Devlet alan değil, veren el olmalı
Bursa'da düzenlenen 10. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'ndeki konuşmasında modelin vergilendirme sistemini ortaya koyan Maliye Bakanlığı E. Baş Hesap Uzmanı Sani Ak, "Milli Ekonomi Modeli'nin vergilendirme sistemi devleti, alan el değil, veren el haline getirmektedir" dedi
12.06.2018 00:00:00
YENİ MESAJ/BURSA
Bursa'da 10'uncusu düzenlenen Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'ne katılan Maliye Bakanlığı E. Baş Hesap Uzmanı ve Yeminli Mali Müşavir Sani Ak, Milli Ekonomi Modeli'nde vergilendirme sistemi üzerine dikkat çeken bir konuşma yaptı.
Vergi sisteminin yönetimlerin mali, ekonomik ve sosyal meselelere yaklaşım tarzını ortaya koyan temel göstergelerden biri olduğunu açıklayan Sani Ak, "Kamu maliyesi teorisinde kamu harcamalarının finansmanı için, devletin egemenlik hakkına dayanarak topladığı vergiler devletlerin temel gelir kaynağı kabul edilir. Oysa vergilendirme sınırsız bir finansman aracı değildir. Vergi tahsilâtı dolaysız vergiler açısından mükelleflerin vergi ödeme gücüne, dolaylı vergiler açısından da vergilendirme konusu harcama ya da muamelelerin yapılmasına bağlı ve bunlarla sınırlıdır" dedi.
Sani Ak şunları söyledi: "Vergi gelirlerinin yeterli olmaması nedeniyle devletlerin başvurduğu borçlanmalar da gelişmekte olan ülke kaynaklarının yüksek faiz hadleri nedeniyle gelişmiş ülkelere aktarılması sonucunu doğurmaktadır. Gelişmekte olan ülkeler, ağır borç yükü nedeniyle, en temel kamu hizmetlerini bile yerine getiremez, borçlarını ödemek için vatandaşlarının asgari geçim düzeyindeki gelirlerini bile vergilendirir hale gelmişlerdir. Ülkemizin içinde bulunduğu durum da bundan farklı değildir. Belirtilen finansman sıkıntısının baş göstermesi kaçınılmazdır. Çünkü klasik devlet anlayışında devletin vergi dışında başka kaynak üretmek gibi bir fonksiyonu yoktur. Oysa vergilerin dolaylı ve dolaysız olmalarına, alındıkları sosyal kesimlere göre üretim, tüketim faaliyetleri, gelir dağılımı ve ticaret hacmi üzerinde olumlu, olumsuz pek çok etkileri vardır."
Vergi tek gelir kalemi olmamalı
Milli Ekonomi Modeli'nde devletin tek gelirinin vergi olmadığını söyleyen Maliye Bakanlığı E. Baş Hesap Uzmanı ve Yeminli Mali Müşavir Sani Ak şunları söyledi: "Milli Ekonomi Modeli'nde devlet gelirleri sadece vergilerden oluşmaz. Devletin emisyon hacmini genişletmek suretiyle elde edeceği, paranın itibari değeri ve maliyeti arasındaki farktan ibaret olan senyoraj gelirleri ile ülkenin yeraltı ve yerüstü kaynaklarının kullanıma açılması yoluyla elde edilecek işletme gelirleri yeni finansman kaynakları olarak ortaya çıkmaktadır. Borçlanma Milli Ekonomi Modeli'nde itibar edilen bir finansman kaynağı olarak kabul edilmez. Günümüzde uygulanan vergi sistemiyle asgari ücret üzerinden bile vergi alınmaktadır. Asgari ücret, işçi ve ailesinin günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre insanca yaşamasını mümkün kılacak minimum ücrettir. Dolayısıyla asgari ücret sadece bir üretim faktörü ve çalışmanın karşılığı değil, insanın yaşaması ve varlığını sürdürmesi için gerekli gelir kaynağıdır. Asgari ücretten vergi alınması, tüketim temelli bir model olan Milli Ekonomi Modeli'nin mantığına aykırıdır. Ekonominin temel dengesi üretimin tüketime eşit olduğu noktada gerçekleştiğine göre, tüketim harcamalarını daraltıcı bir yaklaşım temel ekonomik hedefle çatışır. Belirtilen nedenlerle Milli Ekonomi Modelinde asgari ücret vergi dışı bırakılacaktır. Aynı mantıkla çalışanların en temel ihtiyaçlarını karşılayacak gelir seviyesi olarak tanımlanan, ancak günümüzde bunun için bile yeterli olmayan asgari ücretin vergi dışı bırakılması suretiyle, çalışanların gelirlerindeki aşınmanın giderilmesi suretiyle de onların tüketim harcamalarının artırılması temin edilecektir. Bu suretle tüketimin tazyiki üretim ve büyümenin de desteklenmesi sonucunu doğuracaktır."
