logo
05 ŞUBAT 2026

Avrupa çöküşten asla kurtulamaz

50 Euro'nun üzerinde bir kapı fotoğrafı vardır. O kapı Notre Dame Kilisesi'nin kapısıdır. AB, bize diyor ki, burada olabilmeniz için Notre Dame'ın kapısından geçmeniz lazım

30.11.2020 00:10:00
Avrupa çöküşten asla kurtulamaz
Avrupa çöküşten asla kurtulamaz
Biz 30 küsur yıldan beri değişik vesilelerle Avrupa Birliği'nin mahiyetini ortaya koymaya çalıştık. Ve sadece bununla da kalmadık AB'nin akıbetiyle de ilgili olarak bazı tespitlerde bulunduk. Ne hazin tecellidir ki, yaptığımız bu tespitler gereken karşılığı görmedi.
 
Ülkeyi yönetenler yapılan ikazlardan gerekli dersi çıkarmadı ve ülkemizi boyunduruğu altına alan anlaşmaların altına imzalar atıldı. Bu imzalar ülkeyi derin bir vesayet altına alırken, millet başta ekonomik olarak, ailevi olarak, sosyal olarak, kültürel olarak vs. çok şey kaybetti.
 
Buna rağmen, bu konudaki ısrarı anlamak mümkün değildir. Bu ısrar öyle boyutlara getirildi ki AB'nin temelini oluşturan prensipler de yok farzedilmeye başlandı. İşte size çarpıcı bir örnek. Bir süre önce bu memleketin camilerinde "AB'nin Hıristiyan kulübü olmadığına" dair hutbeler okundu. Halbuki Avrupa Birliği bayrağında 12 yıldız bulunmaktadır. Bu 12 yıldız Hz. İsa'nın havarilerini temsil eder.
 
Euro, AB'nin inanç sembolüdür
 

 
AB'nin parası olan Euro'ya bakmak dahi yeterli aslında. 50 Euro'nun üzerinde bir kapı fotoğrafı vardır. O kapı Notre Dame Kilisesi'nin kapısıdır. AB, bize diyor ki, burada olabilmeniz için Notre Dame'ın kapısından geçmeniz lazım.
 
Şimdi şu soruyu soralım kendimize: AB bir Hıristiyan kulübü müdür, değil midir? AB diyor ki, Euro'yu taşıyarak bu kapıyı cebinde ve gönlünde gezdireceksin; birliğe girmek istiyorsan da bu kapıdan geçeceksin!
 
İşin bir başka cephesi de, geçmişte AB'ye hıristiyan kulübü diyenlerin bugün ülkeyi AB'ye sokmak için camilere kadar el uzatmasıdır.
 
 
Sürekli kilise restore ediliyor
 

 
Bir diğer önemli husus da AB uyum sürecinde yapılan çalışmalardır. Bunlardan en önemlisi hummalı kilise restorasyon faaliyetleri...
 
Kamuoyuna yansıyan ve yansımayan haberlere göre, bir sürü kilise büyük paralar harcanarak restore edilmektedir. Bu kiliselerden bazıları vatanımız üzerinde hesabı olanlar açısından sembolik değer taşımaktadır.
 
 Van'daki Akdamar Kilisesi bunlardan bir tanesidir. Bu kilisenin Ermeniler açısından anlamı ortadadır. Maalesef kilise büyük paralar harcanarak ve üstelik devlet töreniyle açılmıştır.
 
Batının soykırımdan kastettiği
 

 
İşin vahim tarafı, biz Ermenistan'a yaranmak için kiliseler onarırken, Ermenilerin, stratejik müttefik olarak kabul ettiğimiz ABD'nin ve bizi içlerine kabul etsinler diye kapılarını aşındırdığımız ve taviz üstüne taviz verdiğimiz AB'ye bağlı ülkelerin sözde soykırım konusundaki tutumlarıdır. Parlamentolarında 'Türkler soykırım yapmıştır' yalanını geçiren ülkeler siyasilerin 'dost' diye tanımladığı ülkelerdir.

