Başbakan Erdoğan son zamanlarda yaptığı konuşmalarda "dinsel milliyetçilik" ifadesini sıkça kullanıyor. "Dinsel milliyetçilik yapmıyoruz." "Dinsel milliyetçiliğe karşıyız, her dine ve mezhebe aynı mesafedeyiz." "Bizde dinsel milliyetçilik olmayacak. Hıristiyan'ı, Musevi'si, Alevi'si böyle bir ayırım olmayacak." Bu ifadeler Sayın Başbakan'ın konuşmalarından bazı örnekler? Etnik milliyetçiliği anlayabiliyoruz da, dinsel milliyetçilik Sayın Başbakan'a göre ne anlama geliyor anlayamıyoruz. Cenab-ı Hak insanları farklı farklı etnik özelliklerle yaratmış. Aynı dönemde Türk de yaşamaktadır, Fransız da, Rus da, Çinli de, Alman da, Arap da, Afrikalı da? Bu konu insanların tercihine bırakılan bir konu değildir. Bu noktada bir milletin diğerini inkar etmesi de mümkün değildir. Doğal olarak bir Türk, bir Fransız'ın yanında; bir Arap bir Çinli'nin yanında milliyetçilik yapacaktır. Bu milliyetçilik, "Ben varım sen hiçsin" mantığıyla değil, "Benim milletimin birçok üstün yönleri vardır" şeklindedir. Başkasının fıtri özelliklerini yerden yere vurmadan, kendi milletinin doğru ve üstün özelliklerini ortaya koymak zaten olması gerekendir. Bu arada Türk milleti kavramını da değerlendirmekte fayda var. Türk milleti, bir etnik unsuru, bir etnik milliyetçiliği ifade etmemektedir. Türk milleti, Anadolu'da Hacı Bektaş-ı Veli'nin temellerini attığı, Anadolu'da yaşayan birçok etnik unsurun Ehl-i Beyt sevdası etrafında kenetleşmesinden oluşan bir milleti tanımlar. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Lozan'da Türk milletini "Türkiye'de yaşayan Müslüman halk" olarak değerlendirmiştir. Dini konular etnik milliyetçilik gibi değildir. Allah'ın yeryüzünde muhatap aldığı, halifem dediği kim ya da kimlerse, onun dini makbul olandır. Peygamber Efendimizden önce (SAV) birçok peygamberler gelmiştir. Bir rivayete göre 124 bin peygamber geldiği ifade edilir. Bu peygamberler hep değişik kavimlere gelmiştir. Aynı dönemde birden fazla peygamberin geldiği de olmuştur. Örneğin Hz. Yakup ve oğlu Hz. Yusuf aynı dönemde yaşamış ve her ikisi de vazifelendirilmiştir. Hz. Musa ve Hz. Harun da onlar gibidir. Tüm insanlara ve kıyamete kadar tüm zamanlara hitap eden tek bir Peygamber vardır o da Peygamber Efendimiz (SAV)'dir. O Hatemül Enbiyadır, yani son peygamberdir. O'nun gelişiyle tüm peygamberlerin ve de dinlerin hükmü kalkmıştır. Din eğer Allah'a ulaşmak için bir kapı, bir yol ise, Peygamberimizden sonra Allah'a götüren tek yol Rasulullah'ın (SAV) yoludur, başka yollar Allah'a götürmez. Dinin Sahibi Allah (cc) "Bana ancak bu yolla gelebilirsiniz" dedikten sonra, hiç kimse kalkıp da, "Ben şu yolla da gelirim" diyemez, dese de Cenab-ı Hakk'ın katında hiçbir anlam ifade etmez. Üstelik Hak olanı örttüğü için ayrıca ceza görür. Bu gerçeklerden sonra şimdi gelelim "dinsel milliyetçilik" kavramına? Bir kere dinsel milliyetçilik İslam'a, medeniyetimize ait bir kavram değildir. Din asla Allah'ın muradı dışındaki özellikle de ideolojik tanımlarla ifade edilmemelidir. Din bir ideoloji değildir. "Dinsel milliyetçilik" ifadesi, dini yaşama ve savunma anlamında kullanılıyorsa, ayetle ve hadislerle de sabittir ki Müslüman olan herkes dini yaşamak ve anlatmakla mükelleftir ve de bu her Müslüman'a farzdır. Eğer bu anlamda kullanıldıysa, "dini yaşamak" ya da "dini savunmak, başkasına tebliğ etmek" gibi görevlere karşı olmak da Müslüman'ı farklı bir vadiye sokar. Bir Müslüman'ın her dine ve mezhebe aynı mesafede olması mümkün değildir. Bugün Allah katında makbul olan din sadece Allah Resulü'nün dini İslam olduğuna göre, inancımıza göre tahrif olmuş ve hükmü bitmiş olan Hıristiyanlığa ya da Yahudiliğe nasıl eşit mesafede olunabilinir? Bunlarla da eşit mesafede olan birisi nasıl İslam dairesi içinde kalabilir? Sayın Başbakan "Ben Laik'im" anlamında bunu söylüyorsa, kişiler Laik olamaz, çünkü Laiklik bir devlet sistemidir. Bir devlet elbette ki içinde yaşayan her vatandaşına hangi görüş ve inanca sahip olursa olsun hizmet götürmekle mükelleftir ama bir ferdin kalkıp, "Ben her dine eşit mesafedeyim" demesi aynı anlama gelmez. Sayın Başbakan'a tavsiyemiz, ne idüğü belirsiz olan ve yanlış anlamlara gelen "dinsel milliyetçilik" ifadesini derhal bırakmasıdır. zira her dine eşit mesafede olacağım derken, Allah'ın asıl muradı olan dinden uzaklaşmak hiç akıl karı değildir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026
- Bu süreçle iç cephe tahkim edilmez, zayıflatılır! / 08.01.2026
- Zorbalıkla payidar olunsaydı, Roma İmparatorluğu ayakta kalırdı / 06.01.2026
- ABD, İran'da bir "Acem Baharı" mı planlıyor? / 03.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026
- Bu süreçle iç cephe tahkim edilmez, zayıflatılır! / 08.01.2026
- Zorbalıkla payidar olunsaydı, Roma İmparatorluğu ayakta kalırdı / 06.01.2026
- ABD, İran'da bir "Acem Baharı" mı planlıyor? / 03.01.2026




























































































