Batı'dan alınan silahlar başa bela
Türkiye, başta ABD ve Almanya olmak üzere Batı ülkelerinden satın aldığı silahları terör operasyonlarında bile özgürce kullanmakta sıkıntı çekiyor. Bu bağlamda son olarak Almanya, Afrin harekâtında kullandığımız Leopard tanklarını diline doladı. Tek çıkar yolu ise 'kendi göbeğimizi kendimizin kesmesi' oluşturuyor
26.01.2018 00:00:00
RECEP BAHAR-AA/İSTANBUL
Türkiye'nin Afrin'de gerçekleştirdiği 'Zeytin Dalı' operasyonuyla birlikte Almanya ile Türkiye arasındaki silah ticareti yeniden tartışılmaya başlandı. Daha önce de PKK ile yoğun şekilde mücadele edilirken benzer sorunlar ABD ile de yaşanılmıştı.
Afrin operasyonundan kısa bir süre önce Alman basınında, hükümetin Türkiye'deki Leopard tanklarının modernizasyonuna onay verdiği yönünde haberlerin yer alması ve Afrin'de Alman tanklarının kullanıldığı yönündeki iddialar bu tartışmaları daha da alevlendirdi.
Koalisyon müzakerelerinin parçası oldu!
Almanya Başbakanı Merkel ve koalisyon hükümeti kurmayı planladığı Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD Başkanı Schulz'un bu Perşembe günü gerçekleştirdikleri görüşme neticesinde Türkiye'ye daha önce satılan Leopard tanklarının modernizasyonuna yönelik planın beklemeye alındığı ve bu kritik konularda yeni hükümetin karar vermesi yönünde görüş birliğine vardıkları açıklanmıştı.
Türkiye'nin sahip olduğu savaş tanklarından yalnızca 700'ü Alman yapımı Leopard tipi tanklardan ibaret.
Almanya, Mart 2017 tarihinden itibaren NATO projeleri çerçevesinde daha önce imzalanan anlaşmalar kapsamında olanlar hariç, Türkiye'ye yeni silah satışını büyük oranda kısıtlamış, Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Türkiye ile yaşanan siyasi krizin bir yansıması olarak 2017 Eylül ayı itibariyle Türkiye'ye tüm silah sevkiyatını durdurulduğunu açıklamıştı.
Almanya'da özellikle radikal sol çevreler, SPD, Yeşiller ve Sol Parti'nin geleneksel olarak dünya silah ihracatında 5. sırada yer alan Almanya'nın silah satışına karşı oldukları biliniyor.
Mısır'a, Cezayir'e satıyor
Ancak Almanya'nın silah satışının yüzde 54'ünün AB ve NATO üyesi olmayan ülkelere yapıldığı düşünüldüğünde, NATO ortağı olan ve DEAŞ'e karşı ortak mücadele yürütülen Türkiye'nin, silah satışına karşı yürütülen kampanyalarda ön plana çıkarılması dikkat çekici görünüyor.
2016 yılında açıklanan silah ihracat raporuna göre, Almanya'nın silah ihracatında ilk sırayı 887.6 milyon Euro ile Cezayir alırken, 2016 Ocak ve Ağustos ayları arasına Türkiye'ye yapılan ihracat ise sadece 69.32 milyon Euro tutarında kalmış, 2017 yılı Ağustos ayı itibariyle bu rakam 25.36 milyon Euro'ya gerilemişti.
Türkiye'nin 2016 yılında gerçekleştirdiği silah alım talepleri, OHAL uygulamaları ve insan hakları gerekçe gösterilerek kısıtlanırken, 2017 yılının üçüncü çeyreğinde insan hakları ve demokrasi alanında sorunlu ülkeler olan İsrail, Mısır ve Suudi Arabistan'a yapılan silah satışında ciddi oranda artış yaşanmıştı! Alman kanalı ARD'nin haberine göre, 2017 yılında AB ya da NATO üyesi olmayan üçüncü dünya ülkelerine sevkiyatına izin verilen silah satış tutarı toplam 3.8 milyar Euro ile şimdiye kadarki en yüksek seviyeye yükselmişti.
