İzzetle gitmek
Şair Ali Efendi meyhaneden çıkar. Şairin sallana sallana yürüdüğünü gören Tomruk Müdürü Vahit Paşa zabıta memurlarına, "Şu herifi daireye götürün" emrini verir. Ali Efendi, "Evim daha yakın, beni eve götürsünler" diye ricada bulunur. Bunun üzerine ayyaş şairi evine götürürler. Ertesi gün Ali Efendi, Zarifi Ahmed Bey'e şu hasretini dile getirir: "Keşke evim daha uzak olsaydı da bir müddet böyle izzetle gitseydim."
Yapışkan dilenci
Ceride-i Havadis gazetesinin yazarı Ali Efendi, bir Ramazan Bayramı Çaylak Tevfik'in evinde muhabbet ederken bir dilenci gelir. Israrla para isterken, "Az sadaka çok belayı def eder" diye açıklama da yapar. Sohbette bulunanlardan biri Ali Efendi'ye sorar: "Sadaka belayı defeder mi?" Ali Efendi cevap olarak "Şu dilenciye on para ver" der. Yapışkan dilenci parasını alıp gittikten sonra Ali Efendi konuşmasını devam eder: "İşte bir bela defoldu!"
Devlet hali
Akif Paşa'nın kaleminden çıkan bir müsveddeye Pertev Paşa bir bölüm ekler ve izah eder: "Efendi hazretlerine söyleyiniz ki bana kalırsa bunu yazmak daha münasiptir." Pertev Paşa'nın bu sözü kendisine hatırlatılınca Akif Paşa şu cevabı verir: "Kendilerine kala kala devlet bu hale geldi ya!"
Katırın doğumu
Nihat Bey'in kız kardeşini, kendi haberi olmadan aygır gibi iri yarı bir adama vermişler. Kadıncağız, doğum sancıları çektiği bir sırada Nihat, eniştesinin yanına girer. Bakar ki adamcağız boynunu bükmüş, kötü kötü düşünüyor. Adamı tesselli eder: "Merak etme, bizim rahmetli pederin dediği çıktı. Arada bir kız kardeşime kızdığı zamanlar, "Eşşek gibi bir herife varırsın inşallah..." derdi. Şimdi, anlaşılıyor ki, içerde katır doğuruyor..."
Edebiyatımızın Güleryüzü/ Mehmet Nuri YARDIM
Şair Ali Efendi meyhaneden çıkar. Şairin sallana sallana yürüdüğünü gören Tomruk Müdürü Vahit Paşa zabıta memurlarına, "Şu herifi daireye götürün" emrini verir. Ali Efendi, "Evim daha yakın, beni eve götürsünler" diye ricada bulunur. Bunun üzerine ayyaş şairi evine götürürler. Ertesi gün Ali Efendi, Zarifi Ahmed Bey'e şu hasretini dile getirir: "Keşke evim daha uzak olsaydı da bir müddet böyle izzetle gitseydim."
Yapışkan dilenci
Ceride-i Havadis gazetesinin yazarı Ali Efendi, bir Ramazan Bayramı Çaylak Tevfik'in evinde muhabbet ederken bir dilenci gelir. Israrla para isterken, "Az sadaka çok belayı def eder" diye açıklama da yapar. Sohbette bulunanlardan biri Ali Efendi'ye sorar: "Sadaka belayı defeder mi?" Ali Efendi cevap olarak "Şu dilenciye on para ver" der. Yapışkan dilenci parasını alıp gittikten sonra Ali Efendi konuşmasını devam eder: "İşte bir bela defoldu!"
Devlet hali
Akif Paşa'nın kaleminden çıkan bir müsveddeye Pertev Paşa bir bölüm ekler ve izah eder: "Efendi hazretlerine söyleyiniz ki bana kalırsa bunu yazmak daha münasiptir." Pertev Paşa'nın bu sözü kendisine hatırlatılınca Akif Paşa şu cevabı verir: "Kendilerine kala kala devlet bu hale geldi ya!"
Katırın doğumu
Nihat Bey'in kız kardeşini, kendi haberi olmadan aygır gibi iri yarı bir adama vermişler. Kadıncağız, doğum sancıları çektiği bir sırada Nihat, eniştesinin yanına girer. Bakar ki adamcağız boynunu bükmüş, kötü kötü düşünüyor. Adamı tesselli eder: "Merak etme, bizim rahmetli pederin dediği çıktı. Arada bir kız kardeşime kızdığı zamanlar, "Eşşek gibi bir herife varırsın inşallah..." derdi. Şimdi, anlaşılıyor ki, içerde katır doğuruyor..."
Edebiyatımızın Güleryüzü/ Mehmet Nuri YARDIM
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.