logo
05 EKİM 2026

Bursa'da feci kaza : 1 ölü 1 ağır yaralı

Bursa'nın İnegöl ilçesinde meydana gelen trafik kazasında kamyonet ile motosiklet çarpıştı

04.10.2026 10:39:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bursa'da feci kaza : 1 ölü 1 ağır yaralı
Bursa'da feci kaza : 1 ölü 1 ağır yaralı
Bursa'nın İnegöl ilçesinde meydana gelen trafik kazasında kamyonet ile motosiklet çarpıştı. Kazada motosiklet sürücüsü 21 yaşındaki Kemal Derviş hayatını kaybederken, motosiklette bulunan arkadaşı 19 yaşındaki Mustafa Can Ö. ağır yaralandı.

Kaza, saat 22.00 sıralarında Ahmet Türkel Çevre Yolu üzeri Deydinler ışıklı kavşakta meydana geldi.

Edinilen bilgilere göre, Ahmet Türkel Çevre Yolu üzerinde seyir halinde olan Kemal Derviş (21) yönetimindeki 16 BVN 117 plakalı motosiklet, Hamidiye Mahallesi Deydinler Yolu Sokak'tan çıkan Burhan Ö. (49) yönetimindeki 16 ASJ 927 plakalı kamyonete yandan çarptı.



Şiddetli çarpışmanın etkisiyle motosiklet sürücüsü Kemal Derviş kamyonetin kasasında kalırken, motosiklette bulunan arkadaşı Mustafa Can Ö. ise yola savrularak ağır yaralandı.
Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla İnegöl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Hastanede tedavi altına alınan motosiklet sürücüsü Kemal Derviş, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Diğer yaralı Mustafa Can Ö.'nün sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.

Kamyonet sürücüsü Burhan Ö. polis ekiplerince gözaltına alınırken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

Adana'da depremler devam ediyor: AFAD ön değerlendirme raporunu açıkladı

Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 4,1 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. AFAD, dün 14.43'te merkez üssü yine Saimbeyli ilçesinde olan 5,2 büyüklüğündeki deprem ile ilgili ön değerlendirme raporunu açıklamıştı

05.10.2026 07:00:00
AA
 
Adana'da depremler devam ediyor: AFAD ön değerlendirme raporunu açıkladı
Adana'da depremler devam ediyor: AFAD ön değerlendirme raporunu açıkladı

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 01.51'de, merkez üssü Saimbeyli olan 4,1 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin, yerin 7 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi. 

AFAD, Adana'daki depreme ilişkin ön değerlendirme raporunu yayınlamıştı 

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Adana'nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen depremin ardından bölgeye ilişkin ön değerlendirme raporunu yayımladı.

AFAD Deprem Dairesi Başkanlığınca hazırlanan ön değerlendirme raporunda, dün 14.43'te merkez üssü Adana'nın Saimbeyli ilçesinde 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldiği belirtildi.

Yerin 7 kilometre derininde meydana gelen bu depremin en yakın yerleşim birimi olan Adana'nın Feke ilçesine bağlı Akoluk köyüne uzaklığının 7,114 kilometre olduğu ifade edilen raporda, "Ana şoktan, 12.58'e kadar geçen zamanda, büyüklükleri 1 ile 2,4 arasında değişen 16 artçı deprem kaydedilmiştir." bilgisine yer verildi.

Raporda, depremin hangi faydan kaynaklandığının yapılacak ayrıntılı sismolojik ve saha çalışmaları ile belirleneceği kaydedildi.

Bölgede 1900'dan bu yana büyüklüğü 4 ve üzerinde 32 depremin meydana geldiği, bunların en büyüğünün 5,7 olduğu bildirilen raporda, bölgede ayrıca 1900 yılı öncesine ait 3 tarihsel dönem deprem kaydının bulunduğu aktarıldı.

Rapordaki bilgilerin depremin meydana gelmesini takiben 1 saatlik sürede üretilen verilerin kullanılarak derlendiği ifade edildi. 

Erdoğan “Eylül’de ortaya çıktı” dedi…

Erdoğan: “Eylül ayında sorun ortaya çıktı” dedi… Ancak soruşturmanın izi ağustosa, düzenleyici kurumların çalışmaları ise 2025’e uzanıyor

04.10.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Erdoğan “Eylül’de ortaya çıktı” dedi…
Erdoğan “Eylül’de ortaya çıktı” dedi…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada fon piyasasındaki gelişmelere ilişkin, "Eylül ayında fon piyasasının belli bir alanında bir sorun ortaya çıktı" dedi. Erdoğan, devletin ilgili kurumlarıyla harekete geçtiğini belirterek, haksız kazanç elde edenlerin adalete hesap vereceğini söyledi.