Aslında batının soykırım dediği şey, Anadolu'da yaşayan gayrimüslim grupların Türk–İslam medeniyetine hayran kalarak Müslüman olmasıdır. Osmanlı soykırım yapmak isteseydi, bunu en zor günlerinde değil, en güçlü döneminde yapardı.
 
Onların soykırım olarak adlandırdığı olayın arka planı başka. Topraklarımız üzerinde yaşayan insanların isteyerek Müslüman ve Türk olması gerçeğidir bu. Batının soykırım dediği budur. 1915 yılları, imparatorluğun çöküş yıllarıdır. Eğer bu milletin böyle bir derdi olsaydı, bunu böyle zayıf düştüğü bir zamana mı bırakırdı?
 
Avrupa çökmeye mahkum
 

 
Biz yıllar önce AB'nin çökeceğini söylediğimizde bazıları istihza ile gülmüştü. Ama bugün gelinen nokta bizi haklı çıkarmıştır. Kaynakları tükenen, nüfusu yaşlanan ve para basamayan Avrupa Birliği dağılacak, bu dağılma AB için bir kaderdir.
  
Ortak para birimi Euro'ya geçiş tek devlet olma hayali kuran Avrupa Birliği'nin sonunu getiriyor. Gayri safi milli hâsılasının karşılığı olarak kendi milli parasını basamayan birlik ülkeleri, ardı ardına büyük bir sıkıntıya girdi. Buna bir de küresel ekonomik kriz eklenince
ülkeler tek tek iflas noktasına geldi. İzlanda'nın ardından şimdi de Yunanistan, İspanya, Portekiz ve İrlanda çok ağır bir ekonomik krizle karşı karşıya.
 
Üstelik yakında bu listeye birçok ülkenin daha ekleneceği belirtiliyor. Durum bu kadar ciddi olunca da Amerika'dan Asya'ya tüm ekonomistler ve analistler AB çöküyor mu sorusunu tartışmaya başladı.
 
Avrupa tabir–i caizse patır patır dökülmeye başladı. Aynı zamanda Avrupa'da gençlik diye bir şey kalmadı. Bir coğrafyası var ama bazı ülkelerinki tarıma müsait, bazılarınki değil.
 
Batı dünyasında insanlar ya patrondur veya işçidir. Bu ikisinin arasında bir sınıf batıda yoktur. Eğer şirketler batarsa işçiler açıkta kalacak. Bankaları da çökmeye başladı. Böyle bir birliğin ila nihaye devam etmesi mümkün değildir. Küresel kriz baş gösterdiği zaman dört Avrupa ülkesinin liderleri bir araya geldiler. Almanya Başbakanı Merkel bu toplantıda, "Herkes kendi başının çaresine baksın. Her koyun kendi bacağından asılır" dedi.
 
Yıllar önce 'Ekonomik şartları oluşturmadan gerçekleştirilen bu şekildeki birliktelik Avrupa'nın yıkılışına sebep olacaktır' demiştik. Öngördüğümüz şekilde de gerçekleşti.
 
Çöken Avrupa Birliği'nin elinde Türkiye oyuncak
 

 
Manzara böyleyken siyasilerimizin AB ısrarı daha da anlaşılmaz hale geliyor. Avrupa Birliği dağılıyor, siyasilerimiz Avrupa Birliği'nden gelen talimatlara göre ülkeyi idare ediyorlar.
 
Halbuki birliğin kuruluş amacı ve geldiği durum itibariyle ülkemize zarardan başka verecek bir şeyi yoktur. Ayrıca milli mücadele vermiş bir ülkenin tehdit algılamasının getirildiği durum da içler acısıdır. Ülkemizin menfaatleri açısından 'dost' tanımının doğru
yapılması gerekir. Türkiye'nin hukukunun bir devletle iyi olması için, o devletin Türkiye coğrafyası üzerinde hesabının olmaması gerekir.
 
