Çıkmalı binalar büyük 'risk' oluşturuyor
Uzmanlar, Türkiye'deki yapı stokunun yüzde 80'ini oluşturan çıkmalı binaların depremde daha fazla hasar gördüğünü belirten DEGÜDER Başkanı Sinan Türkkan, "Çıkmalı yapılarda yıkılma riski artıyor. Bu nedenle çıkmalı sistemden vazgeçmemiz gerekiyor" dedi
14.03.2023 15:00:00





Binanın metrekaresini artırmak ve alan kazanmak amacıyla uygulanan, Türkiye'de sıkça görülen çıkmalı binaların, ülke genelindeki konut stokunun yüzde 80'ini oluşturduğu tahmin ediliyor. Özellikle İstanbul'da bu oranın daha yüksek olduğu belirtilirken, çıkmalı binalarda giriş katın üstünde konsol çıkmalar yapılarak kullanım alanı genişletiliyor. Genişletilen normal katlarda kolonlar ile sarkan kirişler birbirinden ayrılıyor. Kirişlerin kolonlardan ayrılması sonucu taşıyıcı sistem, çerçeve oluşturmadığı için deprem etkisine karşı zayıf kalabiliyor. Çıkmalı yapıların depreme karşı gücünü artırmak için konsol ucundan geçen kirişleri kucaklayıp çerçeve oluşturacak deprem perdelerin yapılması gerekiyor. Çıkmalı binaya güç kazandırmak için deprem perdelerinin dış kirişleri kucaklayıp çıkma altından devam etmesi büyük önem taşırken, güçlendirme noktasında mevzuat açısından sorunlar olabiliyor.
Deprem Güçlendirme Derneği (DEGÜDER) Başkanı Sinan Türkkan, yaptığı açıklamada, Türkiye'deki yapıların yüzde 80'ini çıkmalı binaların oluşturduğunu, kolonlar birbirine bağlanmadan 8-10 katlı binalar yapılabildiğini, bu uygulamanın kullanıcıya alan kazandırsa da depreme karşı binada yetersizlik oluşturabildiğini söyledi. Şiddetli bir deprem esnasında çıkmalı binaların normal yapılara göre hasara daha açık olduğunu belirten Türkkan, "Konsollarda çökmeler ve yıkılmalar meydana gelebiliyor, binanın yıkılma riski artıyor. Kolonlar birbirine bağlanmadığı zaman ne kadar iyi yaparsanız yapın istenilen randıman sağlanamıyor. Bu nedenle çıkmalı sistemden vazgeçmemiz gerekiyor" dedi. Türkkan, çıkmalı binalarda oturan vatandaşların mutlaka binalarında performans analizi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, ihtiyaca göre güçlendirme uygulanmasının şart olduğunu kaydetti.
Yıldız Teknik Üniversitesi doktor inşaat yüksek mühendisi Mustafa Bozyiğit de Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası bölgede yaptıkları incelemelerde depremin çıkmalı binalara daha fazla hasar verdiğini gördüklerini söyledi. Çıkmalı bina yapımının bir an önce kaldırılması gerektiğini vurgulayan Bozyiğit, "Bu zaten hem mühendislik hem de statik açıdan doğru değil. Özellikle 2000 yılı öncesi çok katlı yapıların hemen hemen tamamı bu şekilde" diye konuştu. Bozyiğit, çıkmalı binalarda kolonların taşıyıcılık faktöründe sorunlar yaşandığını, bunun iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, "Güçlendirme için performans analizi yapılması gerekiyor. Yeni yönetmenliği göre depreme mukavemet gösterecek şekilde güçlendirme projesi uygulanması lazım" dedi.
