FETÖ İŞ BAŞINDA
FETÖ'nün taşeronu olduğu Vatikan'ın dinlerarası diyalog projesi, Türkiye'de tam gaz devam ediyor. Bu şer projesinin son halkası Ramazan başında Sakarya'nın Hendek ilçesinde açılan Rasimpaşa Camii oldu. Caminin duvarlarını muharref Zebur, Tevrat, İncil resimleri süslüyor
11.06.2017 00:00:00
ORHAN DEDE/ARAŞTIRMA
Türkiye, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde tam 246 şehit verdi. Kayıpları bununla sınırlı kalmayan Türkiye, o tarihten bugüne kadar içeride ve dışarıda FETÖ bağlantılı şebekeler ile mücadele içerisinde. Başta ABD ve Avrupa olmak üzere tüm dünyayı ahtapotun kolları gibi saran FETÖ belası ile tam anlamıyla mücadele edildiği maalesef söylenemez. Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere hükümet, FETÖ'yle mücadele etmek için her türlü gayreti gösterirken içeride geçmişte FETÖ'cülerin imza attığı çalışmaların benzerleri hiçbir sekteye uğramadan devam ediyor. Bu projelerin başında da dinlerarası diyalog çalışmaları geliyor. Vatikan'ın ortaya attığı dinlerarası diyalog ile Türkiye, 1997'li yıllarda FETÖ'nün taşeronluğu sayesinde tanıştı. Dönemin papası II. Jean Paul'e 1998 Şubat ayında "Papalık misyonunun bir parçası olmak için burada bulunuyoruz" ifadelerinin yer aldığı bir mektup vererek dinlerarası diyalog taşeronluğunun düğmesine basan FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in öncülüğünde yıllarca devam eden diyalog çalışmalarıyla milletimizin ve özellikle de gençlerimizin inancıyla oynandı. Bu kapsamda gayrimüslimlerin de cennete gireceği savunuldu. Üç hak din söylemi sık sık kullanıldı. İftar sofralarında papazlara dua ettirildi. Kelime-i Tevhid'den 'Muhammedun Resulullah' kısmı 'kemal ifadesidir' denilerek çıkarıldı. Urfa Harran'da tertip edilen bir düğünde Müslüman bir kadınla Hıristiyan bir erkek evlendirildi. Düğünden sonra Lester isimli bu Hıristiyan, 'kendimi hem Hıristiyan Hem Müslüman hissediyorum' diyerek dinlerarası diyalog mesajları verildi. Bu düğün, FETÖ'cülerin yayın organı Zaman gazetesinin 15 Nisan 2000 tarihli nüshasında, 'Bu bir devrim' manşetiyle haber yapıldı.
FETÖ'cüler frene basmadı
15 Temmuz FETÖ darbe girişimi sonrasında başını Fetullah Gülen çektiği bu grupla büyük bir mücadele başladı. Ama gelin görün ki FETÖ'nün taşeronu olduğu dinlerarası diyalog çalışmaları frene basmak şöyle dursun tam gaz Türkiye genelinde fitnesini kusmaya devam ediyor. FETÖ'nün dinlerarası diyalog çalışmalarının son halkası Sakarya'nın Hendek ilçesinde Ramazan ayı başında ibadete açılan Rasimpaşa Camii oldu. Rasimpaşa Camii, mimari yapısı ve ihtişamlı görünüşüyle Sakarya'nın en büyük camisi. 2012 yılında temeli atılan Rasimpaşa Camii, FETÖ'nün dinlerarası diyalog çalışmalarının hız kesmeden devam ettiğinin müşahhas şahidi konumunda. Çünkü caminin tavanının dört bir köşesine denk gelecek şekilde Zebur, Tevrat, İncil ve Kuran resimleri yapılmış. Muharref üç kitap ile Kuran-ı Kerim aynıymış mesajı verilmeye çalışılıyor. Bunun kimin fikri olduğu henüz belli değil. Ama Ramazan başında ilk Cuma namazı İlçe Müftüsü Abdurrahman Şahin tarafından bu camide kılınmıştı. Müftü Şahin'in caminin içerisindeki muharref Zebur, Tevrat ve İncil resimlerine nasıl bir tepki verdiği merak ediliyor.
Yine mi devrim?
2000 yılında Harran'daki diyalog düğünü FETÖ'cüler tarafından 'bir devrim' şeklinde lanse edilmişti. Hendek Rasimpaşa Camii'ni inşa edenlerin de İslam dininde devrim peşinde oldukları anlaşılıyor. Caminin yapımına başlandıktan kısa süre sonra Mayıs 2013'te Hendek Bayraktepe Sosyal Tesisleri'nde düzenlenen bir programda Rasimpaşa Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneği'nden bazı yetkililerin, "Rasimpaşa camii, içindeki süslemeleri ile içindeki yazıları ile İslam aleminde devrim yapan camilerden bir tanesi olacaktır. Camimizde Tevrat'ı, İncil'i, Zebur'u ve Kur'an-ı Kerim'i orada görebileceksiniz" ifadelerini sarf ettiği tespit edildi. Şimdi Sakarya'nın en büyük camisi konumundaki Rasimpaşa Camii'nde dinlerarası diyalog mesajı veren Tevrat, Zebur ve İncil resimlerinin kaldırılıp kaldırılmayacağı merak ediliyor. Aynı zamanda bir FETÖ projesi olan dinlerarası diyalog mesajları veren bu resimleri caminin içerisine sokanlar hakkında soruşturma açılacak mı merak ediliyor.
