Japonya'nın Oshima Adası açıklarında batan Ertuğrul Fırkateyni'nden geriye kalan kalıntıların su yüzüne çıkarılması amacıyla 2007 yılında başlatılan "Ertuğrul Fırkateyni: Japonya'da bir Türk Gemisi" adlı proje çalışmaları devam ediyor.
Bodrum Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü Başkanı Tufan Tufanlı, 2007 yılında yaptıkları çalışmalarda geminin yerini tespit ettiklerini, 9 ocak 2008- 16 şubat 2008 tarihleri arasında gerçekleşecek beş haftalık çalışmayla Ertuğrul Fırkateyni'ne ait kalıntıların çıkarılacağını söyledi.Proje ile; 1889 yılında II. Abdülhamit tarafından Japon İmparatoru'na iyi niyet elçisi olarak gönderilen, 11 ay süren yolculuğun ardından Japonya'ya ulaşan ve 1890 yılında geri dönüş yolculuğunda fırtınaya yakalanarak Kushimoto eyaletine bağlı ada yakınlarında batan Ertuğrul Fırkateyni'nin batığından kalıntılar çıkarılacak.Bodrum Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü (INA) ve Yapı Kredi Emeklilik ortaklığıyla yürütülen proje kapsamında, geçen yıl geminin yerinin tespit edilmesi için yapılan çalışmalar sırasında 10 adet buluntu çıkarıldığı, bunlardan 6'sının Kushimoto'daki Türk Müzesi'ne bırakılarak 4'ününde konservasyon çalışmaları için Bodrum'a getirildiği öğrenildi. Gemi parçalandığı için ana gövdeye ait pek bir şey bulmayı beklemediğini anlatan Tufanlı, şöyle konuştu: "Önemli olan denizcilerimizi orada kalan izlerden bir kısmını çıkaracağız. Benim oradaki hedefim bu gemiyi çıkarmak değil ölen şehitlerimizin anısını canlandırmak. Tarihimize ışık tutacak bu çalışma aynı zamanda Türkiye ve Japonya arasındaki dostluk köprüsünü oluşturuyor. Bu yıl kazı çalışmasında çok daha değerli eserler çıkaracağız. Şehitlerimizin yattığı şehitliğin yanındaki Ertuğrul Müzesi'nde sergilenmesini sağlayacağız. Benim arzum bu çalışmamız sonucunda Türkiye'deki gençlerin tarihlerine denizcilik tarihlerine merak salmalarını sağlamak. Bu konuyu Japonya'da hemen hemen herkes biliyor. Ülkemizde bilen sayısı az." 16 Eylül 1890'da batmıştıErtuğrul Fırkateyni batığının sığ bir konumda bulunduğunu anlatan Tufanlı açıklamasında şunları söyledi: "Bu yapılacak kazı için büyük bir avantajdır. Geminin 16 Eylül 1890 günü fırtınaya yakalanarak Oshima adası önündeki kayalara çarparak parçalandığı ve dağıldığı bilinen bir gerçektir. Ayrıca kazayı takiben Japon dalgıçlar tarafından gerçekleştirilen kurtarma çalışmalarında geminin birçok top ve silahları çıkarılmış ve İstanbul'a gönderilmiştir. Dolayısıyla geminin gövdesinden su altında büyük parça kalmamıştır, fakat buna rağmen su altında 2007 yılında yapılan çalışmalarda birçok alanlarda manyetik sinyal tespit edilmiştir. Bu sinyallerin gemi kalıntılarından geldiği düşünülmektedir. 2008 yılında yapılacak kazıdan çıkarılacak buluntuların ön konservasyonu Kushimoto'da yapılacak ve bu parçalar burada sergilenecektir. Su altından çıkarılan arkeolojik buluntular, deniz suyundan tuzu emmiş oldukları için çok özel bir bakıma gerek duyarlar. Konservasyonun doğru yapılması iki ülkenin tarihini etkileyen bu muhteşem gemiden çıkarılacak parçaların sonsuza dek yaşamasını sağlayacaktır."1878 yılında Japon okul gemisi Seiki'nin Osmanlı İmparatorluğu'nu ziyaret etmesiyle başlayan ve gelişen