından çıkarmak” ‘tarih baba'nın kalemi eline aldığı şu günlerde hiçbir işe yaramayacaktır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan oğlu Bilal'i AKP Genel Başkanı yapıp kendi Cumhurbaşkanı olarak devam edecek! Selçuk Özdağ iddialı konuştu

2028’e doğru Türkiye siyasetinde kritik gelişmeler yaşanıyor

19.02.2026 15:07:00
Ahmet Turan Yiğit
Cumhurbaşkanı Erdoğan oğlu Bilal'i AKP Genel Başkanı yapıp kendi Cumhurbaşkanı olarak devam edecek! Selçuk Özdağ iddialı konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan oğlu Bilal'i AKP Genel Başkanı yapıp kendi Cumhurbaşkanı olarak devam edecek! Selçuk Özdağ iddialı konuştu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın devam etme planları ve Bilal Erdoğan'ın sahaya sürülmesi sürecini Yeni Yol Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ analiz etti.

Özdağ, "Şimdi Bilal Erdoğan ismini ilk defa dile getiren benim efendim. 3 yıl önce dile getirdim ve dedim ki Süleyman Soylu'ya seslendim. Soylu heves etme. Ahmet Davutoğlu tasfiye edildi. Kendisine rakip gördü.
Sizi de tasfiye edecekler. Parti içerisinde damatlar falan da olmayacak. Kim olacak? Sadece evlat olacak. Bu
evlat da Bilal Bey. Bilal Bey gelecek buraya. Şimdi Sayın Erdoğan bu seçimi kazansın. Kazanırsa 2028'i 2027 Kasım ve 2018 martında oğlunu genel başkan genel başkan yapacak. Kendisi cumhurbaşkanlığına devam edecek. Sonra da 2028'den sonra 5 yıl sonra da kendisi bırakacak bu işi" dedi.

Selçuk Özdağ'ın konuşmasını izleyin:

Emlakjet ocak ayı gayrimenkul raporunu paylaştı

Emlakjet, kullanıcı davranışları, güncel piyasa dinamikleri ve anket sonuçlarına dayanan Ocak 2026 gayrimenkul raporunu paylaştı. Ocak ayında ilk el konut satışlarında da ikinci el satışlarda da bir düşüş yaşandı

 

19.02.2026 12:52:00 / Güncelleme: 19.02.2026 12:59:23
AA
Emlakjet ocak ayı gayrimenkul raporunu paylaştı
Emlakjet ocak ayı gayrimenkul raporunu paylaştı

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileriyle birlikte ele alınan rapor, yatırımcıların kısa vadeli planlarını ve altın fiyatlarındaki hareketliliğin gayrimenkul tercihlerine yansımalarını ortaya koyuyor.

Buna göre, Türkiye genelinde ilk el konut satışları, ocakta bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,1 düşüşle 34 bin 69 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde ikinci el konut satışları ise geçen yılın ocak ayına göre yüzde 5,9 azalarak 77 bin 411 olarak kaydedildi.

Toplam konut satışları içerisinde ilk el konutların payı yüzde 30,6, ikinci el konutların payı ise yüzde 69,4 oldu.

Yabancılara yapılan konut satışları, ocakta önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20,8 azalarak 1306 olarak kaydedilirken, aynı ayda, yabancılara yapılan konut satışlarının toplam konut satışları içindeki payı yüzde 1,2 seviyesinde gerçekleşti.

Ocakta uyruklara göre konut satışlarında ilk sırada 219 ile Rusya Federasyonu yer alırken, onu 118 ile İran ve 77 ile Ukrayna vatandaşlarına yapılan satışlar izledi.

Yatırım planlarında temkinli ilerleyiş dikkat çekiyor

Emlakjet tarafından gerçekleştirilen ve 43 binden fazla kullanıcının katılımıyla tamamlanan anket çalışması, bireysel yatırımcıların kısa vadeli yatırım planlarını, yatırım araçlarına yönelik tercihlerini ve gayrimenkul yatırımına bakışlarını detaylarıyla ortaya koyuyor.

Anket sonuçları, katılımcıların önemli bir bölümünün aktif ya da potansiyel yatırım planları yaptığını ancak karar sürecinde temkinli ve fırsat odaklı bir yaklaşım benimsendiğini gösteriyor.