Türkiye, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde tam 246 şehit verdi. Kayıpları bununla sınırlı kalmayan Türkiye, o tarihten bugüne kadar içeride ve dışarıda FETÖ bağlantılı şebekeler ile mücadele içerisinde. Başta ABD ve Avrupa olmak üzere tüm dünyayı ahtapotun kolları gibi saran FETÖ belası ile tam anlamıyla mücadele edildiği maalesef söylenemez. Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere hükümet, FETÖ'yle mücadele etmek için her türlü gayreti gösterirken içeride geçmişte FETÖ'cülerin imza attığı çalışmaların benzerleri hiçbir sekteye uğramadan devam ediyor. Bu projelerin başında da dinlerarası diyalog çalışmaları geliyor. Vatikan'ın ortaya attığı dinlerarası diyalog ile Türkiye, 1997'li yıllarda FETÖ'nün taşeronluğu sayesinde tanıştı. Dönemin papası II. Jean Paul'e 1998 Şubat ayında "Papalık misyonunun bir parçası olmak için burada bulunuyoruz" ifadelerinin yer aldığı bir mektup vererek dinlerarası diyalog taşeronluğunun düğmesine basan FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in öncülüğünde yıllarca devam eden diyalog çalışmalarıyla milletimizin ve özellikle de gençlerimizin inancıyla oynandı. Bu kapsamda gayrimüslimlerin de cennete gireceği savunuldu. Üç hak din söylemi sık sık kullanıldı. İftar sofralarında papazlara dua ettirildi. Kelime-i Tevhid'den 'Muhammedun Resulullah' kısmı 'kemal ifadesidir' denilerek çıkarıldı. Urfa Harran'da tertip edilen bir düğünde Müslüman bir kadınla Hıristiyan bir erkek evlendirildi. Düğünden sonra Lester isimli bu Hıristiyan, 'kendimi hem Hıristiyan Hem Müslüman hissediyorum' diyerek dinlerarası diyalog mesajları verildi. Bu düğün, FETÖ'cülerin yayın organı Zaman gazetesinin 15 Nisan 2000 tarihli nüshasında, 'Bu bir devrim' manşetiyle haber yapıldı.
FETÖ'cüler frene basmadı
15 Temmuz FETÖ darbe girişimi sonrasında başını Fetullah Gülen çektiği bu grupla büyük bir mücadele başladı. Ama gelin görün ki FETÖ'nün taşeronu olduğu dinlerarası diyalog çalışmaları frene basmak şöyle dursun tam gaz Türkiye genelinde fitnesini kusmaya devam ediyor. FETÖ'nün dinlerarası diyalog çalışmalarının son halkası Sakarya'nın Hendek ilçesinde Ramazan ayı başında ibadete açılan Rasimpaşa Camii oldu. Rasimpaşa Camii, mimari yapısı ve ihtişamlı görünüşüyle Sakarya'nın en büyük camisi. 2012 yılında temeli atılan Rasimpaşa Camii, FETÖ'nün dinlerarası diyalog çalışmalarının hız kesmeden devam ettiğinin müşahhas şahidi konumunda. Çünkü caminin tavanının dört bir köşesine denk gelecek şekilde Zebur, Tevrat, İncil ve Kuran resimleri yapılmış. Muharref üç kitap ile Kuran-ı Kerim aynıymış mesajı verilmeye çalışılıyor. Bunun kimin fikri olduğu henüz belli değil. Ama Ramazan başında ilk Cuma namazı İlçe Müftüsü Abdurrahman Şahin tarafından bu camide kılınmıştı. Müftü Şahin'in caminin içerisindeki muharref Zebur, Tevrat ve İncil resimlerine nasıl bir tepki verdiği merak ediliyor.
Yine mi devrim?
2000 yılında Harran'daki diyalog düğünü FETÖ'cüler tarafından 'bir devrim' şeklinde lanse edilmişti. Hendek Rasimpaşa Camii'ni inşa edenlerin de İslam dininde devrim peşinde oldukları anlaşılıyor. Caminin yapımına başlandıktan kısa süre sonra Mayıs 2013'te Hendek Bayraktepe Sosyal Tesisleri'nde düzenlenen bir programda Rasimpaşa Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneği'nden bazı yetkililerin, "Rasimpaşa camii, içindeki süslemeleri ile içindeki yazıları ile İslam aleminde devrim yapan camilerden bir tanesi olacaktır. Camimizde Tevrat'ı, İncil'i, Zebur'u ve Kur'an-ı Kerim'i orada görebileceksiniz" ifadelerini sarf ettiği tespit edildi. Şimdi Sakarya'nın en büyük camisi konumundaki Rasimpaşa Camii'nde dinlerarası diyalog mesajı veren Tevrat, Zebur ve İncil resimlerinin kaldırılıp kaldırılmayacağı merak ediliyor. Aynı zamanda bir FETÖ projesi olan dinlerarası diyalog mesajları veren bu resimleri caminin içerisine sokanlar hakkında soruşturma açılacak mı merak ediliyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.