Ancak soruşturmanın resmi kronolojisi, sorunun yalnızca eylül ayında ortaya çıktığı şeklindeki anlatımın sorgulanmasına yol açıyor.

SORUŞTURMANIN TARİHİ: 19 AĞUSTOS

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturmasına ilişkin yayımlanan kronolojiye göre dosyanın başlangıcı 19 Ağustos 2026 tarihli müzekkereye dayanıyor.

Soruşturmanın odağında bazı Borsa İstanbul hisselerindeki olağan dışı fiyat hareketleri ve yatırım fonları üzerinden gerçekleştirildiği ileri sürülen işlemler bulunuyordu.

Yani adli soruşturmanın başlangıç tarihi, Erdoğan'ın işaret ettiği eylül ayından yaklaşık bir ay öncesine denk geliyor.

DAHA DA GERİSİ VAR: ARALIK 2025

Dosyanın geçmişi ise yalnızca ağustosla sınırlı değil.

SPK'nın 18 Eylül 2026 tarihli resmi açıklamasına göre, 2 Aralık 2025'te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığındaki Finansal İstikrar Komitesi'nde yatırım fonlarıyla ilgili gelişmeler gündeme geldi.

SPK, bazı portföy yönetim şirketlerinin fonlarının, fiili dolaşımı düşük paylarda ekonomik gerçeklik ve şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerine neden olduğunun gözlemlendiğini açıkladı.

FİK toplantısının ardından 3 Aralık 2025'te SPK bünyesinde bir çalışma grubu kuruldu.

Üstelik dönemin SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, 5 Aralık 2025'te yaptığı açıklamada fonlar konusunda yeni düzenlemeler üzerinde çalışıldığını söylemişti.

Gönül, "kötü niyetli kullanımların önüne geçeceğiz" ifadesini kullanarak fonlarla ilgili tedbir ve değişiklik çalışmalarının sürdüğünü belirtmişti.

Bugün ise aynı Gönül, fon soruşturması kapsamında "şüpheli" sıfatıyla savcılıkta ifade verdi.

AĞUSTOSTA SPK HAREKETE GEÇTİ

Soruşturmanın kamuoyuna geniş biçimde yansımasından önce de piyasada önemli gelişmeler yaşandı.

SPK'nın aldığı kararların ardından 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınması, bazı fonların TEFAS'ta işlemden kaldırılması ve yatırımcıların durumunun gündeme gelmesi eylül ayındaki büyük krizin öncesine dayanıyordu. SPK'nın açıklamasına göre tasfiye kapsamındaki 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyordu.

23 Eylül'de yayımlanan kapsamlı soruşturma kronolojisinde de SPK'nın 17 Eylül'de Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls portföy şirketlerinin kurduğu bazı fonlar hakkında işleme kapatma ve tasfiye kararları aldığı aktarılıyor.

9 EYLÜL'DE KAMUOYUNA YANSIDI

Fon krizinin kamuoyunda görünür hale geldiği tarih ise 9 Eylül.

Tera Yatırım'ın Pusula Finans Holding ve bağlı şirketlerini devralmak üzere görüşmelere başladığını açıklamasıyla konu daha geniş biçimde gündeme geldi. 13 Eylül'de Pusula Finans Holding yöneticilerinin istifaları kabul edildi; 14 Eylül'de Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız tutuklandı.

Ardından operasyonlar hızlandı.

18 Eylül'de Adalet Bakanı Akın Gürlek, sermaye piyasalarındaki şüpheli işlemler kapsamında 4 kişinin tutuklandığını, 51 kişi hakkında adli kontrol uygulandığını ve 246 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğini açıkladı.

19 Eylül'de Tera ve Pusula yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 5 kişi gözaltına alındı.

"EYLÜLDE ORTAYA ÇIKTI" MI, YOKSA EYLÜLDE PATLADI MI?

Ortaya çıkan kronoloji önemli bir ayrım gösteriyor:

Aralık 2025: Finansal İstikrar Komitesi fon piyasasındaki gelişmeleri gündeme aldı.

