Daha 2 yıl önce virüs, aşı tartışmalarını yapıldığı 2021 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan; emekçi, halkçı gömleğini giymiş, dünyaya şöyle sesleniyordu: "Bir tarafta 100 milyonlarca insan daha ilk doz aşıya dahi ulaşamazken diğer tarafta turizm amaçlı uzay seyahatleri için 100 milyonlarca dolar harcanabiliyor. Bir tarafta yoksulluğun olduğu diğer tarafta lüksün ve şatafatın hüküm sürdüğü bu adaletsiz düzenin daha fazla devam etmesi mümkün değildir."
Credit Suisse'nin Türkiye'deki servet dağılımına yönelik raporu açıklandı. Türkiye'de 1 trilyon 41 milyar dolarlık servetin yüzde 40'ına nüfusun yüzde 1'lik kesimi sahipmiş.
Ekonomi üzerine Sayın Erdoğan ne diyordu?
"Ekonomide sıkıntı varmış, yoo. Biz gayet iyi yolumuza devam ediyoruz..."
Haklı! Herkes yoluna devam ediyor.
Aynı Sayın Erdoğan daha birkaç hafta önce bir kiracı ile anısını anlatarak, 2 bin 500 TL'den 7 bin 500 TL'ye çıkarılmasına isyan edercesine gerekli talimatları verdiğini açıklayıp şöyle dedi:
'Ben, o ev sahibine, herhalde o da şimdi dinliyordur beni, 'Sende vicdan var mı?' diye sormak durumundayım."
Bursa'da 3 yıl önce eşinden boşanan genç kadın 2 çocuğuyla, 2 bin TL'lik kirası 15 bin TL'ye çıkarıldı. Genç kadın, Sayın Erdoğan'a ulaşamadığı için sokakta kaldı.
Adana'da engelli bir kişi, 3 kat arttırılan kirasını ödeyemedi. Sayın Erdoğan'a da ulaşamadı. Haliyle ev sahibi tarafından sokağa atıldı.
Örnekler çok. İlginç olan ise 7 bin 500 lira kira isteyen ev sahibine isyan eden Erdoğan ile emeklilere 7 bin 500 TL maaş veren Erdoğan aynı Erdoğan.
ABD merkezli danışmanlık firması Mercer, Küresel Emeklilik Endeksi raporuna göre en iyi emeklilik sistemine sahip ülkeler sıralamasında Türkiye 47 ülke arasında 44. sırada.
Yüzleşme
Emekliler şikayetçi, diyorlar! Rakamlara baktım şu an 13 milyondan fazla emeklimiz var ve son seçimde Erdoğan 27 milyon 133 bin, AKP ise 19 milyon 387 bin oy aldı.
Emeklilerin yarısı bile Erdoğan'a oy vermeseydi Cumhurbaşkanı olamayacaktı. AKP'de Meclis'te azınlık olacaktı.
O halde emekliler neden 7 bin 500 TL'den ve kimden şikayetçi?
Enflasyon
'Faiz sebep enflasyon sonuç' tezini ispatlayamadıkları gibi faturayı da millete ödetmeye devam ediyorlar.
Tabi millet fatura öderken enflasyonla mücadele, başlığında çokça cümleler kuruluyor, mazeretler üretiliyor hatta dünyadan örnekler veriliyor.
En dikkat çekici örneği ise Binali Yıldırım vermişti!
"Avrupa denen ülkeler, bunlar enflasyon diye bir şey bilmiyor. Bugün Amerika'da sıfırdan yüzde 7'e çıkmış enflasyon. Bu ne demektir 7 kat artış. Bizde, onlardan 20'ye çıkmış iki kat artış."
Matematikçiler ne yapsın?
Üniversiteler
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2023-2024 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, "Üniversitelerimizin bir daha asla yasakla, baskıyla, kavgayla veya ideolojik dayatmalarla anılmasına müsaade etmeyeceğiz" demişti.
Gerçekten de üniversitelerimiz, AKP döneminde ideolojik dayatmalardan kurtuldu. Çünkü rektör atama yetkisi Sayın Erdoğan'da ve Erdoğan, partisinden aday adayı olan, aday olan veya partisinde hizmet etmiş olanları ve de medyada gayri resmi AKP'nin sesi olan akademisyenleri tek tek bütün üniversitelere rektör yaptı.
En son İstanbul Esenyurt Üniversitesi Rektörlüğü'ne adı her kesim ile anılan Selman Öğüt'ü atadı.
Haliyle ortada şimdilik sorun kalmadı!
Aynı konuşmasında Sayın Erdoğan; "Tam 198 ülkeden gelen 340 bine yakın öğrenciyle dünyada en fazla uluslararası öğrencinin bulunduğu ilk 10 devlet arasındayız" sözleriyle bir övünç yaşattı.
Ama hiç kimse de çıkıp, "Efendim, ülkemizde sınava giren 3 milyon gençten 2 milyonu eleniyor. Bu alanda da dünyanın önündeyiz" demedi.
Aman neyse! Alan razı, satan razı!
Biraz da gerçekler
"Bakın sizi bilinçli olarak fakirleştirmek istiyorlar. Dün bu ülkede faizler düştü. Faize bir de şuradan bakalım; faizler önce düştü sonra dolar aldı başını gitti. Bu bir politikaydı.
Şimdi bu ülkede, o düşen faizler yeniden yükseldi, dolar yine aldı başını gitti. Bu işte bir terslik var! Bunu niye yaptın?
Hani ağa maraba hikâyesinde, 'Biz bu şeyi niye yaptık' diyor ya… İşte buradaki cambaza bak oyunu bu.
Faizi düşürürken de sizi fakirleştirmek için düşürdüler, servet transferi yapmak için fakirleştirdiler, faiz düşürdüler bugün faizi yükseltirken de sizi fakirleştirmek için, servet transferi yapmak için faiz yükseltiyorlar. İkisi de aynı amaca hizmet ediyor…
Bir kumar masası düşünün; her zaman, 'kumarda, hep masa kazanır' denir ya! Bunlar bir kumar masası kurmuş, hep masa kazanıyor! Siyasette de aynı, ekonomide de aynı! Bunların kurduğu masa tabiri caizse kumar masası, hep onlar kazanıyor…
Biz yıllardır ülkeyi yönetenlerden 'vatandaşımızı enflasyona ezdirmeyeceğiz' diye bir söz duyuyoruz. 10 sendir enflasyonla yarış halindeyiz. O çıkıyor, biz, onu yakalıyoruz.
Biz bu kadere mahkum değiliz. Bu bizim tercihimiz. Bu ülkede ekonomi çok güzel yönetilebilir, çok büyük zenginlik oluşturulabilir. Enflasyonu bitirip kur artışını da durdurabilirsiniz. Adaletli bir gelir dağılımı da oluşturabilirseniz. Bunu yapabilmek için samimiyete ve doğru bir ekonomi politikasına ihtiyaç var." (BTP Lideri Hüseyin Baş)
- Zamanın sonunda yaşadığımızın farkında değil misiniz? / 01.01.2026
- Bilal Erdoğan-Oktay Saral / 29.12.2025
- Yunus Emre Vakfı ve Ünsal Ban / 28.12.2025
- Komisyon süresi neden uzatıldı? / 27.12.2025
- Toplum önüne geçenler neden illegal yollara kayar? / 26.12.2025
- Kimin hedefindeyiz? / 25.12.2025
- Saadettin Saran, Rümeysa, Nedim Şener ve diğerleri / 24.12.2025
- Raporlar DEM’i bozdu / 22.12.2025
- Saha, söylenenleri doğrulamıyor / 21.12.2025































































































