Tarih, Türkün üstün vasıflarından bahsederken ezilenin yanında olmasını, merhametini ve adaletini sık sık dile getirir. Batının geçmişi ise, ülkelerin ele geçirilmesinde milletlerin hassasiyetlerinden yararlanarak izlenen psikolojik taktiklerle doludur. Milletimizin dikkatini çekmek için defalarca dile getirdiğimiz gibi bugün Türk milletinin ve coğrafyasının üzerinde ciddi planlar yapılmaktadır. Geleneklerinden ve inancından gelen hassasiyetlerini kullanarak yapılan psikolojik savaş taktikleri itiraf etmek gerekir ki pek çok gerçeğin gözlerden saklanmasında ve tehlikelerin gizlenmesinde etkili olmaktadır.Bir şiir meselesi ile halkın nazarında mağdur konumuna sokulan Sayın Erdoğan 3 Kasım seçimlerinde aldığı oyların önemli bir bölümünü bu "ezilen" mağdur kimliğine borçludur. 5 yıllık icraatlarında bu 'mağdur' ülkeyi öyle bir noktaya getirmiştir ki, onu kendine acıyarak iktidar eden miletimiz adeta kan kusmaktadır. Tam ellerimiz kırılsaydı da ona oy vermeseydik feryadları yükselirken , 2. bir senaryo milletin gözleri önünde sahnelenmeye başlar. Zamanında bürokrasi engelleri ile önü kesilmeye çalışılan Erdoğan'a şimdi de bazı çeverelerce cumhurbaşkanlığı "çok görülmektedir". Yükselen tepkilere kayıtsız kalamayan Tayip bey, "hakkı olan" cumhurbaşkanlığı makamını kendi isteğiyle, ülkenin istikrarı için bırakmıştır. Milletimiz ayık olmak zorundadır. Şimdi alttan alttan pompalanan senaryo budur. Bu sefer de cumhurbaşkanlığından baskılara dayanamayarak isteğiyle vazgeçmiş gibi gösterilen Erdoğan yine "mağdurdur." Ve Genelkurmay'ın ikazından sonra, bu 'mağdurun' büyük bir düşüş yaşayan oyları ona acıyanların tepki oyları ile yine artmaya başlamıştır.Şunu ifade etmek isteriz ki, eğer halkımız Tayip beyi ezilen görüp tekrar ona sahip çıkalım derlerse, bir dahaki seçime, oy atmaları gereken bir sandık bulamazlar."Başörtüsü bizim namusumuzdur" diyerek iktidara gelen bu kadro, mesleleyi AİHM'de bizzat menfi yönde savunan kadrodur. "Yaptırmıyorlar" dedikleri insanlar için bugün, "Bizim emrimizdeki memurlardır" diyerek kafa tutanlar, milletimizi kandıramazlar. Siz icraatlarınızın tamamını arkanıza AB ve ABD'yi alarak hayata geçirdiniz. Bu yüzden millet yararına bir çalışma içinde olamadınız. "Yaptırmıyorlar" dedikleriniz, siz 40 bin kilise evini açarken ses çıkarabildi mi,Vatan topraklarını yabancılara satarken ses çıkarabildi mi,Yer altı kaynaklarını bedava hibe ederken bir şey diyebildi mi,Türk milletini dininden eden icraatlarınıza dur diyebildi mi,Kıbrısı, Güneydoğumuz'u kaybetmek üzereyiz. Ne diyebiliyorlar?Öyleyse yaptırmıyorlar değil, biz yapmıyoruz demelisiniz. Ben, gelinen noktada Milletimiz için ikinci bir şans daha olacağını düşünmüyorum.Türk milleti eğer ezilene sahip çıkıyorsa, adaletten yana ise ve merhameti ile dünyaya nam salmışsa, bu sefer KENDİNE sahip çıkmalıdır. Çünkü MA?DUR olan sadece kendisidir.
Abdullah Kibarlı / diğer yazıları
- Ehl-i Beyt'i sevmek, Yüce Allah ve Rasulü'nün emridir / 01.03.2011
- Bu gidişat hayra alamet değil? / 14.08.2009
- Dinlerarası diyalog fitnesine maruz bırakılan millet / 13.08.2009
- AB'ye uyum için Vatikan rıhtımına atılan demir / 12.08.2009
- AKP'nin icraatları, Türk milletini Haçlı rıhtımına sürükledi / 11.08.2009
- Açılım, parçalanmanın habercisi / 06.08.2009
- ABD ile yola devam edilmemelidir, çünkü? / 14.07.2007
- Mevtayı nasıl bilir siniz? / 13.07.2007
- Seçim vaadi değil, dünyaya malolmuş bir iktisat modelinin kuralları / 12.07.2007
- Ne diyor bu liderler? / 11.07.2007
- Bu gidişat hayra alamet değil? / 14.08.2009
- Dinlerarası diyalog fitnesine maruz bırakılan millet / 13.08.2009
- AB'ye uyum için Vatikan rıhtımına atılan demir / 12.08.2009
- AKP'nin icraatları, Türk milletini Haçlı rıhtımına sürükledi / 11.08.2009
- Açılım, parçalanmanın habercisi / 06.08.2009
- ABD ile yola devam edilmemelidir, çünkü? / 14.07.2007
- Mevtayı nasıl bilir siniz? / 13.07.2007
- Seçim vaadi değil, dünyaya malolmuş bir iktisat modelinin kuralları / 12.07.2007
- Ne diyor bu liderler? / 11.07.2007




















