3 Aralık 2025: SPK çalışma grubu oluşturdu.

18 Aralık 2025: Nitelikli yatırımcı kriterindeki finansal varlık sınırı 1 milyon TL'den 10 milyon TL'ye çıkarıldı.

19 Ağustos 2026: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasının müzekkere tarihi.

9 Eylül 2026: Tera-Pusula görüşmeleriyle kriz kamuoyunda görünür hale geldi.

14-19 Eylül: Tutuklama ve gözaltı dalgası başladı.

17 Eylül: Çok sayıda fon için işlemden kaldırma ve tasfiye kararları gündeme geldi.

26 Eylül: Fatma Betül Sayan Kaya hakkında borsa işlemlerine ilişkin iddialar kamuoyuna taşındı.

29 Eylül: Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın tüm mal varlıklarının dondurulmasına ilişkin yazının ilgili kurumlara gönderildiği açıklandı.

30 Eylül: Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi.

"Çirkinler" suç örgütüne yönelik operasyon: 5 gözaltı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde, "Çirkinler" isimli suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda 5 şüpheli gözaltına alındı.

03.10.2026 21:42:00
İhlas Haber Ajansı
 
"Çirkinler" suç örgütüne yönelik operasyon: 5 gözaltı
"Çirkinler" suç örgütüne yönelik operasyon: 5 gözaltı
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde, "Çirkinler" isimli suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda 5 şüpheli gözaltına alındı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından, kamuoyunda "Yeni Nesil Silahlı Suç Örgütleri" olarak bilinen yapılanmalara yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında, "Çirkinler" olarak bilinen silahlı suç örgütüne yönelik çalışma gerçekleştirildi. Soruşturma kapsamında; Zen Pırlanta sahiplerine, söz konusu suç örgütü adına yurt dışı menşeli telefon numaraları üzerinden yağma amacıyla tehdit içerikli mesajlar gönderildiği belirlendi.



Müşteki Mehmet Diribaş'ın konakladığı otele örgüt üyelerinin geldiği, otel görevlisine müştekiye ait kişisel bilgileri vererek örgütün gücünü hissettirmeye çalıştıkları, aynı sırada müştekinin kullandığı telefona da yurt dışı menşeli numaralardan tehdit mesajları gönderildiği tespit edildi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar sonucunda eylemde yer aldığı belirlenen 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüphelilerin ikametlerinde gerçekleştirilen aramalarda çok sayıda uyuşturucu madde ile hassas terazi ele geçirilirken, el konulan dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerde ise tehdit ve yağma eylemine ilişkin örgütsel nitelikte yazışma kayıtlarına rastlandı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından şüpheliler, tutuklama talebiyle Bakırköy Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, silahlı suç örgütleri ile vatandaşları tehdit, baskı ve korkutma yoluyla haksız menfaat sağlamaya yönelik suç yapılanmalarına karşı yürütülen soruşturmalar titizlik ve kararlılıkla sürdürüldüğü vurgulandı.

Mersin'deki belediye soruşturmasında servete el konuldu!


 
Mersin'deki yolsuzluk soruşturmasında bir adreste yüklü miktarda döviz ve altın ele geçirildi. Ele geçirilenlerin yaklaşık piyasa değeri 51 milyon lira.

03.10.2026 18:06:00
AA
 
Mersin'deki belediye soruşturmasında servete el konuldu!
Mersin'deki belediye soruşturmasında servete el konuldu!

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında bir şüphelinin adresinde yüklü miktarda döviz ve altın ele geçirildi. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca, Büyükşehir Belediyesi ile Mezitli ve Yenişehir belediyelerine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmaları kapsamında şüpheli Ali Ö'nün evinde polis ekiplerince arama yapıldı.

Aramalarda, 257 bin 600 Euro, 25 bin 120 dolar, 64 bin 100 İngiliz paundu, 4 kilogram külçe altın, 116 tam cumhuriyet altını, 8 yarım altın, 5 çeyrek altın, 2 gram altın, ruhsatsız tabanca, 3 şarjör, 60 fişek ve ihale dokümanları ele geçirildi. Aramalarda ele geçirilenler, polis kamerasınca kaydedildi.