Vergide adalet sağlanacak
Milli Ekonomi Modeli'nde vergilendirme sisteminin her kesimin gelir ve refah seviyesini arttıran, ödeme gücünü ve adaleti gözeten bir tarzda ele alındığını söyleyen Sani Ak, "Bu yönüyle vergiler, belli bir seviyenin üzerindeki gelirlerden alınacak, tüketimi, üretimi teşvik ve gelirin adil dağılımını temin edecek, başka bir ifadeyle ekonomiyi sürekli ve dengeli bir şekilde büyütecek bir maliye politikası aracıdır" dedi.
Sani Ak şunları söyledi: "Modelin vergi sisteminde vergilendirmenin temel ilkelerinden olan mali güce göre vergilendirme ve adalet prensiplerine işlerlik kazandırıldığı görülmektedir. Bu amaçları gerçekleştirmek için asgari ücret ve belirli bir seviyenin altındaki gelirler vergiden müstesna tutulmakta, adaletsiz olan dolaylı vergiler kaldırılmaktadır. Bu özellikleri göz önünde bulundurulduğunda Modelin vergi sisteminin vergilendirmede sadece mali amaç değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal amaçların da gerçekleştirilmesine imkân verdiği görülecektir. Milli Ekonomi Modeli'nde vergilendirme devlete gelir temin etmek dışında tüketimi, üretimi teşvik eden, sürekli büyümeyi ve gelirin çeşitli sosyal kesimler arasında adil dağılımını mümkün kılan bir tarzda ele alınmaktadır. Milli Ekonomi Modeli'nin ortaya koyduğu bu güçlü finansman modeli, devletin alan el değil, veren el olması gerektiği düşüncesiyle birebir örtüşmektedir."
Bursa'da 10'uncusu düzenlenen Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'ne katılan Maliye Bakanlığı E. Baş Hesap Uzmanı ve Yeminli Mali Müşavir Sani Ak, Milli Ekonomi Modeli'nde vergilendirme sistemi üzerine dikkat çeken bir konuşma yaptı.
Vergi sisteminin yönetimlerin mali, ekonomik ve sosyal meselelere yaklaşım tarzını ortaya koyan temel göstergelerden biri olduğunu açıklayan Sani Ak, "Kamu maliyesi teorisinde kamu harcamalarının finansmanı için, devletin egemenlik hakkına dayanarak topladığı vergiler devletlerin temel gelir kaynağı kabul edilir. Oysa vergilendirme sınırsız bir finansman aracı değildir. Vergi tahsilâtı dolaysız vergiler açısından mükelleflerin vergi ödeme gücüne, dolaylı vergiler açısından da vergilendirme konusu harcama ya da muamelelerin yapılmasına bağlı ve bunlarla sınırlıdır" dedi.
Sani Ak şunları söyledi: "Vergi gelirlerinin yeterli olmaması nedeniyle devletlerin başvurduğu borçlanmalar da gelişmekte olan ülke kaynaklarının yüksek faiz hadleri nedeniyle gelişmiş ülkelere aktarılması sonucunu doğurmaktadır. Gelişmekte olan ülkeler, ağır borç yükü nedeniyle, en temel kamu hizmetlerini bile yerine getiremez, borçlarını ödemek için vatandaşlarının asgari geçim düzeyindeki gelirlerini bile vergilendirir hale gelmişlerdir. Ülkemizin içinde bulunduğu durum da bundan farklı değildir. Belirtilen finansman sıkıntısının baş göstermesi kaçınılmazdır. Çünkü klasik devlet anlayışında devletin vergi dışında başka kaynak üretmek gibi bir fonksiyonu yoktur. Oysa vergilerin dolaylı ve dolaysız olmalarına, alındıkları sosyal kesimlere göre üretim, tüketim faaliyetleri, gelir dağılımı ve ticaret hacmi üzerinde olumlu, olumsuz pek çok etkileri vardır."
