İslam'ın temel rüknü, olmazsa olmazı; Rabbimizin öz nurundan yarattığı Ehl-i Beyt'i her şeyden ama her şeyden çok aziz bilmek ve aşk derecesinde sevmektir. Çünkü Onları Allah sevdi, seçti, kutluladı ve tertemiz kıldı. Ehl-i Beyt'i sevmek herkese nasip olmayan çok üstün bir nasip ve seçilmişliktir.
Allah'a ulaşmanın ve O'nun aşkıyla arı-duru hale gelmenin yolu, Ehl-i Beyt'i tüm azalarımızla, iliklerimize dek hissedeceğimiz bir muhabbetle sevmekten geçmektedir. Ehl-i Beyt bizzat Resûlullah, yakınları ve ıtretidir. Evlatları, kanı, canı, canlarıdır... Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin ve onların pak soyu...
Allah Onları kutluladı ve sevdi... Allah'ın öz nurundan yarattığı dünyayı aydınlatan kandillerdir onlar... Onları bizzat Allah tertemiz kılmıştır. Ehl-i Beyt'i sevmekle mümin, Allah'ın gökten yere uzanan ipine bağlanmaktadır. Bu sevgiyle kişi ve toplumun hayatı, semavî öğretilere ve Allah Teâlâ'nın iradesine bağlanmaktadır.
Çünkü onlar yeryüzünde ilahi emaneti temsil etmektedirler; Onlar Allah'ın ayetleri ve insanları Allah'a götüren kılavuzlarıdırlar. Allah Teâlâ'nın irade ettiği kemalî sıfatlar onlarda vücud bulmuştur. İmanın zevkine varmak ve son nefeste imanlı göçmek Onları sevmekle mümkündür.
"De ki: Ben bu (tebliğime) karşılık yakınlarıma sevgiden başka sizden bir ücret istemiyorum" (Şurâ, 23).
Bu ayet, tefsir, hadis, siyer ve tarih kitaplarından birçoğunun, Resûlullah'ın yakınları olan Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin ve onların pak soyunu sevmek hususunda nazil olduğunu teyit ettiği meveddet ayetidir.
Siyuti ve diğerleri bu ayetin tefsirinde İbn-i Abbas'a istinat ederek şöyle rivayet etmişlerdir: "De ki: Ben buna (tebliğime) karşılık yakınlarıma sevgiden başka sizden bir ücret istemiyorum" ayeti nazil olunca, -insanlar- ya Resûlullah! Sevgileri bize farz olan yakınlarınız kimlerdir diye sordular? Bunun üzerine O hazret, "-Yakınlarım- Ali, Fatıma ve onların iki oğludur" buyurdu. (Durr-ul Mensur- Siyutî c.6, s.7; Fezail-us Sahabe -Ahmed b. Hanbel-, c.2, s.669/1141; el -Müstedrek-u ala's Sahihayn, c.3, s. 172. Şevahid-ut Tenzil -Haskanî-, c.2, s.130 birkaç kanalla. Savaik-ul Muhrika -İbn-i Hacer-, s.170; Tefsir-ur Râzi, c.27, s.166; Mecma-uz Zevaid- Heysemi-, c.9, s.168; el-Keşşaf -Zemahşeri-, c.4, s.219; Zehair-ul Ukba el-Muhibb Taberî- s.25; İs'af-ur Rağibin -Sabban- s.113 ve diğer menakıp ve tefsir kitapları).
Bu ayet, kimlikleri net hadislerle bilinen Ehl-i Beyt'i sevmenin farz olduğuna delalet etmektedir.
Ayrıca Resûlullah'ın evlatlarına dua etmenin de yüce bir makamı vardır. İşte bu nedenle namazda teşehhütten sonra şöyle dua ederiz: "Allahumme salli ala Muhammed'in ve Âl-i Muhammed = Allah'ım! Muhammed ve Ehl-i Beyt'ine rahmet eyle." Ehl-i Beyt dışında hiç kimse hakkında böyle bir tazim yoktur; bütün bunlar, Hz. Muhammed ve Ehl-i Beyt'ini sevmenin farz olduğunu gösteriyor.
Resûlullah (sallallah'u aleyhi ve âlih) buyuruyor ki: "Evlatlarınızı üç özellik üzere terbiye edin: Peygamberinizi sevmek, Onun Ehl-i Beyt'ini sevmek ve Kur'an okumak" (Kenz-ul Ummal, c.6, s.456/45409; Savaik-ul Muhrika, s. 172; Feyz-ul Kadir, c.1, s.225/ 311).
Yine buyuruyor ki: "Ehl-i Beyt'im hakkında size Allah'ı hatırlatıyorum, Ehl-i Beyt'im hakkında size Allah'ı hatırlatıyorum, Ehl-i Beyt'im hakkında size Allah'ı hatırlatıyorum" (Sahih-u Mûslim, c.4, s.1873/ 2408; Müsned-i Ahmed, c.4, s.367; Sünen-ul Kubra -Beyhakî-, c.2, s. 148 ve c.7, s.30).
