Cennet’e girme vesilesi Zikrullah -2-
Ben Cehennem’in kapısına geleceğim, kapısını vurunca Bana açılacak. Sonra Allah’a öylesine hamd edeceğim ki, Benden önce öyle bir hamdi kimse yapmamış olacak. Bu Benden sonra da kimseye nasip olmayacak. Ve oradan, kalpten ve cân-ı gönülden ‘Lâ ilâhe illallah’ diyenleri çıkartacağım. Neseplerini bildiğim fakat yüzlerinden tanımadığım Kureyş’ten bazı kimseler Bana intisap edecekler fakat onları Cehennem’de bırakacağım
21.10.2024 18:31:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi
![Cennet’e girme vesilesi Zikrullah -2-](resimler/haberler/26/cennete-girme-vesilesi-zikrullah-2-H1545209-11.webp)
![](temalar/resimler/bos.gif)
![Cennet’e girme vesilesi Zikrullah -2-](resimler/haberler/26/cennete-girme-vesilesi-zikrullah-2-H1545209-12.webp)
![](temalar/resimler/bos.gif)
![](temalar/resimler/bos.gif)
Ebû Hureyre'den, "Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: Ben Cehennem'in kapısına geleceğim, kapısını vurunca Bana açılacak. Sonra Allah'a öylesine hamd edeceğim ki, Benden önce öyle bir hamdi kimse yapmamış olacak. Bu Benden sonra da kimseye nasip olmayacak. Ve oradan, kalpten ve cân-ı gönülden 'Lâ ilâhe illallah' diyenleri çıkartacağım. Neseplerini bildiğim fakat yüzlerinden tanımadığım Kureyş'ten bazı kimseler Bana intisap edecekler fakat onları Cehennem'de bırakacağım."
Kays b. Sa'd b. Ubâde'den, "Babası onu, hizmet etmesi için Hz. Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve âlihi) verdi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve âlihi) bana uğradı, namaz kılmıştım, ayağıyla bana vurup şöyle buyurdu: 'Sana, Cennet kapılarından birini göstereyim mi?' 'Evet' dedim.
Bunun üzerine, 'Lâ havle velâ kuvvete illâ billah'dır' buyurdu."
Ebû Hureyre şöyle demiştir: "Bir gün Allah'ın Resûlü'nün çevresinde oturuyorduk. Aramızda Ebû Bekir, Ömer ve başkaları da bulunuyorlardı.
Allah'ın Resûlü aramızdan ayrıldı ve uzun süre dönmedi. Başına bir hâl gelmesinden korkup telâşlandık ve derhal kalktık. İlk telâşa düşenlerden biri de bendim. Hemen Allah'ın Resûlü'nü aramaya çıktım. Ensâr'dan Neccâroğullarının bahçesine gittim. Kapısını bulmak için etrafını dolaştım. Bahçeye bir su kanalı giriyordu, büzülüp Allah'ın Resûlü'nün yanına vardım.
'Ebû Hureyre misin?" diye sordu.
'Evet' dedim.
'Ne arıyorsun?' diye tekrar sordu.
'Yanımızda iken, çıkıp gittiniz, geri dönmediniz. Başınıza bir hâl gelmesinden korktuk. Telâşlandık. İlk telâşlananlardan birisi de bendim. Sizi aramak için bahçeye geldim. Tilki gibi büzülerek su yolundan buraya girdim. Diğerleri de arkamdan geliyor' dedim. O zaman Allah'ın Resûlü, 'Ey Ebû Hureyre!' dedi ve ayakkabılarını bana verip;
'Ayakkabılarımı nişan olarak götür. Şu duvarın arkasında gerçekten inanarak Lâ ilâhe illallah/Allah'tan başka ilâh yoktur, diyen kimle karşılaşırsan onu Cennet'le müjdele' buyurdu."
Ebû Hureyre hadisin tamamını zikretti. Bu hadise eserinde yer veren Nevevî'nin açıklaması:
"Hadiste geçen 'Lâilâhe illallah sözü, 'Lâilâhe illallah Muhammedü'r-Resûlullah' yerinde kullanılmıştır."