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca, Büyükşehir Belediyesi ile Mezitli ve Yenişehir belediyelerine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturmaları kapsamında 1 Ekim'de eş zamanlı operasyon düzenlenmişti. Operasyonda, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer ve Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit'in de aralarında bulunduğu 59 şüpheli gözaltına alınmış, Büyükşehir Belediyesi dosyasında yer alan Doğukan Uyan ve 3 kişinin önceki operasyonda tutuklandıkları belirtilmişti.

‘Herkes bedel ödeyecek’ denildi…

Fon soruşturması büyürken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “manipülatif işlere bulaşanlardan hesap sorulacağı” yönündeki açıklamaları kamuoyunun gündeminde. Erdoğan, 28 Eylül’de yaptığı açıklamada gerekli soruşturmaların yürütüldüğünü ve haksız kazanç sağlayanların hesap vereceğini söyledi

03.10.2026 17:47:00
Haber Merkezi
 
‘Herkes bedel ödeyecek’ denildi…
‘Herkes bedel ödeyecek’ denildi…
Fon soruşturması büyürken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "manipülatif işlere bulaşanlardan hesap sorulacağı" yönündeki açıklamaları kamuoyunun gündeminde. Erdoğan, 28 Eylül'de yaptığı açıklamada gerekli soruşturmaların yürütüldüğünü ve haksız kazanç sağlayanların hesap vereceğini söyledi.

Ancak soruşturmanın siyasi ayağı açısından dikkat çeken bir soru hâlâ yanıt bekliyor:

FATMA BETÜL SAYAN KAYA NEDEN HALA İFADE VERMEDİ?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada 1 Ekim itibarıyla 217 şüpheli ve 56 tutuklu bulunurken, eski AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya hakkında henüz ifade alma işlemi gerçekleştirilmediği bildirildi. Savcılık bunun yerine Kaya ailesinin malvarlığına tedbir uygulanmasını istedi.

Ortaya atılan iddiaların merkezinde ise Özata Denizcilik hisseleri bulunuyor.

DW'nin aktardığı bilgilere göre Kaya çifti yaklaşık 163 milyon TL'lik hisse alımının ardından yaklaşık 2,17 milyar TL'lik satış gerçekleştirdi. Hisselerin yaklaşık dört ay içerisinde yaklaşık 13 kat değerlenmesi soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri oldu.

ERDOĞAN: "HESAP SORULACAK"

Erdoğan'ın mesajı netti: Manipülatif işlemlerle haksız kazanç sağlayanlar hakkında gerekli soruşturmalar yürütülecek.

Ancak ortaya çıkan tablo, özellikle Kaya dosyasında "soruşturma kime kadar uzanacak?" sorusunu gündeme getiriyor.

Çünkü Kaya yalnızca sıradan bir yatırımcı değil; daha önce bakanlık yapmış ve AKP yönetiminde Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmuş bir isim.

Kaya, hakkındaki iddiaların aydınlatılması ve soruşturmanın bağımsız yürütülmesi gerekçesiyle siyasi görevlerinden istifa etti. Fakat istifanın ardından savcılık ifadesinin alındığına dair doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.

2,2 MİLYAR TL "İADE EDİLDİ" DENİLDİ, ARDINDAN ÇELİŞKİ ÇIKTI

Dosyayı daha da tartışmalı hale getiren gelişme ise 2,2 milyar TL'nin Hazine'ye iade edildiği yönündeki haber oldu.

Ekonomim, Kaya çifti tarafından yaklaşık 2,2 milyar TL'nin Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bildirdiği hesaba aktarıldığını yazdı.

Ancak kısa süre sonra gazeteci İsmail Saymaz, Adalet Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı bilgilerde ödemenin yapılmadığının kendisine aktarıldığını söyledi. DW de iki farklı iddiayı aynı haberinde aktardı.

Yani kamuoyunun önünde hâlâ cevaplanmamış çok temel bir soru bulunuyor:

2,2 milyar TL gerçekten Hazine'ye yatırıldı mı, yatırılmadı mı?

PARA YATIRILDIYSA DEKONT NEREDE?

Eğer para gerçekten Hazine'ye yatırıldıysa, bunun resmi kayıtlarla ortaya konulması mümkün.

Yatırılmadıysa da "iade edildi" haberinin hangi bilgiye dayanarak yayıldığı açıklanmaya muhtaç.

