Arakan'da soykırım tescillendi
Birleşmiş Milletler Uluslararası Bağımsız Myanmar Soruşturma Misyonu, Myanmar'daki üst düzey askeri yöneticilerin Arakan'da yaptıkları nedeniyle soykırım suçundan yargılanması gerektiğini açıkladı. Yargılanacak isimler arasında Genelkurmay Başkanı Hlaing da yer alıyor ancak yargı sürecinin başlaması zor görünüyor
27.08.2018 00:00:00
RECEP BAHAR/DETAY HABER
Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 23 Mart 2017'de kurulan Uluslararası Myanmar Bağımsız Araştırma Misyonu, Myanmar ordusunun (Tatmadaw) Genelkurmay Başkanı Min Aung Hlaing'in de aralarında bulunduğu üst düzey ordu generallerinin Arakanlı Müslümanlara yaptığı soykırım nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) yargılanmasını istedi.
Soruşturma Misyonu'nun misyonunun yüzlerce kişiyle yüz yüze görüşerek hazırladığı rapor, BM'nin Myanmar'da yaşananalar hakkında bugüne kadarki en net ve sert çıkışı oldu.
Ordunun güvenlik tehditleri karşısında sürekli son derece orantısız cevaplar verdiğini belirten BM, yargılanması gerektiğini düşündüğü altı generalin ismini yayınladı. Çalışmalarına 2017'de başlanan raporda sorumluların Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) yargılanması gerektiği belirtildi.
Raporda Arakan Rohingya Kurtuluş Ordusu'nun (ARSA) da şiddet olayları ve insan hakları ihlalleri nedeniyle suçlanması dikkat çekti. Bu arada Facebook, BM'nin kararının ardından Myanmar ordusuyla bağlantılı 18 hesabı ve 52 sayfayı kaldırdı.
Tek sorumlu ordu
Raporda Myanmar ordusunun yasaların üstünde bir kurum olduğuna işaret ediliyor. Ülkenin anayasasına göre sivil yetkililerin ordu üzerindeki etkisi çok az.
Fakat BM misyonu, bu yetkililerin de yaşananları durdurmak için bir girişimde bulunmaması katliamların boyutunu artırdı. Nobel Barış Ödülü kazanan Myanmar lideri Aung Sang Suu Kyi de bu nedenle suçlananların başında geliyor.
Suu Kyi de Myanmar ordusunun Arakan'daki operasyonlarını 'terörle mücadele' kapsamında yürüttüğünü savunmuştu. Raporda kadınların toplu tecavüze uğradığı ve çocuklara saldırıldığı da yer alıyor. Myanmar ordusu Ağustos 2017'de Arakan'da büyük bir 'etnik temizlik' başlatmıştı.
Zulümde sınır tanımamışlar
Rapora göre Arakan'daki Müslümanlar, 'doğumdan ölüme kadar ciddi, sistematik biçimde ve kurumsal olarak baskılanıyor' ve bu durum on yıllar boyunca etkisini gösterecek.
Rapordaki suçlamalar arasında uluslararası hukukta en büyük suçlar arasında yer alan cinayet, alıkoyma, işkence, tecavüz, seks köleliği, zulüm ve kölelik gibi vakalar var.
Raporu hazırlayan BM misyonu, Myanmar'a erişimleri olmadığını fakat görgü tanıkları, fotoğraflar, videolar ve uydu görüntülerinden yola çıkarak bu raporu yayınladıklarını açıkladı.
BM, daha önce 'etnik temizlik' demişti
Myanmar'daki çok sayıda etnik gruptan biri olan Arakan Müslümanları, devlet tarafından "Bangladeş'ten gelen yasa dışı göçmenler" olarak görülüyor ve vatandaşlık hakları verilmiyor.
BM bölgede yaşananları daha önce de 'etnik temizliğin en net örneği' olduğunu söylemişti. Şiddet olaylarının başladığı Ağustos 2017'den bu yana çoğu çocuk 25 bin Arakanlı Müslümanın öldürüldüğü tahmin ediliyor.
Halen 700 bin Arakanlı Müslüman, Bangladeş'te göçmen çadırlarında zor koşullar altında hayata tutunmaya çalışıyor. Arakanlıların topraklarına dönüşü için Myanmar ve Bangladeş hükümetleri arasında imzalanan anlaşma, yerinden edilenlerin durumlarını belgelendirmeleri mümkün olmadığı için uygulamada işlevsiz kalıyor.
Bundan sonra ne olacak?
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), kuruluş belgesi Roma Statüsü olan, savaş suçları, insanlığa karşı işlenen suçlar, soykırım suçları ve saldırı suçlarına bakan uluslararası mahkemenin adı...
Mahkeme, 1 Temmuz 2002 tarihinde kuruldu ve 11 Mart 2003 tarihinde ise çalışmaya başladı. UCM'yi kuran Roma Statüsü'nde mahkemenin yargılayabileceği dört suçtan söz ediliyor.
Bunlar sırasıyla soykırım suçu, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçudur. Bu suçların dışında bir suçu mahkemenin yargılaması mümkün değil.
Myanmar'da işlenen suçun soykırım suçu olması nedeniyle 1948 tarihli Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi kapsamına da girmektedir. UCM'yi kuran Roma Statüsü'nün 6. maddesi, 1948 tarihli Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'nin 2.maddesinde tanımlanan soykırım suçunu aynen benimseyerek yargılama yetkisini UCM'ye verdi.
Myanmar, Roma Statüsü'ne imza atan bir ülke değil, peki bu şartlarda nasıl yargılanacak? İşte bu noktada uluslararası toplumun devreye girmesi gerekiyor. Myanmar'a uluslararası siyasette üç ülke arka çıkıyor: Çin, Rusya ve eski sömürgecisi İngiltere...