Resûlullah (s.a.a.) buyuruyor ki: "Allah'ı, sizi rızıklandırdığı için sevin; beni, Allah'ı sevdiğiniz için sevin; Ehl-i Beyt'imi, beni sevdiğiniz için sevin" (Sünen-i Tirmizî, c.5, s.664/ 3789).
Resûlullah şöyle buyurmuştur: "Hiç kimse, ben kendisine kendi canından, Ehl-i Beyt'im kendi ehlibeytinden; soyum, kendi soyundan ve zatım kendi zatından daha sevimli olmadıkça iman etmiş olmaz" (el-Mu'cem-ul Evset-Taberanî-, c.6, s.116/5790; Mu'cem-ul Kebir -Taberanî-, c.7, s.86/6416; el Firdevs, c.5, s. 154/7796; Emali-us Saduk, s.274/9; İlel-uş Şerai -Saduk-, s.140/3, Menşurat-ı Mektebet-ul Hayderiyye- Necef-ul Eşref).
Resûlullah şöyle buyurmuştur: "İslam'ın temeli; Beni ve Ehl-i Beyt'imi sevmektir" (Kenz-ul Ummal, c.12, s.105/ 34206; Durr-ul Mensur, c.6, s.7).
Yine buyurmuştur: "Her şeyin bir temeli vardır; İslam'ın temeli ise, biz Ehl-i Beyt'i sevmektir" (el- Mehasin -Berki-, c.1, s.247/ 461; Kum-Mecma-ul Alemi li Ehl-i Beyt).
Aşkların en güzeli, sevdaların en yücesi, muhabbetin menbaı, imanın tadı ve lezzetidir Ehl-i Beyt'i sevmek? Bu ne güzel, ne âlâ bir nasiptir sevgili okurlar; duyabiliyor, hissedebiliyor, yaşayabiliyor musunuz?
Bizi bu huzurda, bu yüce nasiple buluşturan Yüce Allah'ım, nihayetsiz şükürler olsun? Sevdiğin, seçtiğin kutluladığın Ehl-i Beyt'in yolundan izinden gelen, o kandan olanla beraberiz? Ne mutlu bizlere? Bu büyük nasibin şükrünü her gece alnımızı sabahlara dek secdeye mıhlayıp gözyaşı döksek dahi ifa etmiş olamayız? Bu ne büyük bir bereket? Bu ne büyük bir nasiptir... Nihayetsiz şükürler olsun Allah'ım?
Ehl-i Beyt sevgisinin farz oluşu sadece kuru bir sevgi değildir, sevgili okurlar. Aksine, onlara uymanın, onları sevmek ve onların düşmanlarından berî olmanın gerektirdiği bir ameldir de.
Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Kim, benim hayatımla hayatta olmak, ölümümle ölmek ve Rabb'imin diktiği adn cennetinde sakin olmak istiyorsa, benden sonra Ali'yi ve onu seveni sevsin ve benden sonra Ehl-i Beyt'ime uysun; onlar benim itretimdir, benim tinetimden yaratılmışlar; benim anlayış ve ilmimle rızıklanmışlardır; o halde, vay ümmetimden onların faziletlerini yalanlayanların ve benim onlarla olan yakınlığımı kesenlerin haline; Allah, benim şefaatimi onlara ulaştırmayacaktır" (Şerh-u İbn-i Ebi'l Hadid, c.9, s.170/12; Hilyet-ul Evliyâ, c.1, s.86; Kenz-ul Ummal, c.12, s.103/24198; Kifayet-ut Talib, s.214;Mecma-uz Zevaid, c.9, s.108; Tercemet-u Emirulmüminin min Tarih-i Medinet-i Dimaşk, c.2, s.95).
Allah'a ulaşmanın ve O'nun aşkıyla arı-duru hale gelmenin yolu, Ehl-i Beyt'i tüm azalarımızla, iliklerimize dek hissedeceğimiz bir muhabbetle sevmekten geçmektedir. Ehl-i Beyt bizzat Resûlullah, yakınları ve ıtretidir. Evlatları, kanı, canı, canlarıdır... Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin ve onların pak soyu...
Allah Onları kutluladı ve sevdi... Allah'ın öz nurundan yarattığı dünyayı aydınlatan kandillerdir onlar... Onları bizzat Allah tertemiz kılmıştır. Ehl-i Beyt'i sevmekle mümin, Allah'ın gökten yere uzanan ipine bağlanmaktadır. Bu sevgiyle kişi ve toplumun hayatı, semavî öğretilere ve Allah Teâlâ'nın iradesine bağlanmaktadır.
