Büyük Necef savaşının üç önemli boyutu bulunmakta. Amerikan seçim savaşının
ayrılmaz parçası olarak uluslararası boyut,Irak'ta devam eden yerel ve bölgesel boyut.
Irak topraklarındaki Amerikan-İran ve bölge-İran cepheleşmesinin uzantısı olması açısından bölgesel boyut. 'Şiiliğin ruhu' ve yeni Irak'taki rolü üzerindeki çekişme sebebiyle de yerel boyut. Geçen birkaç ay boyunca İran, Irak'taki Amerikan işgali sanki ilelebet devam edecekmiş gibi hareket ettiği mesajı veriyordu. Ancak, aslında bütün gücüyle bu işgalin dinamiklerini temelinden imha etmeye çalışıyordu. Başlangıçta Mukteda Sadr hareketine karşı açıktan temkinli gözüktü ancak gerçekte Mehdi ordusunu gizliden finanse etti, silah ve mühimmatla donattı. Amerikalıların oluşturduğu yönetim konseyini tanıdı; ancak bu konseyi düşman olarak gören bütün Şii taraflarla güçlü bağlar kurdu. Son olarak İran, açıkça Şii merci Sistani ile ortamı yatıştırdı; ne var ki gizlice aralarında Sadr'ın da bulunduğu 'Velayeti Fakih' teorisinin destekçilerini Sistani'ye ayaklanmaları konusunda teşvik etti. Çatışmanın ikinci boyutu ise, Sadr destekçileri ile düşmanları arasında bölgedeki bu cepheleşmenin yarattığı ayrışmada net şekilde görülüyor. Ayrıca bu durum, aralarında İsrail'in de bulunduğu bölgesel temel güçler arasındaki nüfuz çekişmesinin kızışmasında da izlenebilir. İran'ın Abbasilerin ülkesinde egemen bölgesel bir güç oluşturma çabasının yanı sıra Suriye, bazı Irak partileri ve aşiretleriyle ilişkilerini güçlendirdi.
ayrılmaz parçası olarak uluslararası boyut,Irak'ta devam eden yerel ve bölgesel boyut.
Irak topraklarındaki Amerikan-İran ve bölge-İran cepheleşmesinin uzantısı olması açısından bölgesel boyut. 'Şiiliğin ruhu' ve yeni Irak'taki rolü üzerindeki çekişme sebebiyle de yerel boyut. Geçen birkaç ay boyunca İran, Irak'taki Amerikan işgali sanki ilelebet devam edecekmiş gibi hareket ettiği mesajı veriyordu. Ancak, aslında bütün gücüyle bu işgalin dinamiklerini temelinden imha etmeye çalışıyordu. Başlangıçta Mukteda Sadr hareketine karşı açıktan temkinli gözüktü ancak gerçekte Mehdi ordusunu gizliden finanse etti, silah ve mühimmatla donattı. Amerikalıların oluşturduğu yönetim konseyini tanıdı; ancak bu konseyi düşman olarak gören bütün Şii taraflarla güçlü bağlar kurdu. Son olarak İran, açıkça Şii merci Sistani ile ortamı yatıştırdı; ne var ki gizlice aralarında Sadr'ın da bulunduğu 'Velayeti Fakih' teorisinin destekçilerini Sistani'ye ayaklanmaları konusunda teşvik etti. Çatışmanın ikinci boyutu ise, Sadr destekçileri ile düşmanları arasında bölgedeki bu cepheleşmenin yarattığı ayrışmada net şekilde görülüyor. Ayrıca bu durum, aralarında İsrail'in de bulunduğu bölgesel temel güçler arasındaki nüfuz çekişmesinin kızışmasında da izlenebilir. İran'ın Abbasilerin ülkesinde egemen bölgesel bir güç oluşturma çabasının yanı sıra Suriye, bazı Irak partileri ve aşiretleriyle ilişkilerini güçlendirdi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.