Vergi tek gelir kalemi olmamalı
Milli Ekonomi Modeli'nde devletin tek gelirinin vergi olmadığını söyleyen Maliye Bakanlığı E. Baş Hesap Uzmanı ve Yeminli Mali Müşavir Sani Ak şunları söyledi: "Milli Ekonomi Modeli'nde devlet gelirleri sadece vergilerden oluşmaz. Devletin emisyon hacmini genişletmek suretiyle elde edeceği, paranın itibari değeri ve maliyeti arasındaki farktan ibaret olan senyoraj gelirleri ile ülkenin yeraltı ve yerüstü kaynaklarının kullanıma açılması yoluyla elde edilecek işletme gelirleri yeni finansman kaynakları olarak ortaya çıkmaktadır. Borçlanma Milli Ekonomi Modeli'nde itibar edilen bir finansman kaynağı olarak kabul edilmez. Günümüzde uygulanan vergi sistemiyle asgari ücret üzerinden bile vergi alınmaktadır. Asgari ücret, işçi ve ailesinin günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre insanca yaşamasını mümkün kılacak minimum ücrettir. Dolayısıyla asgari ücret sadece bir üretim faktörü ve çalışmanın karşılığı değil, insanın yaşaması ve varlığını sürdürmesi için gerekli gelir kaynağıdır. Asgari ücretten vergi alınması, tüketim temelli bir model olan Milli Ekonomi Modeli'nin mantığına aykırıdır. Ekonominin temel dengesi üretimin tüketime eşit olduğu noktada gerçekleştiğine göre, tüketim harcamalarını daraltıcı bir yaklaşım temel ekonomik hedefle çatışır. Belirtilen nedenlerle Milli Ekonomi Modelinde asgari ücret vergi dışı bırakılacaktır. Aynı mantıkla çalışanların en temel ihtiyaçlarını karşılayacak gelir seviyesi olarak tanımlanan, ancak günümüzde bunun için bile yeterli olmayan asgari ücretin vergi dışı bırakılması suretiyle, çalışanların gelirlerindeki aşınmanın giderilmesi suretiyle de onların tüketim harcamalarının artırılması temin edilecektir. Bu suretle tüketimin tazyiki üretim ve büyümenin de desteklenmesi sonucunu doğuracaktır."
Vergide adalet sağlanacak
Milli Ekonomi Modeli'nde vergilendirme sisteminin her kesimin gelir ve refah seviyesini arttıran, ödeme gücünü ve adaleti gözeten bir tarzda ele alındığını söyleyen Sani Ak, "Bu yönüyle vergiler, belli bir seviyenin üzerindeki gelirlerden alınacak, tüketimi, üretimi teşvik ve gelirin adil dağılımını temin edecek, başka bir ifadeyle ekonomiyi sürekli ve dengeli bir şekilde büyütecek bir maliye politikası aracıdır" dedi.
Sani Ak şunları söyledi: "Modelin vergi sisteminde vergilendirmenin temel ilkelerinden olan mali güce göre vergilendirme ve adalet prensiplerine işlerlik kazandırıldığı görülmektedir. Bu amaçları gerçekleştirmek için asgari ücret ve belirli bir seviyenin altındaki gelirler vergiden müstesna tutulmakta, adaletsiz olan dolaylı vergiler kaldırılmaktadır. Bu özellikleri göz önünde bulundurulduğunda Modelin vergi sisteminin vergilendirmede sadece mali amaç değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal amaçların da gerçekleştirilmesine imkân verdiği görülecektir. Milli Ekonomi Modeli'nde vergilendirme devlete gelir temin etmek dışında tüketimi, üretimi teşvik eden, sürekli büyümeyi ve gelirin çeşitli sosyal kesimler arasında adil dağılımını mümkün kılan bir tarzda ele alınmaktadır. Milli Ekonomi Modeli'nin ortaya koyduğu bu güçlü finansman modeli, devletin alan el değil, veren el olması gerektiği düşüncesiyle birebir örtüşmektedir."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.