SP, AKP, ANAP, DYP ve bağımsızlardan oluşan 111 milletvekili, "Ebedi Özgürlük Harekatı" kapsamında yurtdışına asker gönderme ve yabancı askeri kuvvetlerin Türkiye'de bulunması konusunda hükümete yetki veren TBMM kararının iptali ve yürürlüğün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açtı.
SP Grup Başkanvekilleri Yasin Hatiboğlu, Veysel Candan ve Milletvekilleri Şeref Malkoç ile Mustafa Kamalak, 15 sayfadan oluşan iptal başvurusunu Anayasa Mahkemesi Genel Sekreteri Sadi Büyükeren'e verdi.
Daha sonra iptal başvurusuna ilişkin açıklamalarda bulunan SP Grup Başkanvekili Yasin Hatiboğlu, hükümetin, "basiretsiz, beceriksiz ve perişan" halde olduğunu savundu.
Karar Anayasa'ya aykırı
Anayasa Mahkemesi'ne, sadece yasaların, kanun hükmünde kararnamelerin ve içtüzük değişikliklerinin iptali istemiyle başvurulmadığını kaydeden Hatiboğlu, şöyle konuştu:
"TBMM'nin 10 Ekim 2001 tarihli kararı, yeni bir içtüzük ihdası niteliğindedir, bunlar da dava edilebilir. Bu karar, Anayasa'nın 6., 87., 92., 104. ve dolaylı olarak da 117. maddesine aykırıdır. İçtüzük hükmünün ihlali niteliğindedir. Bu da içtüzüğün 129. ve 130. maddesine aykırıdır. TBMM'nin kararı ile yeni bir içtüzük ihdası yoluna gidilmiştir."
Hatiboğlu, bu kararın Anayasa'ya da aykırı olduğunu ileri sürerek, parlamenter demokrasilerde gerçek karar verenin millet olduğunu söyledi. Hatiboğlu, "Bu karara, millet de karşıdır. Milletin yüzde 81'i, savaşmak üzere asker gönderilmesini istememektedir. Siyasi iktidar, parlamento çoğunluğunu yanına alarak, böyle bir karar çıkarmıştır" dedi.
İptal davası
Başvuru dilekçesi, 111 milletvekilinin imzasını taşıyor ve 15 sayfadan oluşuyor. Başvuru dilekçesinde, 10 Ekim 2001 tarihli söz konusu TBMM kararının, içtüzük değişikliği niteliğinde olduğu ve Anayasa Mahkemesi'nin daha önce bu nitelikteki kararların da dava konusu edilebileceğine ilişkin kararlar verdiği belirtildi.
TBMM kararı ile içtüzüğün birçok bakımdan "eylemli" ve Anayasa'ya aykırı olarak değiştirildiği ileri sürülen başvuruda, TBMM'nin, Cumhurbaşkanı'nın yetkisini de ihlal ettiği öne sürüldü. TSK'nın yabancı ülkelere asker gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına izin verme yetkisinin "münhasır" bir yetki olduğu ve TBMM'nin bunu devir yetkisi bulunmadığı kaydedilen başvuruda, TBMM kararını uygulama yetkisinin, içtüzüğe göre Cumhurbaşkanı'na ait olduğu, ancak bu karar ile Cumhurbaşkanı'nın yetkisinin de hükümete verildiği savunuldu.
Hükümetin yetkisinin sınırları belirsiz
TBMM'nin yetkisinin hükümete süresiz olarak devredildiği ifade edilen başvuru dilekçesinde, hükümetin bu yetkisinin sınırlarının da belirsiz olduğu kaydedildi. Başvuruda, "Afganistan ile savaş halinde olan ABD'nin yanında yer almak üzere cepheye asker göndermenin, fiilen savaş ilan etmek olduğu" savunuldu. Anayasaya göre, savaş hali ilanına, Bakanlar Kurulu'nun istemi üzerine TBMM'nin karar vereceği, bu kararı da Cumhurbaşkanı'nın uygulayacağı hatırlatılan başvuruda, iptali istenilen TBMM kararının, Anayasa'nın 87. maddesine aykırı olduğu iddia edildi. Başvuru dilekçesinde, "Anayasa'ya aykırı olarak ihdas edilen eylemli içtüzük değişikliklerinin, anayasal yargı denetiminin dışında tutulması ve demokratik bir hukuk devletinde varlığını sürdürmesi düşünülemez" denildi. Başvurunun sonuç bölümünde, söz konusu kararın iptali istenirken, Türkiye için telafisi imkansız birçok zararların doğacağı açık olduğu gerekçesiyle yürürlüğünün durdurulması da istendi.
