G. Saray'ın Ali Sami Yen'deki son lig randevusunda; herkes şampiyonluk üzerine odaklanmıştı. Çeşitli varsayımlar, ön yargılar çoğunluktaydı. Elinde kağıt-kalem ince ince hesap yapanlar çoğunluktaydı. Yani, 'Çıkmadık candan umut kesilmez'in gerçeğe dönüşümü ortaya konmak isteniyordu!..
Hatta çeşitli alevere-dalevere işlemi traji-komik halde yürünlüğe konuyordu... Maç erken başlamadı; haklıydı hakem Ali Aydın... Federasyondan gelen "Samsun'daki maçla aynı anda oyunu başlat" emrini aynı anda uygulamaya sokuyordu. Galatasaray taraftarı, yönetimi ve stat hoparlörlerinden gık çıkmıyordu. Dördüncü hakem Musa Eryılmaz gözlemci Yalçın Darıcıy'la göz göze geliyor ama; bir türlü 'başlat' işaretini alamıyordu...
Benim gözüm Hagi'deydi. Çünkü en çok onu izlemeye gelmiştim. Son maçıydı. Sarı-kırmızı forma altında. Çeşitli plaketler verildi. Bana göre en anlamlısı Trabzonspor'lu; yani rakip kaptan Orhan'ın verdiği hediyeydi...
Sonra Eryılmaz işaretini verdi ve orta hakem Ali Aydın da maçı başlattı... Dürüstçe ve Hagi'nin göstergesiyle oyun gidiyordu. G.Saray seyircisi takımına Hagi'ye övgüler sunuyordu... Bu sihirbaz bizi 45 dakikada futbola doyurdu; golleri sıraladı, attırdı!..
Trabzonspor da dürüstçe ve mertçe oynuyordu. Skor da G.Saray'ın istediği noktaya gelmişti. Ama ne olduysa; F.Bahçe'nin 1-1'lik haberiyle oldu...
Stat hoparlöründen bir ses dürüstlüğün içine ediyordu: "Şimdi susun. İkinci yarı hakem ve takımlar sahaya çıkınca konvetileri yağdırın!..."
Musa Eryılmaz, Darıca'dan işareti almıştı çünkü, Samsun'da ikinci yarı başlamıştı...
Ne varki; hoparlördeki sesden sonra, G.Saray taraftarı da, yöneticisi de; dürüstlüğü, "Sportif ahlaksızlık kutusuna" atmıştı!... Sıcacık ortamı, yağdırdıkları konfetilerle kar dağına çevirdiler... 15 dakika futbola ve dürüstlüğe kan doğradılar!...
Neymiş efendim; F.Bahçe 1 gol yer, yenik duruma düşerse, 15 dakika bize neler getirmez ki!... Şampiyonluk kaçınılmaz!..
Evdeki hesap çarşıya uymadı, tabii!... Fenerbahçe golü attı; G.Saray'ın şampiyonluğu da rafa kalktı...
Neyseki dürüstlüğü Hagi sürdürdü... 90 dakika hırsını, inadını, becerisini hiç elden bırakmadı... Keşke herkes Hagi gibi dürüstlüğü; yeşil çim sahada arasa!...
Hatta çeşitli alevere-dalevere işlemi traji-komik halde yürünlüğe konuyordu... Maç erken başlamadı; haklıydı hakem Ali Aydın... Federasyondan gelen "Samsun'daki maçla aynı anda oyunu başlat" emrini aynı anda uygulamaya sokuyordu. Galatasaray taraftarı, yönetimi ve stat hoparlörlerinden gık çıkmıyordu. Dördüncü hakem Musa Eryılmaz gözlemci Yalçın Darıcıy'la göz göze geliyor ama; bir türlü 'başlat' işaretini alamıyordu...
Benim gözüm Hagi'deydi. Çünkü en çok onu izlemeye gelmiştim. Son maçıydı. Sarı-kırmızı forma altında. Çeşitli plaketler verildi. Bana göre en anlamlısı Trabzonspor'lu; yani rakip kaptan Orhan'ın verdiği hediyeydi...
Sonra Eryılmaz işaretini verdi ve orta hakem Ali Aydın da maçı başlattı... Dürüstçe ve Hagi'nin göstergesiyle oyun gidiyordu. G.Saray seyircisi takımına Hagi'ye övgüler sunuyordu... Bu sihirbaz bizi 45 dakikada futbola doyurdu; golleri sıraladı, attırdı!..
Trabzonspor da dürüstçe ve mertçe oynuyordu. Skor da G.Saray'ın istediği noktaya gelmişti. Ama ne olduysa; F.Bahçe'nin 1-1'lik haberiyle oldu...
Stat hoparlöründen bir ses dürüstlüğün içine ediyordu: "Şimdi susun. İkinci yarı hakem ve takımlar sahaya çıkınca konvetileri yağdırın!..."
Musa Eryılmaz, Darıca'dan işareti almıştı çünkü, Samsun'da ikinci yarı başlamıştı...
Ne varki; hoparlördeki sesden sonra, G.Saray taraftarı da, yöneticisi de; dürüstlüğü, "Sportif ahlaksızlık kutusuna" atmıştı!... Sıcacık ortamı, yağdırdıkları konfetilerle kar dağına çevirdiler... 15 dakika futbola ve dürüstlüğe kan doğradılar!...
Neymiş efendim; F.Bahçe 1 gol yer, yenik duruma düşerse, 15 dakika bize neler getirmez ki!... Şampiyonluk kaçınılmaz!..
Evdeki hesap çarşıya uymadı, tabii!... Fenerbahçe golü attı; G.Saray'ın şampiyonluğu da rafa kalktı...
Neyseki dürüstlüğü Hagi sürdürdü... 90 dakika hırsını, inadını, becerisini hiç elden bırakmadı... Keşke herkes Hagi gibi dürüstlüğü; yeşil çim sahada arasa!...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Osman Korkmazel / diğer yazıları
- Canaydın'a yapılan vefa mı, cefa mı? / 28.12.2005
- Kupa iştah kabartıyor da? / 25.12.2005
- Enfes görüntüler... / 19.12.2005
- Kimlik değiştirmeyin / 16.12.2005
- Ya sporcu olmasam!.. / 13.12.2005
- Yıla damga vurun / 10.12.2005
- Rus ruleti / 20.09.2002
- Özele, özel ilgi / 23.08.2002
- Onun yeri başka... / 14.08.2002
- Ben bulamadım..! / 19.06.2002
- Kupa iştah kabartıyor da? / 25.12.2005
- Enfes görüntüler... / 19.12.2005
- Kimlik değiştirmeyin / 16.12.2005
- Ya sporcu olmasam!.. / 13.12.2005
- Yıla damga vurun / 10.12.2005
- Rus ruleti / 20.09.2002
- Özele, özel ilgi / 23.08.2002
- Onun yeri başka... / 14.08.2002
- Ben bulamadım..! / 19.06.2002