Fındıkta rekolte düşecek
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, bu yıl külleme hastalığı, fındık kokarcası nedeniyle fındık rekoltesinde düşüş beklediklerini ifade ederek, "Rekoltedeki düşüşün fındıkta maliyeti daha da yükselteceğini tahmin ediyoruz" dedi
22.07.2018 00:00:00
SELİM AYANOĞLU/İSTANBUL
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Gıda ve Orman Bakanlığı tarafından rekolte açıklaması henüz yapılmamakla birlikte külleme hastalığı, fındık kokarcası nedeniyle fındık rekoltesinde düşüş beklediklerini bildirdi. Bayraktar, Ağustos ayının ilk günlerinde başlayacak fındık hasadıyla ilgili yaptığı açıklamada, çiftçinin artan girdi fiyatları nedeniyle başta mazot olmak üzere girdilere erişimlerinin zorlaştığını belirterek, "Maliyetler arttı. Rekoltedeki düşüşün fındıkta maliyeti daha da yükselteceğini tahmin ediyoruz" dedi.
Fındık değerli bir ürün
Şemsi Bayraktar, fındığın, hem ülke hem de Karadeniz bölgesi açısından vazgeçilmez, ülkeye çok büyük miktarlarda döviz kazandıran bir ürün olduğunu, 400 bin ailenin, 706 bin hektar alanda, dünya fındık üretiminin yüzde 70'ini, dünya fındık ihracatının yüzde 75'ini karşıladığını bildirdi. 2015-2016 sezonunda 2.3 milyar dolar, 2016-2017 sezonunda 1.9 milyar, 2017-2018 sezonunun 1 Eylül-15 Temmuz arası döneminde 1 milyar 650 milyon dolarlık fındık ihraç edildiğini vurgulayan Bayraktar, şu bilgileri verdi: "400 bin aile doğrudan üretici olarak, on binlerce aile fındık nakliyesi, işlenmesi, ticareti, işçiliğinden, yüz binlerce esnaf ailesi de fındığın yarattığı ekonomik değerden faydalanarak geçimini sağlıyor.
Karadeniz Bölgemizin ekonomisinin büyük bölümü fındığa dayalıdır. Ülkemiz de fındık üretimi ve ihracatında dünyada bir tekeldir. Yıllara göre değişmekle birlikte dünya üretiminin yaklaşık yüzde 70'ini, ihracatının ise yüzde 75'ini ülkemiz karşılıyor."
Satıcı çok, alıcı az
Fındıkta büyük alıcının çok az olduğu bir piyasa yapısı bulunduğuna işaret eden Bayraktar, "Bu yüzden fındık fiyatını ülkemiz belirleyemiyor. Arz talep kuralı fındık piyasasında işlemiyor. Ürün az olduğunda bile fiyatların yükselmediğini geçtiğimiz yıllarda gördük. 400 bin üreticimizin fındık fiyatında söz hakkı yok. Çünkü alivre satış var, lisanslı depolar yaygın olmadığı için emanet usulü var, ürün ihtisas borsaları yok. Alivre satış yoluyla daha fındığın rekoltesi ve maliyeti belli olmadan ihraç fiyatlarının belirlenmesi sürekli sorun oluşturuyor.
Piyasada haksız rekabet ve tekelci bir ortam mevcut? Lisanslı depolar yaygın değil. Üreticimiz fındığını depolayamıyor, emanete veriyor. Emanete verilen fındık, emanette kalmıyor iç ve dış piyasaya sunuluyor. Ürün ihtisas borsaları olmadığı için ürün senedine karşılık kredi kullanamıyor. Borçları nedeniyle üreticimiz, fındığını arz talebe göre değil, hasattan hemen sonra satmak zorunda kalıyor."
TMO piyasada yer almalı
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, üreticinin kaderinin alıcıya ve ithalatçıya bağlı kaldığına dikkati çekerek, çözüme yönelik olarak şunları kaydetti: "Fındıkta fiyat sorununun çözülmesi için Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) piyasada olmasından başta çare yok.
