Ankara'da "Tarih Bilinci ve Tarihimiz" başlıklı bir sunum gerçekleştiren Topkapı Müzesi Müdürü Prof. Dr. İlber Ortaylı, Ermeni iddialarıyla ilgili olarak, "O sırada her cami çıkışı adam öldürüyor Ermeniler. Kavga çıkarıyorlar. Yıldız Sarayı arşivleri bu belgelerle dolu" diye konuştu.
Dünyanın sayılı tarihçileri arasında yer alan Prof. Dr. İlber Ortaylı, "Cumartesi Kültür Sanat ve Edebiyat Söyleşileri"nin 2009 yılındaki ilk konuğu oldu. Yunus Emre Kültür Merkezi'nde gerçekleşen etkinliğe Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, Altındağ Kaymakamı Hamza Duygun, Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürü Erol Bozkurt, Altındağ Belediye meclis üyelerinin yanı sıra bilim, sanat ve akademi dünyasından çok sayıda isim de katıldı. Ortaylı'yı kitaplarından ve üniversitede verdiği derslerden tanıyıp takip eden öğrencileri de konferansı dinlemek için salonda hazır bulundu. Etkinlikte, "Tarih Bilinci ve Tarihimiz" başlıklı bir sunum gerçekleştiren Prof. Dr. Ortaylı, 1915 Ermeni olayları ile son günlerde Türkiye'nin önemli gündem maddelerinden biri olan "Ermenilerden Özür Diliyoruz İmza Kampanyası" ve sonrasında yaşanan tartışmaları da değerlendirdi. Söyleşisinde bilinçli olarak tarihi olguların değiştirilmesi ve tarihin yeniden yazımı konularına da değinen Prof. Dr. Ortaylı, 1915 Ermeni olayları ve sürgününü Sarıkamış sonrası, cephe gerisini temizlemek adına Alman Genelkurmayı'nın telkin ettiğini söyledi. İmza kampanyasına katılanlar arasında Türk büyükelçilerin de bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ortaylı şöyle devam etti: "O zaman bu kampanyada yer alan büyükelçilere, diplomatlara sormak lazım neden Ermenilerin giriştiği terör olaylarında zırhlı arabalara binip, gardiyan tuttular. Bu garip bir durumdur. Şu gerçeği anlatmak lazım, 1915 yılında gerçekleşen olaylar bir Genosid (soykırım) değil tabii. Genosid devamlılık isteyen bir süreç. Osmanlı'da böyle bir şey yok. Böyle bir kültür yok. Millet-i sadıka demiş Ermenilere. Yaşam biçimi iç içe. Almanların yaptığı ile bu iş aynı mı? Bu Almanların kendilerini temize çıkarmak için yaptıkları bir şey. Yani herkes böyle bir şey yapıyor. O dönmede imparatorluk parçalanıyor. O parçalanmalar sırasında ayaklanmalar oluyor. Ayaklanmalara en başta tahammül ediliyor. Zaten o sırada dış kontrollerin altındasın. İşte orada Alman Genelkurmayı Bronsart Paşa 'Bunları sürün buradan' diye telkinde bulunuyor. Oysa bu işi günümüzde Enver ve Talat yapmış gibi gösteriliyor. O sırada zaten her cami çıkışı adam öldürüyor Ermeniler. Kavga çıkarıyorlar. Yıldız Sarayı arşivleri bu belgelerle dolu." Söyleşinde toplumların tarih bilinci yapıları üzerinde de açıklamalarda bulanan Prof. Dr. Ortaylı, katılımcılardan gelen Filistin, Pakistan ve Hindistan'da yaşanan olaylarla ilgili soruları cevapladı.
Dünyanın sayılı tarihçileri arasında yer alan Prof. Dr. İlber Ortaylı, "Cumartesi Kültür Sanat ve Edebiyat Söyleşileri"nin 2009 yılındaki ilk konuğu oldu. Yunus Emre Kültür Merkezi'nde gerçekleşen etkinliğe Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki, Altındağ Kaymakamı Hamza Duygun, Altındağ İlçe Milli Eğitim Müdürü Erol Bozkurt, Altındağ Belediye meclis üyelerinin yanı sıra bilim, sanat ve akademi dünyasından çok sayıda isim de katıldı. Ortaylı'yı kitaplarından ve üniversitede verdiği derslerden tanıyıp takip eden öğrencileri de konferansı dinlemek için salonda hazır bulundu. Etkinlikte, "Tarih Bilinci ve Tarihimiz" başlıklı bir sunum gerçekleştiren Prof. Dr. Ortaylı, 1915 Ermeni olayları ile son günlerde Türkiye'nin önemli gündem maddelerinden biri olan "Ermenilerden Özür Diliyoruz İmza Kampanyası" ve sonrasında yaşanan tartışmaları da değerlendirdi. Söyleşisinde bilinçli olarak tarihi olguların değiştirilmesi ve tarihin yeniden yazımı konularına da değinen Prof. Dr. Ortaylı, 1915 Ermeni olayları ve sürgününü Sarıkamış sonrası, cephe gerisini temizlemek adına Alman Genelkurmayı'nın telkin ettiğini söyledi. İmza kampanyasına katılanlar arasında Türk büyükelçilerin de bulunduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ortaylı şöyle devam etti: "O zaman bu kampanyada yer alan büyükelçilere, diplomatlara sormak lazım neden Ermenilerin giriştiği terör olaylarında zırhlı arabalara binip, gardiyan tuttular. Bu garip bir durumdur. Şu gerçeği anlatmak lazım, 1915 yılında gerçekleşen olaylar bir Genosid (soykırım) değil tabii. Genosid devamlılık isteyen bir süreç. Osmanlı'da böyle bir şey yok. Böyle bir kültür yok. Millet-i sadıka demiş Ermenilere. Yaşam biçimi iç içe. Almanların yaptığı ile bu iş aynı mı? Bu Almanların kendilerini temize çıkarmak için yaptıkları bir şey. Yani herkes böyle bir şey yapıyor. O dönmede imparatorluk parçalanıyor. O parçalanmalar sırasında ayaklanmalar oluyor. Ayaklanmalara en başta tahammül ediliyor. Zaten o sırada dış kontrollerin altındasın. İşte orada Alman Genelkurmayı Bronsart Paşa 'Bunları sürün buradan' diye telkinde bulunuyor. Oysa bu işi günümüzde Enver ve Talat yapmış gibi gösteriliyor. O sırada zaten her cami çıkışı adam öldürüyor Ermeniler. Kavga çıkarıyorlar. Yıldız Sarayı arşivleri bu belgelerle dolu." Söyleşinde toplumların tarih bilinci yapıları üzerinde de açıklamalarda bulanan Prof. Dr. Ortaylı, katılımcılardan gelen Filistin, Pakistan ve Hindistan'da yaşanan olaylarla ilgili soruları cevapladı.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.