Türk Dünyası Mimarlar ve Mühendisler Birliği Kentsel Dönüşüm Komisyonu Başkanı Nihat Şen de yönetmeliklerin müsaade ettiği binalarda problemlerin yaşanmayacağını ancak çıkmalı yapılarda özellikle 2000 öncesinde yapılanlara dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Şen, "Bütün çıkmalı binaların tehlikeli olduğunu söylemek doğru olmak. Yönetmelikler 5 metreye kadar izin veriyor. Ancak bunun statik çözümlemesinin ve malzeme seçiminin iyi yapılması ve doğru uygulamayla hayata geçilmesi lazım. Ayrıca denetim şart" ifadelerini kullandı. Çıkmalı binalarda özellikle eski yapılara işaret eden Şen, "Binamız çerçeveli kiriş sistemiyle birbirine bağlanmadıysa ve özellikle 2000 yılı öncesine aitse mutlaka denetlenmeli. Çünkü taşıyıcıların çerçeveli kiriş sistemiyle birbirine bağlanması lazım. Eğer öyle bir şey olmadığı düşünülüyorsa hemen harekete geçilmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi.
Binanın yıkılma riski artabiliyor
Deprem Güçlendirme Derneği (DEGÜDER) Başkanı Sinan Türkkan, yaptığı açıklamada, Türkiye'deki yapıların yüzde 80'ini çıkmalı binaların oluşturduğunu, kolonlar birbirine bağlanmadan 8-10 katlı binalar yapılabildiğini, bu uygulamanın kullanıcıya alan kazandırsa da depreme karşı binada yetersizlik oluşturabildiğini söyledi. Şiddetli bir deprem esnasında çıkmalı binaların normal yapılara göre hasara daha açık olduğunu belirten Türkkan, "Konsollarda çökmeler ve yıkılmalar meydana gelebiliyor, binanın yıkılma riski artıyor. Kolonlar birbirine bağlanmadığı zaman ne kadar iyi yaparsanız yapın istenilen randıman sağlanamıyor. Bu nedenle çıkmalı sistemden vazgeçmemiz gerekiyor" dedi. Türkkan, çıkmalı binalarda oturan vatandaşların mutlaka binalarında performans analizi yaptırması gerektiğini vurgulayarak, ihtiyaca göre güçlendirme uygulanmasının şart olduğunu kaydetti.
Son depremlerde çıkmalı binalar daha çok etkilendi
Yıldız Teknik Üniversitesi doktor inşaat yüksek mühendisi Mustafa Bozyiğit de Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası bölgede yaptıkları incelemelerde depremin çıkmalı binalara daha fazla hasar verdiğini gördüklerini söyledi. Çıkmalı bina yapımının bir an önce kaldırılması gerektiğini vurgulayan Bozyiğit, "Bu zaten hem mühendislik hem de statik açıdan doğru değil. Özellikle 2000 yılı öncesi çok katlı yapıların hemen hemen tamamı bu şekilde" diye konuştu. Bozyiğit, çıkmalı binalarda kolonların taşıyıcılık faktöründe sorunlar yaşandığını, bunun iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, "Güçlendirme için performans analizi yapılması gerekiyor. Yeni yönetmenliği göre depreme mukavemet gösterecek şekilde güçlendirme projesi uygulanması lazım" dedi.
Özellikle 2000 öncesi yapıllara dikkat
Türk Dünyası Mimarlar ve Mühendisler Birliği Kentsel Dönüşüm Komisyonu Başkanı Nihat Şen de yönetmeliklerin müsaade ettiği binalarda problemlerin yaşanmayacağını ancak çıkmalı yapılarda özellikle 2000 öncesinde yapılanlara dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Şen, "Bütün çıkmalı binaların tehlikeli olduğunu söylemek doğru olmak. Yönetmelikler 5 metreye kadar izin veriyor. Ancak bunun statik çözümlemesinin ve malzeme seçiminin iyi yapılması ve doğru uygulamayla hayata geçilmesi lazım. Ayrıca denetim şart" ifadelerini kullandı. Çıkmalı binalarda özellikle eski yapılara işaret eden Şen, "Binamız çerçeveli kiriş sistemiyle birbirine bağlanmadıysa ve özellikle 2000 yılı öncesine aitse mutlaka denetlenmeli. Çünkü taşıyıcıların çerçeveli kiriş sistemiyle birbirine bağlanması lazım. Eğer öyle bir şey olmadığı düşünülüyorsa hemen harekete geçilmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.


























































