Anket kapsamında katılımcılara yöneltilen "Önümüzdeki 3 ay içinde yatırım planınız var mı'" sorusuna verilen yanıtlar, yatırımcıların bir kısmının aktif adımlar atmaya hazır olduğunu, önemli bir kesimin ise süreci izleyerek kararını zamana yaydığını ortaya koyuyor.

Katılımcıların yüzde 17'si "Evet, aktif yatırım yapacağım" yanıtını verirken, yüzde 22'si "Araştırma aşamasındayım" seçeneğini tercih ediyor. Kararsız olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 23 olurken, "Şimdilik yatırım düşünmüyorum" diyenlerin oranı yüzde 38 seviyesinde seyrediyor.

"Önümüzdeki dönemde yatırım ağırlığınızı nereye vermeyi düşünüyorsunuz'" sorusuna katılımcıların yüzde 61'i yatırımda önceliğini gayrimenkule vermeyi planladığını belirtirken, yüzde 18'i altın, yüzde 8'i döviz ve yüzde 6'sı mevduat/fon seçeneklerini tercih ediyor.

Dengeli portföy oluşturmayı planlayanların oranı ise yüzde 7 seviyesinde kalıyor. Bu dağılım ise piyasa koşullarında yatırımcıların değerini uzun vadede koruyabilen, reel karşılığı olan ve görece daha öngörülebilir getiriler sunan varlıklara yönelme eğiliminin güçlendiğine işaret ediyor.

Altın fiyatlarındaki yükseliş gayrimenkul ilgisini artırıyor

Ankette yer alan "Altın fiyatlarındaki yükseliş, gayrimenkule bakışınızı etkiledi mi'" sorusu, yatırımcı davranışlarında dikkati çekici bir kırılmaya işaret ediyor.

Katılımcıların yüzde 49'u altın fiyatlarındaki yükselişin gayrimenkule olan ilgisini artırdığını belirtirken, yüzde 25'i yatırım tercihlerinin değişmediğini ifade ediyor. Altında kalmayı tercih edenlerin oranı yüzde 8 olurken, yüzde 18'lik bir kesim süreci kararsız biçimde takip ediyor.

Artan fiyat dalgalanmaları, gayrimenkulü daha istikrarlı, somut ve uzun vadeli bir yatırım alternatifi olarak öne çıkarırken, riskin dağıtılması ihtiyacı, bu varlık sınıfının güvenli bir denge unsuru olarak konumlanmasını güçlendiriyor.

Katılımcılara yöneltilen "Sizi gayrimenkul yatırımına en çok ne yönlendirir'" sorusuna ise katılımcıların yüzde 47'si fiyat avantajı ve pazarlık fırsatlarını ilk sıraya koyarken, yüzde 16'sı doğru lokasyon ve doğru proje kriterini önceliklendiriyor.

Uygun kredi koşulları yüzde 14, yüksek kira getirisi yüzde 13 tercih edilirken, güvenilir platform ve şeffaf süreç vurgusu yüzde 10 seviyesinde kalıyor.

Kısa vadede gayrimenkul satın alma ihtimali yüksek

"Önümüzdeki 6 ay içinde gayrimenkul satın alma ihtimaliniz nedir'" sorusuna verilen yanıtlar ise talep tarafında güçlü bir potansiyel bulunduğunu gösteriyor.

Katılımcıların yüzde 53'ü satın alma ihtimalini "yüksek" olarak değerlendirirken, yüzde 23'ü "orta" seviyede görüyor. Satın alma ihtimalinin düşük olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 11 olurken, yüzde 13'lük bir kesim yalnızca araştırma aşamasında olduğunu ifade ediyor.

Anket sonuçları yatırımcıların önemli bir bölümünün gündeminde gayrimenkulün güçlü bir şekilde yer aldığını ortaya koyuyor.

Kısa vadede aktif yatırım yapmayı planlayan bir kitle bulunurken, araştırma ve kararsızlık aşamasındaki kullanıcıların oranı da dikkati çekiyor. Gayrimenkulün yatırım ağırlığında açık ara öne çıkması, özellikle satılık daire gibi somut ve likiditesi yüksek ürünlere yönelik güvenli varlık arayışının sürdüğünü gösteriyor.