Üstelik SPK mevzuatındaki etkin pişmanlık düzenlemesi de tartışmanın önemli bir parçası. DW'nin aktardığı hukuk değerlendirmesine göre, piyasa dolandırıcılığı kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilmesi için elde edilen menfaatin iki katının Hazine'ye ödenmesi gerekiyor. Bilgi suistimali bakımından ise hukuki durum farklı.

Dolayısıyla 2,2 milyar TL'nin ödenip ödenmediği yalnızca siyasi değil, hukuki açıdan da kritik.

Abdullah Gül, amcasının cenazesine katıldı


 
11. Cumhurbaşkanı Gül, Kayseri'de amcasının cenaze törenine katıldı.
 

03.10.2026 17:46:00
AA
 
Abdullah Gül, amcasının cenazesine katıldı
Abdullah Gül, amcasının cenazesine katıldı


11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, vefat eden amcası Mustafa Gül'ün memleketi Kayseri'de düzenlenen cenaze törenine katıldı. Rahatsızlığı nedeniyle 88 yaşında vefat eden Mustafa Gül'ün cenazesi, Orgeneral Hulusi Akar Camisi'ne getirildi.

Burada ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrasında Gül'ün cenazesi, Kayseri Şehir Mezarlığı'na defnedildi.

Cenaze törenine Mustafa Gül'ün ailesi ve yakınları ile Vali Gökmen Çiçek, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, il protokolü, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. Abdullah Gül, 75 yaşında...

Fon soruşturmasında ifadeler ortaya çıktı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen fon soruşturması genişlerken, soruşturma kapsamında tutuklanan bazı isimlerin savcılık ifadeleri de ortaya çıkmaya başladı

03.10.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
Fon soruşturmasında ifadeler ortaya çıktı!
Fon soruşturmasında ifadeler ortaya çıktı!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürütülen fon soruşturması genişlerken, soruşturma kapsamında tutuklanan bazı isimlerin savcılık ifadeleri de ortaya çıkmaya başladı.

İfadelerde dikkat çeken ortak nokta ise bazı şüphelilerin, tartışmalı işlemler ve fonlardaki para hareketleriyle doğrudan bağlantıları bulunmadığını savunması oldu.

SERDAR TURHAN: "PARA PİYASASI FONUNU BİR HAFTA ÖNCE ÖĞRENDİM"

Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan'a şirketleri, fonlar, hisse işlemleri ve milyarlarca liralık para hareketleriyle ilgili sorular yöneltildi.

Turhan, holdingin yatırım ve stratejilerini kendisinin belirlediğini ve holding işlemlerinde yetkili olduğunu söyledi.

Ancak Pusula Portföy Yönetim Şirketi'yle ilgili olarak şirketi devrettikten sonra işlemlerden haberdar olmadığını savundu.

Turhan'ın savcılıkta, "Bu devirden sonra PYŞ ile herhangi bir alakam kalmadı, yaptığı işlemlerle ilgili bir bilgim olmadı" dediği aktarıldı.

Savcılığın, Pusula'nın para piyasası fonlarındaki paraların Katılımevim hisselerinin alımında kullanılıp kullanılmadığı yönündeki sorusuna ise Turhan'ın "Para piyasası fonunun ne olduğunu ancak bir hafta önce öğrendim" yanıtını verdiği bildirildi.

Turhan ayrıca 1,82 milyar liralık nakit paranın şahsi birikimi olduğunu savundu. PKZ fonunu şahsi olarak aldığını, fonda Katılımevim hisselerinin bulunduğunu ve bazı işlemlerin kendi bilgisi dahilinde yapıldığını ifade etti.

ALKİN KARDEŞLER: "BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ"

Tera Grubu şirketlerinde bağımsız yönetim kurulu üyeliği yapan Kerem Alkin ve Emre Alkin'in ifadeleri de soruşturmanın dikkat çeken bölümlerinden oldu.

Savcılık, Tera Yatırım'ın yaklaşık 1,4 milyar liralık piyasa değerinin bir yıl içerisinde yaklaşık 280 milyar liraya çıkmasını ve ardından gelen istifaları sordu.

Kerem Alkin, şirket değerindeki yükseliş ile istifaların "birbirinden bağımsız bir şekilde gerçekleştiğini" söyledi.

Savcılık ayrıca peş peşe gelen istifalarla daha sonra ortaya çıkan fon krizinin bağlantısını sorguladı.