Dahası fındık borsası kurulmalı, lisanslı depolar yaygınlaştırılmalıdır. Alivre satışlara ve emanet usulüne bir son verilmelidir. Ömrünü tamamlamış bahçeler sökülerek, yeni bahçelerin oluşturulması Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından desteklenmelidir."
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Gıda ve Orman Bakanlığı tarafından rekolte açıklaması henüz yapılmamakla birlikte külleme hastalığı, fındık kokarcası nedeniyle fındık rekoltesinde düşüş beklediklerini bildirdi. Bayraktar, Ağustos ayının ilk günlerinde başlayacak fındık hasadıyla ilgili yaptığı açıklamada, çiftçinin artan girdi fiyatları nedeniyle başta mazot olmak üzere girdilere erişimlerinin zorlaştığını belirterek, "Maliyetler arttı. Rekoltedeki düşüşün fındıkta maliyeti daha da yükselteceğini tahmin ediyoruz" dedi.
Fındık değerli bir ürün
Şemsi Bayraktar, fındığın, hem ülke hem de Karadeniz bölgesi açısından vazgeçilmez, ülkeye çok büyük miktarlarda döviz kazandıran bir ürün olduğunu, 400 bin ailenin, 706 bin hektar alanda, dünya fındık üretiminin yüzde 70'ini, dünya fındık ihracatının yüzde 75'ini karşıladığını bildirdi. 2015-2016 sezonunda 2.3 milyar dolar, 2016-2017 sezonunda 1.9 milyar, 2017-2018 sezonunun 1 Eylül-15 Temmuz arası döneminde 1 milyar 650 milyon dolarlık fındık ihraç edildiğini vurgulayan Bayraktar, şu bilgileri verdi: "400 bin aile doğrudan üretici olarak, on binlerce aile fındık nakliyesi, işlenmesi, ticareti, işçiliğinden, yüz binlerce esnaf ailesi de fındığın yarattığı ekonomik değerden faydalanarak geçimini sağlıyor.
Karadeniz Bölgemizin ekonomisinin büyük bölümü fındığa dayalıdır. Ülkemiz de fındık üretimi ve ihracatında dünyada bir tekeldir. Yıllara göre değişmekle birlikte dünya üretiminin yaklaşık yüzde 70'ini, ihracatının ise yüzde 75'ini ülkemiz karşılıyor."
Satıcı çok, alıcı az
Fındıkta büyük alıcının çok az olduğu bir piyasa yapısı bulunduğuna işaret eden Bayraktar, "Bu yüzden fındık fiyatını ülkemiz belirleyemiyor. Arz talep kuralı fındık piyasasında işlemiyor. Ürün az olduğunda bile fiyatların yükselmediğini geçtiğimiz yıllarda gördük. 400 bin üreticimizin fındık fiyatında söz hakkı yok. Çünkü alivre satış var, lisanslı depolar yaygın olmadığı için emanet usulü var, ürün ihtisas borsaları yok. Alivre satış yoluyla daha fındığın rekoltesi ve maliyeti belli olmadan ihraç fiyatlarının belirlenmesi sürekli sorun oluşturuyor.
Piyasada haksız rekabet ve tekelci bir ortam mevcut? Lisanslı depolar yaygın değil. Üreticimiz fındığını depolayamıyor, emanete veriyor. Emanete verilen fındık, emanette kalmıyor iç ve dış piyasaya sunuluyor. Ürün ihtisas borsaları olmadığı için ürün senedine karşılık kredi kullanamıyor. Borçları nedeniyle üreticimiz, fındığını arz talebe göre değil, hasattan hemen sonra satmak zorunda kalıyor."
TMO piyasada yer almalı
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, üreticinin kaderinin alıcıya ve ithalatçıya bağlı kaldığına dikkati çekerek, çözüme yönelik olarak şunları kaydetti: "Fındıkta fiyat sorununun çözülmesi için Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) piyasada olmasından başta çare yok.
Dahası fındık borsası kurulmalı, lisanslı depolar yaygınlaştırılmalıdır. Alivre satışlara ve emanet usulüne bir son verilmelidir. Ömrünü tamamlamış bahçeler sökülerek, yeni bahçelerin oluşturulması Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından desteklenmelidir."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.