logo
06 NİSAN 2025

Balkanlar'da Ehl-i Beyt

01.12.2011 00:00:00
Ehl-i Beyt nefesi Osmanlı'nın kuruluşundaki Ehl-i Beyt nefesi ve bir Ehl-i Beyt mensubunun çok da haklı bir şekilde aslında "Osmanlı'yı biz kurduk" demesinin altının ne kadar dolu ve anlamlı olduğu gerçeği de burada karşımıza çıkıyor.

Rumeli coğrafyasının İslamlaşmasında alperen derviş gruplarının oynadığı rol çok ama çok büyüktür. Hatta daha ileri giderek diyebiliriz ki, orta zaman hristiyan hukikiyatına karşı yine bir sosyal ve adalet görüşü taşıyan ve esrarengiz bir din propagandası şekline bürünen bu dervişlerin telkinleri ordularla birlikte ve hatta ordulardan evvel fethe çıkmış ve karşı tarafı daha evvel manen fethetmiş bulunmaktadır.Balkanlarda ve Türkiye sınırları içersinde Trakya coğrafyasında hangi Ehl-i Beyt aşığına, hangi Ehl-i Beyt mensubuna sorarsanız, "biz Horasan'dan gelmişiz" derler. Horasan'ın neresi olduğu konusunda da yanlış anlaşılmalar olabilir. Horasan, İran'ın doğusunda geniş bir arazi, geniş bir bölgedir ve Horasan ifadesi de, 'hor' Farsça'da güneş anlamına gelir, 'asan' da 'doğan' demektir yani Horasan, 'güneşin doğduğu, güneşdoğan memleket' manasına glir. Horasan, Ehl-i Beyt aşıklarının da menbağında olup, Türklerin Ehl-i Beyt ile beraber İslamlaşmasından sonra tüm Anadolu ve Balkan coğrafyasını İslamlaştıran alperenlerin de çıkış noktasıdır.

Balkanlar'da bir efsane: Sarı SaltıkTabii, Balkanlarda Ehl-i Beyt nefesi konusunu tam manasıyla anlatabilmek için öncelikle bu coğrafyaya Ehl-i Beyt ışığı taşıyan ve devam ettiren efsaneleşmiş bazı isimleri zikretmek durumundayız. Ehl-i Beyt sevdasının 13. yüzyılda Balkan topraklarındaki en karizmatik temsilcisi hiç kuşkusuz Doğu Avrupa Bektaşiliğinin sarışın dedesi olarak da bilinen Sarı Saltık'tır. Saltıkname'ye göre Sarı Saltık'ın asıl adı Şerif Hızır'dır. Soyu Ehl-i Beyt'e İmam Ali'ye dayanmakta olup, babasının adı Hasan'dır. Evliya Çelebiy'e göreyse adı Muhammed Buhari'dir ve Hoca Ahmet Yesevi Sarı Saltık'ı Hacı Bektaş'a gönderiyor. "Bektaşım" diye başlayan bir mektup yazıyor.Cengaverliği nam salan, kısa sürede ata binmeyi kılıç kullanmayı öğrenen Sarı Saltık Türk destanlarındaki alp tipinin çok önemli bir örneğini teşkil eder. Sarı Saltık Ehl-i Beyt düşünce geleneğini Doğu Avrupa topraklarında örgütleyen erenlerdendir. Sarı Saltık adına Balkanlar'da ve Anadolu'da onlarca makam mezarının bulunması da onun 13. yüzyılda oluşturduğu sosyal gücün bir göstergesidir. Ve tarihi süreçte bugün Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya, Arnavutluk, Bosna-Herkes, Kosova ve Romanya dahil, Balkanlar'da Ehl-i Beyt anlayışı böylece kökleşmiştir. Birçok Alevi Bektaşi dergahı Balkanlar merkezli kurulup gelişmiştir. Yüzlerce Bektaşi tekkesi açılıp, bu tekkeler Balkanlar'ın sosyal ve kültürel hayatını dizayn etmiştir.