Osmanlı- Japon ilişkilerinde, Japonya dönüşünde fırtınada batmıştır. Ertuğrul Fırkateyni, 1854 yılında, Kırım Savaşı sırasında Taşkızak Tersanesi'ne sipariş edilmiş, 1863'te seyir denemeleri yapılmış ve 1864 yılında hizmete girmiştir. Boyu 250 kadem (kadem= foot = 30,48 cm), eni 49,10 kadem olan ahşap bir teknedir. Amiral Osman Paşa yönetiminde 14 Temmuz 1889 tarihinde yola çıkmış ve 11 ay süren yolculuğunda gemi, 17 Haziran 1890'da Yokohama limanına demirlemiş, mürettebatı halk tarafından coşkuyla karşılanmıştır. Amiral ve emrindeki heyet, İmparator Meiji tarafından Tokyo'daki sarayında kabul olunmuş ve kendilerine birer nişan verilmiştir. Ertuğrul personeli, Japonya'da kaldığı üç ay içinde en itibarlı misafirler olarak ağırlanmıştır. Hediyelerin verilmesinden sonra Japonya'da yaklaşık iki ay kaldıktan sonra 15 Eylül 1890'da dönüş yolculuğuna başlamıştır. Ertuğrul Fırtateyni Oshima Adası'nın doğu ucundaki kayalıklara çarparak parçalanmıştır. Gemide Amiral Osman Paşa dahil 550 denizcinin hayatını kaybettiği, 69 denizcinin ise ada balıkçıları tarafından kurtarıldığı belirtilmektedir.Oshima köylüleri, kazazedelere sahip çıkmış, hastaları tedavi etmiş, onlara giyecek ve yiyecek sağlamıştır. Bu olay Osmanlı donanmasının tarihindeki en üzücü olaylardan biridir Ancak iyi bir sonuç doğurmuştur: Türk ve Japon milletleri arasındaki dostluğun başlangıcı olarak kabul edilebilir. Ertuğrul Fırkayetni ile ilgili çalışmayı yapan Bodrum Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü 1973 yılında kuruldu. Kuruluşundan günümüz7hlerine merak salmalarını sae dek pek çok önemli su altı araştırması ve kazı gerçekleştirmiş, yaptığı araştırmalarla dünya denizciliğine ışık tutmuştur.
Bodrum Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü Başkanı Tufan Tufanlı, 2007 yılında yaptıkları çalışmalarda geminin yerini tespit ettiklerini, 9 ocak 2008- 16 şubat 2008 tarihleri arasında gerçekleşecek beş haftalık çalışmayla Ertuğrul Fırkateyni'ne ait kalıntıların çıkarılacağını söyledi.Proje ile; 1889 yılında II. Abdülhamit tarafından Japon İmparatoru'na iyi niyet elçisi olarak gönderilen, 11 ay süren yolculuğun ardından Japonya'ya ulaşan ve 1890 yılında geri dönüş yolculuğunda fırtınaya yakalanarak Kushimoto eyaletine bağlı ada yakınlarında batan Ertuğrul Fırkateyni'nin batığından kalıntılar çıkarılacak.Bodrum Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü (INA) ve Yapı Kredi Emeklilik ortaklığıyla yürütülen proje kapsamında, geçen yıl geminin yerinin tespit edilmesi için yapılan çalışmalar sırasında 10 adet buluntu çıkarıldığı, bunlardan 6'sının Kushimoto'daki Türk Müzesi'ne bırakılarak 4'ününde konservasyon çalışmaları için Bodrum'a getirildiği öğrenildi. Gemi parçalandığı için ana gövdeye ait pek bir şey bulmayı beklemediğini anlatan Tufanlı, şöyle konuştu: "Önemli olan denizcilerimizi orada kalan izlerden bir kısmını çıkaracağız. Benim oradaki hedefim bu gemiyi çıkarmak değil ölen şehitlerimizin anısını canlandırmak. Tarihimize ışık tutacak bu çalışma aynı zamanda Türkiye ve Japonya arasındaki dostluk köprüsünü oluşturuyor. Bu yıl kazı çalışmasında çok daha değerli eserler çıkaracağız. Şehitlerimizin yattığı şehitliğin yanındaki Ertuğrul Müzesi'nde