Kilo sorunuyla başa çıkabilmek için verilen diyetler kimi zaman bir anlam ifade etmiyor. Uzmanlar, diyet ile birlikte doğru beslenmeyi de öğrenmek gerektiğini belirtiyor
Şişmanlığın esas sebepleri teknolojinin gelişmesiyle daha hareketsiz bir yaşam, bununla birlikte vücudun harcayamayacağı kadar çok yeme ve fast food, gıda tüketiminin artması...Modern dünyanın en önemli sorunlarından biri Şişmanlık, beraberinde birçok hastalığı da getirdiği için modern dünyanın en önemli sorunlarından biri artık. Beslenme uzmanları obez olmamak için düzenli ve dengeli beslenmeyi, aktif, hareketli bir hayat sürmeyi öneriyor öncelikle. Uzmanlar sağlıklı beslenme için "Akdeniz tipi" denilen bol sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeyi tavsiye ediyor. Vücutta fazla yağın birikmesi İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı'nda görevli beslenme uzmanı Dr. Zeynep Koç, obeziteyi vücutta fazla yağın birikmesi şeklinde tanımlıyor. Şişmanlıkla fazla kilolu olmayı ayırmak gerektiğini belirten Zeynep Koç, "Bazı insanların kas yapısı gelişmiştir. Kilosu fazladır; ama ona şişman diyemeyiz. Mesela Japonların ünlü sumo güreşçilerinde kas vardır, yağ yoktur. Şişmanlık vücuttaki yağ dokusunun artması demektir." diyor. Kalp damar hastalıklarına yakalanma riski Uzmanlar şişmanlığı iki tipe ayırıyor; elma tipi denilen karın bölgesinde yağ biriken şişmanlık en tehlikeli olanı. Bu tip şişman kişilerin kalp damar hastalıklarına yakalanma riski çok daha fazla. Armut tipi denilen şişmanlık ise basen bölgesinde yağların birikmesidir. Kadınlarda daha çok görülen bu tip yağlanmanın hastalık açısından çok fazla riski yok. Dr. Zeynep Koç, şişmanlığı estetik bir kaygıdan ziyade artık kronik bir hastalık olarak tanımlamak gerektiğini vurguluyor. En iyisi doğru beslenmeyi öğrenmeliBu yüzden tedavisinin ömür boyu devam etmesi gerekiyor. Nasıl diyabetik bir kişi ömür boyu yaşam tarzına dikkat etmek zorunda ise şişman olan kişi de yaşam tarzına, beslenme şekline ömür boyu dikkat etmeli. Bu yüzden 3-5 haftalık, birkaç aylık sihirli diyetlere kalkışmamak, tedavi için beslenme düzenini tamamen değiştirmek en doğrusu. Şişmanlık, başta kalp-damar hastalıkları olmak üzere birçok ağır hastalığı beraberinde getiriyor. Kötü diyabet denilen şeker hastalığının oluşma riski şişman kişilerde oldukça yüksek oranda görülüyor. Şişmanlık kanser oluşturabiliyor, depresyona sebep olabiliyor, kadın hastalıkları oluşabiliyor. Eklem hastalıkları, artritler, bel fıtıkları şişman kişilerde daha çok görülüyor. Hormonal bozuklular, kadınlarda âdet bozuklukları gibi çok fazla hastalığa şişmanlık sebep oluyor. Son yıllarda dünya ile birlikte Türkiye'de de obez sayısı arttı. Kadınların yüzde 30'unda, erkeklerin yüzde 20'sinde şişmanlık görülüyor. Bunun çok yüksek bir oran olduğuna dikkat çeken Zeynep Koç, bu durumun sebeplerini şu cümleyle ifade etti: "Bugünkü yaşam şekilleri insanları hareketsizliğe yönlendiriyor".
Şişmanlığın esas sebepleri teknolojinin gelişmesiyle daha hareketsiz bir yaşam, bununla birlikte vücudun harcayamayacağı kadar çok yeme ve fast food, gıda tüketiminin artması...Modern dünyanın en önemli sorunlarından biri Şişmanlık, beraberinde birçok hastalığı da getirdiği için modern dünyanın en önemli sorunlarından biri artık. Beslenme uzmanları obez olmamak için düzenli ve dengeli beslenmeyi, aktif, hareketli bir hayat sürmeyi öneriyor öncelikle. Uzmanlar sağlıklı beslenme için "Akdeniz tipi" denilen bol sebze ve meyve ağırlıklı beslenmeyi tavsiye ediyor. Vücutta fazla yağın birikmesi İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı'nda görevli beslenme uzmanı Dr. Zeynep Koç, obeziteyi vücutta fazla yağın birikmesi şeklinde tanımlıyor. Şişmanlıkla fazla kilolu olmayı ayırmak gerektiğini belirten Zeynep Koç, "Bazı insanların kas yapısı gelişmiştir. Kilosu fazladır; ama ona şişman diyemeyiz. Mesela Japonların ünlü sumo güreşçilerinde kas vardır, yağ yoktur. Şişmanlık vücuttaki yağ dokusunun artması demektir." diyor. Kalp damar hastalıklarına yakalanma riski Uzmanlar şişmanlığı iki tipe ayırıyor; elma tipi denilen karın bölgesinde yağ biriken şişmanlık en tehlikeli olanı. Bu tip şişman kişilerin kalp damar hastalıklarına yakalanma riski çok daha fazla. Armut tipi denilen şişmanlık ise basen bölgesinde yağların birikmesidir. Kadınlarda daha çok görülen bu tip yağlanmanın hastalık açısından çok fazla riski yok. Dr. Zeynep Koç, şişmanlığı estetik bir kaygıdan ziyade artık kronik bir hastalık olarak tanımlamak gerektiğini vurguluyor. En iyisi doğru beslenmeyi öğrenmeliBu yüzden tedavisinin ömür boyu devam etmesi gerekiyor. Nasıl diyabetik bir kişi ömür boyu yaşam tarzına dikkat etmek zorunda ise şişman olan kişi de yaşam tarzına, beslenme şekline ömür boyu dikkat etmeli. Bu yüzden 3-5 haftalık, birkaç aylık sihirli diyetlere kalkışmamak, tedavi için beslenme düzenini tamamen değiştirmek en doğrusu. Şişmanlık, başta kalp-damar hastalıkları olmak üzere birçok ağır hastalığı beraberinde getiriyor. Kötü diyabet denilen şeker hastalığının oluşma riski şişman kişilerde oldukça yüksek oranda görülüyor. Şişmanlık kanser oluşturabiliyor, depresyona sebep olabiliyor, kadın hastalıkları oluşabiliyor. Eklem hastalıkları, artritler, bel fıtıkları şişman kişilerde daha çok görülüyor. Hormonal bozuklular, kadınlarda âdet bozuklukları gibi çok fazla hastalığa şişmanlık sebep oluyor. Son yıllarda dünya ile birlikte Türkiye'de de obez sayısı arttı. Kadınların yüzde 30'unda, erkeklerin yüzde 20'sinde şişmanlık görülüyor. Bunun çok yüksek bir oran olduğuna dikkat çeken Zeynep Koç, bu durumun sebeplerini şu cümleyle ifade etti: "Bugünkü yaşam şekilleri insanları hareketsizliğe yönlendiriyor".
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.