Cildinizi soğuktan koruyun
Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Operatör Dr. İdris Elmas, aşırı soğukların yaşandığı bugünlerde soğuk yanıklarına dikkat çekerek soğuk havanın ciddi deri sorunlarına neden olabileceğini belirtti
17.01.2013 00:00:00
Cildin soğuk havada yazın güneşli
havalarda korunduğu gibi korunması gerektiğini kaydeden Operatör Dr. İdris
Elmas, “Soğuk kış aylarında derimiz değişen koşullara uyum sağlamaya çalışsa
da; bazen soğuk hava, bazen sert esen rüzgâr bazen de basınç değişiklikleri
ciddi deri sorunlarına yol açabiliyor.” dedi.
Aşırı soğukların yaşandığı bölgelerde soğuk yanıklarına sıkça rastlandığını
ifade eden Operatör Dr. İdris Elmas, cilde gelebilecek zararları şöyle
açıkladı: “Derimiz bizi dış ortamdan koruyan organımız. Vücutta ısı kaybını
düzenlemek ise bu organın en önemli görevleri arasında bulunuyor. Vücut ısımız
sabit tutulmaya çalışılırken özellikle soğuk havalarda deride vazokonstriksiyon
(kan damarlarının büzüşmesi) meydana geliyor. Bu durum özellikle; el, ayak,
burun ucu ve kulak gibi organlarda belirginleşirken meydana gelen titremelerle
iç ısı artırılmaya çalışılıyor. Soğuk, hücre yenilenmesi ve ölü hücre
tabakasının atılmasını sağlayan aktiviteyi azalttığı için ölü hücrelerin
birikimini artırıyor. Ayrıca deri lipitlerinde meydana gelen bozulma ile
ortaya; nemsiz, kaba, kuru ve soyulmuş bir deri görüntüsü çıkıyor. Bu
değişiklikler herkes de olmakla birlikte; özellikle çocuklar, egzama alt yapısı
olanlar, deri kuruluğu görülen ve menopoza giren kadınlar patolojik açıdan
sorun yaşıyor. Sivilce tedavisinde olduğu gibi deriyi kurutan ilaçların
kullanılması da soyulma ve ağrılı çatlakların oluşmasına neden
olabiliyor.”
Cilt bakımı
için tavsiyeler
Operatör Dr. İdris Elmas, cilt bakımı içinde şu
tavsiyelerde bulundu: “Cilt tipine uygun ürünleri seçmek önemlidir. Çevreden
biriken kirlerin, ter yağ gibi kişisel salgılarımızın ve dökülmekte olan ölü
cilt hücrelerimizin temizlenmesi ikinci adımdır. En hafif temizlemeyle bile
bozulabilen cildin üst tabakasındaki doğal nemlendirme sistemlerinin
nemlendiricilerle takviye edilmesi. Genel kural olarak da nemlendiricilerin yüz
ve vücut halen nemliyken kullanılması vücuttaki nemi hapsetmektedir. UV
ışınlarının verdiği hasarı önlemek için güneşten koruyucu kullanmak. Normal
cildin bilhassa foto yaşlanma ve hasarı için tedavi edici ürünlerin
kullanılması uygundur. Kuru Ciltlerde; Kuru ciltlerde kurutucu ve alkol içeren
ürünler ciltten nemi söküp atacağı için tercih edilmemelidir. Hassas yumuşak
sabun içermeyen likit bir temizleyici sonrası gliserin, hiyalironik asit gibi
ürünlerle formüle edilmiş nem kaybını azaltan nemlendiriciler kullanılmalıdır.
