‘Allah’ı kâmil şekilde zikret’
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’ı kâmil şekilde zikret, kalbinde olanla dilinde olan şey uyumlu olsun. İçin ile dışın mutabık olsun. Kendini zikrinde unutmadıkça ve işinde kendini kaybetmedikçe O’nu gerçek anlamda zikredemezsin”
18.06.2019 00:00:00





Resûlullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Her kim Allah'a itaat ederse, her ne kadar namaz, oruç ve Kur'an okuması az da olsa Allah da onu anar." (el-Bihar, 77/86/3).
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Allah'ı zikretmek iki çeşittir: Musibet anında zikretmek iyi ve güzeldir. Bundan daha üstünü ise Allah'ın haram kıldığı şeylerle karşılaştığında, Allah'ı zikretmektir. Bu durumda Allah'ı anmak seni haram işlemekten alıkoyar." (a.g.e. 78/55/110).
İmam Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim gerçekten Allah'ı zikrederse o itaatkârdır. Her kim de Allah'tan gafil olursa o isyankârdır. İtaat hidayetin alameti ve isyan ise dalalete düşmenin alametidir. Bu ikisinin kökü Allah'ı anmak ve gaflettir." (a.g.e. 93/158/33).
İmam Bâkır (a.s) şöyle buyurmuştur: "Üç şey kulların amel ettiği en zor şeylerdir: Müminin insaflı olması, insanın kardeşine mali yardımda bulunması ve her haliyle Allah'ı zikretmek. Yani insanın bir günahla karşılaşıp onu yapmak istediğinde Allah'ı hatırlamasıdır. Böylece Allah'ı hatırlamak onu günahtan alıkoyar. Allah da nitekim şöyle buyurmuştur: Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, şeytan tarafından bir vesveseye uğrayınca, Allah'ı anarlar ve hemen gerçeği görürler." (el-Hisal, 131/138).
İmam Sâdık (a.s) Hüseyin Bezzaz'a şöyle buyurmuştur: "Sana Allah'ın kullarına farz kıldığı en şiddetli şeyi söylemeyeyim mi. İnsanlara insaflı davranman, kardeşine mali yardımda bulunman, her durumda Allah'ı zikretmendir. Zikirden maksadım, 'Sübhanallah, elhamdülillah, la ilahe illallah ve Allahuekber" demek değildir. Bu da zikirdir. Ama Allah'ı zikretmekten maksadım, Allah'a itaat veya günahla karşılaştığında O'nu hatırlamandır." (el-Bihar, 93/154/17).
İmam Sâdık (a.s), "Allah'ın zikri daha büyüktür" ayeti hakkında şöyle buyurmuştur: "Yani Allah'ın helal ve haram kıldığı şeyle karşılaşınca Allah'ı hatırlamak." (Nur'us-Sakaleyn, 4/162/61).
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Münezzeh olan Allah'ı bilmeden zikretme ve oyuna dalarak unutma! Allah'ı kâmil şekilde zikret, kalbinde olanla dilinde olan şey uyumlu olsun. İçin ile dışın mutabık olsun. Kendini zikrinde unutmadıkça ve işinde kendini kaybetmedikçe O'nu gerçek anlamda zikredemezsin." (Gurer'ul-Hikem, 10359).
İmam Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Zikir iki çeşittir: Kalple uyumlu olan halis zikir ve O'ndan başka herkesin zikrini yok eden alıkoyucu zikir." (el-Bihar, 93/159/33).
İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: "Her kim Allah'ı zikredip O'nu görmeye koşmazsa kendini alaya almıştır." (a.g.e. 78/356/11). (Muhammed Muhammedî Reyşehrî, Mizanu'l-Hikmet).
OKAN EGESEL
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.



























































































