logo
09 ŞUBAT 2026

Biz bu tiyatroyu 5 şene evvel de görmüştük

02.05.2007 00:00:00
Tarih, Türkün üstün vasıflarından bahsederken ezilenin yanında olmasını, merhametini ve adaletini  sık sık dile getirir. Batının geçmişi ise, ülkelerin ele geçirilmesinde milletlerin hassasiyetlerinden yararlanarak izlenen psikolojik taktiklerle doludur. Milletimizin dikkatini çekmek için defalarca dile getirdiğimiz gibi bugün Türk milletinin ve coğrafyasının üzerinde ciddi planlar yapılmaktadır. Geleneklerinden ve inancından gelen hassasiyetlerini kullanarak yapılan psikolojik savaş taktikleri itiraf etmek gerekir ki pek çok gerçeğin gözlerden saklanmasında ve tehlikelerin gizlenmesinde etkili olmaktadır.Bir şiir meselesi ile halkın nazarında mağdur konumuna sokulan Sayın Erdoğan 3 Kasım seçimlerinde aldığı oyların önemli bir bölümünü bu "ezilen" mağdur kimliğine borçludur. 5 yıllık icraatlarında bu 'mağdur' ülkeyi öyle bir noktaya getirmiştir ki, onu kendine acıyarak iktidar eden miletimiz adeta kan kusmaktadır. Tam ellerimiz kırılsaydı da ona oy vermeseydik feryadları yükselirken , 2. bir senaryo milletin gözleri önünde sahnelenmeye başlar. Zamanında bürokrasi engelleri ile önü kesilmeye çalışılan Erdoğan'a şimdi de bazı çeverelerce  cumhurbaşkanlığı "çok görülmektedir". Yükselen tepkilere kayıtsız kalamayan Tayip bey, "hakkı olan" cumhurbaşkanlığı makamını kendi isteğiyle, ülkenin istikrarı için bırakmıştır. Milletimiz ayık olmak zorundadır. Şimdi alttan alttan pompalanan senaryo budur. Bu sefer de cumhurbaşkanlığından baskılara dayanamayarak isteğiyle vazgeçmiş gibi gösterilen Erdoğan yine "mağdurdur." Ve Genelkurmay'ın ikazından sonra, bu 'mağdurun' büyük bir düşüş yaşayan oyları ona acıyanların tepki oyları ile yine artmaya başlamıştır.Şunu ifade etmek isteriz ki, eğer halkımız Tayip beyi ezilen görüp tekrar ona sahip çıkalım derlerse, bir dahaki seçime, oy atmaları gereken bir sandık bulamazlar."Başörtüsü bizim namusumuzdur" diyerek iktidara gelen bu kadro, mesleleyi AİHM'de bizzat menfi yönde savunan kadrodur. "Yaptırmıyorlar" dedikleri insanlar için bugün, "Bizim emrimizdeki memurlardır" diyerek kafa tutanlar, milletimizi kandıramazlar. Siz icraatlarınızın tamamını arkanıza AB ve ABD'yi alarak hayata geçirdiniz. Bu yüzden millet yararına  bir çalışma içinde olamadınız. "Yaptırmıyorlar" dedikleriniz, siz 40 bin kilise evini açarken ses çıkarabildi mi,Vatan topraklarını yabancılara satarken ses çıkarabildi mi,Yer altı kaynaklarını bedava hibe ederken bir şey diyebildi mi,Türk milletini dininden eden icraatlarınıza dur diyebildi mi,Kıbrısı, Güneydoğumuz'u kaybetmek üzereyiz. Ne diyebiliyorlar?Öyleyse yaptırmıyorlar değil, biz yapmıyoruz demelisiniz. Ben, gelinen noktada Milletimiz için ikinci bir şans daha olacağını düşünmüyorum.Türk milleti eğer ezilene sahip çıkıyorsa, adaletten yana ise ve merhameti ile dünyaya nam salmışsa, bu sefer KENDİNE sahip çıkmalıdır. Çünkü MA?DUR olan sadece kendisidir. 
 
Abdullah Kibarlı / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.