Atatürk Üniversitesi Erzincan Hukuk Fakültesi Dekanı ve Tıp Fakültesi Adli Tıp Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Nezih Kök, Türkiye'de gizli bir çocuk istismarı ve sömürüsünün söz konusu olduğunu belirterek, Türkiye'de çocuk sömürücülüğünün bilinenin aksine aslında yaygın olduğunu söyledi.
Türkiye'de çocuklara en fazla fiziksel ve hukuksal istismar ile sömürü uygulandığını kaydeden Kök, "Örneğin ülkemizde kan davalarındaki cinayetlerde, genellikle yaşı 18'den küçük çocuklar kullanılır. Burada çocuk hem fiziksel olarak sömürülüyor, hem de cezası bir yetişkine göre daha az olacak diye hukuksal olarak istismar edilmiş oluyor" dedi.
"Güneydoğu ve Karadeniz'de daha yaygın"
Prof. Dr. Kök, bu durumun, genellikle Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz Bölgesi'nde görüldüğünü ifade ederek, bunun yanında çocuğun başta ebeveyinleri olmak üzere, yetişkinlerin değişik şiddet uygulamalarına maruz kalarak da fiziksel sömürüyle karşı karşıya kaldığını dile getirdi.
Türkiye'de yaygın olan fiziksel sömürünün şiddetinin çocuğa tokat atmaktan, vücudunda sigara söndürmeye kadar vardığını, çocuğa suçsuz da olsa şiddet uygulamanın neredeyse bir çok insan tarafından alışkanlık haline getirildiğini dile getiren Prof. Dr. Kök, bunların büyük bir kısmının duyulmadığını ya da adli kayıtlara işlenemediğini söyledi.
Ekonomik sömürü arttı
Türkiye'de özellikle son dönemlerde çocuklar üzerinde ekonomik sömürü ve istismarın arttığına dikkati çeken Kök, çocukların ekonomik olarak, genellikle para kazanmaları için dışarıda zor görevler üstlendirilerek sömürüldüğünü söyledi.
Kök, bazı ailelerin bunu, maddi ihtiyaçları olduğu için ancak bazılarının ise, paraya ihtiyaçları olmadığı halde, çocuklarını çalıştırmayı alışkanlık haline getirdikleri için istismar yolunu uyguladıklarını kaydetti. Kök, bu durumun önlenebilmesi için insanların duyarlı olmaları ve bu çocukların ailelerini şikayet etmeleri gerektiğini, ancak bunun karşılığında şikayet edilen mercinin de bu aileye caydırıcı cezalar uygulamasının şart olduğunu sözlerine ekledi.
Çocuk mahkemeleri yaygınlaştırılamadı
Türkiye'de 1982 yılında çocuk mahkemelerinin yürürlüğe girdiğini, ancak aradan 9 yıl geçmesine rağmen ülkede yanlızca 4 çocuk mahkemesi bulunduğuna işaret eden Nezih Kök, çocuk mahkemelerinin kabul edildiği bir ülkenin çocuklarının büyük kısmının, yetişkinlerle yan yana yargılandığını söyledi. Bu durumun, çocukların psikolojisinde hasar oluşturduğunu vurgulayan Kök, şöyle devam etti:
"Çocukların yargılanmasında BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne uygun düzenlemeler yapılmalı. En başta çocuk mahkemeleri çoğaltılmalı ve çocuklar kesinlikle çocuk mahkemelerinde yargılanmalı. Suçsuz bir çocuk, bir iddia üzerine mahkemede, büyüklerle yan yana yargılanıyor. Çocuğun yaşadığı bu durum, onun pisikolojisini bozuyor. Buna izin verilmemeli."
Türkiye'de çocuklara en fazla fiziksel ve hukuksal istismar ile sömürü uygulandığını kaydeden Kök, "Örneğin ülkemizde kan davalarındaki cinayetlerde, genellikle yaşı 18'den küçük çocuklar kullanılır. Burada çocuk hem fiziksel olarak sömürülüyor, hem de cezası bir yetişkine göre daha az olacak diye hukuksal olarak istismar edilmiş oluyor" dedi.
"Güneydoğu ve Karadeniz'de daha yaygın"
Prof. Dr. Kök, bu durumun, genellikle Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz Bölgesi'nde görüldüğünü ifade ederek, bunun yanında çocuğun başta ebeveyinleri olmak üzere, yetişkinlerin değişik şiddet uygulamalarına maruz kalarak da fiziksel sömürüyle karşı karşıya kaldığını dile getirdi.
Türkiye'de yaygın olan fiziksel sömürünün şiddetinin çocuğa tokat atmaktan, vücudunda sigara söndürmeye kadar vardığını, çocuğa suçsuz da olsa şiddet uygulamanın neredeyse bir çok insan tarafından alışkanlık haline getirildiğini dile getiren Prof. Dr. Kök, bunların büyük bir kısmının duyulmadığını ya da adli kayıtlara işlenemediğini söyledi.
Ekonomik sömürü arttı
Türkiye'de özellikle son dönemlerde çocuklar üzerinde ekonomik sömürü ve istismarın arttığına dikkati çeken Kök, çocukların ekonomik olarak, genellikle para kazanmaları için dışarıda zor görevler üstlendirilerek sömürüldüğünü söyledi.
Kök, bazı ailelerin bunu, maddi ihtiyaçları olduğu için ancak bazılarının ise, paraya ihtiyaçları olmadığı halde, çocuklarını çalıştırmayı alışkanlık haline getirdikleri için istismar yolunu uyguladıklarını kaydetti. Kök, bu durumun önlenebilmesi için insanların duyarlı olmaları ve bu çocukların ailelerini şikayet etmeleri gerektiğini, ancak bunun karşılığında şikayet edilen mercinin de bu aileye caydırıcı cezalar uygulamasının şart olduğunu sözlerine ekledi.
Çocuk mahkemeleri yaygınlaştırılamadı
Türkiye'de 1982 yılında çocuk mahkemelerinin yürürlüğe girdiğini, ancak aradan 9 yıl geçmesine rağmen ülkede yanlızca 4 çocuk mahkemesi bulunduğuna işaret eden Nezih Kök, çocuk mahkemelerinin kabul edildiği bir ülkenin çocuklarının büyük kısmının, yetişkinlerle yan yana yargılandığını söyledi. Bu durumun, çocukların psikolojisinde hasar oluşturduğunu vurgulayan Kök, şöyle devam etti:
"Çocukların yargılanmasında BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne uygun düzenlemeler yapılmalı. En başta çocuk mahkemeleri çoğaltılmalı ve çocuklar kesinlikle çocuk mahkemelerinde yargılanmalı. Suçsuz bir çocuk, bir iddia üzerine mahkemede, büyüklerle yan yana yargılanıyor. Çocuğun yaşadığı bu durum, onun pisikolojisini bozuyor. Buna izin verilmemeli."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.