Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş asgari ücreti 5 bin lira yapacaklarını açıklayınca önce ufaktan homurtular-homurdanmalar sonra da fırtınalar kopmaya başladı.Özellikle yandaş medya veya havuz medyası dediğimiz ceridelerde alay kokan yazılar ardı ardına yayınlandı ve atışlara devam ediyorlar.Devletin ve milletin menfaatine olan her adımda vakitli-vakitsiz sesini yükselten malum gazete bu işte başı çekiyor, makale üstüne makale yayınlıyor.Önce Ankara temsilcisine istihza dolu bir yazı yazdırdılar sonra hep kara kalem çalışan ve hep kara çalan yazarlarına yine aynı minval üzere bir yazı yayınlattılar. Sayın Haydar Baş'ın dillere destan olan Milli Ekonomi Modeli'ni ötesinden-berisinden çalarak seçim bildirgesi açıklayan partileri eleştiriyorlar ve, "Bu projenin orijinali Haydar Baş'ta, o kazanamadı ki siz kazanasınız" demeye getiriyorlar."Yazıları bir bütün halinde ele aldığınız zaman içten içe bir telaşın, bir endişenin olduğunu rahatlıkla görüyorsunuz.Mutlu azınlığın alkışçıları, iktidarın asfalt yamacıları güya gazetecilik yaptıklarını zannediyorlar. Deveyi hamutuyla götürenlere, milli servetin çuvallarla ecnebilere transferine methiyeler dizenler, kılıf dokuyanlar, sıra millete vermeye gelince kırmızı görmüş boğalar gibi saldırganlaşıyorlar.Her halde, bu alkışları karşılığında birkaç tane beş bin lirayı iç ettikleri için, bu düzenin bozulması halinde arpalıklarına el konulacağını düşünerek erkenden feveran etmeye başladılar.Zulmü alkışlamayı ve zalim seviciliğini gazetecilik zanneden bu ekip, on binlerce maden ruhsatının ecnebilere verildiği günlerde, çıkarılan maden yasası ile madenlerdeki devlet payını yüzde bire indirildiği günlerde, çıkarılan tohumculuk yasası ile bu milletin küresel tefecilere mahkûm edildiği zamanlarda hep üç maymunu oynadılar ve hatta bütün bu peşkeşlerin adına "istikrar" deyip devam ettiler.Bu devletin, bu milletin milli servetleri küresel tefecilerle iş birlikçileri arasında taksim edilirken ses, seda yok ama asgari ücret beş bin lira olmalıdır deyince derhal kaleme sarılıyorlar ve tez sahibini itibarsızlaştırmak için çırpınıp duruyorlar.Asgari ücretlinin 950 ile, emeklinin bin lira ile kıvranması varken nereden çıktı bu beş bin lira meselesi diye tepiniyorlar.İktidarın asfalt yamacıları bu yama işleri karşılığında aldıkları beş bin liraların ellerinden çıkmasından endişe ediyorlar.Halbuki endişeye ne gerek var, Haydar Baş'ın projesinde herkese, her kesime kazanç kapıları açılıyor.On üç seneden beri alkışladığınız Bülent Arınç demedi mi ki; "israfı önleyebilsek vergi almadan devleti yönetebiliriz" diye?En tepedeki üç isimden birinin itiraf etmek zorunda kaldığı "israf" üzerine bir manşetiniz, bir haberiniz, bir makaleniz oldu mu bu güne kadar?Yoksa sizin mahallede soyguna, vurguna, yalana, talana "istikrar" deyip tetikçilik yapanlara gazeteci mi diyorlar?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Kur’an ayı Ramazan yaklaşırken / 02.02.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- Garibanlar / 25.01.2026
- Oylar garibandan koylar kimlere? / 24.01.2026
- Kaldıysa ağızlarda diş kalanı da sıfırlayacak bu gidiş / 23.01.2026
- Üç aylardan biri bitti kaldı ikisi / 22.01.2026
- Bu kırmızı ışığı ihlal edenlerin vay haline / 21.01.2026
- Ufuklar karanlık vicdanlar kara saymakla biter mi dert sıra sıra / 01.02.2026
- Yanlışta ısrar yöneticilerin ayrılmaz sıfatı olmuş / 31.01.2026
- İniltileri ninni zanneden mutlu azınlık / 30.01.2026
- Çok mu fena duydukların? / 29.01.2026
- Garibanlar / 25.01.2026
- Oylar garibandan koylar kimlere? / 24.01.2026
- Kaldıysa ağızlarda diş kalanı da sıfırlayacak bu gidiş / 23.01.2026
- Üç aylardan biri bitti kaldı ikisi / 22.01.2026
- Bu kırmızı ışığı ihlal edenlerin vay haline / 21.01.2026























































































