Yunanistan'daki iktidar partisi PASOK'un genel başkanlığına seçilen eski Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu, iktidara geldiğinde Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) tam üye olması için çalışacağını söyledi.
Papandreu, Türkiye'nin AB'ye üye olabilmesi için daha demokratik bir ülke haline gelmesi gerektiğini sözlerine ekledi. İtalya'nın haftalık haber dergilerinden Panorama'ya özel demeç veren Papandreu, Türkiye'nin en kısa sürede AB'ye tam üye olması gerektiğini belirterek, "Bana göre bu, artık geri dönüşü olmayan bir sürece dönüşmüştür. Sadece Atina için değil, Avrupa için de böyle" dedi.
Papandreu, kendilerini Türkiye'ye bu denli yakın ilgi göstermeye iten süreci ve gerekçeleri ise şu cümlelerle özetledi: "Bizler ile Türkiye arasında üstü örtülü bir savaş vardı. Bunu çözümlemek, Avrupa'nın güvenliğini daha da artırmak anlamına gelecekti. Ayrıca, bizde olduğu gibi, silaha daha az para ayırmayı, kaynakları başka inisiyatifler için kullanmayı mümkün kılacaktı." Papandreu, Kıbrıs sorununun çözümü için gayret gösteren kişilerden biri olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben 1952'de doğduğumda dünya demir perdeyle bölünmüştü. Bu bölünme, daha sonra Berlin Duvarı ile perçinlenecekti.
Papandreu, Türkiye'nin AB'ye üye olabilmesi için daha demokratik bir ülke haline gelmesi gerektiğini sözlerine ekledi. İtalya'nın haftalık haber dergilerinden Panorama'ya özel demeç veren Papandreu, Türkiye'nin en kısa sürede AB'ye tam üye olması gerektiğini belirterek, "Bana göre bu, artık geri dönüşü olmayan bir sürece dönüşmüştür. Sadece Atina için değil, Avrupa için de böyle" dedi.
Papandreu, kendilerini Türkiye'ye bu denli yakın ilgi göstermeye iten süreci ve gerekçeleri ise şu cümlelerle özetledi: "Bizler ile Türkiye arasında üstü örtülü bir savaş vardı. Bunu çözümlemek, Avrupa'nın güvenliğini daha da artırmak anlamına gelecekti. Ayrıca, bizde olduğu gibi, silaha daha az para ayırmayı, kaynakları başka inisiyatifler için kullanmayı mümkün kılacaktı." Papandreu, Kıbrıs sorununun çözümü için gayret gösteren kişilerden biri olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben 1952'de doğduğumda dünya demir perdeyle bölünmüştü. Bu bölünme, daha sonra Berlin Duvarı ile perçinlenecekti.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.