Bunlar kimlerdir? Uzakdoğu'da, Hindistan, Tayland, Tayvan, Kore, vs. Niye bunları sayıyorum. Bu ülkelerin bizim ülkemiz üzerinde şu ana kadar hesabı olduklarını duymadık. Peki aynı şeyi Avrupa için söyleyebilir miyiz? Hayır, söyleyemeyiz. Hem toplu halde, hem de teker teker ülkemiz üzerinde hesapları var.
 
Sözün özü; yaşananlar bize her şeyi apaçık gösteriyor. Her ne kadar bizden gizlenmeye çalışılsa da, ülkesine samimi duygularla bağlı gerçek vatan evlatları bunları görüyor. Fakat bunları görmek, tespit etmek yetmez. Eğer gerekli tedbirler alınmaz, ülkeyi bölüp parçalayan siyasi anlayışlar yerine milli politikaları ihdas edecek kadrolar sorumluluk almazsa, yeniden bir milli mücadele ortamıyla karşı karşıya kalabiliriz.
 
Burada, milletimize tarihi bir görev düşmektedir. Oy avcılarına vatan menfaatlerini feda etmek yüce milletimizin karakterine uygun düşmez. Artık ayıkmanın zamanıdır. Gereken kuvvet ve hassasiyet milletimizin sahip olduğu değerlerde meknuzdur. (Prof. Dr. Haydar Baş İcmal Dergisi Mayıs 2010)
 
Hazırlayan; AknAydn

Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı

Siyasetçi Emin Şirin, "bu meclis teşekkül ederken AK Parti ve MHP bugün yaptıklarının tam tersini söylediler. CHP de bugün yaptıklarının tersini söyleyerek bu meclise girdi" dedi 

05.02.2026 00:49:00
Ahmet Turan Yiğit
Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı
Muhalefet Erdoğan'ın seçim kampanyasına katkı veriyor! Siyasetçi Emin Şirin açıkladı
Siyasetçi Emin Şirin, "Sayın Özgür Özel ve bugünkü CHP bu sürecin tam bir parçası ve katiyen bu rolün dışına çıkma temayülü içinde değil. Bizler şu görüşü savunduk. dedik ki, "Bugünkü meclisin hukuken bu konuları tartışma hakkı olsa da siyaseten bu hakkı yoktur. Zira bu meclis teşekkül ederken AK Parti ve MHP bugün yaptıklarının tam tersini söylediler. CHP de bugün yaptıklarının tersini söyleyerek bu meclise girdi. Şimdi bu çerçevede bir seçim yenilenmeden ve bu seçim yenilendikten sonra birçok yeni partiler yeni güçleriyle bu mecliste yer almadan bu konuların tartışılmaması lazım. Çünkü bu Türkiye'nin önümüzdeki 50 senesini etkileyebilecek seviyedeki çok büyük tartışmalar, çok büyük konular. Onun için CHP'nin ne yapması lazımdı? Erken seçimi zorlaması lazımdı" şeklinde konuştu.

Siyasetçi Emin Şirin'in konuşmasını izleyin:

Melih Gökçek'in uykularını kaçıracak haber! Can Uğur anlattı

Ankara siyasetini yakından ilgilendiren çok kritik bir gelişmeler yaşanıyor

05.02.2026 00:10:00
Ahmet Turan Yiğit
Melih Gökçek'in uykularını kaçıracak haber! Can Uğur anlattı
Melih Gökçek'in uykularını kaçıracak haber! Can Uğur anlattı
Ankara siyasetini yakından ilgilendiren çok kritik bir gelişmeler yaşanıyor.
Gazeteci Can Uğur, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında verilen Danıştay kararının oy birliğiyle alınmasını ve doğurabileceği hukuki sonuçları değerlendirdi.
Can Uğur, "Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin hukuk müşaviri yani Melih Gökçek sonrası Ankara Belediyesi'in hukuk müşaviri yetkilileri tarafından dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olması sebebiyle Melih Gökçek'le ilgili şöyle bir iddia vardı. Dava şuydu. Dönemin belediye başkanı Melih Gökçek işte belediye başkanı sıfatıyla vermiş olduğu ihaleler ve onunla ilgili imar ihaleleri üzerinden çok ciddi bir rant sağladı ve bu rantla birlikte kamu kaynaklarını kullandı ve kamuyu zarara uğrattı. Bununla birlikte bu kaynakların da FETÖ terör örgütü üyeleri tarafından kullanıldığı onlarla birlikte bu kaynakların rant ilişkisi ve rant ağı çerçevesinde zarara uğratıldığı yönünde bir davası vardı. Şimdi bununla ilgili olarak karar verildi" dedi.