EMRE TEZMEN VE ALPER ÖZTÜRK DE İFADE VERDİ

Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile eski Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk'ün de savcılık ifadeleri soruşturma dosyasına girdi.

Her iki isim hakkında da fonlar, şirketler, hisse hareketleri ve sermaye piyasası işlemleri kapsamında sorular yöneltildi.

ESKİ SPK BAŞKANI GÖNÜL: "GEREKEN DENETİMLERİ YAPTIK"

Soruşturmanın en dikkat çeken gelişmelerinden biri ise eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül'ün şüpheli sıfatıyla ifade vermesi oldu.

Gönül, bir hissede bin katlık artışın SPK'nın gözünden kaçıp kaçamayacağı yönündeki soruya, kendi dönemlerinde gereken denetimlerin yapıldığını ve bazı adı geçen fonlara para cezaları uygulandığını söyledi.

Gönül'ün ifadesi, soruşturmanın yalnızca fon yöneticileri ve şirketlerle sınırlı kalmayıp düzenleyici kurumların denetim sorumluluğunun da tartışılmasına yol açtı.

ASIL SORU: BU İŞLEMLER NASIL FARK EDİLMEDİ?

Soruşturmanın kritik noktalarından biri burada ortaya çıkıyor.

Bir tarafta milyarlarca liralık para hareketleri, bazı hisselerde olağanüstü fiyat yükselişleri ve fonlar arasındaki işlemler bulunuyor.

Diğer tarafta ise soruşturma kapsamında ifade veren bazı isimlerin "bilgim yoktu", "şirketi devretmiştim", "fonu bilmiyordum" şeklindeki savunmaları yer alıyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek de daha önce fonlarda son iki yılda hareketlilik gözlemlediklerini ve bazı paraların kaçırıldığını gördüklerini söylemiş, amaçlarının bu paraları geri getirmek olduğunu açıklamıştı.

SORUŞTURMA DENETİM BOYUTUNA DA UZANIYOR

Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Başkanı Salih Tanrıkulu, 30 Eylül'de sermaye piyasasındaki yatırım fonlarının işlemleri ve denetim faaliyetlerine ilişkin inceleme ve denetim çalışmalarına başlandığını açıkladı.

Bu gelişme, soruşturmanın yalnızca "kim ne yaptı?" sorusuyla sınırlı kalmayacağını, "kim neyi ne zaman gördü ve neden müdahale edilmedi?" sorusunu da gündeme getiriyor.

DOSYADAKİ EN KRİTİK ÇELİŞKİ

Şüphelilerin savunmalarının önemli bölümünde işlemlerden haberdar olmadıkları veya sorumluluklarının bulunmadığı yönündeki ifadeler dikkat çekiyor.

Ancak soruşturmanın merkezindeki iddialar, fonlar ve şirketler arasındaki milyarlarca liralık para ve hisse hareketlerinin nasıl gerçekleştiğine ilişkin.

Bu nedenle bundan sonraki süreçte sadece şüphelilerin ifadeleri değil, banka kayıtları, fon hareketleri, SPK denetim kayıtları, MASAK raporları ve para transferlerinin zamanlaması belirleyici olacak.

Çünkü dosyanın en kritik sorusu artık şu: "KİM BİLMİYORDU, KİM BİLİYORDU VE KİM NEDEN MÜDAHALE ETMEDİ?"

Ataşehir Belediyesine yönelik operasyonda 13 kişi gözaltına alındı

Ataşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda, aralarında Belediye Başkan Vekili Murat Güneş'in de bulunduğu 13 şüpheli gözaltına alındı

03.10.2026 14:00:00
AA
 
Ataşehir Belediyesine yönelik operasyonda 13 kişi gözaltına alındı
Ataşehir Belediyesine yönelik operasyonda 13 kişi gözaltına alındı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Ataşehir Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, 20 Nisan'da tutuklanan şüphelilerin dijital materyalinin incelenmesi, etkin pişmanlık kapsamında alınan ifadeler, CİMER ihbarları, tanık beyanları ile rüşvet verdiği öne sürülen şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda soruşturma derinleştirildi.

Şüphelilere ait HTS ve baz kayıtları ile MASAK hesap hareketlerinin incelenmesi sonucu elde edilen deliller doğrultusunda, bazı belediye çalışanlarının rüşvet olarak yüksek miktarlı hediye kartları kullandıkları ve döviz cinsi para aldıkları, bazı firma sahiplerinin ise yüksek miktarlı hediye kartı ve döviz cinsi para verdikleri tespit edildi.

