Bul 2 bin avukatı, kur BAROnu!
Türkiye'de ilk kez 'çoklu ya da paralel baro' sistemini getiren kanun teklifi TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla hazırlanan teklif, sadece İstanbul, Ankara ve İzmir'de çoklu baro uygulamasının önünü açıyor. Düzenlemeye göre bu illerde 2 bin avukatı toparlayan kesim, kendi barosunu kurabilecek.
30.06.2020 21:00:00





RECEP BAHAR / DETAY HABER
Nisan ayında Ankara Barosu'nun Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ı hedef almasıyla başlayan baro tartışması, "Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin Meclis Başkanlığına sunulmasıyla farklı bir aşamaya geldi. AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Ak Parti ve MHP kurmaylarınca hazırlanan kanun teklifini 30 Haziran'da Meclis Başkanlığına sundu. MHP'nin de imza koyduğu 28 maddelik yasa teklifi ile Barolar Birliği delegasyon sistemi de değiştiriliyor ve 3 büyük ilin birlikteki delege ağırlığı azaltılıyor. AK Parti, kamuoyunda uzun süredir tartışılan ve 80 il barosu ile Türkiye Barolar Birliği'nin de itiraz ettiği çoklu baro düzenlemesinden geri adım atmadı.
Kanunun gerekçesi
Özkan, "Bu düzenlemeyi niçin yaptık?" sorusunu bizzat sorarak, kanun teklifinin gerekçesine dair şunları söyledi: "Öncelikle baroların, Anayasa'da ve yasada belirtilen bu görevleri dikkate alındığı zaman bu ihtiyaçları günümüz koşullarında karşılayamadıkları ve hakkıyla yerine getirmediklerini tespit etmiş bulunmaktayız. İkinci olarak, özellikle son 20 yılık süre zarfında hızla artan avukat sayısı, artan bu avukat sayısının özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir illerinde yoğunlaşmış olması, barolar ile meslek üyeleri arasında rabıtanın maalesef tamamen kopmasına neden olmuştur. Kanunun, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 10 bin civarında olan avukat sayısı, aradan geçen süre zarfında 130 binleri aşmış bulunmaktadır. Artan bu avukat sayısı özellikle İstanbul'da 50 bini, Ankara'da 20 bini, İzmir'de 10 bin rakamını zorlamaktadır. İstanbul, Ankara ve İzmir barolarında toplam avukatların yaklaşık yüzde 20'sinin oyunu almak suretiyle baro başkanı, baro yönetim kurulu üyeleri ve Türkiye Barolar Birliği delegasyonu belirleniyor. Bu antidemokratik durum baroları, siyasi ve ideolojik çatışmanın merkezi haline getirdi."
Mevcut düzen ve yenisi
Mevcut Avukatlık Yasası'na göre Türkiye Barolar Birliği (TBB) Genel Kurulu için her baro ikişer delege belirliyor. Avukat sayısı yüzden fazla olan barolar, yüzden sonraki her 300 üye için ayrıca birer delege seçiyor. Bu durum örneğin 48 bin dolayında üyesi bulunan İstanbul Barosu'na, TBB Genel Kurulu'nda yüzde 25'e yakın temsil imkânı getiriyor. TBB'nin 477 delegesinden 138'i İstanbul, 53'ü Ankara, 30'u İzmir Barosu seçimlerinde belirleniyor. Teklif aynen yasalaşırsa İstanbul'un delege sayısının 14, Ankara'nın 7, İzmir'inki ise 5'e düşeceği hesaplanıyor.
Kanun ne getiriyor?
Geçen hafta manşetten verdiğimiz haberde vurguladığımız gibi kanun teklifi 28 maddeden oluşuyor. Kanunda yer alan düzenlemeler özetle şöyle:
• Halen İstanbul, Ankara ve İzmir'de, gelecekte ise avukat sayısı 5 binden fazla olan illerde 2 bin avukat bir araya gelerek ikinci, üçüncü veya dördüncü bir baro kurabilecek. Türkiye'de halen 80 baro bulunuyor. Gümüşhane-Bayburt tek baroya sahip. Bunlardan 72'sinde 2 binden daha az avukat mevcut!
• Çoklu baro olan yerlerde barolar, noterler gibi numaralandırılacak. Mevcut barolar 'bir numaralı baro' olacak. İlk kurulan baro, '2' numarayı kapacak!
• Kanun teklifinde yeni kurulacaklar dahil her baronun Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulunda üç delege ve bir başkanla temsil edilmesinin yolu açılıyor.
• Üye sayısı 10 binden fazla olan İstanbul ve Ankara'da her baroya Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulunda 5 bin avukat için ilave bir delegeyle temsil imkânı getiriliyor. Her iki ilin gücü önemli ölçüde kırılıyor.