Balkanlar'a 'Baba'lık yapan gönül sultanlarıGünümüzde Balkanlar'da Alevi topluluklar ve Bektaşi tekkeleri varlıklarını hala korumaktadır. Sarı Saltık'ın dışında yine Yunanistan'da tekke ve türbesi bulunan Seyyit Ali Sultan bir diğer ismi Kızılderi Sultan yine Bektaşi geleneğinin karizmatik isimlerinden biridir. Bir gazi eren, alperen olarak da anılan Seyit Ali Sultan, Yıldırım Beyazıt döneminde Rumeli'de bir halk önderi olarak faaliyet göstermiştir. Balkanlar'da Ehl-i Beyt düşüncesiyle beraber anılan bir diğer önemli tarihi isim de Otman Baba'dır. Otman Baba da 15. yüzyılda yaşamıştır. Yaşamı süresince başta Balkanlar olmak üzere Anadolu'da da çalışmalar gösteren Otman Baba'nın bugünkü Bulgaristan toprakları ana faaliyet sahasıdır. Otman Baba dönemin padişahı Fatih Sultan Mehmet ile de görüşecek kadar aktif bir Türkmen dervişidir. Yine Otman Baba'nın halifeleri olan Akyazılı Sultan ve Demir Baba da Balkan Ehl-i Beyt tarihinin önemli temsilcilerindendir. Osmanlı'nın fetih hareketlerine katılan bir takım Ehl-i Beyt dervişleri Balkan topraklarında kalmışlardır. O günden bugüne bu dervişlerin türbeleri hala ziyaret edilir ve saygınlık görür. Bunlar Macaristan Budin'de yatan Gül Baba ile Romanya'nın Ulubey bucağında yatan Sümbül Dede'dir. İkisi de aynı soydan gelip seyyittirler. Recep Şahin Hocamız ve Muharrem Bayraktar kadar şiire, şiir okumaya kabiliyetim olmasa da yine ben Balkan coğrafyasının yetiştirdiği ve bugün hala şiirleriyle mısralarıyla var olan Ehl-i Beyt şairlerinden Yeminî'den kısa bir dörtlük okumak istiyorum:"Lameliften arşa pervaz eyledimKaafunundan başıma taç eyledimBeyti mamur içe mesken tutalıEy Yeminî günde bir hacc eyledim."

Bu arada Viranî Baba'dan bir cümleyle bahsetmem gerekiyor. Viranî Baba Balım Sultan'dan el almış ve bir süre de Necef-i Eşref'te İmam Ali türbesine türbedarlık yapma şerefine nail olmuş önemli bir derviş ve de şairdir. Onun bir şiirini okumak istiyorum:

"İstemem alemde gayrı meyvayıTadına doyulmaz balımdır Aliİstemem verseler türlü eşyayıKokmazam sümbülü gülümdür Ali

Alimdir kadehim Alimdir şişeAlim sahralarda morlu menekşeAlim dolu yedi iklim dört köşeAlim saki kevser dolumdur Ali.

Ali Muhammed Bakırdır tendeki canımCaferüssadıktır dinim imanım Musayı Kazımdır derde dermanım varlığım kalmadı malımdır Ali.

Hasanül asaker malüdür aşan Yokladım talimim falımdır aliMuhammed Mehdidir sahibüz zaman 12 İmama kul oldum eman."