Gazeteci Can Uğur'un konuşmasını izleyin:

Balıkesir'deki yağışlar barajlara can oldu

Balıkesir'de içme ve kullanma suyu temininde büyük öneme sahip olan Gönen-Yenice ve İkizcetepeler barajlarındaki su doluluk oranları, etkili olan kar ve sağanak yağışlarla birlikte artış göstermeye devam ediyor

04.02.2026 17:53:00 / Güncelleme: 04.02.2026 17:55:32
İHA
Balıkesir'deki yağışlar barajlara can oldu
Balıkesir'deki yağışlar barajlara can oldu
Bölgede yaşanan yoğun yağışlar sonrası yapılan ölçümlerde, Gönen Barajı'nda doluluk oranı yüzde 90,22, İkizcetepeler Barajı'nda ise yüzde 16,77 olarak kaydedildi. Özellikle Balıkesir il merkezini besleyen barajlardaki artış, su kaynakları açısından umut verici olarak değerlendirildi.

Etkili sağanak yağışların ardından Gönen-Yenice Barajı'nın doluluk oranı kısa sürede yüzde 100 seviyesine ulaştı. Baraj güvenliğinin sağlanması ve muhtemel risklerin önüne geçilmesi amacıyla kontrollü su salımı gerçekleştirildi.

Geçtiğimiz aylarda yaşanan kuraklık nedeniyle su seviyesi yüzde 7'lere kadar gerileyen İkizcetepeler Barajı'nda ise son yağışlarla birlikte belirgin bir yükseliş yaşandı. Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) tarafından paylaşılan verilere göre, Devlet Su İşleri (DSİ) ölçümleri sonucunda barajdaki doluluk oranı kritik seviyelerin üzerine çıkarak yüzde 16,77 seviyesine ulaştı.



Yetkililer, Balıkesir il merkezinde etkili olan sağanak yağışlar ile birlikte kırsal mahallelerde görülen yoğun kar yağışlarının barajlardaki su seviyesinin yükselmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Zaman zaman il merkezinde su kesintilerine kadar varan sürecin, artan yağışlarla birlikte geçici de olsa rahatlama sağladığı belirtilirken, önümüzdeki bahar aylarında beklenen yağışlarla su doluluk oranlarının daha da artması öngörülüyor.

Gönen Barajı'ndaki yükselen su seviyesi, bölgedeki tarım kesimini de sevindirdi. Özellikle çeltik üreticileri, yaz sezonu öncesinde barajın doluluk oranının artmasını olumlu karşıladı. Yağışların, ekim döneminde yaşanabilecek su sıkıntılarını bir nebze olsun azaltacağı ifade edildi.



Yetkililerden alınan bilgilere göre, Gönen Baraj Gölü ile birlikte Kumköy Regülatörü'ne gelen su da kontrollü şekilde tahliye ediliyor. Ilıcaoba altı Gönen Barajı regülatöründe bulunan 6 kapaktan 5'inin açıldığı, suyun kontrollü olarak bırakıldığı bildirildi.

Öte yandan, artan su seviyesi nedeniyle Gönen Çayı taştı. Gönen merkezde çay çevresinde bulunan bazı bahçeler sular altında kalırken, taşkın riski bulunan dere yatakları ve alçak kesimler için belediye ve ilgili kurumlar tarafından uyarılar yapıldı.

Yetkililer, özellikle kırsal alanlarda ve dere yataklarına yakın bölgelerde yaşayan vatandaşların dikkatli olmaları gerektiğini vurgularken, su baskını ve taşkın riskine karşı gerekli önlemlerin alındığını ifade etti. Kontrollü su salımının, baraj güvenliğinin sağlanması ve muhtemel büyük taşkınların önlenmesi amacıyla sürdürüleceği belirtildi.