• Genç avukatlar, mesleğin ilk 5 yılında ilgili baro aidatının yüzde 50'si oranında aidat ödeyecek.
• Avukat sayısının 2 binin altına düşmesi halinde Türkiye Barolar Birliği (TBB) ilgili baroya yazılı bildirimde bulunacak ve 6 ay içinde kuruluş için gerekli olan asgari avukat sayısı sağlanamazsa o baro tasfiye edilecek. Tasfiye işlemleri son yönetim kurulu tarafından TBB'nin gözetim ve denetimi altında yapılacak ve tasfiye edilen baronun malları TBB'ye geçecek.
• Geçmişte başörtüsü nedeniyle yaşanan tartışmalarının da dikkate alındığı teklife göre, avukatlar için tek zorunlu kıyafet cübbe olacak. Avukatların kılık kıyafetiyle ilgili başka bir zorunluluk olmayacak.
Yeni baro nasıl kurulacak?
Yeni baroların özellikle İstanbul'da yoğunlaşması bekleniyor. Zira megakentte 48 binden fazla avukat var ve burada 24 baro kurmak mümkün! Ancak İstanbul Barosu seçimlerindeki gruplar dikkate alındığında kurulacak baro sayının 5'i geçmeyeceği tahmin ediliyor. AK Partili avukatların 2, MHP'li avukatların 1 ve HDP'li avukatların da 1 baro kurması bekleniyor. Baro aidatlarından ciddi ölçüde kurtulmak isteyen avukatların da örgütlenip baro kurması bekleniyor! Yeni baro kurmak için öncelikle 4 kişilik Kurucular Kurulu oluşturmak gerekiyor. Bu Kurucular Kurulu, 2 bin avukatın imzasını alarak kuruluş işlemlerini 6 ayda tamamlayacak. Türkiye Barolar Birliği ise kuruluş işlemlerini yerine getirmek üzere Kurucular Kurulu'nu görevlendirecek. Kurucular Kurulu, kurulacak baronun genel kurulunu toplayacak ve genel kurulda yeni baronun organları seçilecek. Seçim sonucunun Türkiye Barolar Birliği'ne bildirilmesi üzerine baro, tüzel kişilik kazanacak. Kuruluşu tamamlanan baronun ilk seçimli olağan genel kurulu, kuruluşu takip eden ve son rakamı çift olan yılın Ekim ayının ilk haftası içinde baro başkanının daveti üzerine toplanacak. Böylece tüm baroların seçimleri aynı tarihte yapılacak. Ekim ayının ilk haftası içinde, TBB organlarının seçimi ise Aralık ayı içinde yapılacak. Seçimler sonu çift rakama rastlayan yıllarda yapılacak.
Baro tartışmasını Ankara Barosu başlatmıştı
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, pandemi sürecinde Ankara'da verdiği bir hutbede, "İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lûtîliği, eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti? Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesidir, bunun hikmeti. Yılda yüz binlerce insan gayri meşru ve nikahsız hayatın İslamî literatürdeki ismi zina olan bu büyük haramın sebep olduğu HIV virüsüne maruz kalıyor. Geliniz bu tür kötülüklerden insanları korumak için birlikte mücadele edelim" demişti. Ankara Barosu, hiç vazifesi olmamasına rağmen, Diyanet İşleri Başkanı'nı açıktan hedef almıştı. Baronun halen daha sitesinde duran ve açıkça İslam'ı hedef alan açıklaması aynen şöyle: "Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın insanlığın bir kesimini nefretle aşağılayıp kitlelere hedef gösterdiği konuşmayı şaşkınlık ve ibretle izledik. Şaşkınlığımız; sesi çağlar öncesinden gelen bu şahsın, bir devlet kurumunun başında oturup söylemini kutsal sayılan değerler üzerine inşa ederek halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmesindeki kan kokan cüreti sebebiyledir. Aldığımız ibretse, anılan şahsın içinde bulunduğu takvim yılında yaşamasına rağmen bundan 8-9 nesil önceki büyükleriyle aynı zihinsel ve dogmatik sınırlara sahip olmak için insan onuruna karşı gösterdiği büyük direnişten kaynaklanmaktadır. Görevde olduğu süre boyunca çocuk tecavüzcülerine gözlerini kapatıp kadın düşmanlığının manevi zeminini dini söylemlerle meşrulaştırma çabası karşılığında maaş alan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın deprem, LGBTİQ+, kadın ve çocuk söylemlerine rağmen halen görevde kalması durumunda, sonraki konuşmasında halkı ellerinde meşalelerle meydanlarda cadı diye kadın yakmaya davet etmesi kimseyi şaşırtmamalıdır. Anılan şahsı ve ona hak veren zihniyeti büyük bir şaşkınlık ve ibretle kınadığımızı tüm kamuoyuna saygıyla arz ederiz." Konuyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı yargı süreci devam ediyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.