Ne dağları görür gözlerin
Ne akan çayları serin
Ta içinde oracıkta bir sızın varsa
Ancak düşünürsün derin derin
Bir sen değilsin, milyonlarca insan
Her bir insan her biri bir düşüncede
Hayat zaten başlıbaşına bir kaygı değil mi?
Ölüm çare diye bakarsın, peki ölümün çare mi?
Şükredecek öyle çok şeyin var ki,
Ve ertelemek için zaman öyle dar ki.
Gözyaşların sana unutturmasın
Elhamdülillah demek o kadar zor değil
Yaşamak ve ölmek için henüz geç değil
O en güzele kavuşmak varken
Dünyada yaşamak gerçekten hicran
Lakin alnına yazılanı yaşayacaksın an be an
Namaz ile niyaz ile günleri geçireceksin
Nasıl etsem de hayır etsem diye
İnce ince düşüneceksin
Bir derdin olacak kafanı yoracak
Hak diyeceksin Hak için
Bir ömrünü vereceksin
Yarın Hakkın divanına varınca
Yüzünü ak eyleyeceksin, yeter ki
Değiştiremediklerini güzel bir sabırla karşıla!
Dikkat ederseniz insanların çoğunun bir çilesi vardır; bu yüzden bazıları sürekli şikayet eder, bazıları ise haline şükreder. Aslında hepimiz kendi çilemize sahip çıkmalıyız. Çünkü Allah(cc) o derdi bizim için seçmiştir ki biz de onu güzel bir sabırla karşılayalım ve olgunlaşalım. Allah (cc) bize çileyi verdiyse biz de onu kaldıracak gücü görmüş demektir. Çünkü hepimizin bildiği gibi O bize taşıyamayacağımız yükü yüklemez. Eğer sıkıntılarımız varsa Bakara suresinin son ayetlerini okuyalım.
Böylece yalnız olmadığımızı daha iyi anlayacağız.
"Şu paslı kalbimi Allah
Nurun ile Sen boya
Seni seven kullar ile
Görüştür doya doya
Çile-yi aşka giriftar olmayan aşık mı olur?
Çile-yi aşka giriftar olan Mevlasın bulur!"
Yazıyı yazdığım günün ertesi Karacasu pazarında iki eli ve dizleri üzerinde yürümek zorunda olan bir genç gördüm.
Onun çilesi de öyleymiş deyip geçiştiremeyiz herhalde. Bu yazıyı o da okusaydı ne hissederdi acaba?
Ne akan çayları serin
Ta içinde oracıkta bir sızın varsa
Ancak düşünürsün derin derin
Bir sen değilsin, milyonlarca insan
Her bir insan her biri bir düşüncede
Hayat zaten başlıbaşına bir kaygı değil mi?
Ölüm çare diye bakarsın, peki ölümün çare mi?
Şükredecek öyle çok şeyin var ki,
Ve ertelemek için zaman öyle dar ki.
Gözyaşların sana unutturmasın
Elhamdülillah demek o kadar zor değil
Yaşamak ve ölmek için henüz geç değil
O en güzele kavuşmak varken
Dünyada yaşamak gerçekten hicran
Lakin alnına yazılanı yaşayacaksın an be an
Namaz ile niyaz ile günleri geçireceksin
Nasıl etsem de hayır etsem diye
İnce ince düşüneceksin
Bir derdin olacak kafanı yoracak
Hak diyeceksin Hak için
Bir ömrünü vereceksin
Yarın Hakkın divanına varınca
Yüzünü ak eyleyeceksin, yeter ki
Değiştiremediklerini güzel bir sabırla karşıla!
Dikkat ederseniz insanların çoğunun bir çilesi vardır; bu yüzden bazıları sürekli şikayet eder, bazıları ise haline şükreder. Aslında hepimiz kendi çilemize sahip çıkmalıyız. Çünkü Allah(cc) o derdi bizim için seçmiştir ki biz de onu güzel bir sabırla karşılayalım ve olgunlaşalım. Allah (cc) bize çileyi verdiyse biz de onu kaldıracak gücü görmüş demektir. Çünkü hepimizin bildiği gibi O bize taşıyamayacağımız yükü yüklemez. Eğer sıkıntılarımız varsa Bakara suresinin son ayetlerini okuyalım.
Böylece yalnız olmadığımızı daha iyi anlayacağız.
"Şu paslı kalbimi Allah
Nurun ile Sen boya
Seni seven kullar ile
Görüştür doya doya
Çile-yi aşka giriftar olmayan aşık mı olur?
Çile-yi aşka giriftar olan Mevlasın bulur!"
Yazıyı yazdığım günün ertesi Karacasu pazarında iki eli ve dizleri üzerinde yürümek zorunda olan bir genç gördüm.
Onun çilesi de öyleymiş deyip geçiştiremeyiz herhalde. Bu yazıyı o da okusaydı ne hissederdi acaba?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.