Dijital çağ kısırlığa da yol açıyor
Dünya genelinde her 6 kişiden 1’i kısırlıkla karşı karşıya kalırken, pek çok evli çift bu sorunu çözmek için önce hastalığın sebeplerini araştırıyor. Günümüzde her 10 evli çiftten yaklaşık birinde kısırlık probleminin var olduğunu söyleyen Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Kaan Aydos, "Fiziksel aktivitelerden yoksun sedanter yaşama stres, alkol ve sigara alışkanlığı da eklenince sorunun boyutu gün geçtikçe büyüyor” dedi.
13.01.2024 00:07:00
ÖNDER YILMAZ
ÖNDER YILMAZ





Gebeliğin 12 ay veya daha uzun süre gerçekleşmemesi şeklinde tanımlanan kısırlık, dünya genelinde pek çok kişiyi etkiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, dünyada 6 kişiden birinin kısırlık yaşadığına işaret ederken, pek çok insan bu hastalıkla ilgili bilgi edinmek için araştırma yapıyor. Günümüzde her 10 evli çiftten yaklaşık birinde kısırlık probleminin var olduğunu söyleyen Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Kaan Aydos ise erkeklerde ürolojik bir hastalık olarak ele alınan kısırlığa yol açan riskleri ve tanı yöntemlerini açıkladı. "Yapılan araştırmalar, kısırlığın son 10 yıl içinde arttığını gösteriyor" diyen Prof. Dr. Kaan Aydos, şunları söyledi: "Dünya genelinde sperm sayısında her yıl yüzde 2 düşüş kaydediliyor. Araştırmacılar ise bu durumu çevre koşullarının bozulmasına bağlıyor. Özellikle cep telefonları ve bilgisayar kullanımının yaygınlaşması, elektromanyetik dalgalara maruziyeti artırarak, testislerin çalışmasını olumsuz etkiliyor. Benzer şekilde sanayileşmenin getirdiği çevre kirliliği, plastik kullanımındaki artış ve katkı maddeleriyle hazırlanan yiyecekler de sperm kalitesini önemli ölçüde bozuyor ve gebelik şansını azaltıyor, hatta düşük riskini yükseltiyor. Fiziksel aktivitelerden yoksun sedanter yaşama stres, alkol ve sigara alışkanlığı da eklenince sorunun boyutu gün geçtikçe büyüyor" dedi.
Kısırlığa karşı hareket ederek önlem alınmalı
Olumsuz koşullara rağmen önlem alınarak kısırlıktan kaçılabileceğini belirten Aydos, "Alınabilecek önlemlerin başında sağlıklı beslenmek ve düzenli bir yaşam tarzı edinmek geliyor. Ayrıca uykuya yeterli zaman ayırmak, sigara ve alkolden uzak durmak, kiloyu makul sınırlarda korumak gerekiyor. Çünkü aşırı yağ birikimi, testosteronu düşürebiliyor. Öte yandan sıcak banyo, sauna ve uzun süre oturmak da kısırlığı arttırıyor. Bu yüzden, ufak molalarla hareket etmek kritik bir önem taşıyor. Ancak elbette tüm bu tedbirler bazen yeterli olmayabiliyor" ifadelerini kullandı.
Stres faktörleri azaltılmalı
Prof. Dr. Yaprak Üstün de çocuk sahibi olma sürecinde yaşam kalitesinin önemli olduğunu vurgulayarak, stres faktörlerinin azaltması gerektiğinin altını çizdi. Düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenmenin hem gebelik sürecinde hem de kısırlık tedavisi sırasında destekleyici unsurlar olduğunu belirten Üstün, vücudun gebeliğe nasıl hazırlanacağına dair şu önerileri sıraladı:
"Toksik yüklerden uzaklaşılmasını istiyoruz çünkü hepimiz bir inflamasyon ve toksik yük taşıyoruz. Bu, yediğimiz gıdalardan, içtiğimiz sudan, havadan kaynaklanıyor. Çocuk sahibi olmayı düşünen bir çiftin, mutlaka hayatından toksinleri uzaklaştırması lazım. Örneğin, 'zenobiyotikler' dediğimiz plastik şişelerde bulunan Bisfenol A gibi bunları hayatımızdan uzaklaştırmalıyız. Kozmetiklerden, saç boyalarından uzak durmak lazım. Gebeliğe toksinlerden temizlenmiş sıfır bir yükle başlamak lazım. Diyet çok önemli, özellikle karbonhidratlı gıdalardan uzak durup, sebze ve meyveyi günlük yaşamın içerisine düzenli şekilde sokmak önemli." ÖNDER YILMAZ
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.