SP Grup Başkanvekilleri Yasin Hatiboğlu, Veysel Candan ve Milletvekilleri Şeref Malkoç ile Mustafa Kamalak, 15 sayfadan oluşan iptal başvurusunu Anayasa Mahkemesi Genel Sekreteri Sadi Büyükeren'e verdi.
Daha sonra iptal başvurusuna ilişkin açıklamalarda bulunan SP Grup Başkanvekili Yasin Hatiboğlu, hükümetin, "basiretsiz, beceriksiz ve perişan" halde olduğunu savundu.
Karar Anayasa'ya aykırı
Anayasa Mahkemesi'ne, sadece yasaların, kanun hükmünde kararnamelerin ve içtüzük değişikliklerinin iptali istemiyle başvurulmadığını kaydeden Hatiboğlu, şöyle konuştu:
"TBMM'nin 10 Ekim 2001 tarihli kararı, yeni bir içtüzük ihdası niteliğindedir, bunlar da dava edilebilir. Bu karar, Anayasa'nın 6., 87., 92., 104. ve dolaylı olarak da 117. maddesine aykırıdır. İçtüzük hükmünün ihlali niteliğindedir. Bu da içtüzüğün 129. ve 130. maddesine aykırıdır. TBMM'nin kararı ile yeni bir içtüzük ihdası yoluna gidilmiştir."
Hatiboğlu, bu kararın Anayasa'ya da aykırı olduğunu ileri sürerek, parlamenter demokrasilerde gerçek karar verenin millet olduğunu söyledi. Hatiboğlu, "Bu karara, millet de karşıdır. Milletin yüzde 81'i, savaşmak üzere asker gönderilmesini istememektedir. Siyasi iktidar, parlamento çoğunluğunu yanına alarak, böyle bir karar çıkarmıştır" dedi.
İptal davası
Başvuru dilekçesi, 111 milletvekilinin imzasını taşıyor ve 15 sayfadan oluşuyor. Başvuru dilekçesinde, 10 Ekim 2001 tarihli söz konusu TBMM kararının, içtüzük değişikliği niteliğinde olduğu ve Anayasa Mahkemesi'nin daha önce bu nitelikteki kararların da dava konusu edilebileceğine ilişkin kararlar verdiği belirtildi.
TBMM kararı ile içtüzüğün birçok bakımdan "eylemli" ve Anayasa'ya aykırı olarak değiştirildiği ileri sürülen başvuruda, TBMM'nin, Cumhurbaşkanı'nın yetkisini de ihlal ettiği öne sürüldü. TSK'nın yabancı ülkelere asker gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına izin verme yetkisinin "münhasır" bir yetki olduğu ve TBMM'nin bunu devir yetkisi bulunmadığı kaydedilen başvuruda, TBMM kararını uygulama yetkisinin, içtüzüğe göre Cumhurbaşkanı'na ait olduğu, ancak bu karar ile Cumhurbaşkanı'nın yetkisinin de hükümete verildiği savunuldu.
Hükümetin yetkisinin sınırları belirsiz
TBMM'nin yetkisinin hükümete süresiz olarak devredildiği ifade edilen başvuru dilekçesinde, hükümetin bu yetkisinin sınırlarının da belirsiz olduğu kaydedildi. Başvuruda, "Afganistan ile savaş halinde olan ABD'nin yanında yer almak üzere cepheye asker göndermenin, fiilen savaş ilan etmek olduğu" savunuldu. Anayasaya göre, savaş hali ilanına, Bakanlar Kurulu'nun istemi üzerine TBMM'nin karar vereceği, bu kararı da Cumhurbaşkanı'nın uygulayacağı hatırlatılan başvuruda, iptali istenilen TBMM kararının, Anayasa'nın 87. maddesine aykırı olduğu iddia edildi. Başvuru dilekçesinde, "Anayasa'ya aykırı olarak ihdas edilen eylemli içtüzük değişikliklerinin, anayasal yargı denetiminin dışında tutulması ve demokratik bir hukuk devletinde varlığını sürdürmesi düşünülemez" denildi. Başvurunun sonuç bölümünde, söz konusu kararın iptali istenirken, Türkiye için telafisi imkansız birçok zararların doğacağı açık olduğu gerekçesiyle yürürlüğünün durdurulması da istendi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.