'EastMed beyhude bir anlaşma'
Yunanistan, Rumlar ve İsrail'in imzaladığı EastMed anlaşmasına Türkiye ve KKTC'den tepki geldi. KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, anlaşmanın tamamen politik kaygılarla karar verilmiş bir konu olduğunu ifade ederken, Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Aksoy, "Türkiye ve KKTC'yi dışlamayı amaçlayan beyhude adımlardan biri" şeklinde konuştu





SELİM AYANOĞLU / İSTANBUL
Geçtiğimiz günlerde Yunanistan'ın başkenti Atina'da Yunanistan-Güney Kıbrıs ve İsrail arasında imzalanan EastMed boru hattı anlaşmasının, coğrafi gerçeklere aykırı, ekonomik akla uygun olmayan ve tamamen politik kaygılarla karar verilmiş bir konu olduğunu vurgulayan KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı yaptığı yazılı açıklamada, İsrail'den Güney Kıbrıs'a, oradan Girit'e ve Yunanistan'a, nihayetinde de İtalya'ya uzanması planlanan boru hattının, başka alternatiflere göre çok daha uzun ve masraflı bir güzergah durumunda olduğunu belirterek, konunun uzmanlarının karşı görüşlerine rağmen gündemde tutulmaya çalışılan bu projenin, tıpkı Güney Kıbrıs'ın tek başına Avrupa Birliği'ne (AB) üye yapılmış olması gibi, Kıbrıs sorununun çözümüne yardımcı olmayacağının açık olduğunu söyledi. Akıncı açıklamasına şöyle devam etti: "Politik atmosfer, atılacak karşılıklı adımlarla değiştirilebilir; ancak coğrafyayı değiştirmek olanaksızdır.
Coğrafi gerçekler ise, Doğu Akdeniz'deki enerji denkleminden Kıbrıslı Türkleri ve Türkiye'yi dışlamanın olanaksız olduğuna işaret etmektedir. Öteden beri vurguladığım gibi, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarından ortaklaşa yararlanmanın, barış ve istikrar içinde birlikte kalkınmanın yolunu bulmamız gerekmektedir.
Bu da akıl yolunda, makul olanda uzlaşmakla ve nihai olarak Kıbrıs sorununu çözmekle olasıdır. Bir kez daha anlaşılmaktadır ki Kıbrıs sorununun çözümü, sadece Kıbrıs'ın değil bölgenin de ihtiyacı haline gelmiştir"
Beyhude bir anlaşma
Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy da Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Yunanistan ve İsrail arasında imzalanan Eastmed projesi anlaşmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Söz konusu anlaşmanın imzalanmasının, bölgede Türkiye'yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni dışlamaya çalışan beyhude adımların yeni bir örneği olduğunu vurgulayan Aksoy, bölgede en uzun kıyı şeridine sahip olan Türkiye'yi ve Kıbrıs Türklerini yok sayan hiçbir projenin başarılı olamayacağını vurguladı.
Aksoy, "bu hususu bir kez daha uluslararası toplumun dikkatine getiriyoruz. Doğu Akdeniz'de bulunan doğal kaynakların değerlendirilmesinde ve ülkemiz dahil Avrupa'daki tüketim pazarlarına iletilmesinde en ekonomik ve güvenli güzergah Türkiye'dir.
Buna rağmen hem bize hem Kıbrıs Türklerine iş birliği kapılarının kapatılması, aslında bazı ülkelerin iş birliği yerine kısır siyasi hesaplar peşinde koştuğunun açık göstergesidir. Bu tür kirli hesapların geçmişte olduğu gibi gelecekte de tutmayacağını proje sahiplerine hatırlatırız" ifadelerini kullandı.






























































