Bu ülkeler desteğini geri çekerse Arakan'daki soykırımın hesabı sorulabilir. Aksi takdirde yargılamanın yapılabilmesi oldukça güç görünüyor.
Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 23 Mart 2017'de kurulan Uluslararası Myanmar Bağımsız Araştırma Misyonu, Myanmar ordusunun (Tatmadaw) Genelkurmay Başkanı Min Aung Hlaing'in de aralarında bulunduğu üst düzey ordu generallerinin Arakanlı Müslümanlara yaptığı soykırım nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) yargılanmasını istedi.
Soruşturma Misyonu'nun misyonunun yüzlerce kişiyle yüz yüze görüşerek hazırladığı rapor, BM'nin Myanmar'da yaşananalar hakkında bugüne kadarki en net ve sert çıkışı oldu.
Ordunun güvenlik tehditleri karşısında sürekli son derece orantısız cevaplar verdiğini belirten BM, yargılanması gerektiğini düşündüğü altı generalin ismini yayınladı. Çalışmalarına 2017'de başlanan raporda sorumluların Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) yargılanması gerektiği belirtildi.
Raporda Arakan Rohingya Kurtuluş Ordusu'nun (ARSA) da şiddet olayları ve insan hakları ihlalleri nedeniyle suçlanması dikkat çekti. Bu arada Facebook, BM'nin kararının ardından Myanmar ordusuyla bağlantılı 18 hesabı ve 52 sayfayı kaldırdı.
Tek sorumlu ordu
Raporda Myanmar ordusunun yasaların üstünde bir kurum olduğuna işaret ediliyor. Ülkenin anayasasına göre sivil yetkililerin ordu üzerindeki etkisi çok az.
Fakat BM misyonu, bu yetkililerin de yaşananları durdurmak için bir girişimde bulunmaması katliamların boyutunu artırdı. Nobel Barış Ödülü kazanan Myanmar lideri Aung Sang Suu Kyi de bu nedenle suçlananların başında geliyor.
Suu Kyi de Myanmar ordusunun Arakan'daki operasyonlarını 'terörle mücadele' kapsamında yürüttüğünü savunmuştu. Raporda kadınların toplu tecavüze uğradığı ve çocuklara saldırıldığı da yer alıyor. Myanmar ordusu Ağustos 2017'de Arakan'da büyük bir 'etnik temizlik' başlatmıştı.
Zulümde sınır tanımamışlar
Rapora göre Arakan'daki Müslümanlar, 'doğumdan ölüme kadar ciddi, sistematik biçimde ve kurumsal olarak baskılanıyor' ve bu durum on yıllar boyunca etkisini gösterecek.
Rapordaki suçlamalar arasında uluslararası hukukta en büyük suçlar arasında yer alan cinayet, alıkoyma, işkence, tecavüz, seks köleliği, zulüm ve kölelik gibi vakalar var.
Raporu hazırlayan BM misyonu, Myanmar'a erişimleri olmadığını fakat görgü tanıkları, fotoğraflar, videolar ve uydu görüntülerinden yola çıkarak bu raporu yayınladıklarını açıkladı.
BM, daha önce 'etnik temizlik' demişti
Myanmar'daki çok sayıda etnik gruptan biri olan Arakan Müslümanları, devlet tarafından "Bangladeş'ten gelen yasa dışı göçmenler" olarak görülüyor ve vatandaşlık hakları verilmiyor.
BM bölgede yaşananları daha önce de 'etnik temizliğin en net örneği' olduğunu söylemişti. Şiddet olaylarının başladığı Ağustos 2017'den bu yana çoğu çocuk 25 bin Arakanlı Müslümanın öldürüldüğü tahmin ediliyor.
Halen 700 bin Arakanlı Müslüman, Bangladeş'te göçmen çadırlarında zor koşullar altında hayata tutunmaya çalışıyor. Arakanlıların topraklarına dönüşü için Myanmar ve Bangladeş hükümetleri arasında imzalanan anlaşma, yerinden edilenlerin durumlarını belgelendirmeleri mümkün olmadığı için uygulamada işlevsiz kalıyor.
Bundan sonra ne olacak?
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), kuruluş belgesi Roma Statüsü olan, savaş suçları, insanlığa karşı işlenen suçlar, soykırım suçları ve saldırı suçlarına bakan uluslararası mahkemenin adı...
Mahkeme, 1 Temmuz 2002 tarihinde kuruldu ve 11 Mart 2003 tarihinde ise çalışmaya başladı. UCM'yi kuran Roma Statüsü'nde mahkemenin yargılayabileceği dört suçtan söz ediliyor.
Bunlar sırasıyla soykırım suçu, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçudur. Bu suçların dışında bir suçu mahkemenin yargılaması mümkün değil.
Myanmar'da işlenen suçun soykırım suçu olması nedeniyle 1948 tarihli Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi kapsamına da girmektedir. UCM'yi kuran Roma Statüsü'nün 6. maddesi, 1948 tarihli Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'nin 2.maddesinde tanımlanan soykırım suçunu aynen benimseyerek yargılama yetkisini UCM'ye verdi.
Myanmar, Roma Statüsü'ne imza atan bir ülke değil, peki bu şartlarda nasıl yargılanacak? İşte bu noktada uluslararası toplumun devreye girmesi gerekiyor. Myanmar'a uluslararası siyasette üç ülke arka çıkıyor: Çin, Rusya ve eski sömürgecisi İngiltere...
Bu ülkeler desteğini geri çekerse Arakan'daki soykırımın hesabı sorulabilir. Aksi takdirde yargılamanın yapılabilmesi oldukça güç görünüyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.