Beytullah'ta, Arafat'ta, Ravza-ı Mutahhara'da sizleri de dualarımıza dahil ettik. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş bey ile beraberdik. M.Emin Koç'un yazısı...
Bereketli bir Hac mevsiminin ardından tekrar beraberiz?Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde görevli olarak gittik.Beytullah'ta, Arafat'ta, Ravza-ı Mutahhara'da sizleri de dualarımıza dahil ettik. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş bey ile beraberdik.Binlerce Arafat çadırı arasında sadece onun bulunduğu çadırda Türk bayrağı dalgalanıyordu.Gözlerimiz, Diyanet'in Arafat çadırlarının her birinde Türk bayrağı aradı. Ama hiçbirinde göremedik. Halbuki Cidde havaalanı karşılama merkezi bayraklarla donanmıştı.Arafat'ta her tarafa hoparlör döşeyen Diyanet, adeta hacıların kulak zarlarını patlattı. Öyle baskın ses vardı ki, hacılar tövbeye, istiğfara, zikrullaha, salat ve selam okumaya vakit bulmakta zorlandı. Allah'a gözyaşlarıyla yakaran, tövbe eden ve zikreden bir çadır vardı. Türk bayrağı dalgalanıyordu. Hacılar kendi aralarında "Bu çadır muhakkak Haydar Hoca'nın çadırıdır, baksanıza Türk bayrağı dalgalanıyor" diye fısıldaşıyorlardı. Ben Arafat'ta böyle bir başka çadıra rastlamadım. Diyanet görevlisi olduğunu söyleyen işgüzarlar, bu iman, aşk ve vecd çadırını susturmaya kalkıştılar. Şamar gibi cevaplarını aldılar, ortalıktan kaybolup gittiler.Geçmişte Milli Görüş ekibi böyle yapardı; ortalığı vaveylaya verirlerdi. Üzerlerine ölü toprağı serpilmiş gibi sessizliğe boğulmuş Milli Görüş ekipleri, geçen sene olduğu gibi bu yıl da, Arafat'ta AB bayrağı dalgalandırıyordu.Kafkaslardan, Avrasya'dan, Balkanlardan gelen Müslümanların öncüleriyle konuşma ve istişare etme imkanı bulduk. Dertlerini dinleme, arzularına şahit olmak fırsatı bulduk.Gördüm ki, dünyanın her yanındaki Müslümanlar "ecnebi güdümlü dahilî Haçlı fitneleri"yle cebelleşiyor. Siz buna, kısaca deccal fitnesi diyebilirsiniz. Müslüman'ın gönlünde var olan Hz. Muhammed (as) imanını sökmeye çalışıyorlar. Kelime-i Tevhid'in "olmazsa olmaz" iki rüknünden biri olan "Muhammed'ur Rasulüllah" kısmını ortadan kaldırıp Müslümanları küfre çekiyorlar. Onların da ilahı bir, bizim Allah'ımız da bir dedirterek, Hak din olan İslam ile onun dışındaki batıl inançları gönüllerde eşitlettirip, Müslümanları imanlarından sonra küfre sevk etmeye çalışıyorlar."Ey iman edenler, şayet Ehl-i Kitap'tan (Hıristiyan veya Yahudilerden) herhangi bir gruba uyarsanız, sizi imanınızdan sonra kafirler yaparlar" (Âl-i İmran Suresi, 100) ayet-i kerimesi adeta tecelli ediyor."Ey iman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdır. Sizden her kim onlara gönlü temayül eder dost edinirse, o da onlardandır." Maide Suresi, 51). Bu ilahi beyan hükümdür ve apaçıktır: Sizden her kim o Yahudi ve Hıristiyanlara gönlü temayül eder dost edinirse, o da onlardandır? O da artık Hıristiyan'dır, Yahudi'dir; lakin hala kendisinin Müslüman olduğunu zannediyor.Bu Müslüman kılıklı sapmış ve saptıran güruhun hidayetten ve rahmetten asla nasipleri yoktur. Büyük müfessir İbn Kesir'in dikkat çektiği üzere, ayet-i Kerime'nin devamındaki beyan ve hüküm bu gerçeği açıklıyor; "Allah, böylesi zalim topluluğa hidayet vermez" (Maide Suresi, 51). Yüce Allah ve O'nun rahmet peygamberi, bu gayr-ı Müslimleri dünyada Haccın ilahi hudutları olan Harem bölgesine sokmaz iken, Müslüman kılıklı Deccal güruhu, bu gayr-ı Müslimleri "cennet"e sokmaya çalışıyor.Bu büyük fitne maalesef İslam dünyasını kuşatmış vaziyettedir. İşgalcilere karşı Müslümanlardaki kalbî refleks ve iç direnç bu yolla kırılıyor. Prof. Dr. Haydar Baş beyin yıllardan beri bu tehdit ve tehlikeye dikkat çekmesinde ne kadar haklı olduğuna, Hacc mevsiminde bir kez daha şahit olduk.Gidenlere tekrar tekrar, gidemeyenlere de acilen çoluk-çocuk hep beraber Hac ve umre yapmayı lütfetsin Yüce Allah!