Çünkü onlar yeryüzünde ilahi emaneti temsil etmektedirler; Onlar Allah'ın ayetleri ve insanları Allah'a götüren kılavuzlarıdırlar. Allah Teâlâ'nın irade ettiği kemalî sıfatlar onlarda vücud bulmuştur. İmanın zevkine varmak ve son nefeste imanlı göçmek Onları sevmekle mümkündür.
"De ki: Ben bu (tebliğime) karşılık yakınlarıma sevgiden başka sizden bir ücret istemiyorum" (Şurâ, 23).
Bu ayet, tefsir, hadis, siyer ve tarih kitaplarından birçoğunun, Resûlullah'ın yakınları olan Ali, Fatıma, Hasan, Hüseyin ve onların pak soyunu sevmek hususunda nazil olduğunu teyit ettiği meveddet ayetidir.
Siyuti ve diğerleri bu ayetin tefsirinde İbn-i Abbas'a istinat ederek şöyle rivayet etmişlerdir: "De ki: Ben buna (tebliğime) karşılık yakınlarıma sevgiden başka sizden bir ücret istemiyorum" ayeti nazil olunca, -insanlar- ya Resûlullah! Sevgileri bize farz olan yakınlarınız kimlerdir diye sordular? Bunun üzerine O hazret, "-Yakınlarım- Ali, Fatıma ve onların iki oğludur" buyurdu. (Durr-ul Mensur- Siyutî c.6, s.7; Fezail-us Sahabe -Ahmed b. Hanbel-, c.2, s.669/1141; el -Müstedrek-u ala's Sahihayn, c.3, s. 172. Şevahid-ut Tenzil -Haskanî-, c.2, s.130 birkaç kanalla. Savaik-ul Muhrika -İbn-i Hacer-, s.170; Tefsir-ur Râzi, c.27, s.166; Mecma-uz Zevaid- Heysemi-, c.9, s.168; el-Keşşaf -Zemahşeri-, c.4, s.219; Zehair-ul Ukba el-Muhibb Taberî- s.25; İs'af-ur Rağibin -Sabban- s.113 ve diğer menakıp ve tefsir kitapları).
Bu ayet, kimlikleri net hadislerle bilinen Ehl-i Beyt'i sevmenin farz olduğuna delalet etmektedir.
Ayrıca Resûlullah'ın evlatlarına dua etmenin de yüce bir makamı vardır. İşte bu nedenle namazda teşehhütten sonra şöyle dua ederiz: "Allahumme salli ala Muhammed'in ve Âl-i Muhammed = Allah'ım! Muhammed ve Ehl-i Beyt'ine rahmet eyle." Ehl-i Beyt dışında hiç kimse hakkında böyle bir tazim yoktur; bütün bunlar, Hz. Muhammed ve Ehl-i Beyt'ini sevmenin farz olduğunu gösteriyor.
Resûlullah (sallallah'u aleyhi ve âlih) buyuruyor ki: "Evlatlarınızı üç özellik üzere terbiye edin: Peygamberinizi sevmek, Onun Ehl-i Beyt'ini sevmek ve Kur'an okumak" (Kenz-ul Ummal, c.6, s.456/45409; Savaik-ul Muhrika, s. 172; Feyz-ul Kadir, c.1, s.225/ 311).
Yine buyuruyor ki: "Ehl-i Beyt'im hakkında size Allah'ı hatırlatıyorum, Ehl-i Beyt'im hakkında size Allah'ı hatırlatıyorum, Ehl-i Beyt'im hakkında size Allah'ı hatırlatıyorum" (Sahih-u Mûslim, c.4, s.1873/ 2408; Müsned-i Ahmed, c.4, s.367; Sünen-ul Kubra -Beyhakî-, c.2, s. 148 ve c.7, s.30).
Resûlullah (s.a.a.) buyuruyor ki: "Allah'ı, sizi rızıklandırdığı için sevin; beni, Allah'ı sevdiğiniz için sevin; Ehl-i Beyt'imi, beni sevdiğiniz için sevin" (Sünen-i Tirmizî, c.5, s.664/ 3789).
Resûlullah şöyle buyurmuştur: "Hiç kimse, ben kendisine kendi canından, Ehl-i Beyt'im kendi ehlibeytinden; soyum, kendi soyundan ve zatım kendi zatından daha sevimli olmadıkça iman etmiş olmaz" (el-Mu'cem-ul Evset-Taberanî-, c.6, s.116/5790; Mu'cem-ul Kebir -Taberanî-, c.7, s.86/6416; el Firdevs, c.5, s. 154/7796; Emali-us Saduk, s.274/9; İlel-uş Şerai -Saduk-, s.140/3, Menşurat-ı Mektebet-ul Hayderiyye- Necef-ul Eşref).
Resûlullah şöyle buyurmuştur: "İslam'ın temeli; Beni ve Ehl-i Beyt'imi sevmektir" (Kenz-ul Ummal, c.12, s.105/ 34206; Durr-ul Mensur, c.6, s.7).