Bu sempozyumla tarih yazılmıştırTabii burada öncelikle şunu ifade etmek istiyorum. Belki de her insanın hani söylemek istediği ifade etmek istediği ama ifade edemediği bir duygu vardır ya işte ben onu ifade etmeye çalışacağım. Balkanlar'da Ehl-i Beyt konusunu araştırırken tabii Bektaşiliğin bir geleneği vardır, "nasip olmak" diye? Ben bugün tarihin yazıldığını düşündüğüm bu mecliste, bu toplantıda, şu koltukta oturuyor olmanın bile dünya hayatında alınabilecek en büyük nasip olduğunu düşünüyorum ve inanın başından beri bu duyguyla, bu duygu yoğunluğuyla konuşmaya çalıştım. Bir de sizlere şunu hatırlatmak istiyorum: Bir tarihçi hassasiyetiyle şu an kendi oturduğum koltuktan bahsettim. Peki sizler şu an oturduğunuz koltuğun, izlediğiniz toplantının, konuşulan şeylerin ve yaşanılan tarihi anın farkında mısınız? Hiç mübalağa yapmadan ifade ediyorum ve buna bütün gönlümle iman ettiğim için çok da rahat ifade ediyorum: Şu anda tarihin yazıldığı bir günde bulunuyoruz. Bakın bir tren hayal edin, bu trenin vagonlarında tüm İslam dünyası ve hatta tüm insanlığın olduğunu düşünün ve bütün bu sürecin mimarı Prof. Dr. Haydar Baş Bey rayların makasını değiştiriyor? Şu anda tarihi bir makas değişikliği süreciyle karşı karşıyayız.Haydar Baş Bey rayların makasını ışığa doğru çeviriyor. Eğer Haydar Baş Bey olmasaydı, biz bugün o trenin gideceği rotayı çok iyi biliyoruz. Daha doğrusu şu anda çok iyi biliyoruz. Bugüne kadar Ehl-i Beyt ile ilgili uygulanan o sansürün bizleri nasıl etkilediğini, Hz. Ali'yi, Hz. Fâtıma'yı, Hz. Hasan'ı, Hz. Hüseyin'i tamam seviyoruz, biliyoruz, sayıyoruz ama Haydar Baş Bey'in açtığı pencereden sonra daha farklı bakmıyor muyuz ve bugüne kadar nasıl bu önemli nasipten mahrum kaldığımız gerçeğiyle yüz yüze gelmedik mi?Ben inanın şu anda bu duyguları yaşıyorum. Haydar Baş Bey'in Ehl-i Beyt eserlerinin önsözünde yer alan bir hadis var: "Benim Ehl-i Beyt'imin sizin içinizdeki misali, Nuh'un kavmi içerisinde Nuh'un gemisi gibidir. Kim gemiye binerse necat bulur, kim binmez ise helak olur." Ben son cümle olarak bizleri helak olma tehlikesinden kurtarıp kurtuluş gemisine bindiren Prof. Dr. Haydar Baş Bey'e tüm gönlümle, tüm imanımla teşekkür ediyorum.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
Trump ve Federal Reserve
Ekonomik politikalar üzerine çatışma
ABD'nin 50 eyaletinde yüz binler Trump’a karşı sokağa çıktı
‘Bizim adımıza dünyada düşmanlar ediniyor’
İstanbul için uyarı
Pazartesi başlıyor
ABD Başkanı Trump'ın politikaları Londra'da protesto edildi
7 günde 62 kişi hayatını kaybetti
Bayram tatilindeki trafik kazalarında son bilanço
Özellikle genç avukatlar zorda
Türkiye'de avukat enflasyonu yaşıyor
Katliam üstüne katliam
Gazze'de katmerli soykırım
"Eşit şartlarda müzakereye hazırız"
İran'dan ABD'ye zeytin dalı
Trump'ın tarifeleri etkiledi
Altın fiyatlarında sert düşüş
BYD'nin U9'una dikkat!
En son model otomobiller fuarda görücüye çıktı
Sarıkamışlı Doğan'dan 9 yıldır haber yok
Acılı anne: 'Oğlumu PKK kaçırdı'
Pendik'te trafik faciası
Otomobil, tırın dorsesinin altına girdi: 4 ölü
İşte sağlıklı insanların da dikkate alması gereken 10 kritik öneri
Kanser hastaları nasıl beslenmeli?
Türkiye bir numaralı tehdit!
Yunanistan savunmaya 25 milyar Euro ayıracak
Barış bir yana savaş şiddetleniyor
Rusya, Ukrayna'da katliam yaptı
Trump ve Federal Reserve
Ekonomik politikalar üzerine çatışma
ABD'nin 50 eyaletinde yüz binler Trump’a karşı sokağa çıktı
‘Bizim adımıza dünyada düşmanlar ediniyor’
İstanbul için uyarı
Pazartesi başlıyor
ABD Başkanı Trump'ın politikaları Londra'da protesto edildi
7 günde 62 kişi hayatını kaybetti
Bayram tatilindeki trafik kazalarında son bilanço
Özellikle genç avukatlar zorda
Türkiye'de avukat enflasyonu yaşıyor
Katliam üstüne katliam
Gazze'de katmerli soykırım
"Eşit şartlarda müzakereye hazırız"
İran'dan ABD'ye zeytin dalı
Trump'ın tarifeleri etkiledi
Altın fiyatlarında sert düşüş
BYD'nin U9'una dikkat!
En son model otomobiller fuarda görücüye çıktı
Sarıkamışlı Doğan'dan 9 yıldır haber yok
Acılı anne: 'Oğlumu PKK kaçırdı'
Pendik'te trafik faciası
Otomobil, tırın dorsesinin altına girdi: 4 ölü
İşte sağlıklı insanların da dikkate alması gereken 10 kritik öneri
Kanser hastaları nasıl beslenmeli?
Türkiye bir numaralı tehdit!
Yunanistan savunmaya 25 milyar Euro ayıracak
Barış bir yana savaş şiddetleniyor
Rusya, Ukrayna'da katliam yaptı
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.