ABD de aynı kafada
Öte yandan Almanya gibi Türkiye'nin NATO müttefiki olan ABD de pek çok silahı Türkiye'ye satmaya yanaşmıyor.
Hatta ABD makamları, bırakın terörle mücadelede kullandığımız ağır silahları, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın korumalarının talep ettiği Sig Sauer tabancalarına bile onay vermedi.
Dahası ABD yönetimi, PYD/YPG'ye bedava verdiği Javelin (Cirit) anti-tank füzelerini de Türkiye'ye satmaya yanaşmamıştı.
ABD Kongresi, geçmişte zaman zaman çok amaçlı bazı helikopterlerin Türkiye'ye satışına onay vermedi.
Oysa Mısır ve Suudi Arabistan gibi NATO üyesi olmayan, antidemokratik yönetimlerle idare edilen Arap ülkeleri söz konusu olduğunda ABD Kongresi ve makamları silah ambargosuna başvurmuyor, talep edilen silahlara jet onay veriyor.
Kendi göbeğimizi kendimiz kesmeliyiz
Leopard tanklarının modernizasyon sürecine yönelik iddialar dün Savunma Sanayii Müsteşarı (SSM) Prof. Dr. İsmail Demir'e soruldu.
Demir, Ankara'da SSM'de düzenlenen Ar-Ge Projeleri Sözleşme İmza Töreni'nde yaptığı açıklamada, "Şu anda önümüzde kısıt vesaire olarak getirilen herhangi bir kalemle ilgili hiçbir endişeye sahip değiliz. Kendimizin yapabileceği şeyler var, alternatif kaynaklarımız var" dedi.
Demir, şunları kaydetti: "Yüksek katma değerli üretim, ülke olarak istiklal ve istikbalin garantisi, bağımsızlık ve çıkarlar doğrultusunda hareket edebilmenin anahtarı. Bu yönde daha kuvvetle özgür olabilmek, kendi kararlarımızı verebilmek, şunun bunun ambargosuna, tehdidine boyun eğmemek adına yüksek teknolojili ürünlerin oluşması, bağımlılığımızın azalması ve özellikle savunma sanayisinde yetkin hale gelmemiz gerekiyor. Bunun da anahtarı, yüksek teknolojiye giden yolda ürünleri geliştirmek ve Ar-Ge yapmak."
Türkiye'nin Afrin'de gerçekleştirdiği 'Zeytin Dalı' operasyonuyla birlikte Almanya ile Türkiye arasındaki silah ticareti yeniden tartışılmaya başlandı. Daha önce de PKK ile yoğun şekilde mücadele edilirken benzer sorunlar ABD ile de yaşanılmıştı.
Afrin operasyonundan kısa bir süre önce Alman basınında, hükümetin Türkiye'deki Leopard tanklarının modernizasyonuna onay verdiği yönünde haberlerin yer alması ve Afrin'de Alman tanklarının kullanıldığı yönündeki iddialar bu tartışmaları daha da alevlendirdi.
Koalisyon müzakerelerinin parçası oldu!
Almanya Başbakanı Merkel ve koalisyon hükümeti kurmayı planladığı Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD Başkanı Schulz'un bu Perşembe günü gerçekleştirdikleri görüşme neticesinde Türkiye'ye daha önce satılan Leopard tanklarının modernizasyonuna yönelik planın beklemeye alındığı ve bu kritik konularda yeni hükümetin karar vermesi yönünde görüş birliğine vardıkları açıklanmıştı.
Türkiye'nin sahip olduğu savaş tanklarından yalnızca 700'ü Alman yapımı Leopard tipi tanklardan ibaret.
Almanya, Mart 2017 tarihinden itibaren NATO projeleri çerçevesinde daha önce imzalanan anlaşmalar kapsamında olanlar hariç, Türkiye'ye yeni silah satışını büyük oranda kısıtlamış, Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Türkiye ile yaşanan siyasi krizin bir yansıması olarak 2017 Eylül ayı itibariyle Türkiye'ye tüm silah sevkiyatını durdurulduğunu açıklamıştı.
