ANALİZ - İki ülke hem çok yakın, hem çok uzak!
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin, iki ülkenin izlediği politikalar birçok noktada farklı olsa da görüşmeye devam ediyor ancak sahada istenilen netice alınamıyor. Ukrayna'dan Suriye'ye, Kafkasya'dan Libya'ya iki ülke zıt kutuplarda yer almaya devam ediyor.
02.10.2021 11:40:00





RECEP BAHAR / ANALİZ
Yakın coğrafyamızdaki dünyanın sıcak noktalarına baktığımızda Türkiye ile Rusya arasında 'uçurumlar' bulunuyor. Aynı eksende olduğumuz neredeyse tek bir 'sıcak nokta' yer almıyor. Buna rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin, diyalog ortamını canlı tutuyor. Ekonomik olarak bakıldığında Türkiye, Rusya'ya muhtaç... Doğal gaz ve petrol ihtiyacımızın önemli bir bölümünü Rusya karşılıyor. İthal ettiğimiz buğday, ve ayçiçeğinin de büyük bölümü Rusya'dan geliyor. Doğal gaz, petrol, buğday, ay çiçeği stratejik ürünler... Öte yandan Antalya başta olmak üzere güney sahillerimizdeki otelleri Rus turistler ayakta tutuyor. Dahası kullanma cesaretini gösteremesek de hava savunma sistemimizi (S-400) Rusya'dan satın aldık. Akkuyu Nükleer Santrali'ni de Rusya yapıyor. Sebze-meyve ihracatımızın önemli bir bölümünü Rusya'ya yapıyoruz. Ruslar hazır giyim ve deri mamulleri ihtiyacını Türkiye'den karşılıyor. Rusya bize sattığı ürünlere kolayca pazar bulabilir ancak Türkiye Rusya'ya sattığı ürünlere bulamaz! Nitekim Kasım 2015'teki uçak krizinde bunu gördük.
Mayınlı araziler
İki ülke arasında ekonomik ilişkiler gelişse de siyasi tarafta pürüz çok... Türkiye ile Rusya, uluslararası ilişkilerde farklı noktalarda yer alıyor. Pürüzleri tek tek analiz edelim...
1. Suriye: 15 Mart 2011'de başlayan Suriye iç savaşında Rusya, 2015'ten bu yana askeri, diplomatik ve ekonomik olarak Beşşar Esad'ın yanında yer aldı. Esad bu süreçte Moskova'yı 3 kez, Putin ise Şam'ı bir kez ziyaret etti. Türkiye, Putin'in dostu Esad'a 'Esed' demeye devam ediyor!
2. PKK/YPG konusu: Rusya, ABD'nin yaptığı gibi terör örgütü açık destek vermese de PKK/YPG'yi özellikle Suriye'de destekliyor. Rusya'nın kadim Kürt politikası, Türkiye'nin terörle mücadelesini zorlaştırmasa da engelliyor. Nasıl Washington'dan PKK/YPG karşıtı açıklama gelmiyorsa, Moskova'dan da gelmiyor.
3. Ukrayna ve Kırım meselesi: Türkiye'nin Ukrayna ve Kırım politikaları zaman zaman Moskova'yı sinirlendiriyor. İki ülke bu bölgede taban tabana zıt politikalar izliyor.
4. Kıbrıs: Rusya; AB ve ABD gibi Kıbrıs meselesine burnunu sokmasa da Rum yanlısı bir tutum izliyor.
5. Libya: Libya'da geçici de olsa tek bir hükümet kurulsa da Türkiye, Trablus'taki hükümeti; Rusya, Bingazi'deki Hafter yönetimini destekliyor. Libya'da seçimler yapılana kadar bu böyle devam edeceğe benziyor.
6. Afganistan: Rusya Taliban yönetimini riskli bulsa da Kabil ile temaslarını sıkı tutuyor. Türkiye de benzer politikalar izliyor. Ancak iki ülke arasında elbette çıkar çatışması yaşanacak.
7. Orta Asya: Rusya, Orta Asya Türk Cumhuriyetlerini arka bahçesi olarak görüyor ve NATO üyesi Türkiye'nin bölgede 'kardeşlik' etiketi altında etkin olmasını istemiyor.
8. Gürcistan: Moskova, Gürcistan'ı kendi arka bahçesi olarak görüyor. Rusya ise Türkiye'yi Ukrayna ve Gürcistan'ı NATO'ya bağlanma noktası olarak değerlendiriyor. Ancak Gürcistan konusu iki ülke arasında şimdiye kadar sorun olmadı.
9. Karabağ: Rusya, Karabağ'da Ermeni varlığının devamını savunurken, Ankara Azerbaycan'ın resmi politikasını izliyor. Yani "Karabağ Azerbaycan'dır."
10. İsrail ve Mısır: Türkiye her iki ülke ile büyükelçilik seviyesinde diplomatik bağ kurmayı reddederken, Rusya'nın bu iki ülke ile ilişkileri derin!
Özetle şunu söyleyebiliriz. Türkiye ile Rusya liderler ve dışişleri bakanları seviyesinde çok sık görüşüyor ancak ikili ilişkiler ekonomi ve savunma alanındaki işbirliğinin ötesine geçemiyor. Dolayısıyla 'stratejik müttefiklik'ten söz etmemiz mümkün değil.
Rus medyasından temkinli dil
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 29 Eylül'de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Soçi'de yaptığı görüşme Rus basınının gündeminde geniş yer aldı. Hükümet yanlısı Izvestsia gazetesine yazan Dmitri Laru iki ülke ilişkilerinin, Türkiye'nin Rus savaş uçağını düşürdüğü 2015'e kıyasla çok daha iyi bir durumda olsa da bazı konulardaki anlaşmazlıkların devam ettiğini belirtti. Laru, "Buna rağmen iki ülke bu anlaşmazlıkları takıntı haline getirmiyor ve ortaklıklarının ekonomik verimliliği artırdığını, diyaloğun uluslararası alanda istikrar için önemli olduğunu biliyor" ifadelerini kullandı. Suriye'nin İdlib bölgesindeki anlaşmazlıklar hakkında gazeteye konuşan akademisyen Roland Bijhamov, "Bu, Türklerle müzakerelerin her zaman istendiği gibi gitmediği en zorlu problemlerden biri. Fakat yine de taraflar birbirlerini anlıyor ve tavizler veriliyor" dedi. Moskovsky Komsomolets gazetesinin köşe yazarı Mihail Rostovski iki ülkenin birçok konuda farklı cephelerde olduğunu belirterek, "Yine de büyük bir çatışma potansiyeli, tarihsel olarak rekabet içinde olan bu iki ülkenin birbirlerine sağduyu ve ihtiyatla yaklaşmasına yol açıyor. Taviz vermemenin tek yolu daha fazla kan dökmekten geçer ki buna Rusya'nın da Türkiye'nin de ihtiyacı yok. Rusya-Türkiye ilişkilerinde yeni bir gerçeklik var: Bir ülkenin kazancı, diğer ülkenin kaybı olmak zorunda değil" diye konuştu. Rostovski, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkiyi bir poker oyununa benzetti ve tüm ihtimallerin mevcudiyetini koruduğunu söyledi. Rusya Bilimler Akademisi Dünya Ekonomisi ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Kıdemli Araştırmacısı Viktor Nadein-Rayevski de, "Görüşme olumlu geçmiş gibi gözüküyor. Liderler ne kadar sık iletişim kurarsa iki ülkenin ilişkileri de o kadar iyileşiyor" ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.


































































































