Aşının erken başlaması önemli
Ülkemizde aşı denilince son günlerde gündemi en çok meşgul eden konulardan birisi de menenjit aşıları. Menenjit, yüzyıllardır çok ciddi ölüm ve sakatlık oranına sahip bakteriyel bir hastalık. Özel Meltem Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Erdeniz Çarıkçı menenjit aşıları ile ilgili önemli bilgiler verdi
04.02.2020 17:30:00





Çocukluk çağı hastalıklarının büyük bir çoğunluğunu şüphesiz ki bulaşıcı hastalıklar oluşturuyor. Bunları arasında bazıları var ki çok ciddi salgınlar, bebek ölümleri ve sakatlıklar ile sonuçlanabiliyor. Bugün tüm dünya genelinde her ülkede farklı sayı ve programlarla yürütülen çocuklarımızı bu ağır hasarlı bulaşıcı hastalıklarda korumak için onlarca aşı programı uygulanıyor. Yıllardır süregelen bu aşılama programları sayesinde artık dünya genelinde silmeyi başardığımız çiçek hastalığı gibi hastalıklar var.
Bebeklerin enfeksiyonlara karşı en büyük savunması, anne sütü ve aşılardır. Yeni doğmuş bebekler, annelerinden aldıkları antikorlarla hastalıklara karşı korunurlar. Ancak bu korunma, kısa bir süre sonra kaybolmaktadır. Diğer yandan, yenidoğanlar boğmaca gibi bazı hastalıklara karşı anneden geçen antikorlara da sahip değildir. Bebekler aşılanmazsa ve hastalığın mikrobu ile karşılaşırsa, vücudu hastalıkla savaşabilecek kadar güçlü olmayabilir. Aşılar bulunmadan önce pek çok bebek, günümüzde aşılarla korunabilen hastalıklar nedeniyle kaybedilmekteydi. Aynı organizmalar günümüzde de vardır, ancak bebekler aşılar sayesinde korunmaktadır.
Aşı bağışıklık sistemini güçlendirir

Özel Meltem Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Erdeniz Çarıkçı, "Aşılar, ölü veya zayıflatılmış mikroorganizma içeren ve enfeksiyon hastalıklarının tedavi ve korumasında kullanılan biyolojik ürünlerdir. Aşıların etki mekanizması, doğal hastalığa benzer, her ikisi de bağışıklık sistemini uyarır, vücuda girmiş olan mikrobu tanır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Hastalığı geçirme ve aşılanma arasındaki en önemli fark, aşılanma ile hastalığın geçirilmemesi ya da çok hafif atlatılmasıdır. Bu açıdan aşılanma, özellikle bulaşıcı hastalıklara karşı koruma önlemidir. Suçiçeği, hepatit A, hepatit B, menenjit, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, boğmaca, pnömokokal zatürre, çocuk felci, difteri, tetanoz, kuduz, meningokok, grip hastalıkları, aşılarla önlenebilmektedir" açıklamasında bulundu.
Aşıların koruyucu bir etki gösterebilmesi için uygun yaşlarda ve uygun aralıklarla yapılmasının şart olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Murat Erdeniz Çarıkçı şöyle konuştu:
Sinsi gelişiyor, hızlı ilerliyor
"Meningokok enfeksiyonunun en belirgin özelliği, sadece beyin zarı enfeksiyonu ile sınırlı kalmayıp kan yolu ile tüm vücuda yayılması, saatler içerisinde sepsis gelişmesidir. Meningokoksemi, sinsi gelişen bir enfeksiyondur. Ateş, burun akıntısı, halsizlik, boğaz ağrısı, bulantı ve grip benzeri bulgularla başlar. 8 saat gibi kısa bir süre içerisinde tablo kötüleşmeye başlar. Çocukta, bilinçte bozulma, tüm vücutta morluklar gözlenir ve hayati bulguları da bozulmaya başlar. Hızlı tanı konulup müdahale edilmemesi durumunda, ilk bulgular görülmeye başlandıktan en geç 24 saat sonra yoğun bakım ihtiyacı kaçınılmaz olur.
Meningokoksemi, günümüzde tüm dünyada ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. İstatistiklere göre her yıl tüm dünyada 500 bin yeni vaka görülüyor. Bu vakaların 50 bini yaşamını kaybederken, tüm tedavilere rağmen hastalık sonrası yaşayan kişilerde ise yüzde 10-20 oranında ciddi sakatlıklara yol açıyor.
Ülkemizde 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yüzde 9.5'inden meningoksik menenjiti sorumlu oluyor. Hastalık en sık koruyucu antikorlann henüz oluşmadığı 3 ay-1 yaş arasındaki çocuklarda görülür. İkinci artışı ise 15-17 yaş arası ergenlerde yapıyor. Dolayısıyla bu sinsi ve ölümcül hastalıktan çocuklarımızı korumamız gerekiyor."
OKAN EGESEL
Bebeklerin enfeksiyonlara karşı en büyük savunması, anne sütü ve aşılardır. Yeni doğmuş bebekler, annelerinden aldıkları antikorlarla hastalıklara karşı korunurlar. Ancak bu korunma, kısa bir süre sonra kaybolmaktadır. Diğer yandan, yenidoğanlar boğmaca gibi bazı hastalıklara karşı anneden geçen antikorlara da sahip değildir. Bebekler aşılanmazsa ve hastalığın mikrobu ile karşılaşırsa, vücudu hastalıkla savaşabilecek kadar güçlü olmayabilir. Aşılar bulunmadan önce pek çok bebek, günümüzde aşılarla korunabilen hastalıklar nedeniyle kaybedilmekteydi. Aynı organizmalar günümüzde de vardır, ancak bebekler aşılar sayesinde korunmaktadır.
Aşı bağışıklık sistemini güçlendirir