UVA ve UVB ışınlarına karşı koruyucu SPF15 ve üstü bir ürün yıl boyunca
dışarıya çıkmadan yarım saat önce açıkta kalan alanlara uygulanmalıdır. Yağlı
Cilt; Yağlı ciltlerde su bazlı ürünler kullanılmalıdır. Yağlı ciltlere özgün
yağ bağlayıcı likit veya jel şeklinde temizleyicileri tercih edin. Krem bazlı,
kakao yağı, lanolin içeren sabunlardan uzak durun. Losyon şeklinde suyu çekip
tutan (humectane) maddeler içeren nemlendiricileri tercih edin. Ergenlik
çağındaki gençlerde görülen hormon değişiklikleri nedeniyle yağlı ve akneye
yatkın cildin temizliği ve doktor tarafından önerilen ürünlerin düzenli
kullanılması önemlidir. Yağ içermeyen (oil-free) güneşten koruyucuları
kullanın. Cildinize fazla parlak diyerek, yağı kurutmak için sert sabun, alkol,
fırça, kese kullanmayın. Cilt temizliğini günde 2-3 kez den fazla yapmayın.”
Soğuğun da
yanığı olur
Sadece sıcağın değil soğuğun da yanığı olduğunu
belirten Operatör Dr. İdris Elmas, “Soğuk nedeniyle oluşan yanıklar, yangılı
kızarık plaklar şeklinde görülüyor. Bu durum hastada karıncalanma ve ağrı hissi
uyandırıyor. Daha çok; parmak uçları, burun, kulak gibi uç dolaşım bölgelerinde
oluşan soğuk yanıkları, kötü dolaşım sonucu; çorap, dar ayakkabı gibi dolaşımı
daha da sıkıştıran basınç alanlarında görülüyor. Periferik atar ve
toplardamarların daha ciddi dolaşım bozukluğunda, oksijenlenme de azaldığı için
hücre ölümü oluşuyor ve yaraların ortaya çıktığı nekrozlar gelişiyor.”
dedi.
Operatör Dr. İdris Elmas, soğuk yanığından korunmak içinde, “Kireçli su ile
yıkanmaktan kaçının. Sabun seçerken dermatolojik yağ içeriği doğru olanları
kullanın. Nemlendirici krem ve losyonlardan yararlanın. Yüz derisi, el ve
ayaklarınızı, soğuğa karşı eldiven, çorap ve atkı gibi giysilerle koruyun.”
diye konuştu. İHA
havalarda korunduğu gibi korunması gerektiğini kaydeden Operatör Dr. İdris
Elmas, “Soğuk kış aylarında derimiz değişen koşullara uyum sağlamaya çalışsa
da; bazen soğuk hava, bazen sert esen rüzgâr bazen de basınç değişiklikleri
ciddi deri sorunlarına yol açabiliyor.” dedi.
Aşırı soğukların yaşandığı bölgelerde soğuk yanıklarına sıkça rastlandığını
ifade eden Operatör Dr. İdris Elmas, cilde gelebilecek zararları şöyle
açıkladı: “Derimiz bizi dış ortamdan koruyan organımız. Vücutta ısı kaybını
düzenlemek ise bu organın en önemli görevleri arasında bulunuyor. Vücut ısımız
sabit tutulmaya çalışılırken özellikle soğuk havalarda deride vazokonstriksiyon
(kan damarlarının büzüşmesi) meydana geliyor. Bu durum özellikle; el, ayak,
burun ucu ve kulak gibi organlarda belirginleşirken meydana gelen titremelerle
iç ısı artırılmaya çalışılıyor. Soğuk, hücre yenilenmesi ve ölü hücre
tabakasının atılmasını sağlayan aktiviteyi azalttığı için ölü hücrelerin
birikimini artırıyor. Ayrıca deri lipitlerinde meydana gelen bozulma ile
ortaya; nemsiz, kaba, kuru ve soyulmuş bir deri görüntüsü çıkıyor. Bu
değişiklikler herkes de olmakla birlikte; özellikle çocuklar, egzama alt yapısı
olanlar, deri kuruluğu görülen ve menopoza giren kadınlar patolojik açıdan
sorun yaşıyor. Sivilce tedavisinde olduğu gibi deriyi kurutan ilaçların
kullanılması da soyulma ve ağrılı çatlakların oluşmasına neden
olabiliyor.”