Almanya'da özellikle radikal sol çevreler, SPD, Yeşiller ve Sol Parti'nin geleneksel olarak dünya silah ihracatında 5. sırada yer alan Almanya'nın silah satışına karşı oldukları biliniyor.
Mısır'a, Cezayir'e satıyor
Ancak Almanya'nın silah satışının yüzde 54'ünün AB ve NATO üyesi olmayan ülkelere yapıldığı düşünüldüğünde, NATO ortağı olan ve DEAŞ'e karşı ortak mücadele yürütülen Türkiye'nin, silah satışına karşı yürütülen kampanyalarda ön plana çıkarılması dikkat çekici görünüyor.
2016 yılında açıklanan silah ihracat raporuna göre, Almanya'nın silah ihracatında ilk sırayı 887.6 milyon Euro ile Cezayir alırken, 2016 Ocak ve Ağustos ayları arasına Türkiye'ye yapılan ihracat ise sadece 69.32 milyon Euro tutarında kalmış, 2017 yılı Ağustos ayı itibariyle bu rakam 25.36 milyon Euro'ya gerilemişti.
Türkiye'nin 2016 yılında gerçekleştirdiği silah alım talepleri, OHAL uygulamaları ve insan hakları gerekçe gösterilerek kısıtlanırken, 2017 yılının üçüncü çeyreğinde insan hakları ve demokrasi alanında sorunlu ülkeler olan İsrail, Mısır ve Suudi Arabistan'a yapılan silah satışında ciddi oranda artış yaşanmıştı! Alman kanalı ARD'nin haberine göre, 2017 yılında AB ya da NATO üyesi olmayan üçüncü dünya ülkelerine sevkiyatına izin verilen silah satış tutarı toplam 3.8 milyar Euro ile şimdiye kadarki en yüksek seviyeye yükselmişti.
ABD de aynı kafada
Öte yandan Almanya gibi Türkiye'nin NATO müttefiki olan ABD de pek çok silahı Türkiye'ye satmaya yanaşmıyor.
Hatta ABD makamları, bırakın terörle mücadelede kullandığımız ağır silahları, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın korumalarının talep ettiği Sig Sauer tabancalarına bile onay vermedi.
Dahası ABD yönetimi, PYD/YPG'ye bedava verdiği Javelin (Cirit) anti-tank füzelerini de Türkiye'ye satmaya yanaşmamıştı.
ABD Kongresi, geçmişte zaman zaman çok amaçlı bazı helikopterlerin Türkiye'ye satışına onay vermedi.
Oysa Mısır ve Suudi Arabistan gibi NATO üyesi olmayan, antidemokratik yönetimlerle idare edilen Arap ülkeleri söz konusu olduğunda ABD Kongresi ve makamları silah ambargosuna başvurmuyor, talep edilen silahlara jet onay veriyor.
Kendi göbeğimizi kendimiz kesmeliyiz
Leopard tanklarının modernizasyon sürecine yönelik iddialar dün Savunma Sanayii Müsteşarı (SSM) Prof. Dr. İsmail Demir'e soruldu.
Demir, Ankara'da SSM'de düzenlenen Ar-Ge Projeleri Sözleşme İmza Töreni'nde yaptığı açıklamada, "Şu anda önümüzde kısıt vesaire olarak getirilen herhangi bir kalemle ilgili hiçbir endişeye sahip değiliz. Kendimizin yapabileceği şeyler var, alternatif kaynaklarımız var" dedi.
Demir, şunları kaydetti: "Yüksek katma değerli üretim, ülke olarak istiklal ve istikbalin garantisi, bağımsızlık ve çıkarlar doğrultusunda hareket edebilmenin anahtarı. Bu yönde daha kuvvetle özgür olabilmek, kendi kararlarımızı verebilmek, şunun bunun ambargosuna, tehdidine boyun eğmemek adına yüksek teknolojili ürünlerin oluşması, bağımlılığımızın azalması ve özellikle savunma sanayisinde yetkin hale gelmemiz gerekiyor. Bunun da anahtarı, yüksek teknolojiye giden yolda ürünleri geliştirmek ve Ar-Ge yapmak."
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.