




Kalplerimizin huzura erdiği, oruçlarımızın, teravihlerimizin, mukabelelerimizin coşkusu ile huşua kavuştuğu günler bir bir geride kalıyor.
Ramazan ayının bir ismi rahmettir. Sevgili Peygamberimiz de ismi ve sıfatı ile merhametli ve ümmetine düşkündür.
Ayet-i kerimede buyrulur:
"And olsun ki; size, sizin içinizden aziz bir Resûl geldi. Sizin üzüldüğünüz şey, O'na ağır gelir (O'nu üzer). Size çok düşkün, mü'minlere şefkatli ve merhametlidir."
Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz (s.a.v) daha doğarken "Ümmetim" dedi. "Ümmetim" diyerek yaşadı ve "Ümmetim" diyerek bâki âleme hicret ettiler.
Fakire acıdı. Yetimleri himaye etti. Yolda kalmışlara, borçlulara, açlara yardım etti ilgisini eksik etmedi. Gazilerin, hastaların sıkıntılarına çareler arardı. Akrabalarının, ashabının, çocuk, yaşlı, genç, ihtiyarların hatırlarını üstün tuttu.
O Âlemler Sultanı, şefkati, nazarı ile koruyup kolladığı Ehl-i Beyt'ini ümmetine emanet etti.
"Ümmi ebiha" dediği Hz. Fâtıma'sını (a.s)...
"Velayetin şahı, konuşan Kur'an (Kur'an-ı Natık)" dediği Hz. İmam Ali'yi (a.s)… Ki 'La feta illa Ali'dir. O'ndan üstün yiğit yoktur.
Allah Resûlü'ne benzeyen, "evlatlarım" diyerek bağrına bastığı, cennette reyhanım dediği Hz. Hasan'ı (a.s)…
Fahr-i Kainat Efendimizin, "eti etimden kanı kanımdan" buyurduğu Hz. İmam Hüseyin'i (a.s)…
Ümmetine emanet etti…
İmam Hüseyin'i Cebrail müjdeliyor:
Fâtıma (a.s), Hüseyin (a.s)'a hamile kalınca, Resûlullah (s.a.v) ona dedi ki: "Ey Fatıma! Sen bir erkek çocuk doğuracaksın. Cebrail beni bundan dolayı kutladı…" (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Hüseyin, s.7, İcmal yy., 2. Baskı. İst. 2010).
Süt emme hadisesi:
İmam Hüseyin (a.s) doğduğunda, Hz. Fâtıma (a.s) hastalandı ve göğsündeki sütü kurudu. İmam Hüseyin (a.s) için süt aradılar, ancak bulamadılar.
Hz. Peygamber (s.a.v) işaret parmağını onun ağzına koydu. İmam Hüseyin (a.s) dedesinin parmağını emiyor ve gıdası bu şekilde sağlanıyordu. (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Hüseyin, s.8, İcmal yy., 2. Baskı. İst. 2010).
İmam Hüseyin (a.s) doğduğunda Cebrail (a.s) iniyor ve adının Hüseyin konulmasını bildiriyor. (a.g.e., s.10).
Bu öyle bir sevgi ki, namazda salavat okurken Ehl-i Beyt'i övüyoruz. "Âl-i Muhammed" diyoruz.
Bu sevgiyi ne kadar çoğaltabilir, anlatabilir ve yayarsak o kadar doğruya varır, istikamet üzre oluruz.
Mübarek Ramazan ayı vesilesi ile Cenab-ı Hak'tan Ehl-i Beyt sevgisinin kalplerimizde artması için dua edelim.
Hadis-i şeriflerde buyrulur:
"Çocuklarınızı üç hasletle terbiye ediniz. Bunlar: Peygamber sevgisi, Ehli Beyt sevgisi ve Kur'ân öğretimi."
"Sizi nimetleriyle rızıklandırdığından dolayı Allah'ı seviniz. Allah'ı sevdiğinizden dolayı beni, beni sevdiğinizden dolayı da Ehl-i Beyt'imi seviniz." (Hakim-Müstedrek).
Bu sevdaya baş koyanlar, hakikatin sağlam ipine tutunur.
Bu gülleri derenler, lahuti kokular alır. Allah Resûlü'nün kokusunu alır. Cennet kokularını alırlar. Sünnete bağlı kalırlar.
Allah Resûlü'nün dünya ve ahiretimizi kurtaracak mukaddes emaneti Ehl-i Beyt'idir.
Allah Resûlü (s.a.a) buyurdular:
"Ey insanlar, aranızda iki değerli emanet bırakıyorum; Allah'ın Kitabı ve ıtretim, Ehl-i Beytim." (Prof. Dr. Haydar Baş, Hz. Fâtıma, s.269, İcmal yy., 2. Baskı. İst. 2010).
Muallim Naci kendi gönlüne der ki:
"Dilâ ayrılma âl-i şâh-ı kevneyne muhabbetten
Ki zahm-ı mânevîye hubb-i Ehl-i Beyt merhemdir."
(Her iki âlemin şahı olan Resûlullah'ın âline sevgiden ayrılma.
Çünkü, manevi yaralara Ehl-i Beyt sevgisi merhemdir).
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.