Altın fiyatlarındaki yükselişin gayrimenkule olan ilgiyi artırması, yatırımcıların portföy tercihlerinde denge arayışını güçlendirdiğini ortaya koyarken, fiyat avantajı, doğru lokasyon ve şeffaf süreç beklentisi, satın alma kararlarının temel dinamikleri olarak öne çıkıyor. Ayrıca 6 ay için yüksek satın alma ihtimali beyan eden kullanıcı oranı da gayrimenkul tarafında canlı bir talep potansiyeline işaret ediyor.

Uludağ'da kar kalınlığı 160 santime ulaştı

Uludağ'da dün akşam saatlerinde etkisini artıran kar yağışı sonrası kar kalınlığı 160 santimetreye kadar ulaştı. Yoğun yağışla birlikte yollar beyaza bürünürken, jandarma ekipleri kış lastiği veya zincir olmayan araçların zirveye çıkmasına izin vermedi

19.02.2026 11:45:00 / Güncelleme: 19.02.2026 12:12:45
İHA
Uludağ'da kar kalınlığı 160 santime ulaştı
Uludağ'da kar kalınlığı 160 santime ulaştı
Uludağ'da kar yağışının etkili olmasıyla, zirveye çıkmak isteyen sürücüler kontrol noktalarında tek tek durduruldu. Kış lastiği ya da zinciri bulunmayan araçların geçişine izin verilmedi.



Kurallara uymayan bazı sürücüler geri çevrilirken, ekipler sürücüleri can ve mal güvenliği konusunda uyardı.



Öte yandan kar küreme araçları gece boyunca aralıksız çalışarak yolların açık kalması için yoğun mesai harcadı.



Yetkililer, Uludağ'a çıkacak vatandaşların mutlaka kış lastiği ve zincir bulundurmaları gerektiğini hatırlattı.

Aziz İhsan Aktaş davasının 14'üncü duruşması başladı

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 14'üncü duruşması başladı

 

19.02.2026 11:13:00
Anadolu Ajansı
Aziz İhsan Aktaş davasının 14'üncü duruşması başladı
Aziz İhsan Aktaş davasının 14'üncü duruşması başladı

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.

Duruşmada, sanıkların yakınları ile bazı CHP'li yöneticiler ve partililer izleyici olarak yer aldı.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Duruşmada, tutuksuz sanıklardan Gökçe Aktaş'ın savunması alınıyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 579 sayfalık iddianamede, Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı sanık Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı sanık Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı sanık Zeydan Karalar ile görevinden uzaklaştırılan ve hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı sanık Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan kazandığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor. 

9'u polis 17 zanlıya gözaltı

Kamuoyunda "Casperlar" olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik soruşturmada 9'u polis, 1'i zabıt katibi, 1'i gümrük muhafaza memuru, 1'i müstafi polis memuru olmak üzere 17 şüpheli gözaltına alındı

 

19.02.2026 10:43:00
Anadolu Ajansı
9'u polis 17 zanlıya gözaltı
9'u polis 17 zanlıya gözaltı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda "Casperlar" olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik soruşturmada, örgütün hiyerarşisi içinde hareket ettiği belirlenen ve haklarında gözaltı kararı verilen 9'u polis, 1'i zabıt katibi, 1'i gümrük muhafaza memuru, 1'i müstafi polis memuru olmak üzere 17 şüpheli gözaltına alındı.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca kamuoyunda "Casperlar" olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 9 Ocak'ta düzenlenen eş zamanlı operasyonla elde edilen dijital materyallerin incelendiği belirtildi.

İnceleme neticesinde örgüt üyelerinin kamu görevlileri ile irtibat ve menfaat ilişkisine girdiği, bu kapsamda adli mercilerce yürütülen bir kısım soruşturmada, örgütün idareci ve üyelerinin, görev ve yetki tanımına aykırı hareket eden kamu görevlilerinden "suç, aranma, araç, yakalama kaydı" gibi sorgulamalarla bilgi aldığının tespit edildiği aktarılan açıklamada, "Örgüt hiyerarşisi içinde hareket ettiği değerlendirilen, 9'u polis memuru, 1'i zabıt katibi, 1'i gümrük muhafaza memuru, 1'i müstafi polis memuru olmak üzere toplamda 17 şüpheli hakkında 19 Şubat tarihinde gözaltı, İstanbul, Muğla, Bursa, Giresun, Mersin ve Şırnak illerinde belirlenen adreslerinde arama ve el koyma talimatı verilmiştir." ifadelerine yer verildi.

Soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheli yakalandı.

Kocaeli'yi lodos vurdu: Yollar göle döndü

Kocaeli'nin Gölcük ve Başiskele ilçelerinde sabah saatlerinde etkili olan lodos nedeniyle dalgalar metrelerce yüksekliğe ulaştı. Deniz taşınca bazı yollar göle döndü

18.02.2026 14:15:00 / Güncelleme: 18.02.2026 14:20:46
İHA
Kocaeli'yi lodos vurdu: Yollar göle döndü
Kocaeli'yi lodos vurdu: Yollar göle döndü
Kocaeli'de sabah saatlerinde etkili olan lodos hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetli rüzgarın etkisiyle dalgalar yükselirken, deniz taşarak kıyı kesimlerinde su baskınlarına neden oldu.



Gölcük ilçesi Halıdere Mahallesi Sahil Caddesi deniz suyuyla kaplandı. Başiskele ilçesi sahil kesiminde de yollar göle döndü. Yolların su altında kalması nedeniyle sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. İlçe belediyesi ekipleri çalışma gerçekleştirdi.



"Venedik'e döndük"

Esnaf İbrahim Hoşbaşak, "Venedik'e döndük. Lodosta her sene bu hale geliyor. Rıhtımın yükseltilmesini istiyoruz. Elektrik yok, depomu su bastı içiresinde malzemelerim var. Esnafımız çizmelerle dolaşıyor. Marketi su bastı her türlü zararımız var. Bazı işi bilmeyen arkadaşlarımız var deniz suyunun içerisinde geziyor" ifadelerini kullandı.


AYM üyeliği için 3 aday belirlendi

Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeliği için Cumhurbaşkanlığına bildirilecek 3 aday, Yargıtay Büyük Genel Kurulunda yapılan seçimle belirlendi

18.02.2026 13:54:00
İHA
AYM üyeliği için 3 aday belirlendi
AYM üyeliği için 3 aday belirlendi
Yargıtay Büyük Genel Kurulunda yapılan seçimle Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeliği için Cumhurbaşkanlığına bildirilecek 3 aday belirlendi. 317 üyenin katılımıyla gerçekleşen oylama sonucunda Yargıtay 3. Ceza Dairesi Üyesi Mustafa Karayıldız 58, 3. Ceza Dairesi Üyesi Oğuz Dik 45 ve 2. Hukuk Dairesi Üyesi Şaban Kazdal 44 oy alarak en çok oy alan isimler oldu. Seçimde 1 boş oy bulunurken, 11 oy geçersiz sayıldı.

11 üyenin yer aldığı seçimde en çok oy alan 3 adaydan birisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından AYM üyeliğine seçilecek. Öte yandan Oğuz Dik, Ankara'da 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin açılan Genelkurmay çatı davasında mahkeme başkanı olarak görev yapmıştı.

Bursa'da denizle kara birleşti, sokaklar göle döndü

Bursa'nın Gemlik ilçesine bağlı Kurşunlu Mahallesi'nde sabah saatlerinde etkili olan fırtına ve sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetli rüzgârın kabarttığı dalgalar sahil yolunu aşarak karayoluna ve mahalle sokaklarına kadar ulaştı. Fırtına sebebiyle denizle karayolu birleşti, evler sular altında kaldı

18.02.2026 13:18:00
İHA
Bursa'da denizle kara birleşti, sokaklar göle döndü
Bursa'da denizle kara birleşti, sokaklar göle döndü
Denizin taşmasıyla birlikte sağanak yağışın da etkisiyle sokaklar kısa sürede göle döndü. Deniz suyunun yol ile birleşmesi nedeniyle bölgede ulaşımda aksamalar yaşanırken, sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. Bazı ev ve iş yerlerini su basarken, mahallede maddi hasar meydana geldi.

