Barzani açıkça 'Pan-Kürdizm' yapıyor. Kendisini Irak'ta Talabani liderliğindeki Sorani Kürtlerine kabul ettiremeyen Barzani keskin Kürtçülük yaparak Soranilerde taban kazanmaya çalışıyor ama ölçüsüz sözleri yüzünden Türkiye'yle, İran'la, Suriye'yle kavgalı hale geliyor. Ama Barzani, bir keskin sirke gibi, zamanla kendi siyasetini çürüteceğinin farkında değil.Dün Ankara'dan çeşitli Amerikan yetkililerine verilen mesajlarda dikkat çekilen konulardan sadece biri bile çok şeyi anlatmaya yeter:- Elektriğini biz veriyoruz!Barzani'nin 'şecaat arz eden' sözleri yüzünden elektriksiz kalacak bir Kuzey Irak'ın sırf "güvenlik" açısından bile nelere yol açacağını Barzani kavrayamasa da Amerikalılar çok iyi kavrar!ABD'den cesaret alıyorBarzani'nin Amerika'dan cesaret aldığı muhakkaktır. Bunun içindir ki Türkiye'nin ilk tepkisi ABD'ye oldu, Dışişleri Bakanı Gül, herkesten önce Rice'ı aradı.Evet, ABD'nin çamura battığı Irak'ta tek dayanağı Kuzey Irak'taki istikrardır; bu bir gerçek. Ama Barzani elindeki bu koza aşırı güveniyor ve dengesiz, ölçüsüz çıkışlarıyla "sorun" haline geliyor. Enerji güvenliğine hayati önem veren ABD, bölgede bir de Barzani'nin yeni sorunlar çıkarmasını göze alamaz. Sorun çıkaran Türkiye değildir. Türkiye'nin Kerkük konusundaki hassasiyetinin asla Türkçü duygularla ilgisi yoktur. Türkiye 1926'da sınır çizildiği andan itibaren Türkmenlerle ilgilenmemiş, onlara "sadık Irak vatandaşları" diye bakmıştır. Türkiye'nin bugün Kerkük'e ilgisinin sebebi, Irak'taki vahşi iç savaşın Kerkük'ün etnikleştirilmesi yüzünden tamamen kontrol dışına çıkması tehlikesidir.Barzani'nin bölge güvenliğini tehdit eden sözleri ise tamamen Pan-Kürtçü duyguların eseridir. Bu kadarına bir noktadan itibaren "Amerikan çıkarları" da tahammül edemez.Barzani, ABD'nin sırtında yumurta küfesi olmadığını, sırtından hemen atabileceğini herkesten iyi bilmelidir, kendi tecrübeleriyle!Türkiye'de kamuoyuBarzani'nin Diyarbakır'ı hedef alan sözlerine Diyarbakır Belediye Başkanı ve DTP yöneticileri tepki vermediler; onlar da etnik milliyetçi çünkü!.. Kürt vatandaşlarımızın bir bölümü de Barzani'ye sempati duyuyor. Ama kimlik sebebiyle sempati duymak başka şeydir, Barzani'nin Pan-Kürtçü hülyalarıyla "ayrılma" felaketini benimsemek başka şey! DTP'liler makul bir tepki gösterseydi, hem Barzani'yi uyarır, hem Türkiye'de birlikte yaşamaya katkıda bulunurlardı. Hepimiz bilmeliyiz ki birlikte yaşamayı zorlaştırmak felakete davetiye çıkarıcı bir cinnettir!Bundan herkes sakınmalıdır.Devletin kendi siyasi, diplomatik, ekonomik ve güvenlik araçları vardır. Toplumsal düzeyde ise Türkiye'nin iç kamuoyunu daha kamplaştırmamaya özen göstermeliyiz. 1920'lerde, Diyarbakır gibi, Konya gibi vatan toprağı olarak benimsenen Musul meselesi tartışılırken Mustafa Kemal Paşa uyarmıştı:"Her şeyin ötesinde memleketimizin selameti için serinkanlı davranmalıyız... Tartışmalar lüzumsuz yere kamuoyunu ve hisleri galeyana getirebilir." (Mim Kemal Öke, Musul ve Kürdistan Sorunu, sf. 135)Taha Akyol
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.