Enes'den, "Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: Kim, Bana bir kez salât ü selâm getirirse Allah ona on salât eder, kim Bana on kez salât getirirse Allah ona yüz salât eder. Kim Bana yüz salât ü selâm getirirse, Allah onun iki gözü arasına ateşten ve nifaktan beraat ettiğini yazar. Kıyâmet Günü'nde ise onu şehitlerle beraber kılar."
Enes'den, "Peygamber Efendimiz şöyle buyurur: Kim günde iki yüz kere 'Kul Huvellahu Ehad'ı okursa, (kul hakkı olan) borçları müstesna elli senelik günahı silinir. Kim uyurken yatağında sağ tarafına yatıp da yüz kere 'Kul Huvallahu Ehad' (sûresini) okursa, Kıyâmet Günü Rab Teâlâ ona, 'Haydi sağ tarafından Cennet'e gir!' buyurur."
İbnü'l-Müseyyeb'den mürsel olarak; "Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: 'Kim Kul Huvallahu Ehad'i on kere okursa, Cennet'te ona bir köşk yapılır. Kim yirmi kere okursa iki köşk yapılır. Kim otuz kere okursa üç köşk yapılır.'
Ömer dedi ki: 'Ya Resûlallah, şu hâlde Cennet'te köşklerimiz çoğalacaktır.'
Bunun üzerine Allah Resûlü; 'Allah'ın bundan daha fazlasını vermeye gücü vardır' buyurdu."
Câbir (r.a.) rivâyet etmiştir: "Kim, 'Sübhanallahi ve bihamdihi' derse, o kimse için Cennet'te bir hurma ağacı dikilir (sevabı verilir)."
İbn Mes'ud (r.a.), Hz. Peygamber'in şöyle anlattığını rivâyet etmiştir: "Mirac'a çıkarıldığım gece, İbrahim Peygamber ile karşılaştım. Bana, 'Ey Muhammed! Ümmetine selâm söyle ve onlara şunu bildir: Cennet'in toprağı iyi, suyu tatlı, arazisi geniş ve düzdür. Cennet'e ekilecek tohum, Sübhanallahi velhamdüliliahi ve lâ ilâhe illâllahu vallahuekber, cümlesidir' dedi."
Ömer'den, "Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: Biriniz, müezzin, 'Allahüekber, Allahüekber' dediği zaman 'Allahüekber, Allahüekber' derse; 'Eşhedü en lâ ilâhe illallah' dediğinde kendisi de ardından, 'Eşhedu en lâ ilâhe illallah' derse; o, 'Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah' dediğinde, kendisi de, 'Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah' derse; 'Hayye ale's-salât' dediğinde, kendisi, 'Lâ havle velâ kuvvete illâ billah' derse; 'Hayye ale'l-felâh' dediği zaman, kendisi yine, 'Lâ havle velâ kuvvete illâ billah' derse; o, 'Allahüekber, Allahüekber' deyince, kendisi de 'Allahü ekber, Allahü ekber' derse; o, 'Lâ ilâhe illallah' dediğinde, kendisi de ardından yürekten 'Lâ ilâhe illallah' derse, Cennet'e girer." (Prof. Dr. Haydar Baş Dua ve Zikir eserinden)
Kays b. Sa'd b. Ubâde'den, "Babası onu, hizmet etmesi için Hz. Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve âlihi) verdi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve âlihi) bana uğradı, namaz kılmıştım, ayağıyla bana vurup şöyle buyurdu: 'Sana, Cennet kapılarından birini göstereyim mi?' 'Evet' dedim.
Bunun üzerine, 'Lâ havle velâ kuvvete illâ billah'dır' buyurdu."
Ebû Hureyre şöyle demiştir: "Bir gün Allah'ın Resûlü'nün çevresinde oturuyorduk. Aramızda Ebû Bekir, Ömer ve başkaları da bulunuyorlardı.
Allah'ın Resûlü aramızdan ayrıldı ve uzun süre dönmedi. Başına bir hâl gelmesinden korkup telâşlandık ve derhal kalktık. İlk telâşa düşenlerden biri de bendim. Hemen Allah'ın Resûlü'nü aramaya çıktım. Ensâr'dan Neccâroğullarının bahçesine gittim. Kapısını bulmak için etrafını dolaştım. Bahçeye bir su kanalı giriyordu, büzülüp Allah'ın Resûlü'nün yanına vardım.
'Ebû Hureyre misin?" diye sordu.
'Evet' dedim.
'Ne arıyorsun?' diye tekrar sordu.