Cilt bakımı
için tavsiyeler
Operatör Dr. İdris Elmas, cilt bakımı içinde şu
tavsiyelerde bulundu: “Cilt tipine uygun ürünleri seçmek önemlidir. Çevreden
biriken kirlerin, ter yağ gibi kişisel salgılarımızın ve dökülmekte olan ölü
cilt hücrelerimizin temizlenmesi ikinci adımdır. En hafif temizlemeyle bile
bozulabilen cildin üst tabakasındaki doğal nemlendirme sistemlerinin
nemlendiricilerle takviye edilmesi. Genel kural olarak da nemlendiricilerin yüz
ve vücut halen nemliyken kullanılması vücuttaki nemi hapsetmektedir. UV
ışınlarının verdiği hasarı önlemek için güneşten koruyucu kullanmak. Normal
cildin bilhassa foto yaşlanma ve hasarı için tedavi edici ürünlerin
kullanılması uygundur. Kuru Ciltlerde; Kuru ciltlerde kurutucu ve alkol içeren
ürünler ciltten nemi söküp atacağı için tercih edilmemelidir. Hassas yumuşak
sabun içermeyen likit bir temizleyici sonrası gliserin, hiyalironik asit gibi
ürünlerle formüle edilmiş nem kaybını azaltan nemlendiriciler kullanılmalıdır.
UVA ve UVB ışınlarına karşı koruyucu SPF15 ve üstü bir ürün yıl boyunca
dışarıya çıkmadan yarım saat önce açıkta kalan alanlara uygulanmalıdır. Yağlı
Cilt; Yağlı ciltlerde su bazlı ürünler kullanılmalıdır. Yağlı ciltlere özgün
yağ bağlayıcı likit veya jel şeklinde temizleyicileri tercih edin. Krem bazlı,
kakao yağı, lanolin içeren sabunlardan uzak durun. Losyon şeklinde suyu çekip
tutan (humectane) maddeler içeren nemlendiricileri tercih edin. Ergenlik
çağındaki gençlerde görülen hormon değişiklikleri nedeniyle yağlı ve akneye
yatkın cildin temizliği ve doktor tarafından önerilen ürünlerin düzenli
kullanılması önemlidir. Yağ içermeyen (oil-free) güneşten koruyucuları
kullanın. Cildinize fazla parlak diyerek, yağı kurutmak için sert sabun, alkol,
fırça, kese kullanmayın. Cilt temizliğini günde 2-3 kez den fazla yapmayın.”
Soğuğun da
yanığı olur
Sadece sıcağın değil soğuğun da yanığı olduğunu
belirten Operatör Dr. İdris Elmas, “Soğuk nedeniyle oluşan yanıklar, yangılı
kızarık plaklar şeklinde görülüyor. Bu durum hastada karıncalanma ve ağrı hissi
uyandırıyor. Daha çok; parmak uçları, burun, kulak gibi uç dolaşım bölgelerinde
oluşan soğuk yanıkları, kötü dolaşım sonucu; çorap, dar ayakkabı gibi dolaşımı
daha da sıkıştıran basınç alanlarında görülüyor. Periferik atar ve
toplardamarların daha ciddi dolaşım bozukluğunda, oksijenlenme de azaldığı için
hücre ölümü oluşuyor ve yaraların ortaya çıktığı nekrozlar gelişiyor.”
dedi.
Operatör Dr. İdris Elmas, soğuk yanığından korunmak içinde, “Kireçli su ile
yıkanmaktan kaçının. Sabun seçerken dermatolojik yağ içeriği doğru olanları
kullanın. Nemlendirici krem ve losyonlardan yararlanın. Yüz derisi, el ve
ayaklarınızı, soğuğa karşı eldiven, çorap ve atkı gibi giysilerle koruyun.”
diye konuştu. İHA
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.