ANALİZ - Büyüme oranı aldatmasın!
TÜİK'e göre Türkiye ekonomisi bu yıl Nisan-Haziran dönemini kapsayan ikinci çeyrekte yüzde 21.7 büyüdü. Ancak ekonomi geçen yıl aynı dönemde salgın nedeniyle yüzde 10.4, 2019 yılının ikinci çeyreğinde ise yüzde 1.6 küçülmüştü. Haliyle ekonominin net olarak yüzde 0.9 büyüdüğünü söyleyebiliyoruz.
02.09.2021 11:17:00





RECEP BAHAR / DETAY HABER
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bu yılın ikinci çeyreğine (Nisan-Haziran dönemi) ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı. Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde baz etkisiyle yüzde 21.7 büyüme kaydetti. Baz etkisi, "iki dönem arasındaki değişim hesaplanırken, değişime referans alınan dönemde normalden önemli ölçüde düşük veya yüksek bir gerçekleşme olması durumunda değişim hesaplandığı döneme yansıyan etkiyi" ifade ediyor. Büyüme oranı kapsamında ele alırsak, geçen yıl ikinci çeyrekte ekonomi koronavirüs salgını nedeniyle yüzde 10.4 küçülmüştü. Bu oran, son 12 yıl içindeki en yüksek küçülme olarak kayıtlara geçmişti. Haliyle böyle bir temele yani baza göre hesaplanan bu yılki büyüme rakamının yüksek gelmesi beklenir. Öyle de oldu. Eğer geçen yıl Nisan-Haziran döneminde ekonomi yüzde 5 büyüseydi, bu yıl aynı dönemde mevcut performansla yüzde 4 büyüme elde edilecekti. Daha da acı bir gerçek var... Ekonomi 2019 yılının ikinci çeyreğinde, 2018 yılının ikinci çeyreğine göre yüzde 1.6 küçülmüştü. Dolayısıyla bu yılki büyüme, iki küçülmeden sonra geldiği için oldukça yüksek çıktı. Dolayısıyla Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seyfettin Gürsel'e göre gerçek büyüme oranı yüzde 0.9!
Duran hizmetler sektörü harekete geçince…
Ekonominin lokomotifi inşaat sektöründe yaşanan durgunluğa rağmen ulaşılan yüzde 21.7'lik büyüme rakamı önemli. GSYH'yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla hizmetler yüzde 45.8, sanayi yüzde 40.5, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 32.4, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 32.3, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 25.3, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 8.5, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 3.7, inşaat yüzde 3.1 ve tarım, ormancılık ve balıkçılık yüzde 2.3 arttı. Finans ve sigorta faaliyetleri ise yüzde 22.7 azaldı. Kısaca geçen yıl salgın nedeniyle Nisan-Haziran döneminde dibe vuran inşaat bu yıl ancak yüzde 3.1 büyümüş. Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörü salgından etkilenmediği için normal faaliyetlerine geçen yıl olduğu gibi bu yıl da devam etti. Haliyle buradaki büyüme yüzde 2.3 artış gösterdi. Hizmetler sektörünün yüzde 45.8 büyümesinin arkasında ise ulaşımı ve turizm sektörünün harekete geçmesi etkili oldu. Geçen yıl Nisan ve Mayıs aylarında havayolu ve şehirlerarası otobüs şirketleri, turistik oteller faaliyetlerini durdurmuş, Haziran'da ise sınırlı hizmet vermişti.
Yarısı ihracattan geldi
Türkiye'nin son 12 ayda 200 milyar doları aşan ihracatı büyümeye de ciddi katkı verdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, "Yılın ilk çeyreğinde yüzde 7 büyümenin ardından ikinci çeyrekte yüzde 21.7 büyüdük. Bu rakam 2000'li yıllarda ulaştığımız en yüksek büyüme rakamı oldu. İhracatın büyümeye katkısı yılın ilk yarısında 10.8 puan oldu. Yani büyümenin yarısı ihracattan geldi. Bu rakamlar Türkiye'nin ihracatla yükseleceğine olan inancımızı güçlendirmiştir" dedi.
Dolar bazında gelirimiz düşüyor
Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH tahmini, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 52.4 artarak 1 trilyon 581 milyar 120 milyon lira olarak gerçekleşti. GSYH'nin ikinci çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 188 milyar 566 milyon dolar oldu. İlk çeyrekteki GSYH ise 188 milyar 65 milyon dolardı. Dolayısıyla bu yılın ilk yarısında milli gelirimiz 376.6 milyar dolar oldu. Türkiye ekonomisi 2020'de yüzde 1.8 büyümüştü. 2020'de milli gelirimiz (GSYH) 717 milyar dolardı. Böyle devam ederse bu yıl 750 milyar doları aşabileceğiz. Bu da 2011 yılından bile düşük bir rakam! Türkiye'nin milli geliri 2015'te 861 milyar dolara kadar yükselmişti. Nüfusumuzun artmasına ve ekonominin şahlanışına rağmen, dolar bazında milli gelir nasıl düşüyor ki?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.


























































