'Yanımızda iken, çıkıp gittiniz, geri dönmediniz. Başınıza bir hâl gelmesinden korktuk. Telâşlandık. İlk telâşlananlardan birisi de bendim. Sizi aramak için bahçeye geldim. Tilki gibi büzülerek su yolundan buraya girdim. Diğerleri de arkamdan geliyor' dedim. O zaman Allah'ın Resûlü, 'Ey Ebû Hureyre!' dedi ve ayakkabılarını bana verip;
'Ayakkabılarımı nişan olarak götür. Şu duvarın arkasında gerçekten inanarak Lâ ilâhe illallah/Allah'tan başka ilâh yoktur, diyen kimle karşılaşırsan onu Cennet'le müjdele' buyurdu."
Ebû Hureyre hadisin tamamını zikretti. Bu hadise eserinde yer veren Nevevî'nin açıklaması:
"Hadiste geçen 'Lâilâhe illallah sözü, 'Lâilâhe illallah Muhammedü'r-Resûlullah' yerinde kullanılmıştır."
Enes'den, "Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: Kim, Bana bir kez salât ü selâm getirirse Allah ona on salât eder, kim Bana on kez salât getirirse Allah ona yüz salât eder. Kim Bana yüz salât ü selâm getirirse, Allah onun iki gözü arasına ateşten ve nifaktan beraat ettiğini yazar. Kıyâmet Günü'nde ise onu şehitlerle beraber kılar."
Enes'den, "Peygamber Efendimiz şöyle buyurur: Kim günde iki yüz kere 'Kul Huvellahu Ehad'ı okursa, (kul hakkı olan) borçları müstesna elli senelik günahı silinir. Kim uyurken yatağında sağ tarafına yatıp da yüz kere 'Kul Huvallahu Ehad' (sûresini) okursa, Kıyâmet Günü Rab Teâlâ ona, 'Haydi sağ tarafından Cennet'e gir!' buyurur."
İbnü'l-Müseyyeb'den mürsel olarak; "Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: 'Kim Kul Huvallahu Ehad'i on kere okursa, Cennet'te ona bir köşk yapılır. Kim yirmi kere okursa iki köşk yapılır. Kim otuz kere okursa üç köşk yapılır.'
Ömer dedi ki: 'Ya Resûlallah, şu hâlde Cennet'te köşklerimiz çoğalacaktır.'
Bunun üzerine Allah Resûlü; 'Allah'ın bundan daha fazlasını vermeye gücü vardır' buyurdu."
Câbir (r.a.) rivâyet etmiştir: "Kim, 'Sübhanallahi ve bihamdihi' derse, o kimse için Cennet'te bir hurma ağacı dikilir (sevabı verilir)."
İbn Mes'ud (r.a.), Hz. Peygamber'in şöyle anlattığını rivâyet etmiştir: "Mirac'a çıkarıldığım gece, İbrahim Peygamber ile karşılaştım. Bana, 'Ey Muhammed! Ümmetine selâm söyle ve onlara şunu bildir: Cennet'in toprağı iyi, suyu tatlı, arazisi geniş ve düzdür. Cennet'e ekilecek tohum, Sübhanallahi velhamdüliliahi ve lâ ilâhe illâllahu vallahuekber, cümlesidir' dedi."
Ömer'den, "Peygamber Efendimiz buyuruyor ki: Biriniz, müezzin, 'Allahüekber, Allahüekber' dediği zaman 'Allahüekber, Allahüekber' derse; 'Eşhedü en lâ ilâhe illallah' dediğinde kendisi de ardından, 'Eşhedu en lâ ilâhe illallah' derse; o, 'Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah' dediğinde, kendisi de, 'Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah' derse; 'Hayye ale's-salât' dediğinde, kendisi, 'Lâ havle velâ kuvvete illâ billah' derse; 'Hayye ale'l-felâh' dediği zaman, kendisi yine, 'Lâ havle velâ kuvvete illâ billah' derse; o, 'Allahüekber, Allahüekber' deyince, kendisi de 'Allahü ekber, Allahü ekber' derse; o, 'Lâ ilâhe illallah' dediğinde, kendisi de ardından yürekten 'Lâ ilâhe illallah' derse, Cennet'e girer." (Prof. Dr. Haydar Baş Dua ve Zikir eserinden)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.