Peygamber Efendimiz buyurdu ki: "Dul kadın ve yoksul kimselerin geçimlerini üzerine alan bir Müslüman, Allah yolunda cihad eden mücâhid gibi yahut gündüzleri oruçlu geceleri de ibâdetle meşgul olan kimse gibidir" Fakirlere yardım etmek, onların ihtiyaçlarını gidermek, İslâmiyetin en çok üzerinde durduğu hususlardan birisidir. Zekât verilecek sınıflardan birisi de fakirlerdir.Fakirlere yardımda bulunurken veya o istediğinde verecek durumda değilken, çok dikkatli ve nazik davranmalı, fakirler gücendirilmemelidir. Onlara her zaman güzel söz söylenmeli, hattâ verirken onlara teşekkür etmek ihmâl edilmemelidir. Zira onlar Allah'ın bir emaneti olan mallardan dolayı Allah'ın emrini yerine getirmeye vesile olmakta, kendilerini o yükten kurtarmaktadırlar.Fakirlere yardımla ve şayet verecek durumu yoksa güzel söz söylemekle ilgili âyet-i kerîmelere meâlen bakalım: "Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışlara hakkını ver. Malını İsraf ederek saçıp savurma." (İsrâ sûresi/26)"Eğer onlara verecek bir şey bulamayıp da Rabbinden bir rahmet aramak için yüzünü onlardan çevirmek zorunda kalırsan, bari onlara güzel bir söz söyle." (İsrâ/28)Dula, fakire, ihtiyaç sahiplerine yardım etmekle ilgili hadis-i şeriflerden bazılarına bakalım: Safvân bin Süleym'in (r. a.) rivayet ettiğine göre Resûlullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur: "Dul kadın ve yoksul kimselerin geçimlerini üzerine alan bir Müslüman, Allah yolunda cihad eden mücâhid gibi yahut gündüzleri oruçlu geceleri de ibâdetle meşgul olan kimse gibidir." (Buhâri, Edeb: 25)Câbir (r.a.) der ki: Hz. Peygamber (s.a.v.): "Müslüman yoksulu doyurmak Allah'ın rahmetini gerekli kılan güzel amellerdendir." buyurdu. (Tergib ve Terhib., c.2/372-9)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.