Dijital materyaldeki incelemelerde ayrıca, bazı belediye çalışanlarının Ataşehir Belediyesinde imar ve iskan işi bulunan firma sahiplerine "çöp konteyneri" aldırmak suretiyle maddi menfaat temin ettiklerine ilişkin bulgulara ulaşıldı.

Şüphelilerin, 20 Nisan'da tutuklanan bazı şüphelilerle iştirak halinde soruşturmaya konu suçları işledikleri tespit edildi.

Soruşturma kapsamında İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince sabah saatlerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonda Ataşehir Belediye Başkan Vekili Murat Güneş, belediye başkan yardımcıları Aytekin Şahin ve Ekrem Köse, eski belediye başkan yardımcıları Murat Korkmaz ve Leyla Terzi, Ataşehir Belediyesi Temizlik Hizmetleri Müdürü Cihan Karakaş, belediye çalışanları Mustafa Anıl Altan ve Gülsüm Aslan ile farklı şirketlerin ortakları Emrah Ayhan, Yağmur Kiraz, Yusuf Karademir, Halim Bal ve Ersin Yıldırım gözaltına alındı.

Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu.

Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor. 

Maaş için numaradan boşananlara Yargıtay'dan kötü haber

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (5510) kapsamında eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesiliyor. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin emsal kararında; boşanma tarihi itibarıyla gerçek-samimi boşanma iradelerine sahip olan veya olmayan (hileli boşanma) tüm eşlerin, maddenin yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden itibaren her ne sebeple olursa olsun eylemli olarak birlikte yaşadıklarının tespit edilmesi durumunda gelirin-aylığın kesilmesi zorunluluğu bulunduğuna dikkat çekti

03.10.2026 11:50:00 / Güncelleme: 03.10.2026 11:56:11
İHA
 
Maaş için numaradan boşananlara Yargıtay'dan kötü haber
Maaş için numaradan boşananlara Yargıtay'dan kötü haber
Son yıllarda sırf babadan kalma yetim maaşı almak için resmen boşanmalarına rağmen birlikte yaşayan çiftlere yönelik hem SGK hem de yargı yaptırımları hız kazandı. Yargıtay son kararında samimi ya da hileli boşanan çiftlerin birlikte yaşamalarına devam etmesinin af edilemez olduğuna hükmetti. İş Mahkemesi'nin yolunu tutan genç kadın, 2002 yılında vefat eden babası Kurum sigortalısı İlhan I.'ndan ötürü yetim aylığı aldığını, eşi Ahmet H.'dan 2001 tarihinde boşandığını, SGK'nın eski eşi ile fiilen birlikte yaşadığı gerekçesi ile 26.10.2008 tarihinde aylığını kestiğini ve yersiz ödemeleri borç kaydettiğini iddia edip İş Mahkemesi'nin yolunu tuttu.

SGK işleminin iptali amacıyla açılan dava reddedildi. 2022 senesinde yeniden SGK kapısını çalan genç kadın, olumsuz cevap alınca İş Mahkemesi'ne müracaat etti. Ret işleminin iptali ve SGK'ya yapılan başvuru tarihi itibariyle ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı Kurum, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespit edildiğini, Kurum işleminin doğru olduğunu, davanın yerinde olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savundu.

İş Mahkemesi, davanın kabulüne, davacının babası üzerinden bağlanmasını talep ettiği yetim aylığı ödenmesi başvurusunun reddine dair 12.08.2022 tarihli Kurum işleminin iptaline, yetim aylığının 19.07.2022 olan başvuru tarihinden itibaren ödenmeye devam edilmesine hükmetti. Başvuru tarihinden itibaren ödenmeyen her ay için ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verildi.

Davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf isteminin esastan reddine karar verdi. SGK avukatı kararı temyiz edince dava dosyası Yargıtay 10. Hukuk Dairesi gündemine geldi.

Boşanmanın samimi olup olmadığını araştırmak yargının görevi değil

Adeta ültimatom niteliğindeki kararda eşlerin samimi olup olmadıklarını tespitinin yargı görevi olmadığı vurgulandı. Yasada; oldukça yalın olarak "eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen" ibareleri yer aldığı hatırlatıldı.

