Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Avrupa'da yükselmekte olan ırkçılıktan ciddi bir şekilde kaygı duyduklarını söyledi Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Hollanda Dışişleri Bakanı Uri Rosenthal ile Türkiye-Hollanda Konferansı dördüncü toplantısı kapsamında Dışişleri Bakanlığı'nda ortak basın toplantısı düzenledi. Davutoğlu, Hollanda'da 400 bin Türk vatandaşı olduğunu ve bu sayının 300 bininin Hollanda vatandaşı olmasının sevindirici olduğunu söyledi. Hollanda parlamentosunda 5 Türk kökenli milletvekili olduğunu kaydeden Davutoğlu, "Ancak, Avrupa'da yükselen ırkçılıktan ciddi şekilde kaygı duyuyoruz. Birlikte göç ve entegrasyon meselelerini ele almak ve Avrupa'da yabancı düşmanlığının artmasıyla Avrupa değerlerine zarar vermesinin önüne geçmesini engellemeliyiz. Oradaki vatandaşlarımızın Türkçeyi öğrenme hakları, kültürel haklarını sürdürebilme yönünde yapılabilecek çalışmalar konusunu kendisiyle son derece samimi bir şekilde ele aldık" dedi. Türkiye ile Hollanda arasında enerji konusunda büyük bir potansiyel olduğunu da vurgulayan Davutoğlu, terörle mücadele konusunda da hem Türkiye'nin karşı karşıya olduğu terör sorunu hem de küresel terör konusunda birlikte tavır alma kararına vardıklarını dile getirdi. İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin "mükemmel" seyrettiğini belirten Davutoğlu, Hollanda'nın Türkiye'deki en büyük dış yatırımcı ülke olduğunu ve 1894 Hollanda firmasının Türkiye'de faaliyet gösterdiğini ifade etti. Görüşmede, konsolosluk ve vize konularını da ele aldıklarını ifade eden Davutoğlu, AB ile yürütülen vize muafiyeti konusunda Hollandalı mevkidaşını bilgilendirdiğini ve destek talep ettiğini kaydederek, Hollanda'nın AB konusunda verdiği desteğe müteşekkir olduklarını kaydetti. Konuk Bakan Uri Rosenthal da konuşmasına, Türkiye'nin misafirperverliğini överek başladı. Türkiye'nin meşhur misafirperverliği konusundaki duyduklarının doğru olduğunu gördüğünü ifade eden Rosenthal, Türkiye'nin komşu ülkelerle "sıfır problem" politikasını da memnuniyetle karşıladığını dile getirdi. AB'ye tam üyelik konusunda Hollanda olarak bütün aday üyeler için "katı ve adil" bir politikayı benimsediklerini dile getiren Rosenthal, "Biz bütün aday ülkelerin aynı kriterler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini başından beri savunuyoruz. Yani katı ve adil bir değerlendirme yapılmalı ve vize konuları bu çerçevede değerlendirilmeli" diye konuştu.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.