Kayıp genç kızdan acı haber

Nevşehir'de dün akşam saatlerinden itibaren kendisinden haber alınamayan 19 yaşındaki genç kızın cansız bedenine ulaşıldı

04.02.2026 17:13:00
İHA
Kayıp genç kızdan acı haber
Kayıp genç kızdan acı haber
Edinilen bilgilere göre, 19 yaşındaki Sümeyye Satılmış dün saat 17.00 sıralarında Kayaşehir ve Kahveci Dağı çevresindeyken yakınları ile görüntülü görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmenin ardından genç kızdan bir daha haber alamayan yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirerek yardım talebinde bulundu. İhbar üzerine harekete geçen polis ekipleri, Sümeyye Satılmış'ı bulmak için gece saatlerinde başlatılan geniş çaplı arama sabah saatlerinde de devam etti.

Ekipler bölgede hem yaya hem de dron destekli arama yaptı. Ayrıca çevrede bulunan güvenlik ve KGYS kameralarını inceleyen ekipler, kızın dün akşam saatlerinde Kahveci Dağı eteklerinde gezdiği görüntüye ulaştı. Bölgede çalışmalarını sıklaştıran ekipler, genç kızın cansız bedenine ulaştı. Satılmış'ın yüksekten düşerek yaşamını yitirdiği öğrenilirken, kesin ölüm nedeni yapılacak otopsinin ardından tespit edilecek.

Öte yandan, olay yerinde geniş güvenlik önlemi alan polis ekipleri de inceleme yaptı. Satılmış'ın cansız bedeni yapılan incelemenin ardından morga kaldırıldı.

Dedesinin ifadesi ortaya çıktı

Ayrıca, Nevşehir'de yalnız yaşayan Sümeyye Satılmış'ın dedesinin karakolda verdiği ifade de ortaya çıktı. Dede M.Y.'nin verdiği ifadede, "İkametinde tek başına yaşamaktadır. Anne ve babası Nevşehir merkezde değildir. Torunum dün 10.20'de aradı ve rutin bir şekilde konuştuk. Bana işten geldiğini ve yatacağını söyledi. Sonrasında konuşmayı sonlandırdık. Sümeyye'nin annesi F., beni saat 18.00'de aradı. Sümeyye'den haber alamadığını, evini dağıttığını ve kendisine ulaşamadığını söyledi. Bende bu nedenle Sümeyye'nin ikametine gittim. İkamete gittiğimde ikamet dağınık durumdaydı. Kızım ile konuyu konuştum ve sonrasında Sümeyye'ye ulaşmaya çalıştım. Fakat ulaşamadım" dedi.

30'uncu kattan düşen çocuk hayatını kaybetti

İstanbul Sarıyer'de lüks bir sitede bulunan binanın 30'uncu katından düşen 12 yaşındaki çocuk yaşamını yitirdi

04.02.2026 14:07:00
İhlas Haber Ajansı
30'uncu kattan düşen çocuk hayatını kaybetti
30'uncu kattan düşen çocuk hayatını kaybetti
Olay, 1 Şubat Pazar günü saat 23.00 sıralarında Ayazağa Mahallesi'nde bulunan Ağaoğlu My Home Maslak'ta meydana geldi. İddialara göre, Fikret Ömer Akıncı (12), akşam saatlerinde yaşadığı binanın 30'uncu katındaki dairede balkona çıktı.

Akıncı, henüz bilinmeyen bir nedenle balkondan aşağıya düştü. Yere düşen çocuğu gören vatandaşlar durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.

Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Fikret Ömer Akıncı'nın hayatını kaybettiğini belirledi. Evde bulunan anne, çocuğunun evin mutfak bölümündeki balkondan sarktığını ve düştüğünü, herhangi bir hastalığının bulunmadığını ve psikolojik ilaç kullanmadığını ifade etti.

Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından Akıncı'nın cansız bedeni, Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.