Kurşunlu Mahallesi sakinleri, her fırtına ve yoğun yağışta benzer manzaraların yaşandığını belirterek duruma tepki gösterdi. Vatandaşlar, sahil hattında kalıcı ve koruyucu önlemler alınmasını isteyerek yetkililere çağrıda bulundu. Bölge halkı, denizin taşmasını önleyecek bir set yapılması ve altyapının güçlendirilmesi talebinde bulundu.

Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...

Tokat'ta ele geçirilen 55 bin 440 adet sentetik hapla ilgili gözaltına alınan 5 şüpheliden 3'ü tutuklandı

18.02.2026 10:54:00
İhlas Haber Ajansı
Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...
Tokat'ta uyuşturucunun pençesinde...
Tokat'ta ele geçirilen 55 bin 440 adet sentetik hapla ilgili gözaltına alınan 5 şüpheliden 3'ü tutuklandı.

Edinilen bilgilere göre, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen operasyonda il dışından gelen bir araçta yapılan aramada; 55 bin 440 adet sentetik ecza ele geçirilmiş, soruşturma kapsamında 5 şüpheli gözaltına alınmıştı.



Dün emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen S.U. ve Y.P., çıkarıldıkları adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.



İ.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Operasyon kapsamında Samsun'da gözaltına alınan S.A. da emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, H.Y. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın çok yönlü sürdüğü öğrenildi.

Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu

Adana merkezli 10 ilde, para karşılığında temin ettikleri başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden usulsüz reçete yazdırarak milyonlarca liralık ilaç temin eden şebekeye yönelik "Son Reçete" operasyonu düzenlendi

18.02.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu
Adana merkezli 10 ilde 'Son Reçete' operasyonu
Adana merkezli 10 ilde, para karşılığında temin ettikleri başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden usulsüz reçete yazdırarak milyonlarca liralık ilaç temin eden şebekeye yönelik "Son Reçete" operasyonu düzenlendi. 69 şüpheli gözaltına alınırken, örgüte ait 87 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 34'ü tutuklanırken, 25 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, 10 kişi ise savcılıktan serbest kaldı.

Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, usulsüz reçete yöntemiyle ilaç temin eden şebekeye yönelik yaklaşık 1 yıl süren teknik ve fiziki takibin ardından operasyon düzenledi. "Son Reçete" adı verilen operasyonda, para karşılığında temin edilen başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden reçete yazdırılarak kanser ilaçları, uyuşturucu içerikli haplar, antibiyotikler ve sağlık kabinlerinde kullanılan ilaçların alındığı ortaya çıkarıldı.

Doktor üzerinden reçete, 6 eczaneden temin



Yapılan çalışmalarda, ilaçların doktor U.U. üzerinden reçete edildiği, örgüt içerisindeki 6 eczacı aracılığıyla temin edildiği belirlendi. Sağlık raporuna tabi ilaçların ise hasta yerine "dublör" kullanılarak alındığı tespit edildi. Dublörlük görevini hepatit hastası S.İ. ile R.O.'nun yaptığı öğrenildi.
Şebekenin temin ettiği ilaçları yasa dışı şekilde sağlık kabinleri ve farklı eczanelere sattığı, uyuşturucu madde içerikli hapların ise elden bağımlılara verildiği ve yurt dışına satış yaptığı belirlendi.

87 milyon TL'lik mal varlığına el konuldu



Soruşturma kapsamında şebekede; 1 doktor, 6 eczacı, 5 eczacı kalfası, 3 ecza deposu sahibi, 1 hemşire ve 2 dublör olmak üzere çok sayıda şüphelinin yer aldığı tespit edildi.
13 Şubat'ta Adana merkezli olmak üzere İzmir, Konya, Diyarbakır, Mersin, Antalya, Muğla, Batman, Osmaniye ve Mardin'de 186 ekip ve 600 polisin katılımıyla eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 69 şüpheli gözaltına alındı.

Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile 500 kutu ilaç ele geçirildi. Şebekeye ait yaklaşık 87 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.
Şebekenin kamuya verdiği zararın belirlenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından inceleme başlatıldı.

34 kişi tutuklandı

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden aralarında doktor, eczacı, ecza deposu sahipleri ve dublörlerin de bulunduğu 34 kişi tutuklandı. 25 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 10 kişi ise savcılıkça serbest kaldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.