Yine buyurmuştur: "Her şeyin bir temeli vardır; İslam'ın temeli ise, biz Ehl-i Beyt'i sevmektir" (el- Mehasin -Berki-, c.1, s.247/ 461; Kum-Mecma-ul Alemi li Ehl-i Beyt).
Aşkların en güzeli, sevdaların en yücesi, muhabbetin menbaı, imanın tadı ve lezzetidir Ehl-i Beyt'i sevmek? Bu ne güzel, ne âlâ bir nasiptir sevgili okurlar; duyabiliyor, hissedebiliyor, yaşayabiliyor musunuz?
Bizi bu huzurda, bu yüce nasiple buluşturan Yüce Allah'ım, nihayetsiz şükürler olsun? Sevdiğin, seçtiğin kutluladığın Ehl-i Beyt'in yolundan izinden gelen, o kandan olanla beraberiz? Ne mutlu bizlere? Bu büyük nasibin şükrünü her gece alnımızı sabahlara dek secdeye mıhlayıp gözyaşı döksek dahi ifa etmiş olamayız? Bu ne büyük bir bereket? Bu ne büyük bir nasiptir... Nihayetsiz şükürler olsun Allah'ım?
Ehl-i Beyt sevgisinin farz oluşu sadece kuru bir sevgi değildir, sevgili okurlar. Aksine, onlara uymanın, onları sevmek ve onların düşmanlarından berî olmanın gerektirdiği bir ameldir de.
Resûlullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Kim, benim hayatımla hayatta olmak, ölümümle ölmek ve Rabb'imin diktiği adn cennetinde sakin olmak istiyorsa, benden sonra Ali'yi ve onu seveni sevsin ve benden sonra Ehl-i Beyt'ime uysun; onlar benim itretimdir, benim tinetimden yaratılmışlar; benim anlayış ve ilmimle rızıklanmışlardır; o halde, vay ümmetimden onların faziletlerini yalanlayanların ve benim onlarla olan yakınlığımı kesenlerin haline; Allah, benim şefaatimi onlara ulaştırmayacaktır" (Şerh-u İbn-i Ebi'l Hadid, c.9, s.170/12; Hilyet-ul Evliyâ, c.1, s.86; Kenz-ul Ummal, c.12, s.103/24198; Kifayet-ut Talib, s.214;Mecma-uz Zevaid, c.9, s.108; Tercemet-u Emirulmüminin min Tarih-i Medinet-i Dimaşk, c.2, s.95).
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Adem Birinci / diğer yazıları
- "Allah’ın evinde doğan tek insan: Kâbe’nin oğlu İmam Ali” / 02.01.2026
- Kâbe’ye asılan zulüm vesikası ve Ebu Tâlib’in şahitliği / 31.12.2025
- Hz. Abdülkadir Geylânî / 24.12.2025
- Resûlullah’ın hırkası altında: Aşkın, vefanın ve rahmetin dünyası / 14.12.2025
- Ehl-i Beyt’in sır kâtibi: Cennetlik Selman-ı Fârisî / 06.12.2025
- Resûlullah’ın sırdaşı, Ali’nin sadık dostu: Hz. Huzeyfe b. Yemân / 05.12.2025
- Hür b. Yezid er-Riyâhî: Kerbelâ’da vicdanın ve iman yolunun şehidi / 02.12.2025
- Muhammed Fuzûlî - aşkın şairi / 14.11.2025
- Kerbelâ’nın aslanı: Celal Abbas / 13.11.2025
- ‘Kan ve Keder Toprağı: Kerbelâ’ / 11.11.2025
- Kâbe’ye asılan zulüm vesikası ve Ebu Tâlib’in şahitliği / 31.12.2025
- Hz. Abdülkadir Geylânî / 24.12.2025
- Resûlullah’ın hırkası altında: Aşkın, vefanın ve rahmetin dünyası / 14.12.2025
- Ehl-i Beyt’in sır kâtibi: Cennetlik Selman-ı Fârisî / 06.12.2025
- Resûlullah’ın sırdaşı, Ali’nin sadık dostu: Hz. Huzeyfe b. Yemân / 05.12.2025
- Hür b. Yezid er-Riyâhî: Kerbelâ’da vicdanın ve iman yolunun şehidi / 02.12.2025
- Muhammed Fuzûlî - aşkın şairi / 14.11.2025
- Kerbelâ’nın aslanı: Celal Abbas / 13.11.2025
- ‘Kan ve Keder Toprağı: Kerbelâ’ / 11.11.2025
































































































