İsa aleyhisselamın bereketindendir ki: anası Meryem için, meyvesiz hurma ağacından hurma dökülmüştür.
Bu arada, İsa aleyhisselamın bereketi ile onun ayakları altından su dahi çıkmıştır. Aziz Celil Allah, bu manada şöyle anlattı:
"Alt tarafından kendisine şu ses geldi: Mahzun olma; Rabbin senin alt yanında bir su arkı meydana getirdi.
Hurma ağacını, kendine doğru silkele, üstüne taze toplanmış hurmalar dökülecektir.
Ye, iç; gözün aydın olsun." (Meryem, 19/24)
Allah'ü Teala, Kabe-i Muazzama için dahi:
"İnsanlar için, Mekke'de ilk kurulan ev mübarektir". (Al-i imran, 3/96) buyurmak sureti ile, mubarek (uğurlu) ismini vermiştir.
Kabe-i Muazzama'nın bereketleri arasında şu vardır ki: Bir kimse, üzerinde ağır günahları ile oraya girecek olsa; bağışlanmış olarak çıkar. Bir başka ayette dahi, Allah'ü Teala, üstte anlatılan mana üzerine şöyle buyurdu:
"Her kim oraya girer ise, emin olur". (Al-i İmran, 3/97) Ama, oraya giren kimsenin Mümin olması, tevbekâr bulunması, sevabını da Allah'tan beklemesi şarttır.
Anlatıldığı gibi olan bir kimsenin tevbesini Allah kabul buyurur; günahlarını da bağışlar. Üstte anlatılan ayet-i kerime üzerine denilmiştir ki:
-Oraya giren kimse, taa, oradan çıkıncaya kadar eziyet edilmekten emin olur.
Bu arada, İsa aleyhisselamın bereketi ile onun ayakları altından su dahi çıkmıştır. Aziz Celil Allah, bu manada şöyle anlattı:
"Alt tarafından kendisine şu ses geldi: Mahzun olma; Rabbin senin alt yanında bir su arkı meydana getirdi.
Hurma ağacını, kendine doğru silkele, üstüne taze toplanmış hurmalar dökülecektir.
Ye, iç; gözün aydın olsun." (Meryem, 19/24)
Allah'ü Teala, Kabe-i Muazzama için dahi:
"İnsanlar için, Mekke'de ilk kurulan ev mübarektir". (Al-i imran, 3/96) buyurmak sureti ile, mubarek (uğurlu) ismini vermiştir.
Kabe-i Muazzama'nın bereketleri arasında şu vardır ki: Bir kimse, üzerinde ağır günahları ile oraya girecek olsa; bağışlanmış olarak çıkar. Bir başka ayette dahi, Allah'ü Teala, üstte anlatılan mana üzerine şöyle buyurdu:
"Her kim oraya girer ise, emin olur". (Al-i İmran, 3/97) Ama, oraya giren kimsenin Mümin olması, tevbekâr bulunması, sevabını da Allah'tan beklemesi şarttır.
Anlatıldığı gibi olan bir kimsenin tevbesini Allah kabul buyurur; günahlarını da bağışlar. Üstte anlatılan ayet-i kerime üzerine denilmiştir ki:
-Oraya giren kimse, taa, oradan çıkıncaya kadar eziyet edilmekten emin olur.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.