Kararda; "Kanun koyucu tarafından örneğin; 'sosyal güvenlik kanunları kapsamında ölüm aylığına hak kazanmak amacıyla eşinden boşanan', 'hak sahibi sıfatını haksız yere elde etme amacıyla eşinden boşanan', 'gerçek boşanma iradesi söz konusu olmaksızın (muvazaalı olarak) eşinden boşanan' veya bunlara benzer ifadelere yer verilmemiştir. Maddede boşanma amacına-saikine yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğinden, gerek Kurumca, gerekse yargı organlarınca uygulama yapılırken; eşlerin boşanma iradelerinin gerçekliğinin-samimiliğinin araştırılıp ortaya konulması söz konusu olmamalıdır. Boşanmanın muvazaalı olup olmadığına ilişkin herhangi bir araştırma-irdeleme ve boşanma yönündeki kesinleşmiş yargı kararının geçerliliğinin sorgulaması yapılmamalı, özellikle, kesinleşmiş yargı organının verdiği karara dayanan 'boşanma' hukuki durum ve sonucunun eşlerin gerçek iradelerine dayanıp dayanmadığının araştırılmasının bir başka organın yetki ve görevi içerisinde yer almadığı ortadadır. Şu durumda sonuç olarak vurgulanmalıdır ki, boşanma tarihi itibarıyla gerçek-samimi boşanma iradelerine sahip olan (evlilik birliği temelinden sarsılan) veya olmayan tüm eşlerin, maddenin yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden itibaren her ne sebeple olursa olsun eylemli olarak birlikte yaşadıklarının tespit edilmesi durumunda gelirin-aylığın kesilmesi zorunluluğu bulunmaktadır'' denildi.

Karar bozuldu

Davacı tarafından davalı Kuruma 22.07.2022 tarihinde başvuru yaparak yeniden yetim aylığı bağlanmasını talep ettiğini ancak Kurumun 12.08.2022 tarihli işlemi ile önceki araştırmacı raporu esas alınarak talebini reddettiği hatırlatıldı. Kararda şu ifadelere yer verildi:

''Kurum işleminin iptali için eldeki davanın açıldığı, mahkemece yaptırılan emniyet araştırması ve dinlenen tanık anlatımları ile de davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Mahkemece yapılması gereken iş, davacının ve boşandığı eşinin nüfus kayıt sistemindeki adres kayıtları getirtilerek, ihtilaf konusu dönem içerisinde davacının ve boşandığı eşine ait nüfusta kayıtlı adreslerinde birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğidir.

Her bir adreste kimlerin yaşadığı kolluk vasıtasıyla araştırılarak ve muhtar, komşu, kapıcı, yönetici gibi kişiler dinlenerek tespit edilmeli, birlikte yaşama olgusu yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında da araştırılarak elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.''

Son 10 günde 75 ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 714 şüpheli tutuklandı

Son 10 günde 75 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 714 şüpheli tutuklandı, 985 kilogram 777 gram uyuşturucu madde ile 1 milyon 537 bin 667 adet uyuşturucu hap ele geçirildi

03.10.2026 11:44:00 / Güncelleme: 03.10.2026 11:47:56
İHA
 
Son 10 günde 75 ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 714 şüpheli tutuklandı
Son 10 günde 75 ilde düzenlenen uyuşturucu operasyonlarında 714 şüpheli tutuklandı
İçişleri Bakanlığı tarafından son 10 günde 75 ilde düzenlenen operasyonlara ilişkin açıklama yapıldı.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "75 ilde 'Uyuşturucu Madde Satıcılarına' yönelik Polisimiz tarafından son 10 günde düzenlenen operasyonlarda; 985 kilogram 777 gram uyuşturucu madde ile 1 milyon 537 bin 667 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Bin 297 şüpheli yakalandı. 714'ü tutuklandı. 179'u hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor" ifadeleri kullanıldı.

"Zehir tacirlerine yönelik mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz"

Operasyonun Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince yapıldığı aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Toplam 75 ilde bin 945 ekip, 4 bin 863 personel, 18 hava aracı ve 45 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi. Uyuşturucu, birçok suçu besleyen karanlık bir ana damardır. Bu damarı kurutmak; çocuklarımızın istikbalini, gençlerimizin geleceğini ve ailelerimizin huzurunu korumak için zehir tacirlerine yönelik mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Kahraman Polislerimizi, Narkotik Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.