sergilenmesini sağlayacağız. Benim arzum bu çalışmamız sonucunda Türkiye'deki gençlerin tarihlerine denizcilik tarihlerine merak salmalarını sağlamak. Bu konuyu Japonya'da hemen hemen herkes biliyor. Ülkemizde bilen sayısı az." 16 Eylül 1890'da batmıştıErtuğrul Fırkateyni batığının sığ bir konumda bulunduğunu anlatan Tufanlı açıklamasında şunları söyledi: "Bu yapılacak kazı için büyük bir avantajdır. Geminin 16 Eylül 1890 günü fırtınaya yakalanarak Oshima adası önündeki kayalara çarparak parçalandığı ve dağıldığı bilinen bir gerçektir. Ayrıca kazayı takiben Japon dalgıçlar tarafından gerçekleştirilen kurtarma çalışmalarında geminin birçok top ve silahları çıkarılmış ve İstanbul'a gönderilmiştir. Dolayısıyla geminin gövdesinden su altında büyük parça kalmamıştır, fakat buna rağmen su altında 2007 yılında yapılan çalışmalarda birçok alanlarda manyetik sinyal tespit edilmiştir. Bu sinyallerin gemi kalıntılarından geldiği düşünülmektedir. 2008 yılında yapılacak kazıdan çıkarılacak buluntuların ön konservasyonu Kushimoto'da yapılacak ve bu parçalar burada sergilenecektir. Su altından çıkarılan arkeolojik buluntular, deniz suyundan tuzu emmiş oldukları için çok özel bir bakıma gerek duyarlar. Konservasyonun doğru yapılması iki ülkenin tarihini etkileyen bu muhteşem gemiden çıkarılacak parçaların sonsuza dek yaşamasını sağlayacaktır."1878 yılında Japon okul gemisi Seiki'nin Osmanlı İmparatorluğu'nu ziyaret etmesiyle başlayan ve gelişen Osmanlı- Japon ilişkilerinde, Japonya dönüşünde fırtınada batmıştır. Ertuğrul Fırkateyni, 1854 yılında, Kırım Savaşı sırasında Taşkızak Tersanesi'ne sipariş edilmiş, 1863'te seyir denemeleri yapılmış ve 1864 yılında hizmete girmiştir. Boyu 250 kadem (kadem= foot = 30,48 cm), eni 49,10 kadem olan ahşap bir teknedir. Amiral Osman Paşa yönetiminde 14 Temmuz 1889 tarihinde yola çıkmış ve 11 ay süren yolculuğunda gemi, 17 Haziran 1890'da Yokohama limanına demirlemiş, mürettebatı halk tarafından coşkuyla karşılanmıştır. Amiral ve emrindeki heyet, İmparator Meiji tarafından Tokyo'daki sarayında kabul olunmuş ve kendilerine birer nişan verilmiştir. Ertuğrul personeli, Japonya'da kaldığı üç ay içinde en itibarlı misafirler olarak ağırlanmıştır. Hediyelerin verilmesinden sonra Japonya'da yaklaşık iki ay kaldıktan sonra 15 Eylül 1890'da dönüş yolculuğuna başlamıştır. Ertuğrul Fırtateyni Oshima Adası'nın doğu ucundaki kayalıklara çarparak parçalanmıştır. Gemide Amiral Osman Paşa dahil 550 denizcinin hayatını kaybettiği, 69 denizcinin ise ada balıkçıları tarafından kurtarıldığı belirtilmektedir.Oshima köylüleri, kazazedelere sahip çıkmış, hastaları tedavi etmiş, onlara giyecek ve yiyecek sağlamıştır. Bu olay Osmanlı donanmasının tarihindeki en üzücü olaylardan biridir Ancak iyi bir sonuç doğurmuştur: Türk ve Japon milletleri arasındaki dostluğun başlangıcı olarak kabul edilebilir. Ertuğrul Fırkayetni ile ilgili çalışmayı yapan Bodrum Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü 1973 yılında kuruldu. Kuruluşundan günümüz7hlerine merak salmalarını sae dek pek çok önemli su altı araştırması ve kazı gerçekleştirmiş, yaptığı araştırmalarla dünya denizciliğine ışık tutmuştur.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.