Mehmet Emin KOÇ / meminkoc@yenimesaj.com.tr
Bereketli bir Hac mevsiminin ardından tekrar beraberiz?Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde görevli olarak gittik.Beytullah'ta, Arafat'ta, Ravza-ı Mutahhara'da sizleri de dualarımıza dahil ettik. BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş bey ile beraberdik.Binlerce Arafat çadırı arasında sadece onun bulunduğu çadırda Türk bayrağı dalgalanıyordu.Gözlerimiz, Diyanet'in Arafat çadırlarının her birinde Türk bayrağı aradı. Ama hiçbirinde göremedik. Halbuki Cidde havaalanı karşılama merkezi bayraklarla donanmıştı.Arafat'ta her tarafa hoparlör döşeyen Diyanet, adeta hacıların kulak zarlarını patlattı. Öyle baskın ses vardı ki, hacılar tövbeye, istiğfara, zikrullaha, salat ve selam okumaya vakit bulmakta zorlandı. Allah'a gözyaşlarıyla yakaran, tövbe eden ve zikreden bir çadır vardı. Türk bayrağı dalgalanıyordu. Hacılar kendi aralarında "Bu çadır muhakkak Haydar Hoca'nın çadırıdır, baksanıza Türk bayrağı dalgalanıyor" diye fısıldaşıyorlardı. Ben Arafat'ta böyle bir başka çadıra rastlamadım. Diyanet görevlisi olduğunu söyleyen işgüzarlar, bu iman, aşk ve vecd çadırını susturmaya kalkıştılar. Şamar gibi cevaplarını aldılar, ortalıktan kaybolup gittiler.Geçmişte Milli Görüş ekibi böyle yapardı; ortalığı vaveylaya verirlerdi. Üzerlerine ölü toprağı serpilmiş gibi sessizliğe boğulmuş Milli Görüş ekipleri, geçen sene olduğu gibi bu yıl da, Arafat'ta AB bayrağı dalgalandırıyordu.Kafkaslardan, Avrasya'dan, Balkanlardan gelen Müslümanların öncüleriyle konuşma ve istişare etme imkanı bulduk. Dertlerini dinleme, arzularına şahit olmak fırsatı bulduk.Gördüm ki, dünyanın her yanındaki Müslümanlar "ecnebi güdümlü dahilî Haçlı fitneleri"yle cebelleşiyor. Siz buna, kısaca deccal fitnesi diyebilirsiniz. Müslüman'ın gönlünde var olan Hz. Muhammed (as) imanını sökmeye çalışıyorlar. Kelime-i Tevhid'in "olmazsa olmaz" iki rüknünden biri olan "Muhammed'ur Rasulüllah" kısmını ortadan kaldırıp Müslümanları küfre çekiyorlar. Onların da ilahı bir, bizim Allah'ımız da bir dedirterek, Hak din olan İslam ile onun dışındaki batıl inançları gönüllerde eşitlettirip, Müslümanları imanlarından sonra küfre sevk etmeye çalışıyorlar."Ey iman edenler, şayet Ehl-i Kitap'tan (Hıristiyan veya Yahudilerden) herhangi bir gruba uyarsanız, sizi imanınızdan sonra kafirler yaparlar" (Âl-i İmran Suresi, 100) ayet-i kerimesi adeta tecelli ediyor."Ey iman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdır. Sizden her kim onlara gönlü temayül eder dost edinirse, o da onlardandır." Maide Suresi, 51). Bu ilahi beyan hükümdür ve apaçıktır: Sizden her kim o Yahudi ve Hıristiyanlara gönlü temayül eder dost edinirse, o da onlardandır? O da artık Hıristiyan'dır, Yahudi'dir; lakin hala kendisinin Müslüman olduğunu zannediyor.Bu Müslüman kılıklı sapmış ve saptıran güruhun hidayetten ve rahmetten asla nasipleri yoktur. Büyük müfessir İbn Kesir'in dikkat çektiği üzere, ayet-i Kerime'nin devamındaki beyan ve hüküm bu gerçeği açıklıyor; "Allah, böylesi zalim topluluğa hidayet vermez" (Maide Suresi, 51). Yüce Allah ve O'nun rahmet peygamberi, bu gayr-ı Müslimleri dünyada Haccın ilahi hudutları olan Harem bölgesine sokmaz iken, Müslüman kılıklı Deccal güruhu, bu gayr-ı Müslimleri "cennet"e sokmaya çalışıyor.Bu büyük fitne maalesef İslam dünyasını kuşatmış vaziyettedir. İşgalcilere karşı Müslümanlardaki kalbî refleks ve iç direnç bu yolla kırılıyor. Prof. Dr. Haydar Baş beyin yıllardan beri bu tehdit ve tehlikeye dikkat çekmesinde ne kadar haklı olduğuna, Hacc mevsiminde bir kez daha şahit olduk.Gidenlere tekrar tekrar, gidemeyenlere de acilen çoluk-çocuk hep beraber Hac ve umre yapmayı lütfetsin Yüce Allah!
Mehmet Emin KOÇ / meminkoc@yenimesaj.com.tr
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.