Özel Meltem Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Erdeniz Çarıkçı, "Aşılar, ölü veya zayıflatılmış mikroorganizma içeren ve enfeksiyon hastalıklarının tedavi ve korumasında kullanılan biyolojik ürünlerdir. Aşıların etki mekanizması, doğal hastalığa benzer, her ikisi de bağışıklık sistemini uyarır, vücuda girmiş olan mikrobu tanır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Hastalığı geçirme ve aşılanma arasındaki en önemli fark, aşılanma ile hastalığın geçirilmemesi ya da çok hafif atlatılmasıdır. Bu açıdan aşılanma, özellikle bulaşıcı hastalıklara karşı koruma önlemidir. Suçiçeği, hepatit A, hepatit B, menenjit, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, boğmaca, pnömokokal zatürre, çocuk felci, difteri, tetanoz, kuduz, meningokok, grip hastalıkları, aşılarla önlenebilmektedir" açıklamasında bulundu.
Aşıların koruyucu bir etki gösterebilmesi için uygun yaşlarda ve uygun aralıklarla yapılmasının şart olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Murat Erdeniz Çarıkçı şöyle konuştu:
Sinsi gelişiyor, hızlı ilerliyor
"Meningokok enfeksiyonunun en belirgin özelliği, sadece beyin zarı enfeksiyonu ile sınırlı kalmayıp kan yolu ile tüm vücuda yayılması, saatler içerisinde sepsis gelişmesidir. Meningokoksemi, sinsi gelişen bir enfeksiyondur. Ateş, burun akıntısı, halsizlik, boğaz ağrısı, bulantı ve grip benzeri bulgularla başlar. 8 saat gibi kısa bir süre içerisinde tablo kötüleşmeye başlar. Çocukta, bilinçte bozulma, tüm vücutta morluklar gözlenir ve hayati bulguları da bozulmaya başlar. Hızlı tanı konulup müdahale edilmemesi durumunda, ilk bulgular görülmeye başlandıktan en geç 24 saat sonra yoğun bakım ihtiyacı kaçınılmaz olur.
Meningokoksemi, günümüzde tüm dünyada ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. İstatistiklere göre her yıl tüm dünyada 500 bin yeni vaka görülüyor. Bu vakaların 50 bini yaşamını kaybederken, tüm tedavilere rağmen hastalık sonrası yaşayan kişilerde ise yüzde 10-20 oranında ciddi sakatlıklara yol açıyor.
Ülkemizde 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yüzde 9.5'inden meningoksik menenjiti sorumlu oluyor. Hastalık en sık koruyucu antikorlann henüz oluşmadığı 3 ay-1 yaş arasındaki çocuklarda görülür. İkinci artışı ise 15-17 yaş arası ergenlerde yapıyor. Dolayısıyla bu sinsi ve ölümcül hastalıktan çocuklarımızı korumamız gerekiyor."
OKAN EGESEL
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.